KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi İ
- Karar tarihi
- 28 Mart 2025
- Esas-Karar No
- 2025/655 - 2025/678
- Esas no
- 2025/655
- Karar no
- 2025/678
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 10/02/2025
- Numarası
- 2025/54 E.
- Talep konusu
- İhtiyati Tedbir
Karar Metni
1.180 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/02/2025 tarih ve 2025/54 Esas sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
İhtiyati tedbir isteyen vekili, karşı taraf Şirketin 2023/096622 sayılı marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemli davada, dava konusu markanın dava sonuçlanıncaya kadar üçüncü kişilere devrinin ve kullanımının önlenmesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dava konusu markanın mahkemenin bilgisi haricinde devredilmesi ihtimalinde doğacak olumsuzlukların önlemesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu markanın üçüncü kişilere devrinin önlemesi yönündeki tedbir isteminin kabulüne, diğer tedbir isteminin de yaklaşık ispat koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir isteyen vekili, yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını, dava konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet markaları arasında iltibas bulunduğunu, dava konusu markanın kullanımının müvekkilinin markalarının itibarını ve ayırt ediciliğini zedeleyeceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının tedbir taleplerinin reddi yönünden kaldırılmasını ve dava konusu başvurunun kullanımının önlenmesi yönünde tedbir karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Yukarıdaki özet kısmında da belirtildiği üzere davacı, davalı Şirkete ait marka başvurusuna yaptıkları itirazın reddine dair YİDK kararının iptalini ve dava konusu markanın hükümsüzlüğünü talep ettiği davada, dava konusu markanın üçüncü kişilere devrinin ve kullanımının önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir. Dolayısıyla işbu davada 6100 sayılı HMK.'nın 390/1. maddesinde düzenlenen, asıl dava ile birlikte talep edilen ihtiyati tedbir istemi söz konusudur.
O halde, ihtiyati tedbir talebinin dinlenme koşullarının bulunup bulunmadığının, asıl davadaki istemler de gözetilerek, öncelikle 6769 sayılı SMK ve ardından da 6100 sayılı HMK hükümlerine göre incelenmesi gereklidir. Zira SMK.'nın 159/1. maddesinde ihtiyati tedbir sebepleri açıkça düzenlendiğinden, bu sebeplerin mevcudiyeti halinde, ayrıca Hukuk Muhakemeleri Kanununda yer alan ihtiyati tedbir sebeplerine başvurulmasına gerek kalmayacaktır.
6769 sayılı SMK.'nın "İhtiyati tedbir talebi ve ihtiyati tedbirin niteliği" başlıklı 159/1. maddesi hükmüne göre "Bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişiler, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir."
İhtiyati tedbir isteyenin anılan maddede düzenlenen ilk şartı taşıdığı, yani "bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişilerden olduğu" açıktır.
SMK.'nın 159. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesi için davalı kullanımın tecavüz teşkil etmesi veya kullanımın tecavüz teşkil ettiği yönünde ciddi ve etkin çalışmalar yapılması gibi iki temel sebebinin mevcudiyeti aranmaktadır.
Esasen SMK.’nın 159. maddesi sınai mülkiyet hakkına tecavüz dolayısıyla talep olunabilecek ihtiyati tedbirleri düzenlediğinden, anılan maddenin somut uyuşmazlıkta uygulanabilme imkanı bulunmamaktadır. SMK.’nın 159. maddesi hükmünde açıkça düzenlenmeyen konularda, örneğin hükümsüzlük davalarında mahkemeden istenebilecek ihtiyati tedbirler hakkında, Hukuk Muhakemeleri Kanununun uygulanması gerektiği konusunda duraksanmamalıdır.
İhtiyati tedbirin şartlarını düzenleyen 6100 sayılı HMK.'nın 389/1. maddesinde ise "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmü yer almaktadır.
Anılan hükme göre ihtiyati tedbir kararı sadece "uyuşmazlık konusu" hakkında verilebilir. Aslında aynı gereklilik, 6769 sayılı SMK.'nın 159/1. maddesi hükmünde yer alan "dava konusu kullanımın" ibaresi ile de vurgulanmıştır. İşbu davada ise davacı, YİDK kararının iptali ile birlikte davalıya ait markanın hükümsüzlüğünü istemektedir. Buna göre davanın konusu, karşı taraf Şirketin mal varlığına dahil bulunan marka hakkıdır.
O halde işbu davada , uyuşmazlık konusu olan markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde bir ihtiyati tedbir kararının verilebilmesi mümkün ise de, ihtiyati tedbir isteyenin diğer istemi bakımından üzerine tedbir konulmasını istediği şey, karşı tarafın dava konusu markadan kaynaklanan haklarının kullanılmasının engellenmesi olup, bu husus hükümsüzlük davasının konusu değildir.
Bir an için somut uyuşmazlıktaki gibi hakkında hükümsüzlük kararı verilmesi ihtimali bulunan bir tescilli sınai mülkiyet hakkına dayanan kişilerce, başkaları aleyhine bu haklarının kullanılmasının önemli zararlara neden olabileceği ve bu durumun ihtiyati tedbir yoluyla engellenmesi gerektiği düşünülebilir ise de, hükümsüzlük nedeni olarak ileri sürülebilecek tüm bu gerekçelerin, tescilli sınai mülkiyet hakkı sahiplerinin 6769 sayılı SMK 149. maddesi uyarınca adli merciler nezdinde herhangi bir talepte bulunmaları halinde, bu taleplere karşı bir savunma olarak ileri sürülebileceği,
hatta bu konuda önceki davalarda alınmış bilirkişi raporları varsa bunların delil olarak sunulabileceği ve bu talepleri inceleyen mahkemelerce veya diğer adli mercilerce de bu savunmaların değerlendirileceği açıktır.
Yoksa eldeki uyuşmazlık gibi, konusu tescilli sınai mülkiyet hakkının davacıya karşı kullanılması olmayan bir davada, tescilli sınai mülkiyet hakkının kullanılmasının önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararının verilebilmesi mümkün değildir. Zira bu durumda tüm talepler açısından dava şartı olarak aranan hukuki yarar şartı da anılan ihtiyati tedbir talebi yönünden sağlanmamış bulunmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, karşı tarafın dava konusu markayı kullanmasının önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir isteminin açıklanan gerekçelerle reddine karar verilmesi gerekirken, yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden,
diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilebilen, yerel mahkeme hükmünün gerekçesinin değiştirilerek düzelterek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmeyip, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğini düzenlediğinden,
Dairemizce ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun, dava konusu markanın kullanılmasının engellenmesi talebinin reddine dair ilk derece mahkemesi hükmünün gerekçesine ilişkin olarak yerinde görülmekle, kabulü ile infazda tereddüt yaratmamak adına dava konusu markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi konusundaki ihtiyati tedbir kararı da yeniden hükme yazılarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 11/04/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2025/655, K. 2025/678, 28 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama