KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davacı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2024
- Esas no
- 2022/1241 ( KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2024/1747
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- DR.... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/05/2022
- Esas-karar no
- 2021/680 E 2022/457 K
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- Alacak
- Yazıldığı tarih
- 13/01/2025
Karar Metni
1.235 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, 15.12.2020 tarihli ürün teklif formu ile 182.900,00 TL mukabilinde müvekkiline 6.000-7.000 kg ağırlığında dorse imal etmek üzere taraflarca anlaşıldığını, davalı tarafça 29.03.2021 tarihinde müvekkiline teslim edilmiş olan dorseye ilişkin olarak müvekkili tarafça dorseyi teslim almadan olacak şekilde çek, senet ve nakit olacak şekilde toplam 183.600,00 TL ödeme gerçekleştirildiğini, dorsenin yük taşımacılığı için yola çıkmışken 30.03.2021 tarihinde yolda yapılan kantar tartımında dorsenin 10.750 kg ağırlığında olduğunu, ayıplı olduğunun tespit edildiğini,
dorsenin ağırlığının 10.750 kg olduğunun tespit edilir edilmez müvekkilince 30.03.2021 tarihinde davalı tarafa ayıp ihbarında bulunulduğunu, 30.03.2021 tarihinde davalı tarafa iade edildiğini, araç tescil belgesinde dorse net ağırlığının 8000 kg olarak belirtildiğini ve müvekkiline de 7000 kg civarı ağırlığı olacağının küsuratla birlikte 8000 kg olmayacağı söylenmesi ve bu şekilde araç tescili yapılmasına rağmen,
yapılan ölçüm işlemi ile dorsenin ayıplı olduğunu belirterek dorse bedeli olarak müvekkilince ödenmiş olan toplam 183.600,00 TL bedelin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile taraflarına ödenmesine,
dorse/ayıplı ürünün boş olarak yoldan dönmesi neticesinde müvekkilinin uğradığı kazanç kaybı ile dorse/ayıplı ürün nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu zarar ve müvekkiline ait tırın kullanılamaması nedeniyle müvekkilinin uğradığı kazanç kaybı ve zarara ilişkin şimdilik 10.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacı tarafından ödenmiş olan 2.100,00 TL ceza bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, davacı ile 15.12.2020 tarihli olarak ağır yük, kaya, alçı taşı ve hafriyat gibi kütlesi ağır malzemeler taşıyacak kapasite ve uygunlukta kaya tipi damper olması veya kapaksız kaya tipi damper imal edilmesi konusunda anlaşma yapıldığını, davacı yetkilisinin seçmiş olduğu kapaklı damper kaya vb. ağır kütlesi olan ürünleri taşımak amacıyla özel bir imalat istediğinden özel bir ürün teslim edildiğini, iddia edildiği gibi 6-7 tonluk dorse siparişi verilmediğini, dorsenin tonajı-kapasite ve yapım biçimi–gücü ve ağırlığı sonradan ortaya çıkan ayıp veya gizli ayıp niteliğinde olmadığını,
ürünün ihtirazi kayıtsız teslim edildiğini ve hemen akabinde sorunsuz surette davacı yanca kullanıldığını, kaldı ki, mevzuat gereği bir dorse, çekicisi hariç maksimum 35.500 ton taşıyabileceğini, dorsenin iddia edildiği gibi davalıya teslim edilmediğini, fabrikanın önündeki yola bırakıldığını ve aylardır o şekilde yol kenarına terk edilmiş olduğunu, davalının bu dorseyi teslim almadığı gibi, burada yol kenarına terk edilen dorseden de sorumluluk kabul etmediğini, dava konusu ürünün 3 dingil kapaklı dorse damper olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafça düzenlenmiş olan 15.12.2020 tarihli ürün teklif formu ile 182.900,00 TL mukabilinde davacıya 6.000-7.000 kg ağırlığında dorse imal etmek üzere taraflarca anlaşıldığı, davalı tarafça 29.03.2021 tarihinde dorsenin davacıya teslim edildiği, davacı tarafça satıma konu dorsenin yük taşımacılığı için uygun olmadığı ayıplı olduğu iddiası sebebiyle iş bu davanın açıldığı, davaya konu malların ayıplı olduğunun ispat yükümlülüğü davacıya ait olduğu,
hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca yapılan değerlendirme ile üç dingilli kapaklı yarı römorkun dingiller arası mesafesi 1350 mm olduğu dosya kapsamında belirtildiği, dosya kapsamında teklif formu/ mektubu ve ekleri dışında taraflar arasında şartları belirtilen yazılı/imzalı bir sözleşmeye rastlanmadığı, teklif mektubunda kapaklı dorsenin azami yüklü ağırlığı 35.500 kg olarak belirtidiği, dorsenin boş olarak herhangi bir ağırlık miktarı verilmediği, dorsenin imalatında ağırlığını etkileyen ana unsurun kullanılan sac kalınlığına bağlı olduğu,
kullanılan sac kalınlığına göre dorsenin boş ağırlığının değişeceği, dorsenin sağlam olması istenildiğinden imalatın davalının fiyat teklifinde belirtilen 4 mm saç kalınlığında yapıldığı, teklif mektubunda dorsenin boş ağırlığı ile ilgili herhangi bir taahhüt bulunmadığı, teklif formundaki değerlere göre davaya konu dorsenin kendi ağırlığının haricinde 24.750 kg yük taşıyabileceği bu haliyle teklif formundaki değerlerle uyumlu olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davacı vekili tarafından;
Dava konusu dorseye ait araç ruhsatında boş ağırlık olarak 8.000,00 kg yazdığını, ürünün ruhsata aykırı üretildiğini, dorsenin ruhsatı ve davalı tarafça sunulmuş olan proje dahi incelenmeden haksız bir değerlendirmede bulunulduğunu, davalı tarafından hiçbir zaman dorsenin boş ağırlığının bildirilmediğini, dosya kapsamında bildirilen tanığın dinlenmediğini, müvekkili tarafından dorsenin 10.750 kg olduğunun bilinmesi halinde dorsenin satın alınmayacağını, müvekkilinin bu satım sözleşmesi nedeniyle zarara uğradığını, dorsenin fiziki incelemesi yapılarak sahip olduğu özelliklerin tespit edilmesi gerektiğini, ruhsata ve projeye aykırı üretim yapılıp yapılmadığının tespiti ile müvekkilinin zararın kapsamının belirlenmesi gerektiğini bildirerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu aracın ayıplı olup olmadığı ve ayıplı ise zararının kapsamı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesini konu alan aracın ayıplı olduğundan bahisle zararın tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 15.12.2020 tarihli ürün teklif formu ile 182.900,00 TL mukabilinde bir adet dorse satışına dair sözleşme ilişkisi kurulduğu, kapaklı dorsenin azami yüklü ağırlığı 35.500 kg olarak belirtildiği, dorsenin boş olarak herhangi bir ağırlığının yazılmadığı, ihtilafa konu aracın ruhsatının incelenmesinden boş ağırlığının net 8.000 kg, azami yüklü ağırlığının ise 35.500 kg olarak belirtildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda dorsenin imalatında ağırlığını etkileyen ana unsurun kullanılan sac kalınlığına bağlı olduğu, kullanılan sac kalınlığına göre dorsenin boş ağırlığının değişeceği, dorsenin sağlam olması istenildiğinden imalatın davalının fiyat teklifinde belirtilen 4 mm saç kalınlığında yapıldığı, teklif mektubunda dorsenin boş ağırlığı ile ilgili herhangi bir taahhüt bulunmadığı, teklif formundaki değerlere göre davaya konu dorsenin kendi ağırlığının haricinde 24.750 kg yük taşıyabileceği bu haliyle teklif formundaki değerlerle uyumlu olduğu bu kapsamda teslim edilen dorsenin ayıplı olmadığı bildirilmiş olup, davacı yanca rapora itiraz edilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli araştırma ve incelemeyi içermediği, mahallinde uyuşmazlığa konu dorsenin ve dosya kapsamına sunulan projenin incelenmediği, ihtilafa konu dorsenin projeye uygun olarak yapılıp yapılmadığı, boş ağırlığının ne olduğu, 8.000 net ağırlığının tespitine yönelik ruhsat başvurusunun kim tarafından nasıl yapıldığı hususları ve taraflar arasındaki teklif formu da gözetilerek yapılacak inceleme sonucunda taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı bir üretim bulunup bulunmadığı ve aykırı bir üretim var ise davacının zararının kapsamının belirlenmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1241, K. 2024/1747, 23 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama