KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Dosya no
- 2022/1229
- Karar no
- 2024/1912
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/03/2022
- Numarası
- 2021/7 Esas - 2022/240 Karar
- Dava
- Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 05/01/2021
- Bam karar tarihi
- 18/12/2024
- Karar yazım tarihi
- 18/12/2024
Karar Metni
1.723 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/03/2022 tarihli, 2021/7 Esas ve 2022/240 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; bankanın ... Şubesi ile davalı borçlu ... San Tic.Ltd.
Şti. arasında akdedilen 10.01.2019 tarihli 600.000-TL bedelli genel kredi sözleşmesine istinaden krediler kullandırıldığını, diğer davalının sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredi borcu ödenmediğinden kredi hesapları kat edilerek ihtarname gönderildiğini, ihtara rağmen borç ödenmediğinden davalılar aleyhine İzmir 11. İcra Müdürlüğünün 2020/7602 E. Sayılı dosyası üzerinden takibe başlandığını, davalıların borca, faiz ve ferilerine itirazları üzerine takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak sonuçsuz kaldığını, davalıların itirazlarının iptalı ile takibin devamına,
%20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından hukuka aykırı şekilde takibe başlandığını ve itiraz edildiğini, ... Ltd. Şti. bakımından kullandırılan kredinin KGF kapsamında olup resmi gazetede yayınlanan yönetmelik kapsamında takip başlatılmadan yapılandırma ile ilgili ihtar çekilmesinin zorunlu olduğunu, yapılandırma sonrası ihlal yapılması halinde takip yapılabileceğinin bildirildiğini, ... ile ilgili de aynı şekilde işlem yapılması gerektiğini, ... kefil durumda olduğundan öncelikle asıl alacaklıdan borç tahsili yoluna gidilmesi gerektiğini, sonrasında kefil için takibin başlatılmasını, açıklanan nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR
Mahkemece;"...Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı banka ile, davalı ...
Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile yapılan genel kredi sözleşmesi ve bu sözleşmeden doğan borçlara müşterek borçlu ve müteselsil kefil kefaleti içerir, davalı ... ile banka arasında yapılan kefalet sözleşmesi kapsamında, davacı banka tarafından, davalı borçlu şirkete ne miktarda kredi sağlandığı, sağlanan iş bu kredinin ödenip ödenmediği, kredi borcunun yapılandırılmasına ilişkin yönetmelik hükümlerine göre, davalı borçlulara ihtarat yapılıp, temerrüte düşürülüp düşürülmediği,
bu kapsamda davalı borçluların, İzmir 11. İcra Müdürlüğü'nün 2020/7602 Esas sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazlarında haklı olup olmadıkları noktasında toplanmıştır. Davacı banka ile davalı ...
Sanayi Ticaret Limited Şirketi arasında, sözleşme öncesi bilgi formu ve 10/01/2019 düzenleme tarihli 600.000,00-TL limitli kredi çerçeve sözleşmesi, davalı ... ile el yazısı ile kefalet tarihi, kefalet türü ve kefalet limiti yazılmak suretiyle toplam 600.000,00-TL kefalet limitli, müteselsil kefaleti içerir sözleşme imzalandığı, sözleşmeye istinaden, davalı şirkete KGF teminatlı taksitli ticari kredi kullandırıldığı, kredi ödemelerindeki aksamalar nedeniyle, kredi hesabı kat edilerek, davalılara ihtarname keşide ve tebliğ edilerek,
temerrüte düşürüldükleri, ihtar sonrası davacı banka tarafından, davalılara kredinin yapılandırılması teklifinde bulunulduğu, davalıların kabulü ile taraflar arasında yapılandırma taahhütnamesi akdedilerek, kredi tutarının yeniden ödeme planına bağlandığı, ancak ödeme planına bağlanan kredi taksitlerinin ödenmemesi üzerine, yapılandırma taahhütnamesindeki hükümler doğrultusunda, genel kredi sözleşmesi hükümlerine geri dönülerek davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığı, takip tarihi itibarı ile, davalı borçluların genel kredi ve kefalet sözleşmeleri kapsamında, ödemeleri gereken bakiye borç miktarı toplamının 680.902,21-TL olduğu,
davalı borçluların iş bu miktar alacağa ilişkin itirazlarında haksız oldukları kanaatine varıldığı..." gerekçesiyle "...Davanın kısmen kabulü ile, davalı asıl borçlu ... San. Ve Tic. Ltd.
Şti ile müteselsil kefil borçlu ...'ın İzmir 11. İcra Müdürlüğü'nün 2020/7602 Esas sayılı takip dosyasına konu 532.288,56-TL asıl alacak, 140.304,44-TL işlemiş faiz alacağı, 7.015,22-TL faizin %5 gider vergisi alacağı, 387,19-TL masraf alacağı, 151,80-TL ihtiyati haciz masraf alacağı, 755,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti alacağı dahil toplam 680.902,21-TL alacağa ilişkin itirazlarının iptali ile,
asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %33 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi uygulanmak sureti ile takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen alacağın %20 si miktarındaki 136.180,44-TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacının takipte ağır kusuru ve kötü niyeti bulunduğu kanıtlanamadığından, davalılar yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
Karara karşı davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; öncelikle müvekkillerinden ...
Sanayi Ticaret Limited Şirketi bakımından; davacı bankaca kullandırılan kredi KGF kredisi kapsamında olup; ilgili krediler resmi gazetede yayımlanan yönetmelik uyarınca yasal takip başlatılmadan önce kredilere ilişkin yapılandırma yapılması hususunda ihtar çekilmesinin zorunlu olduğunu, buna ek olarak da kredi yapılandırması yapıldıktan sonra da ihlal yapılması durumunda da yasal takip yapılacağını bildirdiğini, açıklanan hususlardan dolayı da müvekkiline karşı başlatılan takibin hukuka aykırı olduğunu, borçlu müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini,
ayrıca vadesi gelmeyen alacaklarla ilgili olarak da müvekkillerine karşı ilamsız icra takibinin yapıldığını, müvekkili ... ile ilgili olarak da; aynı şekilde KGF kredisi ödemelerine ilişkin olarak yasal takip başlatılmadan önce kredilere ilişkin yapılandırma yapılması hususunda ihtar çekilmesinin gerektiğini, yapılandırmadan sonra ihlal yapılması halinde ancak takibin başlatılacağını, davacı tarafça usule riayet edilmemiş olup;
hukuka aykırı şekilde takibin başlatıldığını, müvekkillerine başlatılmış bulunan takiplerin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, bu sebeple reddi gereken davanın, kısmen kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bunlara ek olarak müvekkili ...'ın kefil konumunda olduğunu, öncelikle asıl alacaklıdan borç tahsili yoluna gidilmesinin gerektiğini, sonrasında kefil için takibin başlatılması gerektiğini, dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunun davalı tarafça kabul edilemeyeceğini, rapora itirazlarını belirttiklerini,
müvekkili tarafından kullanılan kredi KGF kapsamında olup resmi gazetede yayınlanan yönetmelik gereği takip başlatılmadan önce yapılandırma yapılmadan önce müvekkiline usulüne uygun ihtar çekilmesinin zorunlu olduğunu, KGF müvekkiline yapılandırma yapmadığını, bu husus KGF 'ye bizzat müzekkere yazılarak sorulmadan, KGF'ye müzekkere yazılarak yapılandırmanın yapılıp yapılandırmadığı hususu araştırılmadan eksik huhuslarla rapor düzenlenmesi usule ve hukukun temel ilkelerine uygun olmadığını, davacı ...
A.Ş.'nin alacaklı sıfatının bulunmadığını, asıl alacaklı ... olduğunu, asıl alacaklı ... ödemeyi ...
A.Ş. 'ye yaptığından dosyaya ödeme belgesinin sunulmasının gerekeceğini, davacı banka sadece müvekkiline KGF arasında aracı olduğundan davacı bankaya müzekkere yazılarak ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmasının gerektiğini, davacı tarafa bu eksik belge ve delilleri sunması için müzekkere yazılmadan mahkeme tarafından ek bilirkişi raporu düzenlenmesi yoluna gidilmesinin hukuka uygun olmadığını, alacağın likit olmadığını, dava aşamasında belirlendiğini, mahkeme tarafından lehlerine olan tüm hususlar göz ardı edildiği gibi, bir de aleyhlerine yanlış hukuki değerlendirmeler yapılarak icra inkar tazminatına hükmedildiğini,
davalı tarafça bunun kabulünü mümkün olmadığını, re'sen gözetilecek sebeplerle;
başvurularının kabulü ile, kararın kaldırılmasını, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın davalı asıl borçlu ve kefilden tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş; hüküm davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; hükme esas alınan bankacı bilirkişinin kök ve ek raporunun açık, anlaşılır, denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu, davacı banka ile davalı şirket arasında 10.01.2019 tarihli 600.000.-TL limitli Kredi Çerçeve Sözleşmesi düzenlendiği,
davalı ... tarafından anılan sözleşmenin, 6098 sayılı TBK 583/1. fıkrasındaki kefalet hükümleri çerçevesinde el yazısı ile kefalet tarihi, kefalet türü ve kefalet limiti yazılmak suretiyle 600.000.-TL kefalet limitli olarak müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, sözleşmeye istinaden davalı şirkete 14.01.2019 tarihinde KGF Teminatlı 500.000.-TL taksitli ticari kredi kullandırıldığı, kredi taksitleri ödenmediğinden hesabın 14.11.2019 tarihinde kat edildiği,
davacı bankanın davalı borçlulara, toplam 529.570.10-TL borcun ihtarname tebliğinden itibaren 1 gün içerisinde ödenmesi ihtarını içeren Beşiktaş 17. Noterliğinin 18.11.2019 tarihli ihtarnamesinin, davalı asıl borçlu şirkete 21.11.2019 tarihinde tebliğ edildiği,
davalı şirketin 23.11.2019 tarihinde temerrüde düştüğü, davalı ...'ın sözleşme adresine gönderilen ihtarnamenin ise adresinde bulunamaması nedeniyle 22.11.2019 tarihinde iade olunduğu ancak taraflar arasında akdedilen kefalet sözleşmesinin 13. maddesinde sözleşme adresinin ikametgah olduğunun, adres değişikliklerinin bankaya bildirilmemesi halinde buraya yapılan tebliğlerin şahsına yapılmış sayılacağının kabul ve taahhüt edilmesi karşısında yapılan tebligat geçerli olup, davalı kefilin 26.11.2019 tarihinde temürrüde düştüğü,
davalı taraflarca KGF teminatlı olarak kullanılan krediye ilişkin davacı banka tarafından tazmin talebinden önce yapılandırma konusunda bildirim yapılması zorunlulğuna uyulmadığı savunulmuş ise de; davacı bankanın davalı asıl borçlu şirkete gönderdiği 31.12.2019 tarihili yazıda davalı asıl borçlunun Hazine Destekli KGF kefaletiyle 14.01.2019 tarihinde kullanmış olduğu krediye ilişkin olarak 10.10.2018 tarih ve 162 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı kapsamında KGF ile bankaları arasında kefalet protokolleri uyarınca kredi verenlerce tazmin talebinde bulunmadan önce yapılandırma imkanı tanınmış olması şartı gereği borcun yapılandırılmasına ilişkin
teklifin gönderildiği, bu teklifin davalı asıl borçlu şirket tarafından kabul edilerek davacı banka ile davalı şirket arasında kredilerin yeniden vadelendirilmesi taahhütnamesinin imzalandığı, yapılandırılan kredi taksitleri ödenmediğinden yapılandırma taahhütnamesinin "II-Tahhüde Uyulmamasının Hukuki Sonuçları" başlığı altındaki 1 ve 2. Maddesi gereği yapılandırma öncesi sözleşme hükümlerine geri dönüldüğü, yapılandırma öncesinde kredinin kat edilerek, kat ihtarnamesinin gerek davalı asıl borçlu şirkete gerekse davalı kefile tebliğ edildiği,
kat ihtarnamesine itiraz edilmediği ve asıl borçlu şirkete yapılan tebliğe rağmen borcun ödenmemesi sebebiyle davalı kefil yönünden TBK'nın 586. maddesindeki koşulların oluştuğu, 29.03.2020 tarihli 2325 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararının 5 inci maddesinde "Teminat sonrası takip süreçleri Kurum tarafından yapılan tazmin ödemesi dahil olmak üzere kredi alacağının tümü üzerinden kredi verenlerce yürütülür.
Kurum tarafından yapılan tazmin ödemeleri, kredi verenlerce alacağın tümü üzerinden yürütülen takip işlemlerinde takibe konu alacak miktarını düşürmez" hükmü uyarınca dosyada bir KGF ödemesi görülmemekle birlikte, bankanın KGF ödemelerini de KGF adına takip ve tahsile yetkili olduğu, kredi borçlusunun, KGF tarafından yapılan ödemenin takip borcundan düşülmesini isteyemeyeceği, bu nedenle KGF tarafından davacı bankaya ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmasının sonuca etkili olmadığı,
alacak likit olup icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davalılar vekilinin istinaf itirazlarını yerinde olmadığından esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalılar vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1229, K. 2024/1912, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama