İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2020/618 K.2022/835

Taraflar arasındaki rücuen alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya…

Esas2020/618Karar2022/835Tarih16 Haziran 2022Okuma14 dk · 2.735 kelime

KÜNYE

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2020/618 E., 2022/835 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
16 Haziran 2022
Esas no
2020/618
Karar no
2022/835
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
27/09/2019
Numarası
2016/633 Esas 2019/626 Karar
Davacı
—
Vekilleri
—
Davalı
—
Vekilleri
—
Dava
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
18/07/2016
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
07/07/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.735 kelime·14 dk okuma·7 bölüm

Taraflar arasındaki rücuen alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın Özelleştirme Kurulu'nun 02/04/2004 tarih ve 2004/2 sayılı kararı ile özelleştirme kapsamına alınmasının ardından ...'a ait dağıtım sisteminin 20 farklı dağıtım bölgesine ayrılarak her bir dağıtım bölgesi için ayrı bir anonim şirket kurulduğunu, sözü edilen dağıtım şirketlerinden birinin de müvekkili olduğunu, müvekkilinin ayrı bir tüzel kişiliği ve sermayesi bulunan özel hukuk hükümlerine tabi ticari şirket olduğunu, müvekkili şirket ile davalı ... arasında 24/07/2006 tarihinde İHDS imzalanarak sözleşmede belirtilen bölgedeki dağıtım işlerinin müvekkili şirkete devredildiğini,

İHDS'den önceki iş ve işlemlerden doğan üçüncü kişilerin hak ve taleplerinden sözleşme hükümlerince davalının sorumlu olduğunu, İHDS'den önceki dönemde düzenlenen kaçak elektrik tutanakları ve yapılan tahsilat sebebiyle üçüncü kişi tarafından Şişli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 19.01.2006 tarihli 2004/644 Esas 2006/3 Karar sayılı kararıyla davacının müvekkili şirkete 7.577,00 TL borçlu olmadığının tespitine bu miktarın davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine dair verilen kararın Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2006/5426 Esas ve 2006/12333 Karar sayılı kararıyla onanarak kesinleştiğini,

müvekkili şirket tarafından Şişli 6. İcra Müdürlüğü'nün 2006/10455 Esas sayılı icra takip dosyasına 10.935,22 TL ve 333,39 TL'nin de 02.10.2006 tarihinde ödendiğini, ayrıca 03.04.2006 tarihinde 155,00 TL temyiz harcı ve posta masrafı, 306,20 TL bakiye onama harcının ise 13.02.2007 tarihinde ödendiğini, ödemeye sebep teşkil eden olay işletme devri hakkı sözleşmesinden önce meydana geldiğinden davalı şirketin sorumlu olduğunu,

dava konusu olaya ilişkin müvekkilinin elinde olan belgelerden üçüncü kişi vekiline ait banka hesabına 14.921,10 TL ödeme yapıldığını ancak bundan başka ödeme olup olmadığının tam olarak tespit edilemediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili tarafından ödenen 10.935,22 TL'nin ve 333,39 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte,

ayrıca müvekkili şirket tarafından 03.04.2006 tarihinde ödenen 103,00 TL temyiz harcının ve 52,00 TL posta masrafının ve 13.02.2007 tarihinde ödenen 306,20 TL bakiye onama harcının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

TBK'nın 73. maddesi gereği rücuya dayalı alacak davasının 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ve dava tarihi itibarıyla bu sürenin dolduğunu, özelleştirmeye ilişkin iş ve işlemleri yerine getirmekle yükümlü olan ...'ın 24/07/2006 tarihinde şirketlerle imzalamış olduğu İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin ihale şartnamesi ve hisse devir sözleşmesi ile birlikte yorumlanması gerektiğini, elektrik dağıtım şirketinin tüzel kişiliği, hakları, borçları ve yükümlülüklerinde herhangi bir değişiklik olmaksızın sadece hisselerinin el değiştirmesinin söz konusu olduğunu,

davacının dava dilekçesinde kabul ettiği üzere 2004 yılından itibaren bölgede dağıtım faaliyetine başladığından 24/07/2006 tarihinden önceki dönemde dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü iddiasının gerçek dışı olduğunu, Özelleştirme İdare Başkanlığı'nın 04/04/2012 tarihli yazısında;

devre esas bilanço düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirildiğinden geçmiş yıllara ilişkin olarak ...'tan herhangi bir talepte bulunamayacağının açıkça belirtildiğini, bu durumda davacının müvekkili kurumdan herhangi bir alacağının kalmadığını, özelleştirme modeli gereği şirketin devre esas bilanço düzenlemeleri çerçevesinde ...'ın birikmiş tüm borçlarının ... tarafından üstlenildiğini ve şirketin bilançosuna sermaye arttırımı yoluyla ... tarafından kaydi olarak kaynak sağlandığını,

işletme hakkı devir sözleşmesinin 7. maddesinin alt bentleri de gözetildiğinde tespit tutanağına konu olan ve 7. maddedeki kriterler esas alınarak belirlenen dava ve icra dosyaları derdest veya daha sonra açılacak olan dosyaları kapsamadığını, dava konusu edilen miktarın ...'ın %100 hissesinin ...'a ait olduğu dönemde gerçekleştirilmiş olup devre esas bilanço kayıtlarında söz konusu bedelin davacı şirket lehine alacak olarak yer almadığını,

zira söz konusu alacak davasına ilişkin talep edilen bedelin ...'ın devre esas bilanço tarihi olan 30.04.2013 tarihinden önce ödenmiş olduğu anlaşıldığından dava konusu ödemenin müvekkilinden talep edilemeyeceğini, davacının işletme hakkı devri sözleşmesinin 18.6 maddesi, hale şartnamesinin 22 (d), (f) ve (p) bentleri ile hisse satış sözleşmesinin 9. maddesinin 3.,4. ve 11. bentleri gereği müvekkilinden talepte bulunamayacağını, dava konusu edilen tutarın davacı şirketin %100 hissesinin ...'a ait olduğu dönemde gerçekleştirilmiş olup, devre esas bilanço kayıtlarında söz konusu bedelin davacı şirket lehine alacak olarak yer almadığını,

henüz hisse devri yapılmadan ödeme yapılmış olmasına bağlı olarak hisse devir tarihi itibarıyla ortada 3. bir kişi alacağı ile ilgili de bir ihtilaf ve uyuşmazlık bulunmadığını, taraflar arasındaki işletme hakkı devir sözleşmesi ve Özelleştirme İdaresinin talimatları doğrultusunda taraflarca takip edilen dosyalara ilişkin ayrım çalışmaları neticesinde dava dosyalarına ilişkin imzalanan tespit tutanağı ekindeki dava ve icra dosyalarına ilişkin listenin her iki şirketin yönetim kurulunun onayından geçmek suretiyle kesinleştiğini,

söz konusu listelerde rücu davasına konu dava dosyası yer almamakla birlikte bu dosyaya ilişkin herhangi bir ihtirazi kaydın da bulunmadığını, işletme hakkı devir sözleşmesinin 7. maddesinin alt bentleri de gözetildiğinde tespit tutanağına konu olan ve 7. maddedeki kriterler esas alınarak belirlenen dava ve icra dosyalarının derdest olan dosyalar olduğunu, dolayısıyla hisse devir tarihi öncesinde tamamlanmış dosyaların bu kapsamda değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, derdest veya daha sonra açılacak olan dosyaları kapsamadığını,

davacı ile abonesi arasındaki ilişkinin sözleşmenin 7. Maddesi kapsamında üçüncü kişi olarak değerlendirilemeyeceğini, dava tarihinden önce temerrüde düşürülmeyen müvekkilinden ödeme tarihinden itibaren avans faizi talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporuna ve toplanan tüm delillere göre; taraflar arasında imzalanan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemiyle açılan davada 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından davanın zamanaşımına uğramadığı, dava dışı ...

A.Ş. tarafından davacı aleyhine açılan davada haksız tahakkuk olduğu ileri sürülen kaçak elektrik bedeli yönünden menfi tespit istemli davada davanın kabulüne, davacının davalıya 7.577,00 TL borçlu olmadığının tespitine , 690,00 TL yargılama gideri ile 877,70 TL vekalet ücreti ve 297,76 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verildiği kararın Yargıtay 19. Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleştiği, davacı tarafından ödemenin hangi tarihte yapıldığına dair icra dosyasına yapılan ödeme belgesinin bulunmadığının belirtildiği,

bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmede davacının ilamdan doğan sorumluluğu 30/04/2007 ödeme tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada mahkeme dosyası ve icra dosyası ferileriyle birlikte 12.020,76 TL olarak hesaplanmış olup, davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti ve işlemiş faiz mahsup edildiğinde 11.574,80 TL hesaplandığı,

davacı tarafından yapılan ödemenin, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca ... tarafından yürütülen faaliyetlere ilişkin açılacak takip ve davalardan doğan sorumluluk davalı ...'a ait olduğundan, davalıdan tahsili talebi haklı görülmekle, davacı tarafından icra dosyası tahsil makbuzu sunulmuş olmakla ödemenin icra dosyası borçlusu davacı tarafından yapıldığının kabulünün gerektiği, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin mahsubunun mümkün olmadığı gerekçesiyle taleple bağlılık kuralı gereğince davanın kabulüne, 11.729,81 TL'nin ödeme tarihinden itibaren davalıdan avans faizi ile tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan ve icra takip dosyasına verilen teminat mektubunun tarihi 14.04.2006 tarihli olup İHDS'den öncesine ait olduğundan müvekkili tarafından yapılmış bir ödemenin tekrar müvekkilinden talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, nitekim bilirkişi raporunda da davacının dayanak mahkeme ilamı ile hüküm altına alınan bedeli ödediğini ispatlayamadığının belirtildiğini, davanın zamanaşımına uğradığını,

özelleştirmeye ilişkin iş ve işlemleri yerine getirmekle yükümlü olan ...'ın 24/07/2006 tarihinde şirketlerle imzalamış olduğu İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin ihale şartnamesi ve hisse devir sözleşmesi ile birlikte yorumlanması gerektiğini, elektrik dağıtım şirketinin tüzel kişiliği, hakları, borçları ve yükümlülüklerinde herhangi bir değişiklik olmaksızın sadece hisselerinin el değiştirmesinin söz konusu olduğunu,

davacının dava dilekçesinde kabul ettiği üzere 2004 yılından itibaren bölgede dağıtım faaliyetine başladığından 24/07/2006 tarihinden önceki dönemde dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü iddiasının gerçek dışı olduğunu, özelleştirme modeli gereği hisse devir aşamasında bilanço çalışmaları yapılarak davacı tarafından devre esas nizam düzenlendiğini, bu şekilde geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini, rücuya esas karar gereğince davacıya ödeme yapılmasının davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacağını,

İHDS'nin 7. maddesi gereğince hisselerin el değiştirmesinden önce bitmiş ve neticelenmiş her türlü işlemin sorumluluğunun davacıya ait olduğunu, özelleştirmenin amacının hisse satışlarından kaynaklanan ihtilaflarda gözetilmesi gerektiğini, işletme hakkı devir sözleşmesinin ve hisse devir sözleşmesi ve ihale şartnamesi hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, dayanak mahkeme ilamının davacısı olan şirketin İHDS'nin 7. Maddesi kapsamında abonelik sözleşmesinin tarafı olduğundan 3. Kişi olarak kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca avans faizi ve ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu,

zira ödeme tarihinin belli olmadığını, ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, ayrıca müvekkili kurumun icra takibine ilişkin giderlerden vekalet ücretinden karara ilişkin olarak yapılan diğer masraflardan ve faizden sorumlu olmadığını, ödeme tarihinden itibaren avans faizine de hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek açıklanan bu ve re'sen gözetilecek nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

Davacı vekili, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava, davacının işletme devir hakkı sözleşmesi hükümlerine istinaden davalıya karşı rücuan alacağın tahsili istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya kapsamında yer alan Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 22.12.2006 tarihli ve 2006/5426 Esas-2006/12333 Karar sy. ilamı ile onanan ve kesinleşen dava konusu Şişli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 19.01.2006 tarihli ve 2004/644 Esas-2006/3 Karar sy. İlamında ... AŞ'nin davacı, ...

Dağıtım AŞ'nin davalısı olduğu istirdat davasında davalı kurum tarafından davacı şirket hakkında düzenlenen 22.11.2004 tarihli zabıt varakası ile 20.08.2002-22.11.2004 dönemi için taahhkuk ettirilen 17.02.2004 son ödeme tarihli 8.258.000.000.

TL bedelli faturanın iptaline faturanın ödenmiş olması halinde bedelinin istirdadı istemiyle açılan davada davanın kısmen kabulü ile davacının 7.577,00 TL üzerinden davalıya borçlu olmadığının tespitine, bu miktarın davalı ...'tan istirdadı ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.

Dava dışı alacaklı 3. Kişi vekili tarafından davalı-borçlu ... aleyhine başlatılan İstanbul 31. İcra Müdürlüğü'nün 2006/10455 Esas sayılı ilamlı icra takip dosyasına ait icra emri örneğine göre; 7.577,00 TL asıl ve ferileri ile birlikte toplam 9.442,26 TL'nin tahsilinin talep edildiği, anılan icra müdürlüğünce takip dosyasının 30.04.2007 tarihinde infazen kapatıldığının bildirildiği, icra takip dosyasının arşivde bulunamadığı bildirilmiştir. Davacı tarafından ayrıca 13.02.2007 tarihinde 306,20 TL bakiye onama harcının, 03.04.2006 tarihinde 103,00 TL temyiz harcı ile 52,00 TL posta masrafı ödenmiştir.

Taraflar arasında akdedildiği hususunda her hangi bir ihtilaf bulunmayan 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.1 maddesinde; sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun ...'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu hükme bağlanmıştır.

Dayanak Şişli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ilamında ve Yargıtay 19. Hukuk Dairesi''nin onama ilamında davacı -3. Kişi ... AŞ tarafından ...

Dağıtım AŞ aleyhine dava açtığı anlaşılmış olmakla, bu durum karşısında yapılan ödemenin rucüen alacak talebi taraflar arasında imzalanan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne dayandığından bu davada uygulanması gerekli olan zamanaşımı süresi ödeme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 125. maddesine (Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi) göre 10 yıllık süreye tabidir.

O halde eldeki dava davacı tarafından dava dışı 3. Kişiye ödemenin yapılarak icra takip dosyasının borçlusu olan davacı şirket tarafından infazen kapatıldığı 30.04.2007 tarihinden itibaren henüz 10 yıllık yasal zamanaşımı süresi dolmadan 18/07/2016 tarihinde açıldığından davalı vekilinin zamanaşımı def'i yerinde görülmemiştir.

Davalı vekili, davacı şirketin icra takip dosyasına sunduğu nakde çevrilen 10.935,22 TL bedelli teminat mektubunun 14.04.2006 tarihli olduğu gözetildiğinde davanın zamanaşımına uğradığını iddia etmiş ise de "14.04.2006" tarihi teminat mektubunun nakde çevrildiği tarihi değil, teminat mektubunun ekinde ibraz edildiği yazının tarihi olup davanın zamanaşımına uğradığı kabul edilemez.

Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından dayanak mahkeme ilamında davacılar vekilinin banka hesabına yapılan ödeme İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden olaya dayanmaktadır. Rücuen alacağa dayanak olan Şişli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin davanın davacısı da bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının ödediği tüm bedeli davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunmaktadır. Rücuen alacağa dayanak davadaki uyuşmazlığın dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olmaması karşısında sözleşmenin 7.2 maddesi uyarınca davacının ihbar yükümlülüğü de bulunmamaktadır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/03/2016 tarih 2015/13510 esas 2016/3219 karar sayılı emsal içtihadı).

Davalı vekili davacı ...'ın kaçak elektrik faturasını tahsil ettiği, mahkeme ilamının takibe konulması sonucu fazla tahsil edilen bedelin davacıdan geri alındığı, davacının herhangi bir zararının bulunmadığı yönünde itirazda bulunmuştur.

Rücuen alacağa dayanak olan Şişli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki davanın yargılaması sırasında dava konusu olup borçlu olunmadığı halde ödendiği iddia edilen kaçak elektrik fatura bedeli davacı tarafından taksitler halinde 17/12/2004 ila 17/05/2005 tarihleri arasında ödenmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının kaçak elektrik faturası nedeniyle borçlu olmadığına ve ödenen bedelin istirdatına ilişkin hüküm kurulmuştur.

Davacı ... tarafından dayanak mahkeme kararının davacısı şirket vekilinin başlattığı ilamlı icra takip dosyasına ödenerek takip dosyası 30.04.2007 tarihinde infazen kapatılmıştır.

Davacı tarafından rücuya esas davada karar tarihinden önce yapılan ödemelerin tamamı 24/07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesinden önceki tarihlidir. Bir başka anlatımla yapılan ödemeler davacı ... tarafından değil, davalı ... tarafından tahsil edilmiştir. İstirdatına karar verilen 17.02.2004 tarihli kaçak elektrik faturası nedeniyle haksız tahsil edilen bedel davalı ... kasasına girmiştir.

Taraflar arasında akdedilen İHDS hükümleri uyarınca dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde dağıtım faaliyetleri nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabı ...'tır. Bu durumda davalı ... tarafından haksız tahsil edilerek kasaya giren ve mahkemece istirdatına karar verilen kaçak elektrik faturası nedeniyle davacının dava dışı 3. kişiye ödediği bedelden davalı sorumludur.

Öte yandan, hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.4. maddesinde "...İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla", 22. maddesinin f bendinde "Alıcı ihale konusu hisseleri devir aldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla..." hükümleri yer almaktadır. Anılan hükümler gözetildiğinde Hisse Satış Sözleşmesi karşısında İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi öncelikle uygulanacaktır.

Diğer taraftan rücuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren her iki tarafta tacir olduğundan avans faizi talep edebilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/04/2016 tarih ve 2016/2239-2016/4044 E.-K. Sayılı emsal kararı). Bu nedenle davacının dava konusu 11.729,81 TL'yi 30.04.2007 ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan talep hakkı bulunmaktadır.

Sonuç olarak yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin, istinaf başvuru kanun dilekçesinde yer verdikleri itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-İstinafa başvuran davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun ilgili Tarifesi hükümleri gereği istinafa başvurusunda haksız çıkan davalıdan alınması gereken 801,26 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta peşin alınan 200,32 TL'nin mahsubu ile bakiye 600,94 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy çokluğu ile karar verildi. 16/06/2022

Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -

(KARŞI OY)

KARŞI OY

İlk derece mahkemesince dava konusu kaçak elektrik faturasının İHDS öncesi tanzim edildiği ve sorumluluğun İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davalı ...'da olduğundan bahisle açılan rücuen alacak davası kısmen kabul edilmiş ise de, davalı vekilinin cevap dilekçesi ve istinaf dilekçesinde de belirttiği üzere taraflar arasında imzalanan İHDS'den Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 02/04/2004 tarihli kararı ile davalı ... özelleştirme kapsamına alınmış olup bu çerçevede ...'a ait dağıtım bölgelerinin birer dağıtım şirketlerine dönüştürülmüştür.

Dönüştürülen dağıtım şirketlerinin birisi de davacı şirket olup, 29/05/2013 tarihli hisse devir sözleşmesi imzalanmıştır. Kaçak elektrik faturası tahakkukundan ötürü dava dışı 3. kişi tarafından söz konusu ödeme davalı şirkete yapılmıştır. Davacı şirketin yapılan sözleşmeler sonucu kendi bütçesine giren ve muhasebeleştirilen bu bedeli daha sonra Şişli 5. Asliye Hukuk Mahkemesindeki ilamının sonucu ödemesi kendinde bulunan (haksız tahsil edilmiş) paranın hak sahibine iadesidir.

Eş anlatımla davacı kasasında bulunan ve davalıya aktarıldığına ilişkin iddia ve belge bulunmayan haksız tahsil edilmiş parayı hak sahibine iade etmekle kendi kasasındaki haksız tahsil edilmiş paranın iadesini sağlamıştır.

Üçüncü kişiden kaçak elektrik kullanımı iddiası ile haksız tahsil edildiği kesinleşen ilama bağlı tutarın davalıya önceden aktarıldığı ispatlanamadığına göre davacının ödediği paranın davalıdan tahsiline karar verilmesi davacı tarafı sebepsiz zenginleştirecektir. Diğer bir anlatımla kaçak elektrik iddiası ve yüksek bedelli elektrik tüketim faturası nedeniyle alınan paranın yerini bu kez davalıdan tahsil edilecek para alacaktır.

Bu nedenle istirdadına karar verilen ana para ve faiz hakkındaki istemin reddi gerekirken tümünün davalıdan tahsiline karar verilmesi yasaya aykırı olduğu gibi taraflar arasındaki sözleşmeye de aykırılık oluşturmaktadır. Ancak davalı Şişli 5. Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılan dava dosyasındaki yargılama giderleri ile vekalet ücretinden ise, İHDS nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince sorumludur.

Anılan gerekçelerle haksız tahsil edilen para ve faizinin davalıya rücu imkanı bulunmadığından sayın çoğunluğun ödenen tutarın tümünün davalıya rücu edilebileceğine yönelik görüşüne katılamıyorum. 16/06/2022

Başkan -

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2020/618, K. 2022/835, 16 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. (Karşı Oy)
  9. Karşı Oy
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/618
Karar No
2022/835
Tarih
16 Haziran 2022

İlgili Kararlar

  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/619 K.2022/441
  • İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/619 K.2022/533
  • İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/620 K.2022/408
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/620 K.2022/397
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2020/621 K.2022/1639
  • Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/621 K.2022/473

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.