İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2020/806 K.2021/325

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi.... T.C.

Esas2020/806Karar2021/325Tarih4 Mart 2021Okuma9 dk · 1.863 kelime

KÜNYE

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/806
Karar No
2021/325
Karar tarihi
4 Mart 2021
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.863 kelime·9 dk okuma·16 bölüm

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi.... T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : .... KARAR NO : ...

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

....

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 27/02/2019

NUMARASI : .... ... DAVA : Tazminat

DAVA TARİHİ : 15/05/2012

KARAR TARİHİ : 04/03/2020

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 15/03/2020

Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükme karşı davalılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi .... dava dışı ...'nin hissedarı olduğunu, davalı .... şirket denetim kurulu üyesi, davalı ...'nin yönetim kurulu başkanı, diğer davalıların ise yönetim kurulu üyesi sıfatı bulunduğunu, şirketin 24/11/2011 tarihli olağan genel kurul toplantısı'nda müvekkillerinin faaliyet raporuna, denetçi raporuna, bilanço ve gelir tablosu'na, yönetim kurulu üyeleri ve denetçinin ibra edilmesine muhalafet şerhi koyduklarını, genel kurul kararlarının iptali için dava açtıklarını,

davalı yönetim kurulu üyelerinin kârı şirket yatırımlarında kullanmak ve kalanını hissedarlara dağıtmak zorunda iken yapmadıklarını, kayden şirkette para varmış gibi gösterdiklerini, şirket hesaplarının davalılar ... ve .... şahsi hesabı gibi kullanılmasına izin verildiğini, şirket bilançosu ile 31/12/2010 tarihli geçici bilanço ve vergi dairesine beyan edilen gelir gider tablosu arasında tutarsızlıklar olduğunu, yurt dışında riskli ve hatalı yatırımlara girişilip şirket varlıklarının zarara uğratıldığı, şirket iştiraklerine para aktarıldığı,

şirketin büyük hissedarlarına avans transferi sağlanarak diğer azınlık hissedarı olan müvekkilinin haklarının ihlal edildiğini, denetim kurulu üyesi olan davalının da bu duruma sessiz kalarak iştirak ettiğini, şirketin uğradığı zarardan yönetim kurulunun ve denetçinin sorumluluğu bulunduğunu, boşalan yönetim kurulu üyeliğine seçilen davalı .... önceki yönetim kurulu üyesinin yolsuz işlemlerini denetçiye bildirmediğinden önceki yönetim kurulu üyesinin sorumluluğuna iştirak ettiğini belirterek davalıların şirketi uğrattıkları zararın tespit edilerek dava dışı ... ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar murisinin vefatına kadar tüm kararların oy birliği ile alındığını, vefat tarihine kadar geçen dönem için davacıların herhangi bir talepte bulunamayacağını, ortada herhangi bir yolsuz işlem bulunmadığından müvekkili ... sorumluluğunun da söz konusu olmayacağını, davacıların iddia ettiği yolsuz işlemleri somutlaştırmadığını, müvekkili .... denetçi olduğunu, davacıların denetçiye hiçbir şikayet veya ihbarda bulunmadığını, bu durumda müvekkilinin sorumluluğunun doğmadığını, davanın zaman aşımına uğradığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile davalılar .... tarafından şirketten alınan avansların geç ödenmesi nedeniyle şirketin dava tarihi itibarıyla toplam 13.721,16 TL zarara uğratıldığının tespit edildiği, bu zararın oluşmasında tüm davalıların sorumluluğu bulunduğu, davanın 10.000,00 TL miktar üzerinden açıldığı, davalılar tarafından sebep olunan zararın dava tarihinden sonra alacağın temliki ile karşılandığı gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava tarihi itibarıyla davacılar dava açmakta haklı olduğundan yargılama giderlerinden davalıların sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, davacıların mirasçı sıfatıyla dava açtıklarını, davacılar murisinin ibra yönünde oy kullandığını, müvekkili ...'nin şirkete borç verdiğini, şirketten faiz alacağı bulunduğunu, bu durumda ortada herhangi bir zararda bulunmadığından müvekkilinin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, denetçinin sorumlu tutulabilmesi için denetçiye durumun ihbar edilmesi gerektiğini, davacıların bu prosedüre uymadan dava açtıklarını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; anonim şirket yönetim kurulu üyeleri ve denetçisine karşı açılan sorumluluk davasına ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Dava dışı.... ticari defter suretleri, muavin mizanı, şirket ticaret sicil kayıtları, 24/10/2011 tarihli genel kurul toplantı tutanağı ve hazirun cetveli, yargılama aşamasında hukukçu, muhasebeci, hukukçu bilirkişi heyetinden alınan 02/06/2014 tarihli kök, 11/11/2015 tarihli birinci ek, 22/08/2016 tarihli ikinci ek, 27/11/2017 tarihli üçüncü ek, 30/10/2018 tarihli dördüncü ek bilirkişi raporu, davalı ... ile diğer davalılar arasında akdedilen 10/10/2016 tarihli alacağın temliki sözleşmesi, dava dışı ... tarafından düzenlenen faiz faturası dosya içerisinde yer almaktadır.

Davacı yan şirket yönetim kurulu başkan ve üyelerinin şirketi zarara uğrattığını, denetim kurulu üyesinin bu duruma sessiz kalarak zarara iştirak ettiğini iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yargılama aşamasında dava dışı şirketin uğradığı zararın alacağın temliki ile giderildiği, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Yargılama aşamasında alınan bilirkişi kök ve birinci ek raporunda, dava dışı ...'nin son 5 yılda kar ettiği, şirketin duran varlıklarının arttığı, davalılar .......tarafından şirkete verilen borç ile şirketten alınan avansların kayıt altına alındığı, davacıların davalıların dava dışı şirketi zarara uğrattığına ilişkin iddialarını ispatlar somut bir bilgi ve belge bulunmadığı yönünde kanaat bildirilmiş, ikinci ek raporda davalı ...'nin şirket adına yaptığı ödemelerin şirketten şahsı adına çektiği tutardan fazla olduğu, fiil ve eylemleriyle şirketi zarara uğratmasının söz konusu olmadığı,

anılan davalının şirketten 656.680,43 TL tahsil ettiği, şirket adına 1.115.590,80 TL ödeme yaptığı, ödemeleri faiz hariç ana para üzerinden iade aldığı, davalı ... şirketten 79.208,68 TL tahsil ettiği, faiz hariç ana parayı iade ettiği, şirketin 13.606,28 TL faiz zararı doğduğu, davalı .... şirketten 451,97 TL tahsil ettiği, faiz hariç ana parayı iade ettiği, şirketin 114,88 TL faiz zararı doğduğu tespit edilmiştir.

Alınan üçüncü ek raporda ise, davalı ...'nin şirketten 58.572,80 TL faiz alacağı bulunduğu, şirketi zarara uğratmadığı, anılan davalının şirketten olan faiz alacağının bir kısmını yargılama aşamasında davalılar.... temlik ettiği, bu temlikler sonucu davalı... şirketten 25.373,72 TL, diğer davalının ise 885,12 TL faiz alacağı bulunduğu, şirketten borç alan ortakların şirkete yönelik sermaye taahhüdünü yerine getirdiği yönünde kanaat bildirilmiş, dördüncü ek raporda, davalıların 31/05/2013 tarihinde ödemesi gereken sermaye paylarını geç ödemelerinden dolayı yol açtıkları faiz kaybının davalı ... yönünden 670.378,41 TL,....i yönünden 107.738,78 TL, ....başkanı, .... yönetim kurulu üyesi,...ı'nın ise denetim kurulu üyesi oldukları hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.

Uyuşmazlık, davalı yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile denetim kurulu üyesinin dava dışı .... zarara uğratıp uğratmadıkları, zarara uğratmış iseler zararın miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır.

Yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri gereği gibi yerine getirmeyen şirket yöneticileri ve denetçileri bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur. Yönetici ve denetçi aleyhine açılacak sorumluluk davasında asıl dava hakkı ortaklığa ait ise de, zarar gören ortakların da yöneticiler ve denetçiler aleyhine dava açma hakkı bulunmaktadır.

Ortakların dava açma hakkı doğrudan doğruya zarar ve dolaylı zarar durumuna göre değişiklik gösterir. Yöneticinin yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışı sonucunda ortağın doğrudan zarara uğraması söz konusu ise, ortak uğradığı zararın tazmin edilerek kendisine verilmesi için yönetici aleyhine tazminat davası açabilecektir.

Yöneticinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, denetçilerin de bu duruma sessiz kalarak iştirak etmeleri, ortaklar ve alacaklıların da dolaylı zarar görmesine yol açar. Zira, bu tür tasarruflar payları oranında ortakları etkiler. Bir başka anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların dolaylı zararı olarak sonuç doğurur.

Ortak dolaylı zarar nedeniyle açtığı davada hükmedilecek tazminatın kendisine değil, ortaklığa verilmesi yönünde talepte bulunabilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 16/01/2015 tarih ve 2014/11886 Esas 2015/5364 Karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 04/10/2017 tarih ve 2016/2892 Esas 2017/5003 Karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21/03/2018 tarih ve 2016/8965 Esas 2018/2193 Karar sayılı emsal ictihatları).

Somut olaya gelindiğinde, davacı yan, ortağı olduğu ... ....'nin kötü şekilde yönetilmesi ve denetçinin kötü yönetime sessiz kalması nedeniyle zarara uğradığını iddia ederek işbu tazminat davasını açmıştır. Dava dilekçesindeki zararın kaynaklandığı sebepler gözetildiğinde zarar davacılar yönünden dolaylı zarar niteliğinde olup, davacılar tarafından açılan işbu davada usul ve yasaya uygun olarak, hüküm altına alınacak tazminatın dava dışı şirkete ödenmesi talep edilmiştir.

Dava tarihinde mülga 6762 sayılı TTK yürürlüktedir. Tazminat davalarına ilişkin zaman aşımı süresi anılan kanunun 309/4. Maddesinde hükme bağlanmıştır. Buna göre sorumlulara karşı tazminat istemek hakkı davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vuku tarihinden itibaren 5 yıl geçmekle zaman aşımına uğrar. Somut olayda davacı yan denetçi, yönetim kurulu başkan ve üyelerinin sorumluluğuna ilişkin ileri sürdüğü sebepler ile zarar ve zarardan sorumlunun öğrenme tarihleri gözetildiğinde yasa hükmünde düzenlenen zaman aşımı sürelerinin dava tarihi itibarıyla dolmadığı görülmüştür.

Öte yandan davalı ... dava dışı .... yönetim kurulu başkanı, davalı ... ... şirketin yönetim kurulu üyesi, davacılar murisi .... ise vefat tarihine kadar şirket yönetim kurulu üyesidir. Davacılar murisinin yönetim kurulu üyelik süresinin sona ermesinden önce vefat etmesi ile kalan süreye ilişkin olarak davalı ... . şirket yönetim kurulu üyesi olarak seçilmiştir.

Davacıların davalı yanın şirketi zarara uğrattığına ilişkin ileri sürdüğü iddialar murislerinin yönetim kurulu üyesi olduğu dönemi de kapsamaktadır. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile yönetim kurulu başkan ve üyelerinin dava dışı şirketten aldıkları avansları geri ödedikleri halde faizini ödememeleri nedeniyle şirketin faiz zararının doğduğu tespit edilmiştir.

Şirketten yönetim kurulu başkan ve üyeleri tarafından avans alınması başlı başına yöneticinin sorumluluğunu gerektiren eylem niteliğinde değildir. Kaldı ki yönetim kurulu başkan ve üyeleri tarafından şirketten alınan avansların tamamı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu gibi avans çekilen paralar da aynen iade edilmiştir. Şirket tarafından tahsil edilen avanslara ilişkin faiz tahsilatı yapılmadığı gibi şirket tarafından ortaklardan alınan borçlar ödenirken de herhangi bir faiz ödemesi yapılmamıştır.

Bu durumda mahkemece, salt şirketten avans alınması, alınan avansların faizsiz olarak geri ödenmesi şirket yöneticisi yönünden sorumluluk gerektiren eylem niteliğinde bulunmadığı, davacılar tarafından şirket yöneticisinin sorumluluğunu gerektiren başka bir eylemin varlığının ispatlanamadığı gözetilerek şirket yönetim kurulu başkanı ve yönetim kurulu üyeleri hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken alacağın temliki sonucu yargılama aşamasında şirket zararının giderildiği, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.

Öte yandan davalı ... .. denetim kurulu üyesidir. Davacı yan anılan davalının yönetim kurulu başkan ve üyelerinin şirketi uğrattığı zarardan haberdar olduğu halde, bu duruma sessiz kalarak zarara iştirak ettiğini ileri sürmüştür. Yukarıda açıklandığı üzere yönetim kurulu başkan ve üyelerinin şirketi zarara uğrattığından söz edilemeyeceğinden davalı denetim kurulu üyesinin de sorumluluğundan da söz edilemeyecektir.

Kaldı ki, dava tarihinden önce davacıların yönetim kurulu başkan ve üyelerinin şirketi zarara uğrattığı iddiasına ilişkin olarak denetim kuruluna yazılı veya sözlü herhangi bir başvurusu bulunduğuna ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi ve belge ibraz edilmediğinden denetim kurulu üyesinin yönetim kurulu başkan ve üyeleri tarafından şirketin uğratıldığı iddia edilen zarardan haberdar olduğu da ileri sürülemeyecektir.

Tüm bu nedenlerle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; A)1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/02/2019 gün .... sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın REDDİNE, 4-Alınması gerekli olan 59,30 TL karar ilam harcının peşin alınan 148,50 TL harçtan mahsubu ile bakiye 89,20 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, 5-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davalılar tarafından posta ve tebligat gideri olarak yapılan 96,00 TL yargılama masrafının davacılardan müteselsilen alınarak davalılara verilmesine,

7-Davalıların kendilerini vekil ile temsil ettirdikleri anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 4.080,00 vekalet ücretinin davacılardan müteselsilen alınarak davalılara verilmesine,

8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

B)1-Davalılar tarafından yatırılan 54,40 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalılara iadesine,

2-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan 50,60 TL posta ve tebligat gideri ile 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı toplamı 199,20 TL yargılama giderinin davacılardan müteselsilen alınarak davalılara verilmesine,

3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/03/2021

Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ... ... ... ... ... Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2020/806, K. 2021/325, 4 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Ankara
  4. Bölge Adliye Mahkemesi
  5. Türk Milleti Adına
  6. Karar
  7. İncelenen Dosyanın
  8. Mahkemesi : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
  9. Tarihi : 27/02/2019
  10. Dava Tarihi : 15/05/2012
  11. Karar Tarihi : 04/03/2020
  12. Gerekçeli Kararın
  13. Yazıldığı Tarih : 15/03/2020
  14. Dava
  15. Cevap
  16. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  17. İstinaf Sebepleri
  18. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/806
Karar No
2021/325
Tarih
4 Mart 2021

İlgili Kararlar

  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/807 K.2021/261
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/808 K.2021/285
  • Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/808 K.2021/301
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/808 K.2021/319
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/808 K.2021/312
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/809 K.2021/299

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.