İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2021/279 K.2023/1800

Taraflar arasındaki alacağa ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup…

Esas2021/279Karar2023/1800Tarih14 Aralık 2023Okuma12 dk · 2.341 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2021/279 E., 2023/1800 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi İncelenen Dosyanın Mahkemesi... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi Davacı

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
14 Aralık 2023
Dosya no
2021/279
Karar no
2023/1800
Başkan
... ...
Üye
... ...
Üye
... ...
Katip
... ...
Tarihi
15/11/2019
Numarası
2015/524 Esas 2019/913 Karar
Vekili
—
Davalı
—
Dava
Alacak
Dava tarihi
20/08/2015
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
14/12/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.341 kelime·12 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki alacağa ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı adına davalı banka tarafından 25.000 TL limitli kredi kartı düzenlendiğini, davacının kredi kartını düzenleyen ...

Şubesinde aynı zamanda vadesiz mevduat hesabının mevcut olduğunu, kredi kartına ilişkin hesap özetlerinin davacı şirkete gönderilmediğini, bu nedenle davacının harcamalarını denetleme imkanı bulamadığını, ayrıca banka çalışanları ile davacı şirket çalışanları arasında şirket kredi kartının usulsüz kullanımına olanak sağlanması yönünde yapılan anlaşma çerçevesinde davacı şirketin herhangi bir yazılı talimatı olmaksızın vadesiz hesabından kredi kartına sürekli para aktarımı yapıldığını, böylece kredi kartı harcama limitinin her zaman artıda kaldığını ve 25.000 TL’nin çok üzerinde harcama limiti sağlandığını,

bu şekilde davacının ciddi anlamda zarara uğratıldığını, usulsüz virmanlar yapıldığı için zararın artmasına neden olunduğunu, fîktif kredi kartı harcamaları yapılarak bu paranın zimmetlerine geçirildiğini, zarardan banka çalışanlarının birinci derecede sorumlu olduklarını, bankanın objektif özen borcunu yerine getirmekle yükümlü olduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL tazminatın 09.02.2015 temerrüt tarihinden itibaren TCMB'nin kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 12.11.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını kısmi davaya çevirdiğini beyan etmiş, talep sonucunu ve iddialarını değiştirmemiştir. Islah dilekçesinde özetle: ... adına, davalı ... tarafından, 25.000,00 TL limitli kredi kartı düzenlendiğini, davalının hesap özetini davacı şirkete göndermediğini, davacının kontrol etme, denetleme imkanının önemli ölçüde elinden alındığını, ...

Şubesi çalışanları ile davacı şirket çalışanları arasında şirket kredi kartının usulsüz kullanımına olanak sağlanması yönünde anlaşma yapıldığını, 0204290 nolu vadesiz hesabından kredi kartına sürekli para aktarımı yapıldığını, böylece kredi kartı harcama limitinin her zaman artıda kalmasının sağlandığını, herhangi bir yazılı talimat olmaksızın 0204290 nolu vadesiz hesaptan kredi kartına sürekli para aktarımı yapılması sonucunda, davacı şirketin zarara uğratıldığını aynı gün,

aynı işyerlerinden defalarca yüksek tutarlı işlemler yapıldığından davalı bankanın “özen yükümlülüğü” çerçevesinde bu şüpheli işlemler nedeniyle davacı şirketi araması ve uyarması gerektiği halde ihmal gösterdiğini, BK’nın 306 ve 307. maddeleri uyarınca ödünç alanın akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile birlikte iadeye mecbur olduğunu, usulsüz işlemle çekilen paraların aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olduğunu, dolandırıcılık eylemi müşteriye değil bankaya karşı gerçekleştirildiğinden mevduat sahibinin bankaya karşı alacağının aynen devam ettiğini,

bankanın hafif kusurlarından dahi sorumlu olduğunu, bankanın sorumluluğunun olağan sebep sorumluluğu olduğunu, davalı personelin usulsüz işlemlerinin bankayı sorumluluktan kurtarmayacağını beyanla şimdilik 10.000,00 TL tazminatın 09.02.2015 temerrüt tarihinden itibaren Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğini, öncelikle 09.02.2015 tarihli ihtarında zararın 280.000 TL olarak belirlenip talep edildiğini, zarann miktarı bilindiği için belirsiz alacak davası açılamayacağını ve davanın öncelikle bu nedenle reddi gerektiğini, ayrıca davanın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle de reddedilmesinin icap ettiğini, davacı şirketin sahibi ... tarafından 14 07.2011 tarihinde verilen talimat bulunduğunu, yine bu kişi tarafından 13.03.2012 tarihli talimata istinaden kredi kartı limitinin 25.000 TL’ye yükseltildiğini,

davacı şirketin hesaplarını sürekli kontrol edebileceğini, interaktif bankacılık kanalları üzerinden davacının kredi kartı harcamalarını kontrol etme imkanına sahip bulunduğunu, hesap özetinin sözleşmede beyan edilen adrese gönderildiğini, aksinin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; şirket kredi kartının kendisine tahsis edilen kişiden başkası tarafından kullanılması mümkün değil iken davacı şirket yöneticisinin kredi kartını şirket müdürüne verdiği, şirket müdürünün de şirket muhasebecisi ...'e verdiği davacı şirket yöneticisinin göstermesi gereken özeni göstermediği, sözleşmesinde yazılı bulunduğu halde kredi kartını üçüncü bir kişiye şifresini de vererek teslim ettiği, taraflar arasındaki teslim ilişkisinin hangi sebeple yapıldığı, bu teslim ile ne kadarlık bir harcamaya müsaade edildiğinin tespitinin mümkün olmadığı,

yine hesaplar arasında işlem yapmasına olanak tanınmış olan muhasebecinin usulsüz işlemlerinin davalı banka personeline yüklenmesinin de mümkün olmadığı, banka personeli tarafından yapılan bankacılık işlemlerinde bir usulsüzlük tespit edilemediği gibi ... ile davalı banka personelinin anlaşması bulunduğu, usulsüz işlemlere davalı banka personelinin iştiraki bulunduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir belgenin de bulunmadığı,

237.957,02 TL tutarındaki “kredi kartına aktarım" işleminin bankaca aktarımın yapıldığı tarihler itibariyle davacı şirketin muhasebe kayıtlarına intikal ettirildiği de nazara alındığında basit bir kontrol ile ...'in usulsüz işlemlerinin fark edilebileceği ancak davacı şirketin görev ve sorumluluğunu ihmal ettiği, neticeten davalı bankanın objektif özen yükümlülüğünü ihlal ettiği ve meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunduğuna dair dosyaya ibraz edilmiş delil mahiyetinde bilgi ve belge bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu zararın, davalı bankanın, hesap sahibinin yazılı bir talimatı olmaksızın davacı şirket hesaplarında parasal işlemler yapması nedeniyle meydana gelmiş olup, mahkemece zararın neden kaynaklandığının tespit edilemediğini, şirket muhasebecisi ... hakkında ...

1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/275 Esas sayılı dosyasında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan ve başkasına ait kredi kartının izinsiz kullanımı suretiyle hırsızlık suçundan ceza aldığını ve böylelikle muhasebeci ...'in davacıyı zarara uğrattığının ortaya çıktığını, davacı şirkete ait kredi kartı limiti 25.000 TL olmasına rağmen davacının yazılı talimatı olmaksızın vadesiz hesabından kredi kartına sürekli para aktırımı yapılarak kart limitinin aşılması engellendiğinden şirketin zarara uğradığını, para aktarımlarının talimatsız olup banka personelinin, ...'in davacının parasını zimmetine geçirmesine yardımcı olduklarını,

bankanın 1. derecede sorumlu olduklarını, bankanın para aktarımlarının talimat ile yapıldığını ispat etmesi gerektiğini, bankanın subjektif özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini, meydana gelen zarar ile uygun illiyet bağı bulunduğunu, davalının davacıya hesap ekstresi göndermemesinin zararın oluşmasında ve büyümesinde etkili olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; bankacılık mevzuatı ve adam çalıştıranın sorumluluğu çerçevesinde davacının bilgisi dahilinde olmayan kredi kartı harcamaları nedeni ile uğranılan zararın davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Taraflar arasındaki 14/07/2011 tarihli business card üyelik sözleşmesi, hesap ekstreleri, kredi kartı harcamalarına ilişkin hesap dökümleri, SGK kayıtları, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/275 Esas 2019/801 Karar sayılı kararı, davacı şirket yetkilisinin davalı bankaya hitaplı 14/07/2011 ve 13/03/2012 tarihli yazıları vs deliller dosya arasında mevcuttur.

30/10/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı şirket defterlerinin incelenmesinde kredi kartına virman işlemlerinden 237.957,02 TL tutarındaki işlemlerin muhasebe kayıtlarının mevcut olduğu, muhasebe fişlerinin 300-...

KREDİ KARTI 102- BANKALAR hesapları kullanılarak muhasebe kayıtlarının yapıldığı, 89.953.85 TL tutarındaki kredi kartı virman işlemlerinin ise muhasebe kayıtlarının olmadığı, ticari defterlerine kayıt yapılmadığı, kredi kartının şirket bilgisi haricinde özel harcamalarına kullandığı iddia edilen ... isimli kişinin muhasebe departmanında personel olduğu, genel müdürün ise ... olduğu, öğrenilen bilgiler ışığında, kredi kartı ile şirket bilgisi olmadan özel harcamalarını yapan kişinin genel müdürü tarafından kontrol edilmesi gerekir iken müdürün görevini yerine getirmediğinden dolayı ortada oluşan boşluğun art niyet ile doldurulduğu,

zararın davacı şirketin personelinin usulsüz işlemleri dolayısıyla ortaya çıktığı, davalı banka personelinin iştiraki bulunduğuna dair dosya kapsamına herhangi bir belge bulunmadığı, son ödeme tarihlerinden önceki günlerde kredi kartına para aktarılması işlemlerinin şirket yetkililerinin talimatı olmadan davalı bankanın kendi inisiyatifi ile gerçekleştirildiği iddiasının davacı şirketin muhasebe kayıtlan ile doğrulanamadığı, yerinde yapılan inceleme neticesinde 237.957,02 TL tutarındaki “kredi kartına aktarım" işleminin bankaca aktarımın yanıldığı tarihler itibariyle davacı şirketin muhasebe kayıtlarına intikal ettirildiği, bu işaretin;

davacı şirket yetkililerinin kredi kartı ekstre borcundan ve ekstre içeriği harcamalardan haberdar olduğu, kredi kartı borcuna karşılık olarak aktarılan tutarların şirket yetkililerinin bilgisi dahilinde olduğu, aktarımın yapıldığı gün itibariyle aktarılan tutarın şirket kayıtlarına intikal ettirilmesi nedeniyle kredi kartı harcama ve ödeme işlemlerinin şirket yetkililerince takip edildiği anlamına geldiği, bu kapsamda davalı banka tarafından kredi kartı hesabına yapılan aktarımların şirket yetkililerinin bilgisi ve onayı dahilinde yapıldığı sonucuna ulaşıldığı bildirilmiştir.

Dosya kapsamından, davalı banka tarafından, taraflar arasında imzalanan 14/07/2011 tarihli business card üyelik sözleşmesine istinaden davacı şirket yetkilisine kredi kartı tahsis edildiği, kredi kartı limitinin 25.000 TL olduğu, söz konusu kredi kartının davacı şirket yetkilisi tarafından şirketin muhasebecisi olan ... isimli şahsa verildiği, ... tarafından kredi kartı ile harcamalar yapıldığı, söz konusu harcamalardan kaynaklanan borçların ödenmesi amacıyla ve henüz son ödeme tarihleri olmamasına rağmen davalı bankaca davacı şirketin bankada bulunan hesabından virman işlemleri yapıldığı,

yapılan kredi kartına virman işlemlerinin 237.957,02 TL tutarındaki miktarın davacı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu, 89.953,85 TL'lik miktarın ise şirket defterlerinde kayıtlı olmadığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşmenin dava konusu kredi kartı harcamaları ve yapılan virman işlemlerinin davacının bilgisi dahilinde yapılıp yapılmadığı, bilgisi dahilinde yapılmamış ise kusurun hangi tarafta olduğu hususlarından kaynaklanmaktadır. Taraflar arasındaki 14/07/2011 tarihli Business Card üyelik sözleşmesinin 7.maddesinde; şirket kredi kartının üzerinde adı yazılı kişi dışındaki şahıslar tarafından kullanılmasının kesinlikle yasak olup, aksine davranışta bankanın sözleşmeyi tek taraflı feshedebileceği ve kartın 3.kişiler tarafından kullanılması nedeniyle oluşan her türlü zarardan da üyenin sorumlu olduğu,

12.maddesinde; üyenin, şirket kredi kartı kullanımından dolayı hesabına yapılacak tüm borç ve alacak kayıtlarının, hesap kesim tarihinde kredi kartı hesap özetine dökülerek, banka tarafından kendisine bildirileceğini, kabul ettiği, üyenin, hesap özeti son ödeme tarihine kadar eline geçmesine dahi bankanın kendisine sunduğu imkanları (bankamatik, internet vs..) kullanarak borcunu öğrenmek veya son ödeme tarihine kadar bankanın lehinde olacak şekilde yazılı olarak bankadan talep etmek zorunda olduğu, 23.maddesinde ise;

üyenin, şirket kredi kartı kullanıcılarının kart ile yapmış oldukları tüm harcamalardan, nakit çekmelerden, kartların herhangi bir nedenden dolayı 3.kişilerce kötüye kullanılmasından sorumlu olduğu, tüm itiraz ve def'ilerinden feragat ettiği ve bankanın bu nedenle doğabilecek zarar ve ziyanını karşılayacağını kabul ve taahhüt ettiği düzenlenmiştir.

Davacı şirket yetkilisi tarafından bankaya hitaplı 16/03/2012 tarihinde, dilekçe ekinde ismi belirtilen şirket personeline, şirket kredi kartı üyelik sözleşmesine uygun olarak kullanılmak üzere limitleri adlarının karşısında gösterilen şirket kredi kartlarının verilmesi için talepte bulunduğu, dilekçe ekindeki belgede kartı kullanacak şirket personelinin "..." ve kredi kartı limitinin 25.000 TL olduğu bankaya bildirildiği görülmüştür.

Bundan başka davacı şirket yetkilisinin bankaya hitaplı 14/07/2011 tarihli dilekçesinde, bankadan almış oldukları şirket kredi kartı ile yapacakları işlemlerden kaynaklanan ve hesap özetinde bildirilen toplam borç bakiyesinin son ödeme tarihinde banka nezdinde bulunan 204290 numaralı Türk Lirası hesabından bankaca tahsil edilmesini bildirdiği anlaşılmıştır.

Yukarıda açıklanan sözleşme hükümleri ve davacı şirket yetkilisinin davalı bankaya hitaplı 14/07/2011 ve 16/03/2012 tarihli dilekçe içerikleri birlikte değerlendirildiğinde, davalı banka tarafından davacı şirkete, şirket yetkilisi ... tarafından kullanılmak üzere, 25.000 TL limitli kredi kartı tahsis edildiği, kredi kartı ile yapılacak işlemlerden kaynaklanan ve hesap özetinde bildirilen toplam borç bakiyesinin son ödeme tarihinde davacının davalı banka nezdinde bulunan 204290 numaralı Türk Lirası hesabından bankaca tahsil edilmesinin kararlaştırıldığı,

davacının, şirket kredi kartı kullanımından dolayı hesabına yapılacak tüm borç ve alacak kayıtlarının, hesap kesim tarihinde kredi kartı hesap özetine dökülerek, banka tarafından kendisine bildirileceğini, kabul ettiği, üyenin, hesap özeti son ödeme tarihine kadar eline geçmesine dahi bankanın kendisine sunduğu imkanları (bankamatik, internet vs..) kullanarak borcunu öğrenmek veya son ödeme tarihine kadar bankanın lehinde olacak şekilde yazılı olarak bankadan talep etmek zorunda olduğu, kredi kartının şirket yetkilisi ... dışında 3.bir kişi tarafından kullanılmasının yasaklandığı anlaşılmıştır.

Bu durumda, davacı şirketin kayıtlarına intikal eden 237.957,02 TL tutarlı harcamalardan bilgisi bulunmadığının ileri sürülmesi hukuken mümkün bulunmadığından bu tutar yönünden davalı bankaya kusur yüklenemez.

Ancak, davacı şirket defterlerinde kayıtlı olmayan 89.953,85 TL tutarındaki kredi kartı virman işlemi nedeniyle davacının zarara uğradığı, söz konusu zararın gerçekleşmesinde şirket kredi kartının kendisine tahsis edilen kişiden başkası tarafından kullanılması mümkün değil iken davacı şirket yöneticisinin gerekli özeni göstermeyerek kredi kartını ve şifresini şirket müdürüne, şirket müdürünün de şirket muhasebecisi ...'e vermesi, kendisine hesap ekstresi gönderilmediğinde sözleşmenin 12.maddesi gereğince hesap ekstresinin bankadan talep etmemesi ve davaya konu dönemde hesaplarını kontrol etmemesi nedeniyle %75 oranında kusurlu olduğu;

davalı bankanın ise, davacı şirket yetkilisinin bankaya hitaplı 14/07/2011 tarihli dilekçesinde kredi kartından kaynaklanan ve hesap özetinde bildirilen toplam borç bakiyesinin son ödeme tarihinde banka nezdinde bulunan şirket hesabından tahsil edilmesine ilişkin açık iradesine ve talebine karşın son ödeme tarihi gelmeden ve davacıdan yazılı talimat alınmaksızın kredi kartı hesabına virman yapması nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmış, bu kusur oranları üzerinden yapılan değerlendirmede davacının,

defterlerinde kayıtlı olmayan 89.953,85 TL'nin davalının kusuruna tekabül eden 22.488,46 TL'yi davalıdan talep edebileceği anlaşılmış olmakla birlikte davacının talebinin 10.000 TL olduğu ve HMK.nun 26.maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesi gözetilerek 10.000 TL'nin -davacı tarafından davalıya hitaplı 09/02/2015 tarihli ihtarnamenin davalıya tebliğ tarihi olan 09/02/2015 tarihi ve verilen 10 günlük atıfet süresi gözetildiğinde- temerrüt tarihi olan 20/02/2015 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile,

Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/11/2019 tarih ve2015/524 Esas 2019/913 Karar

sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

2-Davanın KABULÜ ile,

10.000 TL'nin 20/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 638,10 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 170,78 TL harcının mahsubu ile bakiye 467,32 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

4-Davacı tarafça yatırılan 170,78 TL peşin harcı ile 27,70 TL başvuru harcının mahsubu ile bakiye 198,48 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafça yapılan 121,50 TL posta, 20,00 TL davetiye ve 1.200,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 1.341,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

6-Davanın kabul edilen kısmı yönünden, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından dosyada kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

B)1-Davacı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 59,30 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,

2-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile dosyanın istinafa gönderim giderinin 37,90 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 200 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/12/2023

Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi-... ... ... ... ...

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2021/279, K. 2023/1800, 14 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/279
Karar No
2023/1800
Tarih
14 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/279 K.2023/1483
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/279 K.2023/870
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/279 K.2023/1449
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/280 K.2023/915
  • İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/282 K.2023/495
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/282 K.2023/914

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.