KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Esas no
- 2022/1216
- Karar no
- 2024/2238
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 22/03/2022
- Numarası
- 2019/556 Esas - 2022/197 Karar
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
Karar Metni
1.050 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
11/10/2018 tarihinde Nevşehir'de meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, maddi ve manevi açıdan mağdur olduğunu, söz konusu kazanın oluşumunda sigortasız, trafikten çekilmiş (beyana göre eski plakası ...) ... marka kamyonun araç sürücüsünün kusurlu ve sorumlu olduğunu, müvekkilinin ise kaza tespit tutanağında da açıkça ifade edildiği üzere herhangi bir müterafik kusurunun bulunmadığını anılan aracın olay tarihinde geçerli Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi olmadığını,
SBÜ Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliğinden alınan %26 (bu maluliyet oranını da kabul anlamına gelmemekle birlikte) oranında malul olduğuna dair engelli sağlık kurulu raporu nazara alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, davalıya teminat limitleri içinde ödeme yapması ihtarı 4 adet ekiyle birlikte iadeli taahhütlü usulde 02/09/2019 tarihli ihtarnameyle 03/09/2019 tarihinde tebliğ edildiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla.
HMK madde 107 uyarınca işbu belirsiz alacak davası niteliğinde haklı davalarının kabulü ile, müvekkili için 10-TL geçici iş göremezlik, 10-TL sürekli iş göremezlik, 10-TL geçici bakıcı gideri ve 10-TL sürekli bakıcı gideri olmak üzere toplam 40-TL maddi tazminatın eksik ödemenin yapıldığı 16/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava tarihinden önce başvuru yapmış olduğunu, müvekkili kurum tarafından ödeme yapılmış olup bu sebeple ek tazminatbaşvurusunun müvekkili kuruma başvuru yapılmadığından,
ek tazminat talebi için başvuru şartı yerine getirilmeden ikame edilen işbu davanın usulden reddini talep ettiklerini, davanın ... plakalı aracın işleteni/sürücüsü konumunda olan ...
Şti.'ye ihbarını talep ettiklerini, Güvence Hesabı yönetmeliğinin 15. maddesi uyarınca davacıya yapılan ödeme ile hesabın borçtan ve yükümlülükten kurtulmuş olduğunu, davacı tarafından imzalananibranamenin geçerli olduğunu ve borcu ortadan kaldırmış olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,"Davacının davasının kısmen kabulü ile 318.962-TL. sürekli iş göremezlik, 3.044,25-TL. bakıcı gideri olmak üzere toplam 322.006,25-TL. maddi tazminatın 16/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
fazlaya ilişkin taleplerin reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı Güvence Hesabı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı Güvence Hesabı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Hurdaya ayrılmış araç için sigorta yaptırma yükümlülüğü bulunmadığını, ... plakalı araç kaza tarihinde trafikten çekili olup çekme sebebi araştırılması gerektiğini, aracın çekme belgeli olduğu trafikten alınan yazı ile sabit olup, Güvence Hesabı'nın sorumluluğunun ancak ZMSS yaptırabilecek tescilli (tescil edilebilir) bir araç bulunması halinde söz konusu olacağını,
Karayolunda kullanılması mümkün olmayan ve bu nedenle de sigorta yaptırma yükümlülüğü olmayan araçların karıştığı kazalar müvekkili kurumun sorumluluğunda bulunmadığını, olay trafik-iş kazası olduğunu, görevli mahkeme iş mahkemeleri olması gerektiğini, dava konusu olay trafik-iş kazası olduğundan işveren ve ...'nın da davaya dahil edilmesi gerektiğini, davacı, dava konusu trafik kazası hakkında yürütülen Soruşturma dosyası kapsamında, kazadan dolayı kimseden şikayetçi olmadığını açıkça beyan ettiğini, işletenin sorumluluğunu temin eden müvekkil kurum, işletene karşı vazgeçilen talep ve zararlardan sorumlu tutulamayacağını,
bu kapsamda davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olduğunu, ... tarafından davacılara ödenen ...'li gelir araştırılarak hesaplanan tazminattan tenzil edilmesi gerektiğini, genel şartlar kapsamında müvekkili kurumun geçici iş görmezlik ve geçici bakım tazminatı kapsamında sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bakıcı gideri tazminat hesabının brüt ücret üzerinden değerlendirilebilmesi için fiilen bakıcı tutulduğunun ve ... priminin yatırıldığının ispat edilmesi gerektiğini, aksi halde davacıya aile içinde bakıldığı kabul edilmeli ve ancak net ücret üzerinden hesap yapılması gerektiğini,
karar bu yönüyle de eksik incelemeye dayanmakta olup tazminat hesaplamasının ...'de yapılan değişiklik kapsamında çıkartılan Zorunlu Mali Mesuliyet Genel Şartları gereğince TRH 2010 tabloları ve 1,65 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, kaza tarihinde mevzuat uygulanacaksa da eski genel şartlar gereği 1.8 oranında teknik faiz uygulanması gerektiğini, Mahkeme tarafından kurulan hüküm, teminat limitini aştığını, kaza tarihi itibariyle maddi tazminat için limit 360.000 TL olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava,
yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 21/1 inci maddesinde "tescil edilen araçlar, tescil belgesi ve tescil plakası alınmadan karayollarına çıkarılamaz" düzenlemesine;
aynı Kanun'un 23/2 nci maddesinde ise "araç tescil belgesini araçta bulundurmayan veya tescil plakasını monte edilmesi gereken yerin dışında farklı bir yere takan sürücülere 92 Türk lirası idari para cezası verilir. Araç bilgileri doğrulanıncaya ve plaka uygun yere takılıncaya kadar araç trafikten men edilir" düzenlemesine yer verilmiştir.Diğer taraftan.
Güvence Hesabı'na başvurulabilecek halleri düzenleyen 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesi ve Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesi gereği,Güvence Hesabı'nın sorumluluğu için, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu bulunduğu halde bu sigortası yapılmamış olan bir aracın 3. kişinin zararına sebep olması gerekmektedir.
Zorunlu olan trafik sigortasının yaptırılması bakımından da her şeyden önce, sigortası yapılacak aracın kanun kapsamında kalan tescilli bir araç olması gereklidir.Somut uyuşmazlıkta, zarara sebep olduğu iddia edilen trafik sigortası olmayan... eski plakalı kamyonun trafikten çekilmiş olduğu kaza tespit tutanağından anlaşılmıştır.Mahkemece kazaya karışan aracın verdiği zarardan Güvence Hesabı’nın sorumlu olduğu kabul edilmiş, davalı tarafından ileri sürülen kazaya karışan aracın tescil kaydının olmadığı ve hurdaya ayrıldığışeklindeki iddia üzerinde yeterince araştırma yapılmadan karar verilmiştir.
Bu durumda; aracın tescil dosyasının getirtilerek, aracın kullanılamaz (hurda) hale gelmesinden kaynaklanan bir trafikten çekme durumu bulunup bulunmadığı, hurda belgeli araçların yeniden trafiğe tescil edilemeyeceği, aracın tescil kaydının olup olmadığı hususları üzerinde durularak varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmesi doğru olmamıştır.
(Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2023/10553 E. - 2023/13583 K. sayılı kararı).Dairemiz kararının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer istinaf itirazları inceleme konusu yapılmamıştır Açıklanan nedenlerle, davalı Güvence Hesabı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/1216, K. 2024/2238, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama