KÜNYE
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/1162 E., 2025/427 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2025
- Esas no
- 2022/1162
- Karar no
- 2025/427
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/11/2019 (Karar) - 06/06/2022 (Ek Karar
- Numarası
- 2018/827 Esas 2019/1140 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/11/2018
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 23/05/2025
Karar Metni
2.321 kelime·12 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine yönelik ek karara karşı davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini, takip tarihinden sonra 06/06/2018-29/06/2018 tarih aralığında toplam 240.537,27 TL ödeme yapıldığını, yapılan bu tahsilatların TBK'nun 100. maddesi gereğince mahsup edilmek suretiyle takip dosya hesabında dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğini belirterek itirazın iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibinin bu aşamada kefile yöneltilemeyeceğini, hesap kat ihtarnamesine karşı gönderilen cevabi ihtarnamede talep edilen bilgi ve belgelerin taraflarına verilmediğini, borcun muaccel hale gelmediğini, fon tarafından yapılan ödemenin davacı banka tarafından aynı takip dosyasında takip edilmesinin mümkün olmadığını, kefaletin geçerlilik koşullarının oluşmadığını, kefilin imzalamadığı sözleşmelerden doğan borçtan sorumlu tutulamayacağını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı ile KGF arasında imzalanan protokol kapsamında davacının KGF adına tahsil edilmek üzere takip işlemlerini devam ettirmesinin mümkün olduğu, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporuyla davacının takip tarihi itibarıyla talep edebileceği alacak miktarının hesaplandığı,
alacağın likit bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin icra takibinde 1.841.633,19 TL asıl alacak, 11.741,04 TL işlemiş faiz, 587,05 TL faizin %5 gider vergisi, 2.457,23 TL masraf, 71.340 TL depo edilmesi talep edilen gayri nakdi alacak tutarı toplamından 640.000,00 TL ipotek limiti düştükten sonra 1.216.418,51 TL'ye yönelik itirazın iptali ile takibin 987.085,92 TL kısmı yönünden yıllık %58.,0, 229.332,59 TL'lik kısım yönünden %28,08 oranında işleyecek temerrüt faizi, faizin %5 gider vergisi ile 71.340,00 TL gayri nakti alacağın depo edilmesine yönelik itirazın iptali ile takibin devamına,
davalı ... yönünden davalının icra takibinde 1.829.184,76 TL asıl alacak, 11.661,68 TL işlemiş faiz 583,08 TL faizin %5 gider vergisi, 2.457,23 TL masraf toplamı 1.843.886,76 TL yönünden takibe yaptığı itirazın iptali ile 1.612.300,60 TL'lik kısmı %58,50 oranında, 229.332,59 TL'lik kısma %28,08 faiz oranı ile ve faizin %5 gider vergisi ile takibin devamına, alacağın %20'si oranında hesaplanan 368.777,35 TL icra inkar tazminatının (davalı ... yönünden 257.569,70 TL'lik kısım ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Mahkemece 06/06/2022 tarihli ek karar ile, dosyanın Dairemiz geri çevirme kararı ile birlikte değerlendirildiğinde davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 344. maddesi atfı ile 346. maddesi gereğince reddine hükmedilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; temerrüt faizi ve oranının hatalı tespit edildiğini, icra takibinde talep edilen faiz tutarı ve faiz oranının sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, yapılan hesaplamada ipotek limiti mahsup edildikten sonra kalan tutarın asıl alacak kabul edilerek bu tutar üzerinden faiz işletilmesinin de usul ve yasaya aykırı bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili karara yönelik istinaf dilekçesinde özetle; borcun muaccel hale gelmediğini, buna ilişkin itirazlarının mahkemece değerlendirilmediğini, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan mevcut takip semeresiz kalmadıkça kefilden borcun ifasının talep edilemeyeceğini, buna yönelik itirazlarının mahkemece incelenmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı değerlendirme içerdiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili ek karara yönelik istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin mahkemece hesaplanan nispi istinaf karar harcını karşılayacak ekonomik güçleri bulunmadığını, istinaf harcını yatırmamaları üzerine haklı istinaf başvurularının reddine karar verildiğini, ek kararın Anayasa ve uluslararası sözleşmelerin tanıdığı hak arama hürriyetini kısıtladığını, adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini, dosyaya sunulan yeminli mali müşavir raporu ile müvekkilleri aleyhine başlatılan icra takiplerine ve şirket yetkilisi hakkında açılan karşılıksız çek davalarına ilişkin listelerden müvekkillerinin menkul mallarının rehinli olduğu,
taşınmazları üzerinde ipotek ve hacizler bulunduğu, bu nedenle ödeme güçlüğü içinde olduğunun açıkça anlaşıldığını, ek kararın kaldırılması gerektiğini, karara karşı istinaf itirazlarını aynen ileri sürdüklerini belirterek ek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nun 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davalılar vekili tarafından istinaf başvuru dilekçesinde adli yardım talep edilerek istinaf başvuru dilekçesi ile birlikte nispi istinaf karar harcı ile istinaf kanun yoluna başvurma harcı yatırılmamıştır. Adli yardım talebi Dairemizin 10/06/2020 tarih 2020/454 Esas sayılı ara kararı ile HMK'nun 334. maddesi gereği reddedilmiştir.
Davalılar vekili tarafından Dairemiz ret kararına yapılan itiraz Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 2020/5 D.İş Esas 2020/5 Karar sayılı kararı ile reddedilmek suretiyle adli yardım talebinin reddi kararı kesinleşmiştir.
Bunun üzerine Dairemizce 6100 sayılı HMK'nun 344. maddesi gereğince istinaf kanun yoluna başvuru esnasında alınması gerekli olan 31.488,98 TL nispi istinaf karar harcı ile 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının ikmali için gereği yapılmak üzere ilk derece mahkemesine müzekkere yazılmış, anılan müzekkere üzerine işlem muhtırası davalılar vekiline 22/11/2020 tarihinde tebliğ edilmiş, ancak verilen bir haftalık kesin sürede muhtıra ile bildirilen nispi istinaf karar harcı ile istinaf kanun yoluna başvurma harcı yatırılmamıştır.
Bunun üzerine Dairemizin 14/04/2022 tarih 2020/454 Esas 2022/480 Karar sayılı kararı ile davalılar vekilinin adli yardım talebinin reddedilmiş olması ve süresi içerisinde harç yatırılmadığından HMK'nın 346/1. maddesi gereğince gerekli kararın verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir
Dairemizin anılan kararı üzerine ilk derece mahkemesince bu kez davalılar vekilinin verilen kesin süreyi içerir işlem muhtırasının usulüne uygun tebliğine rağmen kesin süre içerisinde eksik istinaf harçlarını ikmal etmediğine dair Dairemiz karar gerekçesi gözetilerek davalılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair ek karar verilmiştir. Ek karara karşı davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Ek karara karşı davalılar vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, davalılar vekilinin istinaf başvurusunda yer alan adli yardım talebinin Dairemiz ara kararı ile reddi üzerine HMK'nun 337. maddesi gereği yapılan itiraz Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nce reddi üzerine adli yardım talebinin reddi kararı kesinleşmiştir.
Anılan ara kararın kesinleşmesinden sonra Dairemizce yazılan müzekkere üzerine davalılar vekilinin eksik nispi istinaf karar harcı ile istinaf kanun yoluna başvurma harcının yatırılması için davalılar vekiline usulüne uygun muhtıra mahkemece çıkarılmış, muhtıra davalılar vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen muhtırada verilen kesin süre içerisinde eksik harçlar ikmal edilmemiştir.
Bu durumda, davalılar vekiline usulüne uygun olarak tebliğ olunan muhtıra ile bildirilen istinaf başvuru ve nispi istinaf karar harcının muhtıra ile bildirilen 1 haftalık kesin sürede yatırılmaması üzerine mahkemece davalılar vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair ek kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalılar vekilinin ek karara karşı istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin karara yönelik istinaf başvurusu karşısında dosyanın incelenmesine gelindiğinde;
Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2018/7635 sayılı icra takip dosyası sureti, Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2018/7057 sayılı icra takip dosyası, genel kredi sözleşmeleri, hesap kat ihtarı, ipotek resmi senedi, davalı şirket banka hesap ekstreleri, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi suretleri, TCMB müzekkere cevabı, kefalete ilişkin ek protokol, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 16/07/2019 tarihli rapor dosya içerisinde yer almaktadır.
Dava konusu Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2018/7635 sayılı icra takip dosyası ile, davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine toplam 1.287.848,52 TL nakit alacağın davalı şirketten, toplam 1.843.886,76 TL nakit alacağın davalı ...'den tahsili, 71.340,00 TL gayri nakit alacağın davalı ... tarafından depo edilmesi istemi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalılara 22/06/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalıların 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde 29/06/2018 tarihinde takibe konu borca itiraz ettiği, işbu itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin alacaklı yana tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 20/11/2018 tarihinde açıldığı dosya içeriği ile sabittir.
Dava konusu icra takip dayanağı olan genel kredi sözleşmelerinin davacı banka ile davalı şirket arasında akdedildiği, 15/12/2017 tarihli sözleşmenin 5.000.000,00 TL limitli, 12/04/2012 tarihli sözleşmenin 10.000.000,00 TL limitli, 15/01/2013 tarihli sözleşmenin 15.000.000,00 TL limitli, 07/05/2010 tarihli sözleşmenin 750.000,00 TL limitli olduğu, anılan sözleşmelerde diğer davalının sözleşme limitleri ile müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının yer aldığı görülmüştür.
Kefalete ilişkin ek protokolün 10/09/2015 tarihinde davacı ile davalı ... arasında 15.000.000,00 TL limit ile akdedildiği, davalı şirketin 15/01/2013 tarihli genel kredi sözleşmesinden doğmuş ve doğacak borçlara ilişkin müteselsil kefil olunduğunun belirtildiği, kefalete ilişkin eş muvafakatinin alındığı, kefaletin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan BK'nun 583 vd. maddelerindeki şekil koşullarına uygun bulunduğu görülmüştür.
İpotek resmi senedinden dava dışı ...'in taşınmazları üzerinde davalı şirketin doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere 10/08/2016 tarihinde 390.000,00 TL limit ile, 07/09/2010 tarihinde 250.000,00 TL limit ile davacı banka lehine üst sınır ipoteği tesis edildiği görülmüştür.
Davacı tarafından davalı asıl borçlu şirketin kredi hesabı kat edilerek davalılar ve dava dışı ipotek malikine gönderilen 22/05/2018 tarihli hesap kat ihtarnamesi ile, 1.616.595,97 TL nakit alacağın ödenmesi, 74.749,86 TL teminat mektubundan kaynaklanan, 71.340,00 TL çekten kaynaklanan, 275.000,00 TL teminat mektubundan kaynaklanan gayri nakit alacağın depo edilmesi ihtar edilmiştir. Anılan ihtarname ile davalılara ve dava dışı ipotek malikine 24 saat atıfet süresi tanınmış, ihtarname davalılara 24/05/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2018/7057 sayılı icra takip dosyasıyla, davacı alacaklı banka tarafından borçlu davalı şirket ve ipotek maliki ... aleyhine toplam 640.000,00 TL alacağın tahsili talebiyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
Yargılama aşamasında alınan ve banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan inceleme ile hazırlanan bilirkişi raporunda, davalıların 28/05/2018 tarihinde temerrüte düştüğü, temerrüt tarihinde fiilen uygulanan faizin %45, temerrüt faizinin ise sözleşme hükmü ile %30 ilave edilmek suretiyle tespit edilen %58,50 oranı olacağı, takip tarihi itibarıyla anılan oran uygulandığında krediler nedeniyle davacının davalılardan, takip tarihine kadar yapılan tahsilat mahsup edildiğinde toplam alacağının 1.650.870,21 TL olacağı, takip talebinde yer alan %62,40 oranı uygulandığında takip tarihinde toplam alacağın 1.654.937,08 TL olduğu, kredi kartı nedeniyle ise, takip tarihi itibarıyla toplam alacağın 233.408,10 TL olduğu, davacının 71.340,00 TL gayri nakdi alacağı bulunduğu tespit edilmiştir.
Davacı yan genel kredi sözleşmelerinden kaynaklı alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalıların itirazının haksız olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise borcun muaccel hale gelmediğini, kefaletinin geçerli olmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında genel kredi sözleşmeleri ile kefalete ilişkin ek protokol imzalandığı, kredi borcunun ödenmediği iddiası ile davacı banka tarafından davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı, alacak var ise miktarı, davalıların icra takibine itirazlarının haksız olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davacı vekilinin istinaf itirazları kamu düzenine aykırılık yönünden incelendiğinde, hükmün kapsamı başlıklı HMK'nun 297/2 maddesi; "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." hükmünü içermektedir.
Dava konusu Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2018/7635 sayılı icra takip dosyasında davacı alacaklı banka davalı borçlu ...'den takip talebinde yer alan nakit alacağın tahsilinin yanı sıra gayri nakit alacağın da depo edilmesini talep etmiştir. Anılan davalı ödeme emrinin tebliği üzerine talep edilen borcun tamamına itiraz etmiştir. Davacı tarafından da anılan davacının itirazının iptali talebiyle işbu dava açılmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilerek davalı ... yönünden davalının toplam 1.843.886,76 TL yönünden takibe itirazının iptali ile takibin devamına, davacı vekilinin faiz oranına ilişkin fer'i nitelikteki talebinin reddine hükmedildiği halde, davacı yanın gayri nakit alacağın depo edilmesi talebiyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmamıştır. Bu durum ise, HMK'nun 297/2. maddesi kapsamında infazda tereddüt yaratacak nitelikte olup, kamu düzenine aykırılık teşkil eden bu husus re'sen gözetilmiştir.
Öte yandan, dava dilekçesinde icra takip tarihinden sonra toplam 240.537,27 TL ödeme yapıldığı belirtilerek bu miktarın nakit alacaktan mahsup edilmek suretiyle harca esas değer gösterilmiştir. Mahkemece ise, dava tarihinden önce, takip tarihinden sonra 240.537,27 TL'nin ödendiği bildirilerek dava dilekçesinde nakit alacaktan mahsup edilmek suretiyle harca esas değerin gösterildiği gözetilmeden nakit alacaktan mahsup edilen 240.537,27 TL ödeme gözetilmeden hüküm kurulması HMK'nun 26. maddesi uyarınca talep aşımı niteliğinde olup, kamu düzenine aykırılık teşkil eden bu husus da Dairemizce re'sen gözetilmiştir.
Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile davacının takip tarihi itibarıyla davalılardan alacaklı olduğu miktar, ticari krediye ilişkin %58,50 temerrüt faiz oranı uygulandığında toplam 1.650.870,21 TL nakit alacak, %62,40 temerrüt faiz oranı uygulandığında ise toplam 1.654.937,08 TL nakit alacak, kredi kartı nedeniyle ise takip tarihi itibarıyla toplam 233.408,10 TL alacak bulunduğu, ayrıca 71.340,00 TL gayri nakit alacak bulunduğu şeklinde hesaplanmıştır.
Mahkemece bilirkişi raporunun hükme esas alındığı belirtildiği halde raporda tespit edilen miktarların üzerinde bir miktar ile hüküm kurulmuştur. Bu durum ise, gerekçe hüküm çelişkisinin oluşmasına sebebiyet verdiğinden kamu düzenine aykırılık teşkil eden bu husus re'sen gözetilmiştir.
Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a.4, 355. maddeleri gereğince kamu düzenine aykırılık gözetilerek kaldırılmasına, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve taktiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/1162, K. 2025/427, 25 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama