KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2021/1846 E., 2023/1618 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2023
- Esas no
- 2021/1846
- Karar no
- 2023/1618
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/09/2021
- Numarası
- 2020/307 Esas 2021/643 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalılar
- —
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 10/07/2020
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 15/11/2023
Karar Metni
1.992 kelime·10 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı ... Limited Şirketi arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalı şirkete kredi kullandırıldığını, diğer davalıların aynı limitle sözleşmenin müteselsil kefili olduklarını, borcun ödenmemesi üzerine Ankara 54. Noterliği’nin 26/12/2019 tarih ve 57568 Yevmiye no'lu ihtarnamesi ile hesabın kat edildiğini, kat ihtarına rağmen davalılarca borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsiline yönelik olarak Ankara 9. İcra Müdürlüğü'nün 2020/3796 Esas sayılı dosyası ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların haksız itirazları üzerine takibin durdurulduğunu, bu nedenlerle haksız itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkili .... Tic. Ltd.
Şti'nin davacı bankadan genel kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandığını, ödeme emrinin müvekkili şirkete tebliğ edildiğini, borca, tüm fer'ilerine ve yetkiye itiraz edildiğini, müvekkilinin takip konusu kadar borcu bulunmadığını, müvekkilinin yasal olarak temerrüde düşürülmediğini, davacı yan her ne kadar Noter aracılığıyla ihtar çektiklerini belirtmiş ise de borcun ödenmesi için gün aşırı süre verilmesinin kötü niyet göstergesi olduğunu, işlemiş faiz ve bilhassa temerrüt faiz oranlarının oldukça fahiş olduğunu, sözleşmede temerrüt faiz oranlarının banka tarafından tek taraflı belirlendiğini,
banka tarafından tek taraflı olarak ve fahiş şekilde belirlenen faiz oranlarının öncelikle ahlaka sonra da hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı bankanın ... Şubesi ile dava dışı asıl borçlu ...
Limited Şirketi arasında 05/06/2014 tarihinde imzalanan 20.000.000,00TL limitli genel kredi sözleşmesini davalıların 20.000.000,00TL limitle müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladıkları, banka nezdinde Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi kapsamında açılan Teminat Mektubu Kredisine istinaden Türk Telekomünikasyon A.Ş.'ye hitaben verilen 26/09/2014 tarih, 33610002233 sayılı 5.640.000,00 TL bedelli teminat mektubunun muhatabın talebiyle 01/11/2019 tarihinde 5.640.000,00 TL olarak tazmin edildiği, Türk Telekomünikasyon A.Ş.
Satınalmaya hitaben verilen 26/09/2014 tarih, 33610002238 sayılı 900.000,00 TL bedelli teminat mektubu, muhatabın talebiyle 01/11/2019 tarihinde 900.000,00 TL olarak tazmin edildiği, 23/12/2019 tarihi itibariyle 228589367114 nolu Spot Kredi alacağının 663.955,39 TL, 229110980210 nolu Spot Kredi alacağının 33.157,34 TL, hesap özetinde detayı verilen diğer alacakların ise 27.575,19 TL olduğu, banka tarafıdan 23/12/2019 tarihi itibariyle toplam 7.729.038,23 TL borcun bu tarihten itibaren işleyecek faiz, fon, gider vergileri ve noter masrafı ile beraber 24 saat süre içerisinde ödenmesinin davalılara ihtar olunduğu, borcun ödenmediği,
takip tarihi itibarıyla davacı bankanın asıl borçlu şirketten 7.414.957,58 TL asıl alacak, 263.366,67TL 23/12/2019 tarihinden takip tarihine kadar işlemiş akdi faiz, 13.168,33TL faizin %5 gider vergisi, 3.069,56 TL masraf olmak üzere toplam 7.694.562,14 TL alacağı bulunduğu, sözleşmenin 13/4-e maddesinde Ankara İcra Dairelerinin yetkisinin kabul edilmiş olması, alacağın davacı bankanın ...
Şubesinin işleminden kaynaklanması, davalı kefillerin adresleri dikkate alındığında; davalı kefillerin icra dairesinin yetkisine itirazlarının yerinde olmadığı,
davalıların zamanaşımı itirazlarının yerinde olmadığı,
kefalet limiti ve temerrüt tarihlerine göre asıl borçlu şirketle birlikte borcun tamamından sorumlu oldukları, davacı bankanın, takip tarihinden tahsil tarihine kadar geçen günler için 2285********114 nolu spot krediden kaynaklanan 649.436,94 TL asıl alacak tutarına yıllık %37,50 oranında, teminat mektuplarından kaynaklanan 6.706.639,00 TL ve 2291********210 numaralı spot krediden kaynaklanan 31.306,44 TL asıl alacak tutarlarına yıllık %25,05 oranında faiz ve faizin %5 BSMVsini talep edebileceği, davalıların bu tutarlara ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne,
Ankara 9.İcra Müdürlüğünün 2020/3796 sayılı dosyasında davalıların 7.414.957,58 TL asıl alacak, 263.366,67 TL işlemiş faiz, 13.168,33 TL BSMV, 3.069,56 TL masraf olmak üzere toplam 7.694.562,14 TL alacak tutarına yapmış olduğu itirazların iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağın teminat mektuplarından kaynaklanan 6.706.639,00 TL'sine yıllık %25,05 oranında faiz ve faizin %5 BSMV'si, 2285********114 nolu spot krediden kaynaklanan 649.436,94 TL sine yıllık %37,50 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV'si, 2291********210 numaralı spot krediden kaynaklanan 31.306,44 TL'sine yıllık %25,05 oranında faiz ve faizin %5 BSMV si,
diğer alacaklardan kaynaklanan 27.575,20 TL'sine yıllık %25,05 oranında faizi ve faizin %5 BSMV'si ile birlikte davalılardan tahsili için takibin bu tutarlar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olduğundan kabul edilen 7.694.562,14 TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kısmen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
Mahkemece asıl alacağın faiz tutarının ve faiz oranının hatalı tespit edildiğini, hükme elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini, rapora karşı itiraz edildiğini, itirazlarının dikkate alınmadığını, ayrıca bilirkişi raporunda temerrüt faiz oranının hatalı tespit edildiğini, mahkemece de bu yanlış tespite göre karar verilmek suretiyle icra takip talebinde talep edilen faiz tutarından daha fazla faize hükmedildiğini,
sözleşmenin 11.maddesinde açıkça bankaya bu sözleşme koşullarında tamamen geri ödeyeceği tarihlere kadar geçecek günler için kullanmış olduğu tüm kredilere bankaca uygulanan kredi faiz oranlarında muaccelliyet tarihi itibariyle en yüksek olan kredi faiz oranına bu oranın %50 ilavesiyle bulunacak oranda temerrüt faizinin uygulanacağının kararlaştırıldığını, hesap kat ihtarnamesine konu krediler arasında en yüksek faiz oranının spot kredi için %25 olup, tüm krediler için temerrüt faizinin ise %37,50 olması gerektiğini, ayrıca itiraz edilmemekle hesap raporunun kesinleştiğini, yeniden hesap raporu alınmamasına gerek olmadığını,
bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Davalı istinaf başvuru dilekçesine karşı vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Ankara 54. Noterliği’nin 26/12/2019 tarih ve 57568 Yevmiye no'lu ihtarnamesinin incelenmesinde; ihtar edenin ... A.Ş., muhataplarının .... Şti., ..., ..., .... Ltd. Şti., .... Ltd. Şti. ve ... olup, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan teminat mektupları, spot krediler ve diğer alacaklar olmak üzere toplam 7.729.038,23 TL alacağın 24 saat içinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin .... Şti.'ne 30/12/2019 tarihinde, ...'e 28/12/2019 tarihinde, .... Ltd. Şti.'ne 30/12/2019 tarihinde .... Ltd. Şti.'ne 30/12/2019 tarihinde ...'e 30/12/2019 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Ankara 9.İcra Müdürlüğünün 2020/3796 sayılı dosyası örneğinin incelenmesinde; alacaklısının ... A.Ş., borçlularının .... Şti., ..., ..., .... Ltd. Şti., .... Ltd. Şti. ve ... olup, 7.729.038,23 TL asıl alacak, 270.548,08 TL işlemiş faiz, 13.547,40 TL BSMV, 3.069,56 TL masraf olmak üzere toplam 8.016.183,27 TL alacak tutarının tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalıların itirazı sonucu takibin durdurulduğu görülmüştür.
Bankacı bilirkişiden alınana raporda özetle; davacı banka ile davalı ... Limited Şirketi arasında 05/06/2014 tarihinde 20.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalıların aynı limitle sözleşmenin müteselsil kefili olduklarını, davalı ...
Limited Şirketi'ne teminat mektubu kredisi ile spot krediler kullandırıldığını, kullanılan kredilerin ödenmemesi üzerine hesabın 23/12/2019 tarihi itibariyle kat edildiğini, toplam 7.729.038,23 TL'nin kat ihtarında talep edildiğini, kat ihtarının ...'e 28/12/2019 tarihinde, .... Şti., .... Ltd. Şti., .... Ltd. Şti.
Ve ...'e 30/12/2019 tarihinde tebliğ edildiğini, kat ihtarında 24 saatlik süre verildiğinden tüm davalıların 01/01/2020 tarihi itibariyle temerrüte düştüğünü, ancak davacı bankanın takip tarihine kadar tüm alacak için akdi faiz talep ettiğini, taleple bağlılık ilkesi gereğince takip tarihine kadar akdi faiz yönünden hesaplama yapılması gerektiğini, sözleşmenin 11.maddesinde temerrüt faizine ilişkin düzenleme bulunduğunu, sözleşmeye göre asıl borçlu şirkete kullandırılan kredilere uygulanan en yüksek akdi faiz oranının yıllık %50 fazlası olacağının kararlaştırıldığını, en yüksek akdi faiz oranının da %25 olup,
temerrüt faizinin buna göre %37,50 olacağını, davacı bankanın icra takip tarihi itibariyle 7.414.957,58 TL asıl alacak, 263.366,67 TL 23/12/2019 tarihinden takip tarihine kadar işlemiş akdi faiz, 13.168,33 TL faizin %5 gider vergisi, 3.069,56 TL masraf olmak üzere toplam 7.694.562,14 TL alacağı bulunduğunu, hesaplamada ki farkın kat tarihine kadar ulaşılan asıl alacak miktarından kaynaklandığını, davacı bankanın asıl alacağa takip tarihinden itibaren %37,50 temerrüt faizi uygulayabileceği belirtilmiştir.
Somut olaya gelince; davacı banka ile davalı ...
Limited Şirketi arasında kredi sözleşmesi imzalandığı ve kredi kullandırıldığı, davalıların aynı limitle sözleşmenin müşterek ve müteselsil kefili oldukları, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği, kat ihtarına rağmen borcun ödenmemesi üzerine borçlu ve kefiller hakkında Ankara 9.İcra Müdürlüğünün 2020/3796 sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, davalıların takibe itirazı üzerine takibin durdurulduğu, bankacı bilirkişiden alınan gerekçeli, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere genel kredi sözleşmesinin 11.maddesinde temerrüt faizine ilişkin düzenleme yapıldığı,
yapılan düzenlemeye göre temerrüt faizinin bankaca kullandırılan kredilerden muaccelliyet tarihi itibariyle en yüksek olan kredi faiz oranının %50'si oranında temerrüt faizinin uygulanacağının kararlaştırıldığı, UYAP üzerinden yapılan kontrolde 01/01/2020 temerrüt tarihi itibariyle davacı bankanın uyguladığı en yüksek akdi faizin %24,48 olup, temerrüt faizinin %50 fazlasının %36,72 olacağı, ancak ilk derece mahkemesince 114 no'lu spot krediden kaynaklanan 649.436,94 TL yönünden %37,50 temerrüt faizi uygulanması yönünde hüküm kurulduğu,
istinafa gelen tarafın sıfatı ve aleyhe hüküm kurma yasağının gözetilmesi gerektiği, bu hale göre davacı bankanın takip tarihine kadar davalılardan akdi faiz talep ettiği, bu hale göre takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalılardan 7.414.957,58 TL asıl alacak, 263.366,67 TL 23/12/2019 tarihinden takip tarihine kadar işlemiş akdi faiz, 13.168,33 TL faizin %5 gider vergisi, 3.069,56 TL masraf olmak üzere toplam 7.694.562,14 TL alacaklı olduğu ve asıl alacağın 649.436,94 TL'lik kısmına yıllık %37,50, 6.765.520,64 TL'sine ise takip tarihinden itibaren %36,72 temerrüt faizi uygulanması gerekmekle,
açılan davanın bu tutarlar yönünden kısmen kabul kısmen reddi yerine ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2021/1846, K. 2023/1618, 15 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama