KÜNYE
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/1309
- Karar No
- 2023/1603
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2023
Karar Metni
2.086 kelime·10 dk okuma·22 bölüm
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2020/1309 Esas 2022/ Karar T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2020/1309
KARAR NO : 2022/1603
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/06/2020
NUMARASI
2018/768 Esas 2020/231Karar
DAVACI
VEKİLLERİ
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 17/08/2018
KARAR TARİHİ : 14/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/11/2023
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizce duruşma açılmak suretiyle dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı .... Ltd. Şirketi arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalı .... Ltd. Şirketi kredi kullandırıldığını, davalılar ... ve ...'in sözleşmenin müteselsil kefili olduklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, kat ihtarına rağmen borcun ödenmemesi üzerine Eskişehir 8. İcra Müdürlüğü'nün 2017/10864 esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davalıların icra takibine yaptığı usül ve yasaya aykırı haksız itiraz nedeniyle takibin durdurulduğunu, bu nedenlerle itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkillerinin davacı bankaya belirtilen miktarlarda borcunun bulunmadığını, yapılan ödemeler dikkate alınmadan yapılan hesaplamalarla söz konusu takibin başlatıldığını, kat ihtarnamesine ilişkin tebligatların usulüne uygun tebliğ edilmediğini, daimi çalışana yapılan tebligatın usülsuz olduğunu, ödeme emrinin şirket yetkilisine yapılmış olması,
şirket yetkilisi orada değilse de bu durumun tebliğ zarfına geçirilmiş olması gerektiğini, bunun akabinde bir sonraki yetkiliye yapılması gerektiğini, öte yandan borç için talep edilen faiz oranlarının usül ve yasaya aykırı olduğunu, 6098 sayılı TBK'nun 88 ve 120. maddeleri gereği temerrüt faizinin %19,50 olması gerektiğini, ayrıca davacı banka tarafından müvekkile gönderilen ihtarname ile belirtilen miktarda borcun ödenmesi için 3 gün süre verilmesinin iyi niyet kurallarına ve hayatın doğal akışına aykırı olduğunu belirterek, öncelikle haksız ve kötü niyetli olarak açılan davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi hükümlerine göre davalılar hakkında yapılan kat ihtarı ve tebligatların, takip öncesi faiz oranı ve faiz miktarlarının taraflar arasındaki sözleşmelere uygun olduğu, asıl alacak yönünden ise 2.014,45 TL davacı bankanın fazlaya dair isteminin bulunduğu, asıl alacak, faiz ve diğer giderler yönünden bilirkişi tarafından gerekli hesaplamaların yapıldığı,
ek rapor da ise 75.000,00 TL bedelli çek sorumluluk bedeline ait davacı bankaca herhangi bir alacağın bulunmadığı görülmekle ve dosyaya sunulan delillere göre bilirkişi tarafından yapılan incelemelerin taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesi ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınarak davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine, Eskişehir 8. İcra Müdürlüğünün 2017/10864 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen kabulü ile, davalılar ...
Ltd.
Şti ve ... yönünden 193.321,62 TL asıl alacak, 2.871,66 TL işlemiş faiz, 224,16 TL BSMV, 94,95 TL ihtiyati haciz masrafı ve 440 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 196.952,39 TL üzerinden takibin devamına, davalı ... yönünden ise, 193.321,62 TL asıl alacak, 2.871,66 TL işlemiş faiz, 219,28 TL BSMV, 94,95 TL ihtiyati haciz masrafı, 440 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 196.947,51 TL üzerinden takibin devamına, davacının 75.000 TL çek yaprağı blokaj bedeli talebinin reddine,
asıl alacak olan 193.321,62 TL'nin %20'si oranındaki 38.664,32 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davalıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
Müvekkil banka ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalarında da müteselsilen kefil olduğunu, sözleşme kapsamında asıl borçlu şirkete kredi kullandırıldığını kullandırılan kredinin ödenmemesi üzerine takibin yapıldığını, takip talebinde belirtilen 75.000,00 TL'lik gayrinakdi riskin 07/08/2018 tarihinde nakde dönüştüğünü 13/08/2018 tarihinde icra müdürlüğüne bu hususta bildirim yapıldığını, 75.000,00 TL bedelli çek yaprağı blokaj bedelinden kaynaklanan gayrinakdi alacağın nakde dönüşme tarihinin takip tarihinden ve takibe itirazdan sonra gerçekleştiğini ,
13/12/2019 tarihli bilirkişi raporunda müvekkil bankanın gayrinakdi çek bedeli ve nakde dönen çek sorumluluk bedeli riskine rastlanamadığınını belirtildiği gayrinakdi alacağın nakde dönüşmesi sebebiyle gayrinakdi çek bedeli riskinin kalmadığının bu yönde eksik inceleme yapıldığınını 75.000,00 TL'lik gayrinakde yönelik taleplerinin reddine yönelik kararın hatalı olduğunu bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesine karşı vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi teminat ve kefalet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Eskişehir 8. İcra Müdürlüğünün 2017/10864 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... A.Ş, borçlularının .... Ltd. Şirketi, ... ve ... olup, 195.336,07.-TL asıl alacak, 2.871,66.-TL muacceliyetten takip takip kadar yıllık %20,8 temerrüt faizi, 368,96.-TL BSMV, 94.95 TL ihtiyati haciz masrafı, 440,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 75.000 TL bedelli çek yaprağı blokaj bedeli olmak üzere toplam 274.111,64.-TL'lik alacağın tahsili için ilamsız takip yapıldığı, ödeme emrinin borçlulara tebliği üzerine, davalı borçluların borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durduğu, anlaşılmıştır.
Bankacı bilirkişi ...'dan alınan 02/04/2019 tarihli raporda özetle; davalı asıl borçlu ... Ltd.
Şti firması ve müteselsil kefil ...'in taksitli kredi ve tazmin olan teminat mektubundan kaynaklı 193.321,62 TL asıl alacak, 4.483,23 TL işlemiş faiz, 224,16 TL BSMV ile 94,95 TL ihtiyati haciz masrafı, 440,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ile toplam 198.563,96 TL borçlu olduğunun hesaplandığı, ancak bankanın 2.871,66 TL işlemiş faiz talep etmesi sebebi ile borçlunun (1.611,57 TL) menfaati doğrultusunda talebe bağlılık kuralına istinaden ... Ltd.
Şti ve ...'in 193.321,62 TL asıl alacak, 2.871,66 TL işlemiş faiz, 224,16 TL BSMV, 94,95 TL ihtiyati haciz masrafı ve 440,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ile toplam 196.952,39 TL borçlu olduğu, davalı müteselsil kefiller ... için bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada 193.321,62 TL asıl alacak, 4.385,59 TL işlemiş faiz, 219,28 TL BSMV, 94,95 TL ihtiyati haciz masrafı, 440,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ile toplam 198.461,44 TL borçlu olduğunun hesaplandığı,
ancak bankanın icra talebinde 2.871,66 TL işlemiş faiz talep etmesi sebebi ile borçlunun (1.513,93 TL) menfaati doğrultusunda talebe bağlılık kuralına istinaden ...'in 193.321,62 TL asıl alacak, 2.871,66 TL işlemiş faiz, 219,28 TL BSMV, 94,95 TL ihtiyati haciz masrafı ve 440,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ile toplam 196.947,51 TL borçlu olduğu bildirilmiştir.
Bankacı bilirkişi ...'dan alınan ek raporda özetle; davacı banka tarafından 13/11/2017 tarihli icra takip talebinde talep edilen (75.000,00-TL çek yaprağı blokaj bedeli) ve 07/08/2018 tarihinde nakde döndüğü belirtilen çek yaprağı bedeline ait davalı asıl borçlu .... Ltd. Şti ve müteselsil kefiller ..., ...'in davacı banka nezdinde gayri nakdi çek bedeli riski olmadığı ve nakde dönen çek sorumluluk bedelinin bulunmadığının tespit edildiğini, talebe bağlılık kuralına istinaden 75.000,00 TL çek sorumluluk bedelinin hesaplamaya dahil edilmediği ve hesaplama yapılmadığı,
Dairemizce bankacı bilirkişiden alınan ek raporda, davaya konu 75.000,00 TL bedelli teminat mektubunun muhatap Tepebaşı Belediyesine verildiğini, belediyenin 27/07/2018 tarihinde teminat mektubunun paraya çevrilmesi talebi gereğince 06/08/2018 tarihinde mektubun tazmin edildiği, teminat mektubunun 28.144,24 TL'lik kısmının belediye tarafından aynı gün bankaya iade edildiğini, dava konusu teminat mektubundan kaynaklı olarak davacı bankanın davalılardan 47.315,74 TL talep hakkı bulunduğu belirtilmiştir.
Somut olaya gelince; davacı banka ile davalı .... Ltd. Şirketi arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, .... Ltd. Şirketi'ne kredi kullandırıldığı, davalılar ... ve ...'in sözleşmenin müteselsil kefili oldukları, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği, kat ihtarına rağmen borcun ödenmemesi üzerine Eskişehir 8. İcra Müdürlüğü'nün 2017/10864 esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığı, davalıların itirazı üzerine takibin durdurulduğu ve eldeki işbu itirazın iptali davası açılmıştır.
Dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bankacı bilirkişinin rapor ve ek raporunda da belirtildiği üzere takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalılardan ... Ltd. Şti ve ...'den 193.321,62 TL asıl alacak, 2.871,66 TL işlemiş faiz, 224,16 TL BSMV, 94,95 TL ihtiyati haciz masrafı ve 440 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 196.952,39 TL ve davalı ...'den ise, 193.321,62 TL asıl alacak, 2.871,66 TL işlemiş faiz, 219,28 TL BSMV, 94,95 TL ihtiyati haciz masrafı, 440 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 196.947,51 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından nakdi alacak yönünden açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygundur.
Öte yandan, davacı yan istinaf başvuru dilekçesinde 75.000,00 TL gayri nakdi riskin çek yaprağı blokaj bedelinden kaynaklandığı ve nakde dönüştüğü ve bu nedenle tüm davalıların bu bedelden sorumlu olması gerekirken ilk derece mahkemesince verilen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia edilmiştir.
Bilindiği üzere itirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı davalardan olup, temelini oluşturan icra takibine konu edilmeyen hususlarda inceleme yapılamaz. (Emsal mahiyette Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 18/03/2014 tarih ve 2014/2281 esas 2014/5304 karar sayılı içtihatı).
Davacı tarafça yapılan ilamsız icra takibinde 195.336,07 TL asıl alacak, 2.871,66 TL muacceliyetten takip takip kadar yıllık %20,8 temerrüt faizi, 368,96 TL BSMV, 94.95 TL ihtiyati haciz masrafı, 440,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ve 75.000,00 TL bedelli çek yaprağı blokaj bedeli olmak üzere toplam 274.111,64 TL alacağın tahsili ve deposu talep edilmiş olup, bankacı bilirkişinin bankada yerinde yapmış olduğu incelemeye göre deposu talep edilen ve takipten sonra nakde dönüşen 75.000,00 TL gayri nakdi riskten kaynaklı alacağın çek yaprağı blokaj bedelinden kaynaklı alacak olmadığı,
Tepebaşı Belediyesine verilen teminat mektubu riskinden kaynaklı alacak olduğu tespit edilmiştir.
İtirazın iptali davalarının takibe sıkı sıkıya bağlı davalardan olması nedeniyle takip talebinde de teminat mektubu riskinden kaynaklı alacağın deposu talebi bulunmadığından davacı bankanın 75.000,00 TL gayri nakdi riskten (teminat mektubundan) kaynaklı alacağı talep edemeyeceğinden davacı bankanın 75.000,00 TL gayri nakdi riske yönelik açılan davanın bu gerekçeyle reddi yerine yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2020/1309, K. 2023/1603, 14 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama