KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Esas no
- 2022/1206
- Karar no
- 2024/2237
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 17/01/2022
- Numarası
- 2019/864 Esas - 2022/31 Karar
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
Karar Metni
1.473 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilim ...'ın 13.09.2019 tarihinde gece ...
Caddesi'nde arkadaşı ...'le birlikte park halinde aracın ön şoför kapısında durmakta iken davalılardan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çok hızlı ve kontrolsüz şekilde gelerek müvekkile çarpması sonucu müvekkilinin ciddi şekilde yaralandığını, hastaneye gitmek ve masraf yapmak durumunda kaldığını, müvekkilin yaşı, bakiye yaşam süresi, çalışamaması sebebiyle uğramış olduğu kazanç kaybı, beden gücü kayıp oranı,
tedavi sürecinde yapılan yol dahil sağlık harcamaları oluştuğunu ayrıca manevi tazminat talep ettiğini belirterek 6100 Sayılı Yasa'nın 107. maddesi uyarınca toplanacak delillere göre maddi tazminat tutarı belirlenerek (fazlaya ilişkin tüm haklar saklı kalmak kaydı ile) şimdilik müvekkili ... için 5.000-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen- müştereken tahsilini, ayrıca 40.000-TL manevi tazminatın,
kaza tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte (sigorta şirketi hariç olmak üzere) davalı araç maliki ve sürücüden müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin şahıs şirketi olduğunu, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen ... plakalı aracın şirket çalışanlarının kullanımına tahsis edilmiş bir araç olduğunu, müvekkilinin kaza hakkında bilgi sahibi olmadığını, 15.09.2019 tarihinde olayla ilgili bilgi almak için Polis Merkezi tarafından aranması neticesinde durumdan haberdar olduğunu, bunun üzerine aracın yanında çalışan diğer davalı...’ın kullanımında olduğu sırada kazanın olduğu bilgisini edindiğini, davacının cadde üzerinde durması sırasında, başka bir şahısla el kol hareketleri yaparak konuşurken,
aniden kolunu uzatması sonucu sağ yan aynasının koluna değmesi ile oluştuğunu ve kazada asli kusurlu olduğunu, TBK nun 52. maddesi gereğince davacının tazminat taleplerinin reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Maddi tazminat yönünden davanın reddine, 2.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili ile katılma yoluyla davalı ...vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ...vekili öncelikle 24/01/2022 tarihli süre tutum dilekçesi vermiş daha sonra istinaftan vazgeçtiğini belirtir 07/03/2022 tarihli dilekçe vermesi üzerine mahkemece 11/03/2022 tarihli ek kararla istinaftan feragat nedeniyle davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin 13/03/2022 tarihli istinaf başvurusunun davalı tarafa 04/04/2022 tarihinde tebliğinden sonra 15/04/2022 tarihinde istinaf başvurusunda bulunmuştur. Mahkemenin 11/03/2022 tarihli ek kararla istinaftan feragat nedeniyle davalının istinaf başvurusunun reddine dair ek karara karşı bu davalı vekili tarafından istinaf başvurusu bulunmadığından istinaf itirazları inceleme konusu yapılmamıştır.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Davalılardan sürücü ... sevk ve idaresindeki araçla seyir ederken kontrolsüz ve dikkatsiz şekilde ilerleyerek müvekkiline çarptığını, müvekkilin çarpma sonucunda ayağı kırıldığını, müvekkilinin ayağı kırıldığı halde maluliyet oranının %0 tespitinin hatalı olduğunu, Adli Tıp kurumunca davacının geçici olarak 4 ay boyunca iş göremez olduğu tespit edildiği halde, Mahkemece hesap raporu hazırlamak üzere dosyanın verildiği aktüerya bilirkişi geçici iş göremezlik yönünden tazminatı hesaplamadığını,
rapora karşı itiraz ettiği halde ve ek rapor alınması konusunda talepte bulunmasına rağmen yerel mahkeme bu talebi konusunda herhangi bir karar vermediğini ve ek rapor alınmadığını, haksız fiil sonucunda oluşan yaralanma müvekkilin hayatı boyunca olumsuz etkisini sürdüreceğini, bu sebeple manevi tazminat olarak 2.500,00 TL gibi cüzi bir miktara hükmedilmesinin kabul edilemeyeceğini,
2.500,00 TL manevi tazminat ve maddi tazminatın da reddi ile davalı taraf lehine hükmedilen vekalet ücreti dikkate alındığında müvekkilinin dava açmakla zarara uğradığı görüldüğünü mahkeme kararının bozulması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul,
yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından,13/09/2019 tarihinde davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile... Caddesini takiben seyri sırasında olay mahalli ...
Caddesi yol ayrımı bulunan kavşaktan geçiş yaptığı sırada aracının sağ yan kısımlarıyla, park halindeki aracından inerek arka tarafında park halinde olan ... yönetimindeki aracın sol ön kapısının yanında sürücüye yol tarifi yapan davacı yaya ...'a çarpması sonucu davacı yayanın yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep edildiği anlaşılmıştır.Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır.
Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine,
20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları).
Somut uyuşmazlıkta,İlk Derece Mahkemesince tazminatın belirlenmesinde kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine (davacının meslekte kazanma gücünü % 0 oranında ve geçirdiği kaza nedeniyle 3 aya kadar geçici iş göremez hale geldiği tespit edilmiştir.) göre düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmış olması doğru olmamış ise de;
dosya kapsamından hükme esas alınan maluliyet raporunun istinaf talep eden davacı vekiline HMK 281. maddesi gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği halde davacı vekilinin süresi içerisinde rapora açıkça uygulanan yönetmelik bakımından itiraz etmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde maluliyet oranları bakımından davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden maluliyet oranına ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Yine Mahkemece davacının geçici iş göremez olduğu aylarda maaşının ödendiği tespit edildiğinden maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay
İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının mahiyeti ve iyileşme süresi ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarının bir miktar düşük olduğu, manevi tazminat müessesinin amacı ve hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak, takdiren davacı lehine 8.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı kanısına varılmıştır.
Bu nedenle. HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/1206, K. 2024/2237, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama