İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1199 K.2024/1463

Taraflar arasındaki menfi tespit istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği…

Esas2022/1199Karar2024/1463Tarih19 Aralık 2024Okuma17 dk · 3.468 kelime

KÜNYE

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/1199 E., 2024/1463 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Davacı Davalı

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
19 Aralık 2024
Esas no
2022/1199
Karar no
2024/1463
Başkan
... ...
Üye
... ...
Üye
... ...
Katip
... ...
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
07/04/2022
Numarası
2021/76 Esas 2022/292 Karar
Vekili
—
Vekili
—
Dava
Menfi Tespit
Dava tarihi
03/02/2021
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
17/01/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.468 kelime·17 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili, müvekkili şirketin dava dışı müdürü, davalı ve davalının avukatı ile temsil edilen takip dayanağı olarak gösterilen sözleşmede adı geçen ... Tarım A.Ş. isimli şirketten kesinleşmiş icra takipleri ile alacaklı olduklarını, müvekkilinin ve şirket müdürünün davalıdan ve diğer alacaklılardan önce takip başlattığını, borçlu ... Tarım A.Ş.'nin borçlusu üçüncü kişiye tebligat yaptırdığını, haciz tatbik edildiğini, ...

Tarım A.Ş.'nin üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarını haczettirdiğini, müvekkilinin tahsil edilmiş 1.562.062,00 TL alacağının mesnetsiz sıra cetveline itiraz davaları sonuçlanır sonuçlanmaz icra dosyasına aktarılmak üzere olduğunu, davalının ve aynı vekille temsil edilen diğer alacaklıların bu paranın müvekkiline değil kendilerine ödenmesi temelli kar taleplerinin mahkemelerce reddedildiğini,

bu tutarı alabilmenin tek yolu olan müvekkiline icra takibi başlatıp her nasılsa kesinleştirdikten sonra alacak haczi uygulamak olduğu şeklindeki haksız icra takibi yaparak kesinleştirmek yöntemi olduğunu gören davalının müvekkili ve müvekkili şirket müdürü aleyhine ilamsız icra takibi başlattığını, şirket müdürünün Uyap vatandaş portal kullandığı için ilk takipten haberdar olarak hem müvekkili hem kendi adına takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davalının bu kez aynı belgeye, aynı gerekçeye dayanan mükerrer bir takip ile yeni bir icra takibi başlattığını,

bu kez gerçek kişi olan şirket müdürünün Uyap vatandaş portalı yolu ile takipten haberdar olmaması için müdürü takipte taraf göstermediğini, sadece müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, Tebligat Kanununa aykırı olarak şirketin kayıtlı bulunduğu mahalle muhtarına ödeme emrinin tebliğe gönderildiğini, müvekkilinin takipten haberdar olmadığını, takip kesinleştiğinden müvekkilinin alacaklı olduğu takip dosyasındaki alacağına haciz müzekkeresi gönderildiğini, davalının başlattığı takibin mükerrer olduğunu, takip konusu alacağın mevcut bulunmadığını, müvekkilinin takip dayanağı sözleşmenin tarafı olmadığını,

müvekkilinin kefil sıfatı kabul edilse bile kefaletin 31/06/2020 tarihine kadar geçerli olduğunu, dava konusu takibin ise bu tarihten sonra başlatıldığını, müvekkilinin kefil olduğu kabul edilse bile kefaletin limitli olduğunu, sözleşmenin kadük kaldığını, birçok hükmünün yerine getirilmediğini, sözleşme kurulurken öngörülemeyen kanuni imkansızlık doğduğunu, karşılıklı edimlerin ifasının imkansız hale geldiğini, devir alınan bir hisse bulunmadığını, ...

Tarım A.Ş.'nin sözleşmeye konu hisselerinin hiçbir zaman müvekkiline devredilmediğini belirterek takip konusu borcun mevcut bulunmadığının tespitine, takibin iptaline, %20 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket yetkilisinin ... Tarım A.Ş.'de %50'şer ortak olduklarını, müvekkilinin haberi olmaksızın ... Tarım A.Ş.'nin yetkili temsilcisi olan diğer ortağın davacıya hiçbir hukuki sebep olmaksızın 6.000.000,00 TL'nin üzerinde para havalesi gerçekleştirdiğini, bu durumu fark eden müvekkilinin ... Tarım A.Ş.'deki ortaklıktan ayrılmayı ve kendisinden habersiz gönderilen paraların ...

Tarım A.Ş.'ye ödenmesini istediğini, bu amaçla taraflar arasında alacak ve borç ilişkisini düzenlemek üzere sözleşme imzalandığını, davacının sözleşmede yer yer asıl borçlu, yer yer de kefil olarak farklı maddelerde farklı borçlardan sorumluluğunun düzenlendiğini, temelinde hisse devir sözleşmesi olan bu sözleşmede devir bedelinin ödenmesi sonrasında hisse senetlerinin cirolanmasının söz konusu olduğunu, davacının bu borcun ifasını taahhüt ettiğini, davacı ve davacı şirket müdürünün sözleşme uyarınca taahhüt ettikleri edimleri yerine getirmediğini, müvekkilinin bu nedenle hisse devir işlemlerine başlayamadığını,

işlemlerin davacı tarafından taahhüt ettiği şekilde gerçekleştirilmemesi sebebiyle davaya konu icra takibinin başlatıldığını, mükerrer takip bulunmadığını, sözleşmede ...'in hem kendi adına hem de yetkilisi olduğu davacı adına imzasının bulunduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, Ankara 16.İcra Müdürlüğünün 2020/10464 sayılı takip dosyasında takip dayanağı olarak gösterilen 31/10/2018 tarihli "Durum Tespiti, Hisse Devir ve Uzlaşma Sözleşmesi' sin de; davacı şirket adına atılmış imza bulunmadığından sözleşme hükümlerinden dolayı davacı şirketin sorumluluğu bulunmadığı, aynı sözleşmeye dayalı olarak aynı miktarda alacakla ilgili davacı aleyhine davalının mükerrer takip yaptığı, takibin haksız ve kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2020/10464 sayılı takip dosyasında yürütülen takip nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine, İİK'nun 67/2 maddesi uyarınca icra takip tutarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 226.200,00TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 31.10.2018 tarihli durum tespiti, hisse devir ve uzlaşma sözleşmesi madde 4.1. uyarınca davacı şirket yetkilisi ...'in, ... parsel üzerinde bulunan arazinin müvekkiline tahsisini (taraflar arasında arazi değeri 1.369.000,00-TL olarak belirlenmiştir) ...'den çıkartmak suretiyle müvekkiline devretmeyi, bakiye bedel 1.131.000,00 TL'yi ise nakden ödeme borcu altına girdiğini, davacı ise şirket olarak devre konu hisselerin toplam bedelinin 2.500.000,00 TL olduğunu kabul ettiğini, arazinin devri ihtimali için 1.131.000,00 TL kısım için kefalet verdiğini,

fakat arazinin devri gerçekleşmediği takdirde hisse devir bedeli olan 2.500.000,00 TL'nin tamamından sorumlu olacağını sözleşmenin 3.1. maddesinde kabul ettiğini, arazi devrinin gerçekleşmemesi sonucunda sözleşmenin konusuz kaldığını ve ifa imkansızlığının ortaya çıktığını iddia etmenin çaresizlikten başka bir şey olmadığını, zira hisse devir bedeli belirlenmiş olup, arazinin devrinin herhangi bir şekilde gerçekleşmemesi halinde davacı ve ...'in hisse devir bedeli olan 2.500.000,00 TL'nin tamamından sorumlu olacağının açıkça sözleşmede belirlendiğini,

davacının ... ile birlikte taahhüt ettiği ana borç 2.500.000,00 TL olup bu bedelden herhangi bir mahsup (arazinin devri veya karşılığını nakden ödeme) yapılmaması durumunda belirtilen iki borçlu 2.500.000,00 TL'lik borcun ödenmesinden müteselsilen sorumlu bulunduğunu, sözleşmenin 4.1. maddesinde ise ... İnşaat A.Ş.'nin açıkça 1.131.000,00 TL'yi borç olarak taahhüt ettiğini, davacının ...

OSB içerisindeki arazinin devri sonrasında ortaya çıkacak bakiye bedel 1.131.000,00 TL kefalet vermiş olsa da sözleşme maddesinden açıkça anlaşıldığı üzere arazinin devredilmemesi durumunda ise ...

İnşaat A.Ş. hisse bedeli olan 2.500.000,00 TL'yi ödeme borcu altında olacağını, nitekim sözleşmenin tarafı olan davacının hisse bedelinin ödenmesi borcu altına girdiğini, davacının devir konusu edimlerin toplam değerinin 2.500.000,00 TL'den düşük olması durumunda bu eksikliğin karşılanacağı konusunda taahhütte bulunmuş ve borç altına girdiğini, davacının sözleşme kapsamında üstlenmiş olduğu edimleri yerine getirmemesi sonucunda icra takibi başlattığını, ...

OSB'deki arazinin devredilememesi sonucunda davacı ve ... tarafların bu işlem için mutabık oldukları ilk olarak 1.369.000,00 TL bedeli ödeme borcu altına girdiğini, bu bedel ödendikten sonra hisselerin devri işleminin müvekkili tarafından gerçekleştirileceğini, toplam hisse devir bedeli olan 2.500.000,00 TL'den kalan 1.131.000,00 TL bedelin ödenmesi gerektiğini, davacının bahsettiği karşılıklı edimlerden birinin ifa edilmemesi nedeniyle borçlu olmayacağı ve ödemezlik defini öne sürebileceği ise hukuken geçerli olmadığını, ilk olarak davacının ve ...'in, ...

OSB'deki arazinin ya kullanım haklarını devredecek ya da bunun gerçekleşememesi durumunda mutabık olunan 1.369.000,00 TL'yi müvekkiline ödeneceklerini, ayrıca bakiye borcun ise 3.1. ve 4.1. maddelerinde belirtildiği üzere nakden taahhüt edildiğini, dava dışı ... ve davacı bakımından taahhüt edildiğini, bu işlemler tamamlanırsa hisse devir işlemlerinin gerçekleştirileceğini, bu durumda ifa sırası taraflar arasında açıkça düzenlenmişken davacı tarafından ödemezlik defini ileri sürebilmenin hukuken mümkün olmadığını, sözleşme maddelerinde açıkça davalının ifa hakkı ikincil olup, öncelikle ifada bulunması gereken ... ve davacıya ait olduğunu,

sözleşme kapsamında edimlerin ifa edilmemesi durumunda davacının borcun tamamından sorumlu olduğu sabit olup, mahkemece davacının açmış olduğu haksız menfi tespit davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının sözleşme kapsamında borcunun 2.500.000,00 TL olduğunu, başlatılmış olan icra takiplerinin ise toplam takip çıkışlarının bu miktarı aşmadığını, borcun yalnızca bir kısmının icra takibine konu edilmesine engel herhangi bir hukuki düzenlemenin ise bulunmadığını,

davacıya karşı sözleşmeden doğan 2.500.000,00 TL asıl alacağa ilişkin bir başka icra takibi başlatılmış olup borcun sebebi aynı olsa dahi başlatılmış olan ikinci icra takibinin 2.500.000,00 TL'lik asıl alacağın devamına ilişkin olduğunu, mükerrer takipten bahsedilemeyeceğini, aynı alacağın iki kere tahsil edilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, başlatılmış olan ilk icra takibi borç miktarının tamamını karşılamadığından ikinci bir icra takibi başlatıldığını,

davacının Ankara 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nde açmış olduğu şikayet davası neticesinde de işbu dosyada birebir aynı şekilde iddia etmiş olduğu mükerrer takip iddiaları mahkeme tarafından reddedildiğini, ilk derece mahkemesince takibin mükerrer olarak değerlendirilmesi ve müvekkili aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin isabetli olmadığını, sözleşmenin ilk sayfasında davacının açıkça sözleşmenin tarafı olduğunun düzenlendiğini, ... tarafından her sayfanın altına hem kendi adına hem de tek yetkilisi ve ortağı olduğu davacı adına imza atıldığını,

sözleşmede taraf olarak belirtilen ve sözleşme hükümlerinin neredeyse tamamında adı geçen davacının sözleşmenin tarafı olmadığını iddia etmenin hiçbir tutarlılığı bulunmadığını, sözleşmenin neredeyse her maddesinde adı geçen, hatta sözleşmenin taraflarının düzenlenmiş olduğu kısımda davacının taraf olarak gösterildiğini gören şirket yetkilisi ...'in hiçbir tereddüt olmaksızın sözleşmenin her sayfasını imzalamasının davacının da bu sözleşmenin tarafı olduğunun en önemli göstergesi olduğunu, işbu davaya konu icra takibine dayanak sözleşmenin imza tarihi 31.10.2018 olup,

belirtilen tarihte davacının yetkili temsilcisinin münferiden ... ve ... olduğunu, ...'in şirketi temsile yetkisi olmadığının iddia edilmesinin mahkemece kurulan kararda davacının sözleşmede imzasının olmadığı tespiti ve gerekçesinin de açıkça isabetsiz olduğunu gösterdiğini, ...'in sözleşmenin imza tarihi olan 31.10.2018 tarihinde münferiden atacağı imza ile şirketi temsile yetkili olduğunu, sözleşmenin de tarafı olan ...'in, sözleşmenin her sayfasını hem kendi adına hem de yetkilisi olduğu davacı adına imzaladığını, şirket yetkilisi ...'in davacının sözleşmenin tarafı olduğunu bilmemesinin mümkün bulunmadığını,

şirketin tek yetkilisi ve sahibi olan ...'in, davacının taraf olarak düzenlendiğini ve davacı adına yükümlülükler getirdiğini bildiği bir sözleşmeyi yalnızca kendi adına imzalamasının söz konusu olamayacağını, böyle bir durumda davacının imzasının bulunmadığının bu sebeple sözleşmenin tarafı olmadığını ileri sürmenin TMK'nun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırılık oluşturacağını, ...'in ...

Osb'de bulunan arazi tahsis bedelinin ve daha birçok alacak kaleminin ...'e ödeneceğini bildiği için, takip tarihinde kendisinin tek başına ortağı ve temsilcisi olduğu davacı şirketten Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2019/11194 sayılı dosyasını açtığını, fiktif bir alacak kalemiyle, hiçbir dayanak belgesi, hiçbir açıklaması dahi olmayan takibi ...'e yönelttiğini, anılan takibi ise borçlu şirket yetkilisi sıfatı ile tebligatı kendisi almak sureti ile kesinleştirdiğini, ... aynı tarihte Ankara 29. İcra Müdürlüğü'nün 2019/11089 sayılı dosyası ile de ...'e karşı birebir aynı şekilde fiktif bir takip daha başlattığını,

aynı yöntem ile takibi kesinleştirdiğini, davacı ve tek yetkili temsilcisi ... tarafından ortağı olduğu ...

A.Ş.'nin içini boşaltmak amacı ile icra takipleri başlatıldığını, bu icra takipleri nedeniyle ... aleyhine ceza şikayetleri açıldığını, bunlarla ilgili mahkemelerde davaların derdest olduğunu, davacının devir gerçekleşmeden hisse değerlerinin 470.000,00 USD azaldığını, bu sebeple devrin gerçekleşmediğini ve müvekkilinin bunu bilerek yaptığını iddia ettiğini, söz konusu bononun düzenlenme tarihinin 05.04.2019, tarafların arasında imzaladığı sözleşmenin tarihi ise 31.10.2018 olduğunu, davacının zaten 31.10.2018 tarihli hisse devir sözleşmesinin gereğini yerine getirmemek niyetinde olduğundan,

edimini yerine getirip şirketin hisselerini almak yerine şirket aleyhine 5.083.157,02 TL değerinde fiktif icra takibi başlattığını, bu durumun dahi ileride hisseleri tamamen kendisinin olacak şirketin mal varlığını haciz yoluyla hukuka aykırı olarak eksiltmek isteyenin kim olduğunu ortaya koyduğunu, taraflar arasında imzalanan 31.10.2018 tarihli durum tespiti, hisse devir ve uzlaşma sözleşmesinin temel olarak TTK'nun 490. maddesi anlamında devir sözleşmesi olduğunu, sözleşme uyarınca müvekkilinin sahibi olduğu 1.000 adet hisselerinin tamamını dava dışı ...'e, sözleşme'de belirtilen ...'a ait gayrimenkuller üzerindeki ipoteklerin fekki ve ...

Osb'de yer alan arazinin devri ve bakiye bedelin ödenmesi üzerine devir borcu altına girdiğini, ...'in ise söz konusu hisselerin bedelini ya nakden ya da ...

OSB'de yer alan arazinin devri ve bakiye bedelin ödenmesi ve sözleşmede belirtilen ...'a ait gayrimenkuller üzerindeki ipoteklerin fekki borcu altına girdiğini, arazi devrinin gerçekleşmemesi sonucunda sözleşmenin konusuz kaldığını ve ifa imkansızlığının ortaya çıktığını iddia etmenin çaresizlikten başka bir şey olmadığını, hisse devir bedeli belirlenmiş olup, arazinin devrinin herhangi bir şekilde gerçekleşmemesi halinde davacı ve ...'in hisse devir bedeli olan 2.500.000,00 TL'nin tamamından sorumlu olacağının açıkça sözleşmede belirlendiğini,

müvekkilinin hisselerin devri için sözleşme uyarınca kararlaştırılan şartların gerçekleşmesini beklediğini, fakat bu şartları gerçekleştirmenin aksine davacının 4.026.842,15 TL değerinde ... A.Ş.'ye karşı icra takibi başlattığını, aynı şekilde davacının tek ortağı olan ... tarafından da 1.056.314,87 TL değerinde ... A.Ş.'ye karşı icra takibi başlatıldığını, bu takiplere karşı ...

A.Ş.'nin hiçbir şey yapamadığını, dava dışı ... ve davalının birlikte temsil yetkisine sahip olduğundan şirketin haklarını savunmak adına avukat dahi atanamadığını, şirket hisselerini devir almak adına sözleşme imzalayan davacının ve onun tek ortağı olan ... ...

A.Ş.'ye karşı toplam 5.083.157,02 TL değerinde icra takibini, İstanbul 11. İcra Müdürlüğü'nün 2019/35633 sayılı alacaklısı ... olan bonoya dayalı icra takibinden önce başlattığını, dolayısıyla kendisinin hisselerinin tamamına sahip olacağı bir şirket için durduk yere icra takibi başlatmasının açık bir şekilde kötü niyetinin ispatı olduğunu, şirketin hisse senetleri karşılığında davalıya ait olan ödemenin ortadan kaldırılmasını ve hacze uğramasını amaçladığını, davacının mahkemeyi aldatmaya yönelik beyanlarda bulunarak haklı icra takibinin iptalini sağlamak amacında olduğunu,

davacının sözleşmenin tarafı olduğu ve sözleşmeden doğan 2.500.000,00 TL'lik hisse devir bedelini ödememesine rağmen borca itiraz etmesinin kötüniyet teşkil ettiğini, davacının itirazının haksız olarak yapıldığının tespit edilerek ayrıca işbu davayı açmakta hukuki menfaati olmadığı takibi hukuken geçersiz kılarak kendisinin başlattığı fiktif alacakların tahsilini sağlamak amacında olduğu,

yani kısacası kötü niyetli olarak likit ve muayyen bir borca itiraz etmesi dikkate alınarak davanın reddi ile müvekkili lehine icra inkar tazminatı verilemesi gerekirken tam tersi yönde karar verilmesinin hakkın ihlali niteliğinde bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava, durum tespiti, hisse devir ve uzlaşma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Durum tespiti, hisse devir ve uzlaşma sözleşmesi, Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2020/5258 sayılı takip dosyası, ... A.Ş. İmza sirküleri, Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2019/11194 sayılı takip dosyasının Uyap'tan gelen sureti, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi sureti, Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2020/10464 sayılı takip dosyası sureti, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere cevabı dosya içerisinde yer almaktadır.

Dava konusu Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2020/10464 sayılı icra takip dosyası ile, 24/11/2020 tarihinde alacaklı davalı tarafından davacı aleyhine 1.131.000,00 TL hisse devir bedeline ilişkin alacağın tahsili talebi ile 31/10/2018 tarihli sözleşme dayanak yapılarak ilamsız icra takibi yapıldığı anlaşılmıştır.

Takip dayanağı 31/10/2018 tarihli hisse devir ve uzlaşma sözleşmesinin alt kısmında devreden sıfatıyla ... (davalı), devralan sıfatıyla ... (dava dışı), bilgisine sunulan ve taahhüt edip onaylayan sıfatıyla ... Tarım ... A.Ş. (dava dışı), kefil sıfatıyla ... (dava dışı)'in isim ve imzalarının yer aldığı, devreden sıfatıyla davalı, devralan sıfatıyla ... arasında devredenin ... Tarım ...

A.Ş.'de bulunan 1000 adet nama yazılı hisse senedinin ... şirketinin diğer hissedarı olan devralana sözleşmede belirtilen şartlarla devrinin düzenlendiği, sözleşmenin başlangıç kısmında tarafların şirket kuruluşundan bu güne kadar gerçekleştirdiği işlemlere ilişkin olarak ve ... A.Ş. ile gerçekleştirdiği ticari alacak/borcun tasfiyesiyle sınırlı olmak üzere taahhüt altına girenin ...

İnşaat A.Ş. (davacı) isminin yer aldığı, sözleşmenin 2.3.a maddesinde, şirket harici üçüncü kişi ... ve ... İnşaat A.Ş. bakımından bankalar nezdinde ... A.Ş. lehine verilmiş kefaletler bakımından bu şahısların taahhütlerinin kaldırılması gerektiği, bu amaçla devrin yapılması suretiyle konunun sulhen çözülmesi konusunda tarafların mutabık kaldığı, 2.3.b maddesinde ... A.Ş. bakımından ... İnşaat A.Ş.

Lehine verilmiş olan kefaletlerin olası riskinin devralan tarafından yüklenilmesi gerektiği hususunda tarafların mutabık kaldığı, 3.1 maddesinde ... İnşaat A.Ş. tarafından bu bakiyenin kefalet yoluyla taahhüdü yoluyla hisse bedelinin ödenmesi bakımından tarafların aynı şekilde mutabık olduklarını gayri kabili rücu kabul ve beyan ettikleri, 4.1. maddesinde ...

İnşaat A.Ş.'nin de 1.131.000,00 TL tutarındaki bakiye borcu kabul ettiği, 4.1.d/3. maddesinde sözleşmesinin imza tarihinden itibaren 18. Ayın sonunda borcun ihtar gerekmeksizin muaccel olacağı, 5.3 maddesinde ise sözleşmedeki yükümlülüklerin yerine getirilmesinden devralan ... sınırsız, ... 1.131.000,00 TL ile sınırlı, ... İnşaat A.Ş. 1.131.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu bulunduğu hükme bağlanmıştır.

Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2020/5258 sayılı takip dosyası ile, davalı tarafından davacı ve dava dışı ... aleyhine 31/10/2018 tarihli sözleşmeye dayanılarak 1.131.000,00 TL alacağın tahsili talebiyle icra takibi başlatıldığı, borçlular vekilinin itirazı üzerine takibin 29/06/2020 tarihinde durduğu görülmüştür.

Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2019/11194 sayılı takip dosyası ile, davacı tarafından dava dışı ... Tarım A.Ş. aleyhine 4.026.842,15 TL alacağın tahsili talebiyle 26/02/2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmıştır.

Dava dışı ... Tarım ... A.Ş.'nin 28/03/2018 tarihli imza sirkülerinden, davalının şirketin münferiden temsile yetkilisi olduğu, 16/11/2018 tarihli imza sirkülerinden davalı ve dava dışı ...'in şirketin müştereken temsile yetkilileri olduğu anlaşılmıştır.

Davacı şirketin 30/03/2016 tarihli genel kurul kararıyla 3 yıl süreyle ... ve ... şirketi münferiden temsile yetkili oldukları anlaşıldığı gibi, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 01/04/2019 tarihli ilanından, davacı şirketin 25/03/2019 tarihli genel kurul kararıyla dava dışı ...'in 25/03/2022 tarihine kadar davacı şirketin yönetim kurulu üyesi olup, davacı ... münferiden temsile yetkili olduğu, önceki yönetim kurulu üyesi ...'in önceki üyeliğinin sona erdiğine karar verildiği görülmüştür.

Davacı yan davalı tarafından aleyhine başlatılan icra takibine dayanak sözleşmede imzası bulunmadığını, davalının aynı alacağa ilişkin mükerrer takip yaptığını, sözleşmedik taşınmaz devri gerçekleşmediğinden ifa imkansızlığı doğduğunu, hisse devir bedelinin talep edilemeyeceğini, takip nedeniyle borçlu olmadığını iddia etmiş, davalı yan ise durum tespiti, hisse devir ve uzlaşma sözleşmesi nedeniyle davacıdan alacaklı olduğunu savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne, kötüniyet tazminatına karar verilmiştir.

Taraflar arasında davalı tarafından durum tespiti, hisse devir ve uzlaşma sözleşmesi dayanak gösterilerek hisse devrinden kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle davacı aleyhine icra takibi başlatıldığı hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.

Uyuşmazlık, davacının davaya konu icra takip dayanağı durum tespiti, hisse devir ve uzlaşma sözleşmesinin tarafı olup olmadığı, dava tarihi itibarıyla davacının anılan sözleşme nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı, borçlu değil ise miktarı, davalının davacı aleyhine icra takibi başlatmakta kötü niyetli olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.

Davalı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, yukarıda açıklandığı üzere işbu dava konusu icra takibine dayanak 31/10/2018 tarihli durum tespiti, hisse devir ve uzlaşma sözleşmesinin içeriğinde ve başlangıç hükümlerinde davacı şirketin davalının dava dışı ...'e devri kararlaştırılan ...

Tarım A.Ş.'deki 1000 adet hissesinin devir bedelinden sorumlu bulunduğu, davacı şirketin sözleşmenin tarafı olduğu yazılı ise de, sözleşmenin sonunda davacı şirketin herhangi bir sıfat ile kaşe ve imzası yer almadığı gibi, sözleşme tarihinde yetkili temsilcisi olduğu anlaşılan ve sözleşmede devralan sıfatıyla imzası bulunan ... ile müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunan ... tarafından davacı ... temsilen atılan bir imza da bulunmamaktadır.

Nitekim sözleşmenin 5.3. maddesinde ...'in sözleşmedeki yükümlülüklerin yerine getirilmesinden müteselsil sorumlu olduğu açıkça yazılı olup, sözleşme sonunda kefil sıfatıyla şahsen attığı imza şirketi değil, sadece kendisini bağlayacaktır.

Davalı yan aşamalarda davacının hisse devrine ilişkin olarak akdedilen 31/10/2018 tarihli sözleşmede kefil olduğunu, devir bedelinden kefil sıfatıyla sorumlu olduğunu ileri sürmüş ise de, davacının sözleşmede anılan tarihte yürürlükte bulunan TBK'nun 583 vd. maddelerindeki kefalet koşullarını taşıyan bir kefaleti de bulunmamaktadır.

Hal böyle olunca, mahkemece davacının dava konusu icra takibine dayanak yapılan 31/10/2018 tarihli durum tespiti, hisse devir ve uzlaşma sözleşmesinin tarafı olmadığı, sözleşmeden kaynaklanan borçtan sorumlu tutulamayacağı, dava tarihi itibarıyla takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığı gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Kötü niyet tazminatına gelindiğinde, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalının davacı aleyhine haksız ve kötüniyetli takip yaptığı gerekçesiyle İİK'nun 67. maddesi uyarınca davacı lehine %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmiştir.

Yukarıda açıklandığı üzere sözleşmede davacının herhangi bir sıfat ile kaşe ve imzası bulunmamakta ise de, dava konusu icra takibine dayanak sözleşmenin ilk maddelerinde davacının sözleşme nedeniyle taahhüt altına girdiği, devamı maddelerinde hisse devir bakiyesinin kefalet yoluyla davacının sorumluluğu altında bulunduğu, davacının bakiye borcu kabul ettiği hükme bağlanmıştır.

Ayrıca, sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunan ... ile hisseyi devralan sıfatıyla imzası bulunan ... sözleşme tarihinde davacı şirketin münferiden yetkili temsilcisi olup, davacının anılan imzaların davacıyı da bağladığı düşüncesi ile icra takibi başlatması kötüniyetli kabul edilemeyecektir.

Bu durumda mahkemece davalı tarafından davacı aleyhine imzası bulunmayan sözleşmeye dayanılarak dava konusu icra takibi başlatılması haksız ise de, sözleşme içeriğinde davacının hisse devir bedelinden sorumlu bulunduğuna ilişkin hükümlerin yer alması, sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunan ... ile hisseyi devralan sıfatıyla imzası bulunan ...'in sözleşme tarihinde davacı şirketin münferiden yetkili temsilcisi oldukları gözetildiğinde davacının anılan imzaların davacıyı da bağladığı düşüncesi ile icra takibi başlatmasında kötüniyetli kabul edilemeyeceği gözetilerek davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne, kötüniyet tazminatı talebinin kabulüne yönelik kararında kötüniyet tazminatı yönünden isabet görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kötüniyet tazminatı yönünden kaldırılmasına, davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, davanın kabulüne, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

A)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kötüniyet tazminatı yönünden KABULÜNE,

Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/04/2022 tarih ve 2021/76 Esas 2022/292 Karar sayılı kararının kötüniyet tazminatı yönünden KALDIRILMASINA, davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine,

B)1-Davanın KABULÜNE, davacının Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2020/10464 sayılı icra takip dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine,

2-Davacının şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine,

3-Alınması gerekli 77.258,61 TL karar ilam harcından peşin alınan toplam 22.422,76 TL harcın mahsubu ile bakiye 54.835,85 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 14.567,11 TL peşin harç ile 7.855,65 TL tamamlama harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından posta ve tebligat gideri olarak yapılan 142,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, kararın kaldırma gerekçesi gözetilerek ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap olunan 72.385,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

8-Yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

C)1-Davalı tarafından yatırılan 19.315,00 TL nispi istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,

2-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin davadaki haklılık durumu gözetilerek davalı üzerinde bırakılmasına,

3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/12/2024

Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ... ... ... ... ...

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/1199, K. 2024/1463, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1199
Karar No
2024/1463
Tarih
19 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1201 K.2024/1277
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1205 K.2024/1298
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1205 K.2024/2115
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1206 K.2024/2003
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/1206 K.2024/2237
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2022/1207 K.2024/1047

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.