İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2026/786 K.2026/1020

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/01/2026 tarih ve 2025/287 E. - 2026/2 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin…

Esas2026/786Karar2026/1020Tarih15 Mayıs 2026Okuma10 dk · 1.986 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
15 Mayıs 2026
Esas-Karar No
2026/786 - 2026/1020
Esas no
2026/786
Karar no
2026/1020
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
07/01/2026
Numarası
2025/287 E. - 2026/2 K.
Davanın konusu
Marka Hükümsüzlüğü
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.986 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/01/2026 tarih ve 2025/287 E. - 2026/2 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, müvekkili ... A/S'nin Danimarka’da mukim 2007 yılında kurulmuş bir şirket olduğunu, uzun yıllardan bu yana endüstriyel ve evsel su arıtma ve saflaştırması için kullanılan su filtreleme

cihazlarının üretimi ve satışı alanında faaliyet gösterdiğini, tüm dünyada temsilciliklerinin bulunduğunu, müvekkilinin ticaret unvanının esas unsuru olan "..." ibaresinin 2007

yılından bu yana dünyanın çeşitli ülkelerinde marka olarak da tescil ettirildiğini, 13.03.2019 tarihinde müvekkilinin "[email protected]" isimli adresine davalılardan ...

tarafından diğer davalı şirketin antetini taşıyan bir mail gönderildiğini, ... inside membranes markalı ürünle ilgili fiyat bilgisi ile örnek numune gönderilmesinin istendiğini, müvekkili tarafından aynı gün maile cevap verildiğini, davalıların 04.04.2019, 21.05.2019 ve 15.05.2020 tarihlerinde müvekkilinden 678 adet ürün satın aldıklarını, davalılar müvekkilinin Türkiye'deki tek yetkili satıcısı olmak istemişlerse de, bu talebin müvekkilince kabul görmediğini, müvekkilinin müşteri destek servisine gelen maillerden davalı şirketin "..." markalı ürünlerin Türkiye temsilcisi gibi hareket etmeye başladığının öğrenildiğini, yapılan araştırmalarda da davalı şirketin 21.08.2020 tarihinde

2020/96425 nolu "... ..." nolu marka başvurusunda bulunduğunun, diğer davalı ...’un ise çok öncesinde 16.07.2019 tarihinde 2019/67380 nolu "... ..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunun ve markaların tescil edilmiş olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin "..." markasının gerçek hak sahibi

olup, davalılar tarafından yapılan marka başvurularının kötüniyetli olduğunu, dava konusu markaların başvuru tarihleri itibariyle davalıların müvekkilinin markalarından haberdar olduğunu ileri sürerek, davalı şirket adına tescilli 2020/96425 nolu "... ..." ve diğer

davalı ... adına tescilli 2019/67380 nolu “... ...” ibareli

markalarının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine

karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, her iki taraf markasında ortak olarak bulunan "..." ibaresinin Nobel ödüllerine konu olmuş, bilim ve tıp dünyasına mal olmuş bilimsel teknik bir terim olduğunu, teknik terim olarak; hücre zarlarında bulunan ve seçici olarak suyun hücreye girip çıkmasına izin veren çeşitli proteinlerden biri olarak tanımlandığını, davacının tescil ettiği ürünün su arıtma cihazı ve filtresi olduğu, yer verilen tanımlamaya göre;

"..." sözcüğünün tescil edildiği ürün için vasıf, kalite ve amaç bildirdiğinden tek başına marka olabilecek bir ibare olmadığını, bu nedenle tanımlayıcı olduğunu, tanımlayıcı sözcüklerin tek başına marka olarak tescil edilemeyecekleri, münhasıran bir kişinin kullanımına özgülenemeyecekleri, nitekim davacı tarafın hükümsüzlüğe dayanak yaptığı markaların hiçbirinin münhasıran "..." sözcüğünden ibaret olmadığını, müvekkillerinin de salt "..." ibareli marka başvurularında bulunmadıklarını, davacının Amerika Birleşik Devletleri'ndeki marka tescil evrakı incelendiğinde;

söz konusu iki marka tescilinde de, "..." teriminin kullanımının şarta bağlandığı ve davacının feragat beyanı verdiğinin görüldüğünü, diğer bir anlatımla; davacının "..." ibaresini tek başına kullanım hakkı için herhangi bir talepte bulunmayacağına dair feragat beyanı verdiğini, müvekkili ...'un, suyun moleküler yapısını daha kalitelendirerek ... su kanalları aracılığı ile hücrelere girişini artırmayı, dolayısıyla daha dirençli hücre ve insan metabolizmasına ulaşmayı hedefleyen çalışmalar yürüttüğünü,

müvekkilinin geliştirdiği ve tescil talebinde bulunduğu 2019/10604 sayılı patent başvuru ekindeki tarifnamenin 2. sayfasının 20. paragrafında aquaporinlerin tanımlandığını, müvekkilinin tescil ettirdiği "... ..." ibareli markayı patent konusu ürün üzerinde kullanmayı amaçladığını, davacının 2019 yılında müvekkil şirket ile ticari ilişkiye girdiğini ve "...+şekil" markalı filtre satışına başladığını, müvekkillerinin davacı şirket yetkililerine 28.03.2019 tarihli e-maillerinde "... ..." ibareli markayı tescil ettirdiklerini, 16.05.2019 tarihli e-maillerinde ... model su arıtma cihazı üreteceklerini beyan ettiklerini, bunun yanı sıra,

davacı şirket müdürü ...'un 2019 Temmuz ayında müvekkili şirkete geldiğini ve şirket müdürü ... ile "... ..." markalı su arıtma cihazı ile birlikte fotoğraf çektirdiklerini, davacı temsilcisinin, müvekkillerinin marka tescillerini ve kullanımlarını o tarihten itibaren bildiği halde sesini çıkarmadığını, davacının müvekkili şirkete mal sattığını ve ticaretini sürdürdükten sonra böyle bir dava açmasının hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu, davacının ticaret unvanını hükümsüzlük iddiasına mesnet göstermesinin kabul edilemeyeceğini, davacının Türkiye'de tescilli ticaret unvanının bulunmadığını,

müvekkilinin üretip satışa çıkardığı ürünün su arıtma cihazı olduğunu, davacının sattığı ürünün, müvekkilinin sattığı ürün içerisinde kullanılan aparatlardan sadece birisi olduğunu, bu nedenle davacının markasından yararlanıldığı iddiasının doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, somut olay bakımından sessiz kalma yoluyla hak kaybı için gerekli sürenin dolmadığı; tescilsiz marka üzerindeki kullanımın, yurt içinde ve yerelden daha geniş bir coğrafyada, nizasız, fasılasız ve yoğun bir şekilde kullanılmış olmasının gerektiği; tescilsiz markanın yurtdışındaki kullanımlarının, markayı kullanan kişiye yurtiçinde herhangi bir öncelik hakkı vermediği (Yargıtay 11.HD.

13.02.2019 tarih, 2017/3943 E.- 2019/1154 K.); davacı yanın "..." ibaresi üzerinde Türkiye'de SMK'nın 6/3 hükmünden kaynaklı gerçek hak sahipliğinin bulunduğu iddiasının ispatlanamadığı.

SMK’nın 6/6 maddesi kapsamında yapılan değerlendirmeye göre, davacı yanın Danimarka menşeli bir anonim şirket olduğu, Türkiye'de tescilli ticaret unvanının bulunmadığı, yurtdışında tescilli davacının ticaret unvanının Türkiye'de dava konusu markaların tescil başvuru tarihlerinden önce pazar payı oluşturacak nitelikte kullanımı ispatlanamadığından davacı yanın ticaret unvanından kaynaklı üstün hak iddiasının da yerinde görülmediği; dosya kapsamındaki delillere göre davalıların, davacıya ait "... ..." membran ürünlerinden, dava konusu marka tescil başvuru tarihlerinden önce haberdar oldukları, davacı ile ticari ilişki içinde bulundukları;

bu noktada, "..." ibaresinin; su arıtma cihaz filtresi ve su arıtma cihaz ürünleri bakımından somut ayırt edici niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunun irdelenmesinin gerektiği.

06.11.2025 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen özel veya teknik bilgilere göre; "..." ibaresinin davaya konu markaların tescil kapsamlarında yer alan "Su yumuşatma cihazları, su arıtma cihazları, su arıtma tesisatı, atık arıtma tesisatı" ve "Akvaryumlar için filtreler ve filtre-motor kombinasyonları" emtiaları bakımından tanımlayıcı nitelikte bir ibare olduğunun tespit edildiği; dava konusu markaların her ikisinde de 11. sınıfta yer alan "Su arıtma cihazları, su arıtma tesisatı" emtialarının bulunduğu,

davacı yanın da "..." ibaresini markasal olarak bir tür su arıtma cihaz aparatı olan su arıtma cihaz filtresi üzerinde markasal olarak kullandığı; buna göre; davalıların, davacı yana ait "..." markalı su arıtma cihaz aparatı emtialarından haberdar oldukları, hatta bu tip aparatları davacıdan ithal ettikleri halde, davacının ürettiği emtialar ile aynı, aynı tür 11. sınıfta yer alan emtiaları da içerecek şekilde "... ..." ve "... ..." ibareli marka tescil başvurularında bulunmaları ve bu markaları tescil ettirmeleri sabitse de,

"..." ibaresinin belirtilen emtialar bakımından tanımlayıcı olması nedeniyle davacının bu ibare üzerinde tekel hakkı ileri süremeyeceği, dolayısıyla davalıların kötüniyetli olarak dava konusu markaları tescil ettirdiklerinin söylenemeyeceği, kötüniyet iddiasının sübut bulmadığı kanaatine varıldığı; somut olayda "..." ibaresinin, davaya konu markaların tescil kapsamlarında yer alan "Su yumuşatma cihazları, su arıtma cihazları, su arıtma tesisatı, atık arıtma tesisatı" ve "Akvaryumlar için filtreler ve filtre-motor kombinasyonları" emtiaları bakımından tanımlayıcı nitelikte bir ibare olduğunun teknik bilirkişi raporu ile tespit edildiği.

6769 sayılı SMK'nın 5/1-c bendinde; ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceğinin düzenlendiği; somut olayda yapılan değerlendirmede;

dava konusu 2020/96425 sayılı markanın "... ..." ibaresinden oluştuğu, her ne kadar "..." ibaresi söz konusu markanın kapsamında yer alan "Su yumuşatma cihazları, su arıtma cihazları, su arıtma tesisatı, atık arıtma tesisatı" ve "Akvaryumlar için filtreler ve filtre-motor kombinasyonları" emtiaları bakımından tanımlayıcı nitelikte olsa da, markada yer alan "..." ibaresinin varlığı ile birlikte umumi intiba olarak dava konusu markanın söz konusu emtialar bakımından da tanımlayıcı olmadığı, dolayısıyla SMK'nın 5/1-c hükmünün 2020/96425 sayılı marka bakımından oluşmadığı kanaatine varıldığı;

dava konusu 2019/67380 sayılı markanın "... ..." ibaresinden oluştuğu, söz konusu markanın kapsamında "Su yumuşatma cihazları, su arıtma cihazları, su arıtma tesisatı, atık arıtma tesisatı" ve "Akvaryumlar için filtreler ve filtre-motor kombinasyonları" emtialarının bulunduğu, bu emtialar bakımından "..." ibaresinin doğrudan tanımlayıcı olduğu, markanın genel görünümü incelendiğinde; "..." ibaresinin büyük punto ile ön plana çıkarıldığı, vurguyu üzerinde topladığı, markada yer alan "..." ibaresinin İngilizce kökenli bir sözcük olup Türkçe'de "..." anlamına geldiği,

söz konusu ibarenin "..."in yukarıda teknik açıklamaları verilen anlamı içinde kalan bir söz öbeği olup ayırt ediciliğinin bulunmadığı, buna göre.

"Su yumuşatma cihazları, su arıtma cihazları, su arıtma tesisatı, atık arıtma tesisatı" ve "Akvaryumlar için filtreler ve filtre-motor kombinasyonları" emtiaları bakımından davaya konu 2019/67380 sayılı markanın SMK'nın 5/1-c hükmü uyarınca tanımlayıcı olduğu kanaatine varıldığı; gerekçesiyle, davacının davalı ... ve Ticaret Limited Şirketi'ne yönelttiği davanın reddine, davacının davalı ...'a yönelttiği davanın kısmen kabulü ile; dava konusu 2019/67380 sayılı markanın "Su yumuşatma cihazları, su arıtma cihazları, su arıtma tesisatı, atık arıtma tesisatı.

Akvaryumlar için filtreler ve filtre-motor kombinasyonları." emtiaları bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin 2007 yılında kurulduğunu, "..." ibaresinin 2007 yılından beri dünyanın çeşitli ülkelerinde tescilli olduğunu, müvekkilinin ibare üzerinde gerçek hak sahipliğinin bulunduğunu, dava konusu marka başvurularının kötüniyetli olarak yapıldığını, müvekkilinin Avrupa tescillerinde Amerika tescilinde olduğu gibi bir beyan bulunmadığını, her iki taraf markalarının esas unsuru "..." olup, davalı markalarına ayırt edicilik katılmadığını, davalıların, marka başvurusundan önce müvekkilinin markalarından haberdar olduklarını beyan ettiklerini,

markaların hitap ettiği kesimin "..." ibaresinin teknik anlamını bilmeyeceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının Türkiye'de tescilli "..." ibareli markasının bulunmadığını, "..." ibaresinin özgün bir kombinasyon olduğunu ve patent müracaatındaki buluş konusunu özetlediğini, bu kelimelerin tek başına yaygın kullanımlarının bulunduğunu, birlikte ise aşırt edici olduklarını, davanın ... yönünden de tümden reddinin gerektiğini, yargılama giderinin de hatalı yükletildiğini, iki ayrı dava bulunup, 3/4' ünün reddedildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının yurtdışında tescilli markalarının "..." esas unsurlu; davalıların davaya konu markalarının "... ..." ve "... ..." ibareli olduğu;

taraf markalarında "..." kelimesi ortak olarak yer almakta olup, bu ibarenin ise davaya konu markaların tescil kapsamlarında yer alan "Su yumuşatma cihazları, su arıtma cihazları, su arıtma tesisatı, atık arıtma tesisatı" ve "Akvaryumlar için filtreler ve filtre-motor kombinasyonları" emtiaları bakımından tanımlayıcı nitelikte olduğunun tespit edildiği; nitekim, davacının "... ..." ibareli markasına ilişkin ofis kararında "Başvuru sahibinin, markada yer aldığı şekliyle "..." ibaresi üzerindeki münhasır hak talebinden feragat etmesi gerekmektedir;

zira bu ibare, başvuru sahibinin mal ve/veya hizmetlerinin bir bileşenini, niteliğini, özelliğini, işlevini, amacını veya kullanımını yalnızca tanımlayan niteliktedir. ... ... ibaresi üzerinde münhasır hak iddiasında bulunulmamaktadır." açıklamasına yer verildiği, bu hale göre, çekişmeli ibarenin tanımlayıcı olduğu mallar bakımından herkesin kullanımına açık bulunduğu ve kimsenin tekeline de verilemeyeceği;

hal böyle olmakla birlikte, söz konusu ibarenin hükümsüzlüğü istenen dava konusu markalar yönünden ayırt edici hale getirilip getirilmediğinin de tartışılmasının gerektiği, bu kapsamda davalı şirkete ait 2020/96425 nolu "... ..." nolu markada markasal algıyı "..." ibaresi üzerinde toplarken, davalı şahsa ait 2019/67380 nolu "... Molecular

Maximizer" ibarele markada ise, esas unsurun "..." ibaresi olduğu ve "..." ibaresinin de tanımlayıcı nitelikte bulunması nedeniyle markanın "Su yumuşatma cihazları, su arıtma cihazları, su arıtma tesisatı, atık arıtma tesisatı.

Akvaryumlar için filtreler ve filtre-motor kombinasyonları." emtiaları bakamından SMK'nın 5/1-c maddesi kapsamında ayırt edici hale getirildiğinden de söz edilemeyeceği; söz konusu ibarenin anlamının tüketiciler tarafından bilinip bilinmemesinin SMK'nın 5/1-c maddesinin somut uyuşmazlığa uygulanmasını etkilemeyeceği; öte yandan, davacının gerçek hak sahipliği iddiası kanıtlanamadığı gibi, cevap dilekçesine ekli olup, davacı şirket yetkilisine gönderilen 28.03.2019 tarihli mailde, davalılardan ... tarafından "... ..." ibareli patent başvurusunu hakkında bilgi verildiği,

dolayısıyla, dava konusu marka başvurusunun davacının markalarından haksız yararlanma amacıyla değil, söz konusu ibarenin tanımlayıcı niteliği bilinerek yapıldığının ve kötüniyet iddiasının ispatlanamadığı sonucuna ulaşıldığı, ilk derece mahkemesince takdir edilen kabul - ret oranına göre hükmedilen yargılama giderinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1-Davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu uyarınca ayrı ayrı alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-İstinaf aşamasında davacı ile davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,

4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 15/05/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 02/06/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2026/786, K. 2026/1020, 15 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih: 02/06/2026
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/786
Karar No
2026/1020
Tarih
15 Mayıs 2026

İlgili Kararlar

  • Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2026/787 K.2026/908
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2026/788 K.2026/1164
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2026/789 K.2026/1165
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi E.2026/790 K.2026/888
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2026/793 K.2026/968
  • Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2026/793 K.2026/933

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.