KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2025
- Esas-Karar No
- 2025/966 - 2025/953
- Esas no
- 2025/966
- Karar no
- 2025/953
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 12/03/2025
- Numarası
- 2024/470 E.
- Talep konusu
- İhtiyati Tedbir Kararına İtiraz
Karar Metni
612 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/03/2025 tarih ve 2024/470 E. sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi karşı taraf Şirket tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
İhtiyati tedbir isteyen vekili, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemi ile açılan davada, dava konusu markanın 3. kişilere devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesinin 18/11/2024 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiştir. Karşı taraf Şirket vekili, 17/12/2024 tarihli dilekçesi ile ihtiyati tedbir kararına itiraz etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceği, bu nedenle ciddi bir zararın doğması ihtimalinin bulunması, markanın mahkemenin bilgisi haricinde devredilmesi ihtimalinde doğacak olumsuz sonuçların önlenmesi gereği de gözetilerek verilen ihtiyati tedbir kararının yerinde olduğu, ayrıca salt markanın 3. kişilere devrinin engellenmesine yönelik tedbir işlemi uygulandığı, davalı şirkete ait markanın kullanılması veya devir hariç başkaca hukuki işlemlere konu olmasının önünde yasal bir engel bulunmadığı,
bu hale göre tarafların durumuna ve tesis edilen ihtiyati tedbir işleminin davalı şirketin telafisi güç zararlara maruz bırakmayacağı anlaşıldığından teminat alınmaksızın tedbir işlemi tesisinde de hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karşı taraf Şirket vekili, somut olayda tedbir talebinin, ihtiyati tedbir için gerekli şartları taşımadığını, yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde iddianın kanıtlanamaması ve zorunluluk arz etmediği halde tedbir kararı verilmesinin ileride telafisi mümkün olmayan zararlara neden olabilecek bulunması sebebiyle tedbir kararının reddine hükmedilmesi gerektiğini, ihtiyati tedbire karar verilebilmesi için ileride telafisi mümkün olmayacak zararların ortaya çıkması tehlikesinin söz konusu olması gerektiğini, mevcut durumda böyle bir riskin bulunmadığını,
tedbir talep eden tarafın dilekçesinde davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etme zorunluluğunun da yerine getirilmediğini, müvekkili marka başvurusu ile tedbir isteyen tarafa ait markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının ve verilen ihtiyati tedbirin kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Talep, ihtiyati tedbir kararına itiraz istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemi ile açılan işbu davada, dava konusu markanın yargılama sırasında üçüncü kişilere devri halinde taraf değişikliğine yol açılacağı ve bunun da yargılamanın uzamasına neden olacağı gözetildiğinde, dava konusu markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının yerinde bulunduğu anlaşılmakla, karşı taraf Şirket vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/05/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2025/966, K. 2025/953, 5 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama