KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2022/1073 E., 2024/1285 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Esas no
- 2022/1073
- Karar no
- 2024/1285
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA ASLİYE 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/04/2022
- Numarası
- 2021/629 Esas 2022/333 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 23/10/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 28/11/2024
Karar Metni
1.626 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalının süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile davacı banka arasında akdedilen kredi sözleşmesi gereğince davalıya 1257-7844611 numaralı ticari kredi kullandırıldığını, söz konusu kredinin kullanımından kaynaklanan borcun süresinde ödenmemesi nedeniyle davalıya ihtarname gönderildiğini, borçlu aleyhine Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün 2021/12513 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının 08/10/2021 tarihinde borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu bildirerek, davalı aleyhinde tensiben ihtiyati haciz kararı verilmesini, davalının itirazının iptalini ve takibin devamına hükmedilmesini, davalı aleyhinde %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafça usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen davaya cevap verilmediği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı banka genel kredi sözleşmesi uyarınca davalıya ticari kredi kullandırdığını, borcun ödenmemesi nedeniyle davacı banka davalı hakkında icra takibi yapmakta haklı olduğunu, davacı bankanın sözleşmede belirtilen akdi faiz oranının (yüzde 14,76) yüzde 50 fazlası üzerinden (yüzde 22,14) temerrüt faizi talep edebileceği, tespit olunan kat tarihi, temerrüt tarihi, akdi faiz oranı, temerrüt faiz oranı dikkate alınarak hazırlanan, taraflarca itiraz edilmeyen, yargısal denetime elverişli ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre taleple bağlılık ilkesi uyarınca davacının davalıdan 15.170,16 TL asıl alacak,
856,36TL işlemiş faiz ve 42,82TL BSMV olmak üzere toplam 16.069,34 TL talep edebileceği, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazının iptalinin gerektiği, takibin belirtilen bu değerler üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek yüzde 22,14 oranında temerrüt faiz oranı uygulanarak devam edileceği, davalı takibe haksız olarak itiraz ettiğinden ve alacak tutarı likit olarak değerlendirildiğinden kabul edilen miktar dikkate alınarak asıl alacağın takdiren yüzde 20'si üzerinden icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edileceği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; ödemelerindeki kısmi aksatmaların pandemiden dolayı istem dışı olduğunu, yasal mevzuat sürecinden önce banka tarafından alacak takip sistemine aktarıldığını, banka şubesine gitmesine ve BDDK'ya bildirmesine rağmen bankanın ödeme kabul etmediğini, kendisini avukata yönlendirdiğini, istedikleri tutarın yüksek olduğunu banka müdürü ve avukat ile paylaştığını, talep edilen tutarın asıl borcundan yüksek olduğunu bildirmesine rağmen yasal mevzuata göre avukata aktararak kendisini mağdur etmelerinin doğru olmadığını, mahkemeden talebi doğrultusunda dosyanın bilirkişiye gittiğini,
talep edilen tutarın altında bir borcunun olduğunun bilirkişi tarafından da tespit edildiğini, haklılığının ispatlandığını, talep edilen tutar nedeniyle maddi ve manevi sıkıntılar yaşadığını, bu nedenle mahkeme giderlerinin karşı taraftan talep edilmesi gerektiğini, araçları, taşınmazları ve hesaplarında yer alan tedbirin kaldırılması gerektiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Davacı banka istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının istinaf başvurusunun reddi ile ilk derece mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; ticari nitelikteki krediden kaynaklanan alacak nedeniyle başlatılan icra takibine yönelik olarak 2004 sayılı İİK'nın 67.maddesine göre açılmış itirazın iptali istemlidir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün 2021/12513 ayılı icra takip dosyası incelendiğinde; davacı banka tarafından davalı ... aleyhine 1257-7844611 numaralı taksitli kredi alacağına dayanılarak 15.170,16 TL asıl alacak ve fer'ileri olmak üzere toplam 16.069,34 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalıya 06/10/2021 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, dosyamız davalısı ...'in 08/10/2021 tarihinde asıl borca ve ferilerine itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Yargılama kapsamında bankacı bilirkişiden alınan 11/03/2022 tarihli rapordan özetle; davalı ... ile davacı ... Bankası A.Ş. arasında 23/12/2019 tarihinde imzalanan
Destek Kredisi Sözleşmesi kapsamında davalı borçluya 22.000,00 TL tutarında 36 ay vadeli, aylık %1,23 (yıllık %14,76) akdi
faiz oranından eşit taksit ödemeli ticari kredi kullandırıldığı, kredinin taksit tutarlarının 768,01 TL
olduğu, kredi taksit ödemelerinin 23/01/2020 tarihinde başladığı, kredinin en son 23/01/2021 tarihli (3.)taksitinin ödendiği, 23/02/2021 tarihli 14.taksitinin faizine 13,06 TL, BSMV’sine 0,66 TL kısmi
tahsilat yapıldığı, (14)-(20) taksit ödemelerinin yapılmadığı, davacı banka tarafından kullandırılan kredi taksitlerinin süresinde ödenmemesi nedeni ile davalıya 27/08/2021 tarihinde keşide edilen ihtarname ile hesapların kat edildiği, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine 30/09/2021 tarihinde borçlu aleyhine Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün 2021/12513 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, 30/09/2021 takip tarihi itibariyle davacı bankanın 1257-7844611 numaralı taksitli krediden kaynaklanan toplam alacağının.
15.198,28 TL asıl alacak, 1.913,81 TL işlemiş faiz, 95.69 TL BSMV, olmak üzere toplam 17.207,78 TL olarak hesap edildiği, taleple bağlılık ilkesi gereğince. 30/09/2021 takip tarihi itibariyle davacı bankanın toplam alacağının. 15.170,16 TL asıl alacak, 856,36 TL işlemiş faiz 42,82 TL BSMV olmak üzere toplam 16.069,34 TL olduğu hususlarının tespit edildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı, istinaf nedenleri ve yasal mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; davacı banka tarafından, davalısı aleyhine, taksitli ticari krediden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla 30/09/2021 tarihinde ilamsız icra takibi yapıldığı, dosyamız davalısı ...'in 08/10/2021 tarihinde borca ve tüm ferilerine itiraz ettiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça İİK'nun 67.maddesi uyarınca davanın yasal süresinde 23/10/2021 tarihinde itirazın iptali talebi ile eldeki davanın açıldığı, davalı tarafça süresinde cevap lahiyasının dosyaya sunulmadığı, davacı banka ile davalı
arasında 23/12/2019 tarihinde imzalanan
Destek Kredisi Sözleşmesi kapsamında davalı borçluya 1257 – 7844611 nolu 22.000,00 TL tutarında
taksitli ticari kredi kullandırıldığı, davalı borçluya kullandırılan ticari krediden kaynaklı borçların ödenmemesi üzerine davacının kredi hesaplarını kat ederek davalıya ihtarname keşide ettiği, ihtara rağmen davacıya ödeme yapılmaması üzerine takibe girişildiği hususlarında dosyamız kapsamında uyuşmazlık bulunmadığı, dosyamız kapsamındaki halli gereken uyuşmazlığın, davalı borçlunun takip tarihi itibariyle davacı bankaya borçlu olup olmadığının, borçlu ise borç miktarının belirlenmesine ilişkin olduğu görülmüştür.
