İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1237 K.2024/1546

Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği…

Esas2022/1237Karar2024/1546Tarih24 Aralık 2024Okuma12 dk · 2.388 kelime

KÜNYE

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/1237 E., 2024/1546 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Vekili

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
24 Aralık 2024
Esas no
2022/1237
Karar no
2024/1546
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
11/05/2022
Numarası
2021/218 Esas 2022/319 Karar
Davacı
—
Davalı
—
Dava
Alacak (İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
29/03/2021
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
23/01/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.388 kelime·12 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandığını, dağıtım faaliyetlerinin davalı tarafından yürütüldüğü dönemde trafo binası inşa edilmek suretiyle kamulaştırmasız el atma nedeniyle uğranılan zararın tazmini talebi ile açılan tazminat davasının kabulüne, taşınmazların davalı adına tesciline karar verildiğini, kararın icra takibine konulması sonucu müvekkilinin ödeme yaptığını, düzelterek onama kararı gereğince bakiye harç tutarının müvekkili tarafından vergi dairesine ödendiğini,

ödenen bedellerden davalının sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 506.416,00 TL'nin ödeme tarihi olan 05/02/2015, 76.446,28 TL'nin ödeme tarihi olan 21/05/2019, 29.957,58 TL'nin ödeme tarihi olan 04/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, işletme hakkı devir sözleşmesi, ihale şartnamesi ve hisse devir sözleşmesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, rücu davasına konu mahkeme kararında bahsi geçen alacağın davacı tarafından talep edilmesinin mümkün bulunmadığını, sorumluluğun müvekkilinde olduğu varsayılsa dahi müvekkilinin icra masraf ve giderlerinden, harcın cezalı ödenen kısmından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını bildirerek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davaya dayanak olan kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasına ilişkin uyuşmazlığın, mülkiyete ilişkin olduğu bu nedenle İHDS'nin 7.2. maddesi gereğince davacı tarafından davanın davalıya bildirilmesi gerektiği, mahkeme kararı gereğince kamulaştırmasız el atmaya konu taşınmazların davalı adına tapuya kaydedilmiş olduğu, davacı tarafından 3. kişiye yapılan ödemeden davalının sorumlu bulunduğu,

davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının rücuya dayanak davada davanın davalıya ihbar edilmemiş olması nedeniyle mahkeme kararındaki miktar, karar tarihine kadar işlemiş faiz, harç ve yargılama giderleri ile ilam vekalet ücretinden ibaret olduğu, karar tarihinden sonra gerek asıl alacağa gerekse fer'ilere işlemiş faizlerin davalıdan talep edilemeyeceği, yapılan hesaplamada mahkeme kararındaki alacak miktarının 476.298,00 TL, yargılama giderinin 1.554,60 TL, ilam vekalet ücretinin 33.001,92 TL, harcın 24.351,52 TL olduğu,

dava tarihi olan 28/04/2014 tarihinden 26/03/2019 karar tarihine kadar asıl alacak olan 476.298,00 TL'ye yasal faiz oranı üzerinden işleyen faiz miktarının 213.500,58 TL olarak hesaplandığı, ilk karar tarihine kadarki faiz miktarının 28.577,88 TL olarak hesaplandığı, dava dışı 3. kişi tarafından icra takip dosyasında ilk talepte faiz olarak 3.523,00 TL talep edildiği, icra dosyasındaki kapak hesabında ise toplam faiz miktarının 14.532,27 TL olarak (10/05/2019 hesap tarihi) gösterildiği,

ilk dava tarihinden ilk karar tarihi olan 24/12/2014 tarihine kadar işleyen faiz miktarının 28.577,88 TL olmasına rağmen davacı tarafından 3. kişiye ödenen faiz miktarının 14.532,27 TL olması nedeniyle faizin bu miktar olarak esas alınması gerektiği, davacının mahkeme kararındaki alacak miktarı 476.298,00 TL, yargılama gideri 1.554,60 TL, ilam vekalet ücreti 33.001,92 TL, harç 24.351,52 TL ve işlemiş faiz olarak 14.532,27 TL olmak üzere toplam 549.738,31 TL alacak miktarı kadar davacının davalıya rücu edebileceği, davacı tarafından 05/02/2015 tarihinde 506.416,00 TL'nin ödendiği, harcın 04/06/2020 tarihinde ödendiği,

geri kalan ödemenin 21/05/2019 tarihinde ödendiği dikkate alındığında tespit edilen davacının alacağına ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, toplam 549.738,31 TL alacağın 506.416,00 TL yönünden 05/02/2015, 18.970,79 TL yönünden 21/05/2019 ve 24.351,52 TL yönünden 04/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dayanak davada ibraz ettikleri cevap dilekçesinde davanın ...'a ihbarını talep ettiklerini, daha sonra yine aynı mahkeme tarafından ihbar talepleri konusunda bir karar verilmemiş olduğundan, ihbar taleplerini tekrarla bu konu hakkında işlem yapılmasının yazılı olarak talep edildiğini, mahkemece talepleri dikkate alınmadan karar verildiğini, karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulduğunu, davanın ihbar edilmemesinin de temyiz sebeplerinden biri olarak dilekçede belirtildiğini,

Yargıtay'ın dayanak davadaki kararı bozma nedenlerinden biri olarak dava konusu taşınmazlara trafo binaları yapmak suretiyle 1986 yılında el atıldığı anlaşıldığından, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 19. maddesindeki ve ... ile ... arasında imzalanan 24.07.2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesinin 7/4. maddesindeki "Dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğu ...'a aittir. " şeklinde düzenleme uyarınca husumetin ...'a yöneltilmesi gerektiğinin düşünülmemesi olduğunu,

daha sonra aynı mahkemede görülen davanın ilk celsesinde bozma ilamına uyulmasına karar verildiğini, davacı vekili tarafından davanın ...'a yöneltildiğini, mülkiyetin ... adına tescilini talep ettiklerini, mahkemenin gerekçeli kararında da ...'ın davalı olarak gösterildiğini, taşınmazın ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğini, bu nedenle davanın ihbar edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabul edilmesinin hakkaniyete aykırı bulunduğunu, görülen dava ile ilgili olarak mahkemece ...'a müzekkere yazılarak dava ile ilgili belgenin istendiğini, ... tarafından da ilgili müzekkereye 07.11.2018 tarihinde cevap verildiğini,

dava süresinde de ...'ın davadan haberdar olduğunu, dayanak davanın açıldığı dönemde Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/445, 2014/446, 2014/526 ve 2014/527, Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/263 ve 2014/264 Esas sayılı dosyalarının birlikte açıldığını, bu davaların davacılarının aynı kooperatif olup, muhtelif trafo binaları ile ilgili bulunduğunu, söz konusu davaların ...'a ihbar edildiğini, işbu davanın açıldığından da haberdar bulunduğunu, Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi'ne sunulan 15.02.2022 tarihli beyan dilekçesi ile de, davadan sonra davalı ile müvekkili arasında yazışmalar yapıldığını,

ihbar zorunluluğu bulunmayıp davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; zaman aşımı süresinin geçtiğini, işletme hakkı devir sözleşmesi, ihale şartnamesi ve hisse devir sözleşmesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, dayanak davanın müvekkiline ihbar edilmediğini, bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen ve icra takibine sebep olan davacının dayanak davaya ilişkin faiz ve icra dosyasına dair giderleri talep hakkı bulunmadığını, dayanak kararda bahsi geçen müvekkili ile dayanak davanın davacısı arasında akdedilen protokole kayıtlarda rastlanılmadığını, hükmedilen bedellere ödeme tarihlerinden itibaren avans faiziyle birlikte hükmedilmesinin doğru olmadığını,

ancak müvekkilinin temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilebileceğini, davacının ödediğini iddia ettiği tutarın ödeme belgelerinin müvekkiline tebliğ edilmediğini, ödeme tarihinden avans faizine hükmedilmesinin ihds'ye aykırı olduğunu, davacı tarafça yapılan ödemelerin mevzuat uyarınca usulüne uygun yapılıp yapılmadığının faiz hesaplarının mahkemece irdelenmediğini, bu konuya ilişkin bilirkişi incelemesi de yaptırılmadığını, davanın açılmasına davacının sebebiyet verdiğini, müvekkilinin yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını, hükmedilen harçlar,

yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/263 Esas 2014/627 Karar sayılı ilamının incelenmesinde; davacısı ... San. Site. İşl.

Koop., davalısı ...-... olup, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davasının kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 18. Hukuk Dairesince husumetin ...'a yöneltilmesi gerektiğinin düşünülmemesinin hatalı olduğu gerekçesiyle de kararın bozulmasına hükmedildiği, bozma sonrası dosyanın 2018/376 Esas sırasına kaydının yapıldığı,

yapılan yargılama sonunda 2019/173 Karar sayılı karar ile karar başlığında davalı ...-...'ın yanı sıra ... da davalı olarak gösterilmek suretiyle 26/03/2019 tarihli karar ile kamulaştırmasız el atma nedeniyle davacıya ait taşınmazda davalının trafo binası bulunduğu, trafonun 1990'lı yıllarda inşa edildiği, taraflar arasında trafo yapımına ilişkin yapılan bir sözleşmeye ulaşılamadığı, belediye tarafından verilen cevaptan 12/04/1999 yılında yapı ruhsatının alındığı belirtilerek davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile ... adına tapuya tesciline karar verildiği,

karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesince karar başlığından ... çıkarılmak suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verildiği, karara karşı yapılan karar düzeltme başvurusunun ise reddine karar verilerek hükmün kesinleştiği görülmüştür.

Bursa 8. İcra Müdürlüğü'nün 2015/614 sayılı takip dosyası ile, mahkeme kararına dayalı olarak alacaklı taşınmaz maliki tarafından borçlu ... aleyhine icra takibi başlatıldığı, davacının 05/02/2015 tarihinde 6.416,00 TL, 05/02/2015 tarihinde 500.000,00 TL, 21/05/2019 tarihinde 89.461,71 TL'yi icra dosyasına ödediği, anılan icra dosyasında 07/01/2021 tarihinde 13.015,43 TL'nin dosya alacaklısı tarafından borçluya ödenmek üzere iade edildiği anlaşılmıştır.

Davacı tarafından Bursa Vergi Dairesine 04/06/2020 tarihinde 29.957,58 TL harç ödemesi yapılmıştır.

Dayanak davadaki taşınmaz tapu kaydından taşınmazın 28/12/2021 tarihinde davalı adına tescilinin yapıldığı görülmüştür.

Yargılama aşamasında alınan hesap bilirkişiden alınan kök raporunda, davacının dayanak ilam nedeniyle icra dosyasına ödediği 506.416,00 TL'nin tahsilini isteyebileceği, davacının 76.446,28 TL bakiye borcun ödendiğine dair takip dosyasında bilgi bulunmadığı, bu bedeli davalıdan isteyemeyeceği, davacı tarafından vergi dairesine ödenen 29.957,58 TL harçtan ise mahkeme kararındaki tutar olan 24.351,52 TL'sini isteyebileceği tespit edilmiştir.

İtiraz üzerine alınan ek raporda ise, davacının icra dosyasına ödediği 506.200,59 TL ile 76.446,28 TL ile vergi dairesine ödediği, 24.351,52 TL harcın davalıdan iadesini talep edebileceği yönünde kanaat bildirilmiştir.

Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, rücu talebine konu Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/376 Esas 2019/173 Karar sayılı dosyasının (bozma öncesi 2014/263 Esas 2014/627 Karar) davacısı ... San. Site İşl. Koop. vekili tarafından ...-... aleyhine kamulaştırma kararı olmadan taşınmazında trafo binası inşa edilmesi nedeniyle uğradığı zararın tahsili istemine yönelik dava açılmıştır. Davacı ile davalı ... arasındaki İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi 24/07/2006 tarihinde imzalanmıştır. Rücuya dayanak davaya konu olayın tarihi kararda 1990'lı yıllar olarak belirtilmiş olup, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin imzalanmasından önceki tarihtir.

Rücuen alacağa dayanak davadaki uyuşmazlık kamulaştırma kararı olmadan üçüncü kişinin taşınmazında trafo binası inşa edilmesinden kaynaklanmakta olup, dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olduğundan, İHDS'nin 7.2 maddesi uyarınca davacının davalıya ihbar yükümlülüğü bulunmaktadır. Davacı yan ise, rücuya dayanak davada sözleşmede yer alan ihbar yükümlülüğünü yerine getirmemiştir.

Her ne kadar anılan davaya verilen cevap dilekçesinde davanın ...'a ihbarı gerektiği belirtilmiş, temyiz dilekçesinde de davanın ihbar talebinin mahkemece yerine getirilmediği bildirilmiş, temyiz incelemesi yapan Yargıtay 18. Hukuk Dairesi de husumetin ...'a yöneltilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozma gerekçesi yapılmış, bozma kararından sonra bozma ilamına uyarak yargılama yapan Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 2019/173 Karar sayılı karar başlığında davalı olarak ... gösterilmiş ise de,

bu karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine temyiz incelemesi yapan Yargıtay 5. Hukuk Dairesince karar başlığından ... çıkarılmak suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

Yapılan bu açıklamadan ve dayanak dava dosya içeriğinden davalının davanın ...'a ihbarı talep edilmesi, ilk bozma kararının husumetin ...'a yöneltilmesi gerektiğine ilişkin bulunmasına rağmen dayanak dava yargılama boyunca ...'a ihbar edilmemiştir.

Bu durumda davacının ihds'deki ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğinden rücu edebileceği alacağın karar tarihindeki borç miktarıyla sınırlı olduğu, sözleşmenin 7.2 maddesi kapsamına giren ve taşınmaz mülkiyetini ilgilendiren uyuşmazlıklarda davalıya ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacının rücuya dayanak ilamda yer alan alacak, karar tarihine kadar işlemiş faiz, yargılama giderlerini ve vekalet ücretini talep edebileceği, harcın geç ödenmesinden kaynaklanan fazla ödemenin davalıdan tahsilinin istenemeyeceği de gözetilerek mahkemece yapılan hesaplama ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/04/2016 tarih ve 2016/2241 Esas 2016/4049 Karar sayılı ilamı).

Davalı vekilinin zamanaşımına yönelik istinaf itirazı incelendiğinde, alacak taraflar arasında imzalanan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne dayandığından bu davada uygulanması gerekli olan zamanaşımı süresi Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca 10 yıl olup davanın da bu süre içerisinde açıldığı anlaşıldığından bu yöndeki itiraz yerinde görülmemiştir.

Davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarına gelindiğinde; rücu talebine konu Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/376 Esas 2019/173 Karar sayılı dosyasının (bozma öncesi 2014/263 Esas 2014/627 Karar) davacısı ... San. Site İşl. Koop. tarafından ...-... aleyhine maliki olduğu taşınmaza 1990'lı yıllarda kamulaştırmasız el atılarak trafo binası inşa edildiği iddiasıyla kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine yönelik dava açılmıştır. Davacı ... ile davalı ... arasındaki İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi 24/07/2006 tarihinde imzalanmıştır. Rücuya dayanak dava İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin imzalanmasından sonra açılmış ise de, davaya konu kamulaştırmasız el atma 1990'lı yıllarda olup, İHDS'nin imzalandığı tarihten öncedir.

Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından icra takibi nedeniyle yapılan ödeme ile dayanak ilam nedeniyle yapılan harç ödemesi İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden kamulaştırmasız el atmaya dayanmaktadır. Rücuen alacağa dayanak olan ilamın davacısı da bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının icra takibi nedeniyle ödediği miktardan, dayanak davada yukarıda açıklandığı şekilde ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğinden davacının rücuya dayanak ilamda yer alan alacak, karar tarihine kadar işlemiş faiz, yargılama giderlerini ve vekalet ücretini talep edebileceği, harcın geç ödenmesinden kaynaklanan fazla ödeme dışındaki harç ödemesini davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunmaktadır.

Öte yandan, hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.4. maddesinde "...İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla", 22. maddesinin f bendinde "Alıcı ihale konusu hisseleri devir aldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla..." hükümleri yer almaktadır. Anılan hükümler gözetildiğinde Hisse Satış Sözleşmesi karşısında İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin öncelikle uygulanacağı anlaşıldığından davalı vekilinin bu hususa yönelik savunmalarına Dairemizce itibar edilmemiştir.

Rücuya dayanak davada kamulaştırmasız el atmaya konu taşınmazın tapu kayıtlarının iptaliyle ... Genel Müdürlüğü adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Dayanak dava konusu olan taşınmaz tapu kaydından taşınmazın tescil kaydının davalı ... adına yapıldığı da görülmüştür.

Rücuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren her iki tarafta tacir olduğundan avans faizi talep edebilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/04/2016 tarih ve 2016/2239-2016/4044 E.-K. Sayılı emsal kararı).

Öte yandan, mahkemece davada kabul edilen miktar üzerinden davacı yararına, reddedilen miktar üzerinden davalı yararına hüküm altına alınan vekalet ücretleri ilk derece mahkemesi karar tarihindeki AAÜT'ye uygun bulunduğu gibi, davanın kabul ve ret oranı gözetilerek yargılama giderlerinin hüküm altına alındığı, kabul edilen miktar üzerinden karar ilam harcının hesaplanarak hüküm altına alındığı anlaşıldığından davalı vekilinin hüküm altına alınan harç, yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin kabulünün mümkün olmadığına yönelik istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2-Davacıdan alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar harcının peşin alınan 1.077,28 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 649,68 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3-Davalıdan alınması gerekli olan 37.552,62 TL istinaf karar harcından peşin alınan 9.388,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 28.164,47 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,

5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/12/2024

Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi - Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/1237, K. 2024/1546, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1237
Karar No
2024/1546
Tarih
24 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/1240 K.2024/2204
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1241 K.2024/1747
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1242 K.2024/1628
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2022/1245 K.2024/1043
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/1245 K.2024/2286
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1245 K.2024/1486

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.