İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2021/384 K.2023/1471

Taraflar arasındaki limited şirket ortaklığından çıkma istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması…

Esas2021/384Karar2023/1471Tarih25 Ekim 2023Okuma10 dk · 1.940 kelime

KÜNYE

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2021/384 E., 2023/1471 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Davalı

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
25 Ekim 2023
Esas no
2021/384
Karar no
2023/1471
Başkan
—
Üye
—
Üye
—
Katip
—
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
13/07/2020
Numarası
2018/101 Esas -2020/318 Karar
Davacı
—
Vekili
—
Vekili
—
Dava
Ticari Şirket Ortaklığından Çıkma
Dava tarihi
06/02/2018
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
25/11/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.940 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki limited şirket ortaklığından çıkma istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

2008 yılından bu yana iki ortaklı davalı limited şirketin müvekkilinin %36 pay oranında oranında ortağı olduğunu, şirketin her iki ortağının da davalı şirketi münferiden temsile yetkili olduklarını, 2015 yılından itibaren müvekkilinin şirketle ilişkisinin fiili olarak kesildiğini, şirketin işlerinin diğer müdür, dava dışı ... tarafından yürütüldüğünü, kendisine şirket işleri hakkında bilgi verilmediğini, adı geçen ortağın şirketi kötü yönetip içini boşalttığını, gayrimenkullerini ve araçlarını da sattığını, tüm bu işlemlerden müvekkilini haberdar etmediğini,2013 yılından beri şirketin genel kurul toplantılarının yapılmadığını,

ayrıca şirketin durumunun kötü olması nedeniyle aleyhinde icra takipleri de başlatıldığını, yine müdür ...'in müvekkilinin bilgisi ve onayı olmadan dava dışı ... AŞ' yi kurduğunu ve ortak şirketin kaynaklarının kullanarak bu yeni şirketi lehine ...

OSB'den arsa tahsisi yaptığını ve arsa üzerine fabrika binası inşa edildiğini, ayrıca şirkete ait taşınmazlardan bir tanesini de ...ve AŞ 'ye sattığını, söz konusu taşınmazların satış nedeni ve de şirkete ne kadar gelir kazandırdığını bilmediğini, diğer müdür ...'e Ankara 25. Noterliği'nden ihtarname çektiğini ve kendisine şirket hakkında bilgi verilmesini talep ettiğini, ancak söz konusu ihtarnameye cevap verilmediğin ileri sürerek ayrılma akçesi isteme hakkının saklı tutularak müvekkilinin kayıt üzerinde kalan ...

Ltd Şti'deki ortaklığının TTK'nın 638 maddesine göre haklı nedenlere dayalı olarak sona erdirilmesini, yani müvekkilinin ortaklıktan çıkmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

TTK'nın 614 maddesine göre her ortağa bilgi isteme ve bazı konularda inceleme yapma hakkının tanındığını, söz konusu hakkının engellendiğini düşünen ortakların genel kurula başvurma taleplerinin genel kurulda görüşülmemesi veya reddedilmesi halinde mahkemeye başvurma haklarının olduğunu, genel kurul toplantılarının fiilen yapılmasının zorunlu olmadığını, ortaklardan birinin gündem konusunda yapacağı öneriye diğer tüm ortakların yazılı onay vermesi suretiyle de karar alınabileceğini, davacının yönetimde söz sahibi olmasına rağmen şirkete hiç uğramadığını, şirket işlerini takip etmediğini,

üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmeyerek haklarını zamanında kullanmadığını, davacının kendi kusurundan faydalanarak şirketten çıkmayı talep edemeyeceğini, şirketin mevcut durumundan davacınında sorumlu olduğunu savunarak davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporuna ve toplanan tüm delillere göre; davalı limited şirket ortaklığından haklı nedenle çıkma istemiyle açılan davada, davacının ortağı ve münferiden temsil yetkisine sahip olduğu şirketin diğer müdürünün tüm işlemleri yürüttüğünü ve kendisine bilgi vermediğini, şirketin mal varlığını kurduğu ...AŞ ye aktardığını, şirketin kötü yönetildiğini, içinin boşaltıldığını ve borçlandırıldığını belirterek TTK nun 638.maddesi kapsamında haklı nedenlerle ortaklıktan çıkmak istemekte ise de ;

kendisininde şirketi münferiden temsile yetkili kişi olması nedeniyle gerekli bilgileri elde edebileceği gibi diğer temsilci tarafından engellenmesi halinde de TTK nın 614. ve 644.1.c maddelerinde belirlenen yetkilerini ve haklarını kullanması, yine diğer temsilcinin görevin kötüye kullandığı durumda adı geçenin bu görevinden azlini mahkemede istemesi, diğer yasal haklarını kullanması gerekirken, bu haklarını kullanmadığı ve kendisine düşen sorumluluğu yerine getirmeden bu aşamada haklı nedenlerin oluştuğu gereçesiyle ortaklıktan çıkma isteminin yasal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin %36 oranında hissedarı olan müvekkilinin 2015 yılından itibaren şirketle fiilen ilişkisinin kesildiğini, şirketin faaliyetlerinin diğer ortak ve şirket müdürü ... tarafından yerine getirildiğini, 2013 yılından itibaren şirketin hiçbir genel kurul toplantısının yapılmadığını, alınan yönetim kurulu kararlarının hiçbirisinde müvekkilinin imzasının bulunmadığını, şirketin mal varlıklarının müvekkilinin haberi olmaksızın diğer ortağın kendisine ait ...

AŞ'ye devredildiğini, bu usulsüz işlemler davalı şirketin ticari defter ve kayıtları sunulmadığı için tespit edilemediğini, davalı şirkete tebliğ olunan meşruhatlı davetiyeye rağmen şirket defterlerinin ibraz edilmediğini, bu durumda şirket ortaklığından çıkma için haklı sebebin gerçekleştiğinin kabulü gerektiğini davalı şirket defterleri incelenmeden düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilemeyeceğini, ileri sürerek açıklanan bu ve re'sen gözetilecek nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava, davacının ortağı olduğu davalı limited şirketin ortaklığından TTK'nın 638/2. Maddesi gereğince çıkmasına izin verilmesi istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.

6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Bilindiği üzere 6102 sayılı TTK'nın limited şirket ortaklığından çıkmayı düzenleyen 638. maddesinde; "(1) Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir.

(2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir." hükmüne yer verilmiştir.

Dosya kapsamından yer alan ticaret sicili kayıtlarına göre davacının %36, dava dışı diğer ortak ...'in %64 ortağı bulunduğu davalı iki ortaklı limited şirketi davacı ve davalının 28.03.2013 tarihli ve 2013/001 sayılı ortaklar kurulu kararına göre 15 yıl süreyle münferiden temsil yetkili oldukları, anlaşılmıştır.

İlk derece mahkemesince yargılama sırasında alınan ...tarafından düzenlenen 11.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda; öncelikle davacının davalı şirketin ortağı olması yanı sıra münferiden temsile / imzaya yetkili müdürü olduğu , davacı ortağın bilgi alma hakkını kullanması için TTK 614. ve 644.

1.c hükümlerinde görülen yasal yolları tüketmediği, gerektiğinde bu yönde dava açmadığından bilgi alma hakkını kullanmadığı, sadece ortağın şirkete ihtar çekmesinin bu hakkını kullanıldığı anlamına gelmediği, bu yolları tüketmeden bilgi alma hakkının engellendiği gerekçesiyle haklı nedenle çıkma hakkının doğmayacağı, yine uzun süre genel kurulun toplanmadığı iddiası yönünden;

öncelikle davacının mahkemeye başvurarak genel kurulun toplatılmasını istemesi buna rağmen sonucun olumsuz olması halinde haklı nedenin oluşabileceğini, ayrıca da davalı şirketin 20.05.2018 tarihinde genel kurulunun gerçekleştirildiğini, yine şirket ortağı ve müdürü olan ... in kurucusu olduğu rakip firma ...

AŞ' ye şirketin mal varlığını aktardığı iddiasına ilişkin yeterli delilin dosyada bulunmadığı gibi şirket gayrimenkullerinden birinin satıldığı iddiasının doğru olduğu ancak sadece bu taşınmaz değil birbirine yakın tarihlerde üç adet taşınmazın satıldığı, bu taşınmazlar üzerinde üçüncü kişiler lehine pek çok haczin bulunduğu, davalı şirketin vergi borcunun bulunduğu bu nedenle bu satışların borcu ödemek amacıyla yapılmış olabileceği, satış bedelin rayiç üzerinde belirlenip belirlenmediği vs dosya üzerindeki belgelerde tespit edilemediği belirtilmiştir.

Limited şirketler sermaye yanında şahsi ilişkilerin önem kazandığı şirketlerdir. Haklı nedenin oluşabilmesi için bu şahsi ilişki nedeni ile şirket ortakları arasında huzursuzluğun bulunması ve bu durumun çekilemez hale gelmesi gerekir. Hukuki çare üretilebilecek hususlar haklı sebeple şirketten çıkma sebebi teşkil etmez.

Somut olayda, iki ortaklı davalı limited şirketin %36 oranında hissedarı ve aynı zamanda şirketi münferiden temsile yetkili müdürü olan davacı, şirketin faaliyetlerinden bilgi verilmediğini, 2013 yılından beri genel kurul toplantısının yapılmadığını, şirket taşınmazının dava dışı diğer ortağın yetkilisi ve ortağı olduğu ...

AŞ ye aktarıldığını, şirketin gayrimenkulleri ve araçları satılarak içinin boşaltıldığını, şirket aleyhine icra takiplerinin bulunduğunu, şirkete keşide ettiği ihtarnameye rağmen şirketin işlemleri hakkında kendisine bilgi verilmediğini ileri sürerek haklı nedenle şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesini istemiştir.

Davalı şirket vekili ise davacının kendi üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, şirket işleri ile ilgilenmediğini, davacının kusurlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Uyuşmazlık, davacı ortağın davalı limited şirket ortaklığından çıkması için haklı nedenin gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.

Öncelikle davacı, davalı ortağın ve yetkili müdürün şirket faaliyetlerinden kendisini haberdar etmediğini, bilgi vermediğini ileri sürmüş, bu bağlamda davadan önce davalı şirketin faaliyetleri hakkında bilgi verilmesi için diğer müdür ...'e Ankara 25. Noterliği'nden ihtarname keşide ederek kendisine şirket hakkında bilgi verilmesini talep ettiğini, bildirmiştir.

TTK'nın 614. maddesi gereğince müdürün şirket işleri ve hesapları hakkında bilgi vermemesi halinde ortağın şirket genel kuruluna başvurması, genel kurulun karar vermemesi halinde de mahkemeden karar alması gerekir. Davacı bilgi almak için genel kurula ya da mahkemeye başvurduğu yönünde bir iddiada bulunmamış, sadece davadan önce diğer müdür ...'e ihtarname keşide etmiştir.

Ortağın bilgi almak için her seferinde genel kurula ve mahkemeye başvurmak zorunda kalması halinde bu durum şirketten çıkma talebi için haklı sebep oluşturabilir.

Ancak eldeki davada bu yönde bir iddiada bulunulmadığı gibi davalı şirketin sadece ortağı olmayıp aynı zamanda davalı limited şirketin münferiden temsile yetkili müdürü olan davacının, şirketin idaresinde kendi yükümlüğünü yerine getirmediğinden şirketin işlemleri ve faaliyetleri hakkında bilgi alamadığı kanaatine varılmıştır.

Kaldı ki davalı limited şirketin müdürü olan davacının şirketin tüm iş ve işlemleri hakkında bilgi alma ve inceleme hakkını özel olarak düzenleyen TTK'nın 644/1-c bendinde yapılan atıfla aynı Yasa'nın 392.

Maddesine göre, davacı şirket müdürünün şirketin tüm iş ve işlemleri hakkında bilgi isteyebileceği, soru sorabileceği ve inceleme yapabileceği düzenlenmiş olup aynı maddede devamla, bir üyenin istediği, herhangi bir defter, defter kaydı, sözleşme, yazışma veya belgenin yönetim kuruluna getirilmesi,

kurulca ve üyeler tarafından incelenmesi ve tartışılması ya da herhangi bir konu ile ilgili yöneticiden veya çalışandan bilgi almasının reddedilemeyeceği, reddedilmişse dördüncü fıkra hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş olup 4. Fıkra hükmünde ise başkan bir üyenin, üçüncü fıkrada öngörülen bilgi alma, soru sorma ve inceleme yapma istemini reddederse, konunun iki gün içinde yönetim kuruluna getirileceğine, kurulun toplanmaması veya bu istemi reddetmesi halinde üyenin, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine başvurabileceğine yer verilmiştir.

Ne var ki somut olayda davacı, bilgi almak ve inceleme yapmak istediği konuyu davalı limited şirketin önce ortaklar kuruluna getirip reddi halinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine başvurma yolunu izlememiştir. Şu halde kanundan doğan bu hakkını kullanmayan davacının bu yöndeki istinaf sebebi de yersizdir.

Ayrıca, davacı 2013 yılından beri davalı şirketin genel kurul toplantısının yapılmadığını da ileri sürmüştür. Davalı limited şirketin aynı zamanda yetkili müdürü olan davacının, 2013 yılından beri yapılmadığı iddia olunan davalı şirketin olağan genel kurul toplantısının yapılması için herhangi bir girişimde bulunduğunu iddia ve ispat etmemiştir. Kaldı ki dosyadaki genel kurul toplantı ve müzakere defteri örneğine göre davalı şirketin 2012 ila 2017 yılları arasındaki olağan genel kurul toplantısının yargılama sırasında 20.05.2018 tarihinde yapıldığı, davacı ortağın bu toplantıya katılmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda davalı şirketin salt genel kurul toplantısının uzun süre yapılmamış olması davacı ortağın ortaklıktan çıkması için haklı çıkma sebebi olarak görülmemiştir.

Öte yandan davacı, davalı şirketin kötü idare edildiğini, şirket aleyhine çok sayıda icra takibinin yapıldığını, dolayısıyla mali durumunun kötü olduğunu, şirket taşınmazlarının diğer müdür ...'in ortağı ve yetkilisi olduğu ...AŞ'ye satıldığını da iddia etmiştir.

Davalı şirketin mali durumunun kötü olması ve şirketin iyi yönetilmemesi vakıalarına karşı Kanun'da hukuki çareler öngörülmüş olmakla bu yollara başvurulmadan dile getirilen şirketten çıkma talebi için dayanılan hususlar haklı sebep olarak değerlendirilemez.

O halde davacı ortağın, şirketi kötü idare ettiğini iddia ettiği diğer müdür hakkında şirket müdürlüğünden azil veya taşınmazın satışının iptali için ile davalı şirket adına tapuda kayıt ve tescili için dava açmak, gibi hukuki çarelere başvurmak yerine bu şekilde açmış olduğu şirket ortaklığından çıkma davasında ileri sürdüğü söz konusu maddi vakıalar haklı neden olarak kabul edilemez.

Sonuç olarak yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin, istinaf başvuru kanun dilekçesinde yer verdikleri itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-İstinafa davacı vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun ilgili Tarifesi hükümleri gereği istinafa başvurusunda haksız çıkan davacı taraftan alınması gereken 269,85 TL istinaf maktu karar harcından başlangıçta alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 210,55 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/10/2023

Başkan - ... Üye -... Üye - ... Zabıt Katibi - ...

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2021/384, K. 2023/1471, 25 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/384
Karar No
2023/1471
Tarih
25 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2021/385 K.2023/1773
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2021/386 K.2023/1641
  • Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/387 K.2023/580
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/388 K.2023/1493
  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/388 K.2023/802
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/388 K.2023/758

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.