İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2021/594 K.2023/266

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna…

Esas2021/594Karar2023/266Tarih1 Mart 2023Okuma9 dk · 1.899 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2021/594 E., 2023/266 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Davalı

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
1 Mart 2023
Esas no
2021/594
Karar no
2023/266
Başkan
... ...
Üye
... ...
Üye
... ...
Katip
... ...
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
10/12/2020
Numarası
2020/219 Esas 2020/669 Karar
Davacı
... - T.C:... - ...
Vekili
—
Vekili
AV ...- UETS
Dava
İtirazın İptali
Dava tarihi
11/05/2020
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
01/03/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.899 kelime·9 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlu aleyhine Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/180 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan kısmi davada talep olunan maddi tazminat miktarına ek olarak talep olunan maddi tazminat miktarı yönünden yine borçlu aleyhine Gölbaşı İcra Müdürlüğü'nün 2019/440 sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ve iş bu icra takibine haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli olarak itiraz olunarak icra takibinin durdurulduğunu,

durdurulan icra takibinde talep olanan ek tazminata dayanak olan Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/180 esas sayılı dosyasındaki haklılıklarının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 2017/771 Esas 2018/500 karar sayılı ve Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2018/4008 Esas 2020/1328 karar sayılı dosyaları ile kesinlik kazandığını, kesinleşen kısmi davaya ek olarak başlattıkları icra takibinin devamı açısından da iş bu davayı açtıklarını, Gölbaşı İcra Müdürlüğü'nün 2019/440 sayılı dosyasına davalı kurum tarafından yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davacı yönetim kurulu üyeliği görevinden 18/04/2014 tarihli genel kurul toplantısının gündeminin 6. maddesi ile alındığını, dolayısıyla dava açma süresinin bu tarihten itibaren işlemeye başladığını, alacağın talep edilmeyen kısmı için dava açma hakkı zamanaşımına uğramış olup davanın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle davanın reddine,

müvekkili şirketin merkezinin Gölbaşı İlçesi bulunması sebebiyle davacı taraf ile kurulan iş ilişkisinin ve bu iş ilişkisinden kaynaklanan tüm alacak taleplerinin ve ihtilafların çözümünde yetkili ve görevli yargı yerinde HMK 8 ve 9 maddeleri göz önüne alındığında şirket merkezinin bulunduğu yerin yetkili olduğunun açık olduğunu, yetkili icra makamları ve Mahkemelerin Gölbaşı İcra makamları ve mahkemeleri olduğunu, yetki yönünden itirazlarının kabulüne, davacının davalı şirketin genel kurulunun gündem maddesi olmaksızın yönetim kurulu üyeliğinin sona erdirildiğine ilişkin iddiasının yerinde görülmediğini,

davalı şirketin genel kurul toplantı gündeminde yönetim kurulu üye seçimi yer aldığından davacının yönetim kurulu üyeliğinin sona erdirilmesinde yasal bir engel bulunmadığını, bu durumda davacının yönetim kurulu üyeliğinin sona erdirilmesinin haksızlığının da ileri sürelemeyeceğini, 18/04/2014 tarihli olağan genel kurul tutanağının davacı asil tarafından da herhangi bir şerh düşülmeksizin imzalandığını, davanın usule ilişkin itirazlarının kabulü ile reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacının görevden alındığı 18/04/2015 tarihinden sonra 2015 yılı nisan ayında... bölümünde işe başladığı SGK kayıtlarından anlaşıldığı, davalı tarafça bu dönem içinde davacının fiilen başka bir işte çalıştığına dair delil sunulmadığından SGK kayıtlarına itibar edildiği, her ne kadar tasarruf edilen miktarlar ile başka işten elde edilen gelir veya bilerek elde etmekten kaçınılan tutar konusunda tam bir ispat yoksa da, davacının yönetim kurulundan fiilen ayrılmış olması nedeniyle mutlaka tasarruf ettiği bir miktarın olduğu,

üst düzey yönetici olması sebebiyle de bu süre içerisinde başka iş veya işlerden gelir elde etmesinin mümkün bulunduğu gözetildiğinde TBK 50/2 maddesi çerçevesinde anılan kalemlerin gelirin %30'una tekabül edeceği takdir edilerek ve 26.992,60 TL'nin düşümü ile davacının sonuçta (89.975,34-26.992,60=) 62.982,74 TL tazminat isteyebileceği,

bu nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 2017/771 Esas 2018/500 karar sayılı kararı ile lehine talebi gibi hükmedilen 10.000,00' TL nin düşümü ile bakiye 52.982,74 TL yönünden itirazın iptali gerektiğinden davacının gelirin tespitinin eksik yapıldığına ilşikin iddiası ispatlanamadığından bu iddiaya itibar edilmediği,

ayrıca haksız görülen itiraza binaen davacı yararına icra inkar tazminatı da hükmedilmek suretiyle davacının davasının kısmen kabulüne, davalı borçlunun Gölbaşı İcra Müdürlüğü'nün 2019/440 Esas sayılı dosyasında 52.982,74 TL asıl alacak yönünden itirazının iptaline, bu miktar yönünden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan 10.596,54 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kısmen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 2017/771 Esas 2018/500 karar sayılı dosyasında 18/04/2014 - 22/03/2015 dönemi için ödenen yönetim kurulu üyeliği ücreti + ikramiye + temsil ödeneği miktarlarının sorularak gelen cevaba tazminat hesaplanması gerekirken hesap gereken dönemden daha önceki dönemde alınan ücretlere göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, hatta adil yargılama ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca TBK'nun 50/2.maddesi çerçevesinde %30 oranında indirim yapılmasının da yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğundan davanın tam kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kısmen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,

Alacağın zaman aşımına uğradığını, görevli mahkemenin Gölbaşı Mahkemeleri olduğunu, mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verildiğini, anonim şirketlerde genel kurulun şirket ana politikasını belirleme ve şirketin genel işleyişine ilişkin birçok konuda karar verme yetkisinin bulunduğunu, TTK'nun 364/1 fıkrasına uygun şekilde genel kurulun davacının yönetim kurulu üyeliğine son verdiğini, genel kurulun yönetim kurulu üyelerinin seçimi veya görevden alınmaları hususunda ki takdirinin mutlak olduğunu, gündeme madde konulmasıyla her zaman yönetim kurulu üyelerinin görevden alınabileceğini,

18/04/2014 tarihinde yapılan 2013 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısının 6.gündem maddesinde yönetim kurulu üye seçimi maddesinin yer aldığını, bu nedenle açılan davanın reddi yerine yazılı şekilde hüküm kurulmuş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; şirket yönetim kurulu üyeliğinden haksız olarak çıkarılma nedeniyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Davalı şirketin 20/03/2012 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında 3 yıl süre ile görev yapmak üzere yönetim kurulu üyeliklerine ..., ...'nun seçildiği,

18/04/2014 tarihli 2013 yılı davalı şirketin Olağan Genel Kurul Toplantısının incelenmesinde; gündemin 6.maddesinde yönetim kurulu üyesi seçimi bulunduğu, genel kurulca yönetim kuruluna ...'in seçildiği anlaşılmıştır.

6102 sayılı TTK'nın 364/(1).maddesinde; yönetim kurulu üyelerinin, esas sözleşmeyle atanmış olsalar dahi, gündemde ilgili bir maddenin bulunması veya gündemde madde bulunmasa bile haklı bir sebebin varlığı hâlinde, genel kurul kararıyla her zaman görevden alınabilecekleri, yönetim kurulu üyesi olan tüzel kişinin, kendi adına tescil edilmiş bulunan kişiyi her an değiştirebileceği, (2) fıkrasında ise " 334. madde hükmü ve görevden alınan üyenin tazminat hakkı saklı olduğu düzenlemesi yer almaktadır.

TTK 364/2 maddesine göre görevden alınan yönetim kurul üyesinin tazminat hakkı saklı tutulmuştur. Kanun gerekçesinde de "...ikinci fıkra 6762 sayılı Kanunun 316. Maddesinin birinci fıkrasında yer alan haksız hükmü kaldırmakta, görevden alınan üyenin tazminat hakkını saklı tutmaktadır denilmek sureti ile bu husus vurgulanmıştır.

Davalı, yönetim kurulu üyesinin haklı nedenle görevden alındığı ileri sürmemekte genel kurul gündeminde yer almasını ve uzun süre görev yapmasını görevden alınmaya gerekçe olarak belirtmektedir.

TTK 364/2 maddesindeki görevden alınan üyenin tazminat hakkı saklı tutulduğuna göre YK üyesi gündeme madde konularak görevden azil edilse bile davalı şirketin görevden alınma sebebini ve dayandığı vakıaları açıklamak ve ispat etmek sureti ile davacının tazminat isteme hakkı bulunmadığını ispatlamalıdır.

Azlin haklı bir sebebe dayanmaması durumunda şirketin azledilen üyeye tazminat ödemesi sözkonusu olabilir. Şirket ile üye arasındaki ilişkinin vekalet veya vekalet benzeyen bir ilişki olarak nitelendirilmesi neticesinde 363. Maddenin 2.fıkrasında sözü edilen tazminattan, vekalet verenin vekalet sözleşmesini uygun olmayan zamanda sona erdirmesi halinde vekilin bundan doğan zararını giderme yükümlüğünü düzenleyen TBK 512. deki tazminat anlaşılmalıdır. (Kırca-Şehirali Çelik-Manavgat, A.Ş: Hukuk Cilt 1, sayfa 460-461)

Dairemizin 2017/771 Esas 2018/500 karar sayılı ilamında, davalının bu çerçevede davacının tazminat hakkını ortadan kaldıracak bir haklı sebebi ispatlayamadığına göre tazminat ödemekle yükümlü olduğu, davacı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde sunduğu davacının çalıştığı döneme ilişkin listeler (05/01/2018 havale tarihli dilekçe ekindeki ücret tablosuna göre davacıya 6.381,23 TL ödenmesi gereken tutar olarak belirtilmiştir) ile davalı şirketten getirtilen yöneticilere ödenen ikramiyeye ilişkin belgeler getirtilerek, basit hesaplama ile sonuca ulaşılabileceğinden ek rapora gerek görülmeksizin yapılan hesaplama ile; davacının görevden aldığı 18/04/2014 ila normal görev süresinin bitim tarihi olan 21/03/2015 tarihleri arasında;

Dönem Süre Hesaplama Tutar

Nisan 2014 12gün 6.381,23/30*12= 2.552,49 TL

Mayıs-Aralık 2014 8 ay 6.381,23*8= 51.049,84 TL

Ocak-Şubat 2015 2 ay 6.381,23*2= 12.762,46 TL

Mart 2015 21 gün 6.381,23/30*21= 4.466,86 TL

Toplam 70.831,65 TL

İkramiye Temmuz 2014 6.381,23

İkramiye Ekim 2014 6.381,23

İkramiye Ocak 2015 6.381,23

Toplam 89.975,34 TL

Davacının görevden alındığı tarih ile görev süresinin olağan bitim tarihine kadar 89.975,34 TL gelirden mahrum kaldığı hesaplanmış, her ne kadar tasarruf edilen miktarlar ile başka işten elde edilen gelir veya bilerek elde etmekten kaçınılan tutar konusunda tam bir ispat yoksa da, davacının yönetim kurulundan fiilen ayrılmış olması nedeniyle mutlaka tasarruf ettiği bir miktarın olduğu,

üst düzey yönetici olması sebebiyle de bu süre içerisinde başka iş veya işlerden gelir elde etmesinin mümkün bulunduğu gözetildiğinde TBK 50/2 maddesi çerçevesinde anılan kalemlerin gelirin %30'una tekabül edeceği takdir edilmiş ve 26.992,60 TL'nun düşümü ile davacının sonuçta (89.975,34-26.992,60=) 62.982,74 TL tazminat isteyebileceği kabul edilmiştir.

Bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve HMK 26. maddesi gereğince taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, söz konusu kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2018/4008 Esas 2020/1328 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir.

Dairemizin kesinleşen 2017/771 Esas 2018/500 karar sayılı ilamı kapsamında davacı yanın toplam talep edebileceği tazminat miktarının 62.982,74 TL olarak tespit edilmiş olup, ancak taleple bağlılık gereği talep edilen 10.000,00 TL yönünden hüküm kurulmakla, kesin delil niteliğindeki ilk kararımız doğrultusuna kalan kısım olan 52.982,74 TL yönünden davacının davalı yandan alacaklı olduğu anlaşılmakla açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygundur.

Öte yandan, eldeki davanın şirket yönetim kurulu üyeliğinden haksız olarak çıkarılma nedeniyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali davası olup, yönetim kurulu üyeliğinden kaynaklı alacağın zaman aşımı süresinin 5 yıl olduğu, davacı yanca da 5 yıllık zaman aşımı süresinde takip yapıldığından davalı yanın zaman aşımına yönelik istinaf başvurusu yerinde değildir.

Diğer yandan, HSK'nın 26/03/2014 tarih 141 Karar sayılı kararı ile Ankara ticaret mahkemesinin Ankara merkez, Akyurt, Bala, Çubuk, Elmadağ, Gölbaşı ve Kalecik ilçelerindeki görev alanına giren iş ve davalara bakmasına karar verilmiştir. Bir başka anlatımla Gölbaşı İlçesindeki ticaret mahkemesinin görev alanına giren iş ve davalar Ankara Ticaret Mahkemesinde görüleceğinden eldeki davanın da şirket yönetim kurulu üyesinin haksız azlinden kaynaklı tazminat istemine ilişkin olması nedeniyle asliye ticaret mahkemesinin görevli olmasından ötürü davalı yanın buna yönelik istinaf başvurusuna da itibar edilmemiştir.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabul kısmen reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2-Davacıdan alınması gerekli olan 179,90 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 120,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Davalıdan alınması gerekli olan 3.619,25 TL harçtan peşin alınan 904,82 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.714,43 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.01/03/2023

Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2021/594, K. 2023/266, 1 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/594
Karar No
2023/266
Tarih
1 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/595 K.2023/225
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/595 K.2023/54
  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/596 K.2023/90
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/596 K.2023/163
  • Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/596 K.2023/122
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/596 K.2023/121

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.