Bu bağlamda somut olay irdelendiğinde; davalı ... ile davacı ... Bankası A.Ş. arasında 23/12/2019 tarihinde imzalanan
Destek Kredisi Sözleşmesi kapsamında davalı borçluya 22.000,00 TL tutarında 36 ay vadeli, aylık %1,23 (yıllık %14,76) akdi
faiz oranından eşit taksit ödemeli ticari kredi kullandırıldığı, kredinin taksit tutarlarının 768,01 TL
olduğu, kredi taksit ödemelerinin 23/01/2020 tarihinde başladığı, kredinin en son 23/01/2021 tarihli (3.) taksitinin ödendiği, 23/02/2021 tarihli 14.taksitinin faizine 13,06 TL, BSMV’sine 0,66 TL kısmi
tahsilat yapıldığı , (14)-(20) taksit ödemelerinin yapılmadığı, davacı banka tarafından davalı aleyhine 27/08/2021 tarihli ihtarname keşide edildiği ve atıfet süresinin 24 saat olarak belirlendiği, ihtarnamenin davalının sözleşmede yazılı adresine 31/08/2021 tarihide bila iade tebliğ edildiği, bu durumda İİK'nun 68/(b) maddesi uyarınca ihtarnamenin davalı borçluya tebliğ edilmiş sayılacağı, taraflar arasında akdedilen Destek Kredisi Sözleşmesinin 3.3. Temerrüt ve Hukuki Sonuçları
maddesinde; ” Müşterinin taksitlerden birisini vadesinde ödemeyerek veya Sözleşme ve eklerinden
doğan borçlarından herhangi birisini vadesinde ödemeyerek temerrüde düşmesi halinde; temerrüdün doğduğu tarihten itibaren fiili ödemeyi gerçekleştirdiği güne kadar geçecek günler için, temerrüt
tarihinde T.C. Merkez Bankasına Bankamızca bildirilmiş olan en yüksek kredi faiz oranının %50 fazlası
olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizi ödenecektir.” denildiği,
bilirkişi tarafından davacı bankadan kredi hesap kat tarihi itibariyle bankanın kredilere fiili olarak uyguladığı
kredi faiz oranları listesinin talep edilmesine rağmen davacı banka tarafından kredi faiz
oranları listesinin dosyaya sunulmadığı , taraflar arasında akdedilen Sözleşme’nin 3.3. Temerrüt ve Hukuki Sonuçları maddesi uyarınca
bankaca nakdi ticari kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranı belirlenemediğinden, bankacı bilirkişi tarafından dava konusu
kredinin akdi faiz oranı %14,76 nın %50 fazlası olan %22,14 temerrüt faiz oranı üzerinden temerrüt
faizi hesaplaması yapıldığı , bu doğrultuda davacı bankanın takip tarihi itibariyle davalı borçludan
15.198,28 TL asıl alacak, 1.913,81 TL işlemiş faiz , 95,69 TL BSMV olmak üzere toplam 17.207,78 TL alacaklı olduğunun belirlendiği, bu durumda Mahkemece HMK'nun 26 maddesi uyarınca icra takibindeki talep ile bağlı kalınarak , denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu esas alınarak itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesinin ve yine alacaklı davacının talepte bulunduğu, geçerli bir icra takibi ve ödeme emrine süresinde yapılmış bir itiraz olduğu, itirazın iptali davasının İİK'nun 67/1 . maddesi uyarınca süresinde açıldığı,
davalının itirazında haksız ve alacağın belirlenebilir olduğu (borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek konumda bulunması nedeniyle alacağın likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile) anlaşıldığından; davalının itirazında haksız çıktığı miktar üzerinden İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davacı alacaklı yararına ,%20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davalı borçlunun bu yöndeki istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yine davalı tarafça her ne kadar Mahkemece aleyhine yargılama gideri hükmedilmemesi gerektiği ve araçları, taşınmazları ve hesaplarında yer alan tedbirin kaldırılması gerektiği yönündeki istinaf itirazları değerlendirildiğinde.
6100 sayılı HMK'nun 326 maddesi uyarınca, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, Mahkemece de davalı aleyhine olacak şekilde davacının davasının kabulüne karar verildiği, ayrıca 6100 sayılı HMK'nun 323 maddesi uyarınca, vekalet ücretin de yargılama giderleri kapsamında sayıldığı dikkate alındığınca , Mahkemece davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davalı aleyhine vekalet ücreti hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğundan davalı borçlunun bu yöndeki istinaf itirazlarının da reddine, yine davalı tarafça araçları,
taşınmazları ve hesaplarında yer alan tedbirin kaldırılması gerektiği bildirilmiş ise Mahkemece davalı tarafın araçları, taşınmazları ve hesaplarına konulmuş bir tedbir bulunmadığın Dairemizce bu konuda inceleme yapılmasına yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/1073, K. 2024/1285, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama