KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2021/1985 E., 2024/63 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2024
- Dosya no
- 2021/1985
- Karar no
- 2024/63
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/09/2021
- Numarası
- 2020/12 Esas 2021/535 Karar
- Davacılar
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 07/01/2020
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 17/01/2024
Karar Metni
854 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki tazminata ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı reddine yönelik olarak verilen hükme karşı taraflar vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... adına kayıtlı olmakla birlikte beş ayrı abonelik işlemine konu beş adet sabit telefon hattının davalı şirkete ait otelde iletişim amacı ile kullanıldığını, şirketteki ortaklığın giderilmesi sırasında ortaya çıkan sorunlar nedeni ile davalının adına kayıtlı olmakla birlikte davacı şirkete ait otele tahsis edilen hatların davalı tarafından kullandırılmadığını, uzun yıllardır bu hatlar kullanılarak müşteriler ile bağlantı kurulduğunu, hatları kullanamadıkları için zararları oluştuğunu iddia ederek telefon hatlarının davacılara iadesine,
her bir davacının maddi ve manevi zararları için 5.000,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, otelin zararları için 5.000,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 90.000,00 TL nin 18/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ortaklığın 31/12/2014 tarihinde sona erdiğini, bu tarihten itibaren davacıların davalıya ait telefon hatlarını kullanmaya devam ettiklerini, buna rağmen konuşma ücretleri yönünden davalının muhatap alındığını, bu durumun verdiği rahatsızlık nedeni ile hatların davalının evine taşınıp, 24/01/2020 tarihinde ise kapatma işlemi yapıldığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı şirketin işlettiği otelde ciro kaybı dolayısı ile oluşan kar kaybının sabit telefon hatlarının kullanılamamasından kaynaklandığının kabul edilemeyeceği, zararın ülkemizde ve genel olarak dünyadaki diğer gelişmelere bağlı sektörel daralmalardan kaynaklandığı, maddi ve manevi tazminat isteme koşulları gerçekleşmediği gibi, davalı adına kayıtlı iken davadan önce kapatılan hatların davacılar adına tahsisinin de mümkün olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme gerekçesinin hatalı olduğunu zira 1999 yılından bugüne kadar 20 yıldır dava konusu telefon hatlarının yurt içi ve yurt dışı acente müşterileri ile iletişim için kullanılmakta olup sözleşme gereği hatların davacılara devri gerekirken devredilmemesi nedeniyle zararın gerçekleştiğini, davacılara haber vermeden davalının telefon hatlarını kapatmasının kötüniyetli olduğunu, davalının hatları kapattığını ihbar etmesi gerektiğini, manevi zarar koşullarının gerçekleştiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; davacı ve davalı gerçek kişilerin ortağı olduğu davacı şirket tarafından işletilen otel ve diğer varlıklar ile ilgili olarak ortaklığın giderilmesi konusundaki anlaşma sonrası davalı adına kayıtlı olan ve davacı şirkete ait otelde iletişim amaçlı kullanılan telefon hatlarının davalı tarafından otelden alınması nedeni ile oluştuğu ileri sürülen maddi ve manevi zararların davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Taraflar arasında imzalanan 01/01/2015 tarihli Ortaklığın Giderilmesi Sözleşmesi, ticaret sicil kayıtları, ... A.Ş yazıları, fatura dökümleri, bilirkişi raporu vs deliller dosya arasında mevcuttur.
20/05/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 2018 ve 2019 yıllarına ait kayıtlarının incelendiği, 968.358,66 TL ciro kaybı oluştuğu, bu miktarın 149.417,74 TL sinin kar kaybı olduğu, % 30 oranında hakkaniyet indirimi yapıldığında oluşan zararın 104.592,42 TL olduğu bildirilmiştir.
Dosya kapsamından, davacı ... ile davalı ...'ın davacı ... ...
A.Ş nin ortakları olduğu, bu şirketin Alanya 'da bulunan oteli işlettiği, gerçek kişi tarafların ortaklıklarını sona erdirmek için adi yazılı şekilde sözleşme düzenledikleri, bu tasfiye aşamasında pek çok sorun ile karşılaştıkları, davaya konu ... nolu sabit telefon hattı aboneliğinin davalı ... adına kayıtlı olduğu ve telefonların Alanya'daki otelde kullanıldığı, otelde kullanılan sabit telefon hatları davalı adına kayıtlı olup, davacı şirketin sahip olduğu otelde kullanılmakta iken 18/07/2019 ve 22/07/2019 tarihlerinde Alanya'daki başka bir adrese taşındığı, dava açılmadan önce 24/01/2020 tarihinde ise hatların tamamen kapatıldığı,
davacılar her ne kadar zararlarının telefon hatlarının kullanılamamasından kaynaklandığını ileri sürmüş iseler de, davacı şirketin işlettiği otelde ciro kaybı dolayısı ile oluşan kar kaybının sabit telefon hatlarının kullanılamamasından kaynaklandığına ilişkin dosyaya delil sunulmadığı, maddi ve manevi tazminat isteme koşulları gerçekleşmediği gibi, davalı adına kayıtlı iken davadan önce kapatılan hatların davacılar adına tahsisinin de mümkün olmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasına bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2021/1985, K. 2024/63, 17 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama