KÜNYE
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1427
- Karar No
- 2024/616
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2024
Karar Metni
1.173 kelime·6 dk okuma·16 bölüm
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
....
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
.....
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE ... MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/11/2021
NUMARASI :......
DAVA TARİHİ : 11/08/2020
KARAR TARİHİ : 08/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/05/2024
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde ayı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı .... Arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, dava dışı şirkete kredi kullandırıldığını, davalıların sözleşmenin müteselsil kefili olduklarını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın Beyoğlu 48. Noterliğinin 12.06.2020 tarih ..... yevmiye nolu ihtarnamesi ile kat edildiğini, kat ihtarına rağmen borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsiline yönelik olarak ..... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, bu nedenlerle haksız itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkillerinin herhangi bir borçları bulunmadığından söz konusu takibe karşı yasal süresi içinde itiraz edildiğini, davacı bankanın davaya konu olarak göstermiş olduğu Genel Kredi Sözleşmesinin, davacı banka ile davaya taraf olmayan ... ... ... ...
Ltd.Şti. arasında imzalandığını, müvekkillerinin Genel Kredi Sözleşmesine taraf olmamakla birlikte müşterek borçlu sıfatına da sahip olmadıklarını, müvekkillerinin müteselsil kefil sıfatına dayanak olarak sunulan Genel Kredi Sözleşmesi hükümlerinin 6098 sayılı TBK ilgili hükümleri gereğince genel işlem niteliğinde olduğunu, bu nedenle müvekkillerinin iddia edilen borçtan müteselsil kefil olarak sorumluluklarının bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber davaya konu sözleşmede belirlenen faizin fahiş oranda belirlendiğini ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilleri hakkında açılan davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... ... arasında 2 adet toplam 25.000.000 TL bedelli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi imzalandığı, davalıların her iki sözleşmeyi aynı miktar üzerinden müteselsil kefil olarak imzaladığı, davalıların imza inkarlarının olmadığı, kefaletlerin yasal şartları taşıdığı, sözleşme kapsamında kredi kullandırıldığı, kredi borcunun süresinde ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından hesabın kat edilerek,
5.050.861,99 TL nakdi alacağın ödenmesi ve 1 adet çek bedeli olan 2.225 TL'nin 24 saat içinde depo edilmesi talebini içerir ihtarnamenin asıl borçlu şirkete ve davalı kefillere 16/06/2020 tarihinde tebliğ edildiği, buna göre davalıların 18/06/2020 tarihinde temerrüte düştüğü, borcun ödenmemesi sebebi ile davacı banka tarafından, davalılar aleyhine Samsun İcra Müdürlüğü'nün 2020/33833 Esas sayılı dosyasından 06/07/2020 tarihinden başlatılan ilamsız icra takibinde davalı ... ...'a yönelik 5.050.861,99 TL asıl alacak, 49.405,48 TL işlemiş faiz, 2.470,27 TL faizin %5 gider vergisi, 1.918,26 TL masraf olmak üzere 5.104.656,01 TL üzerinden,
davalı ... ...'a yönelik ise 5.050.861,99 asıl alacak, 122.612,26 TL işlemiş faiz, 6.130,61 TL aizin %5 gider avansı, 1.918,26 TL masraf olmak üzere icra takibi yapıldığı, davalı borçluların yasal sürede borcun tamamına ve ferilerine yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Banka alacağının hesaplanmasına yönelik aldırılan bilirkişi raporuna göre; davacının, takip tarihi itibari ile davalı ... ...'tan 5.050.861,99 TL asıl alacak, 49.405,48 TL işlemiş faiz, 2.470,27 TL faizin %5 gider vergisi, 1.918,26 TL masraf olmak üzere 5.104.656,01 TL, davalı ... ...'tan 5.050.861,99 asıl alacak, 118.568,71 TL işlemiş faiz, 5.928,43 TL faizin %5 gider vergisi, 1.918,26 TL masraf olmak üzere toplam 5.177.277,39 TL alacağının olduğu, asıl alacağın 16.30 TL’lik kısmına takip tarihinden itibaren % 18.60, kalan
5.050.845,69 TL’ye % 46.80 oranından işlemiş faiz talep edilebileceği, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 10.3. maddesi ve 11/b maddesinde yer alan açık
düzenlemeler gereği, takip tarihi itibariyle mer’i 2.225,00 TL gayrinakdi alacağın depo talebinden davalıların
sorumlu olduğu, 22.11.2016 tarih 29896 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kredi Garanti Kurumlarına
Sağlanan Hazine Desteğine ilişkin 2016/9538 sayılı Karar’ın 6. Madde 1. Ve 4. Fıkraları gereğince temerrüt
halinde takip işlemlerinin, KGF tarafından ödeme yapılmış olsa dahi, kredi veren davacı ... A.Ş. tarafından sürdürülmesi gerektiği, davacının alacağının likit olması sebebi ile hükmolunan miktar üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi ve davacının fazlaya ilişkin talebi ile reddedilen kısma yönelik takibin kötüniyetle yapıldığı ispatlanamadığından, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddi gerektiğine, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kısmen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kısmen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davalılar vekili Av. ... 23/10/2023 tarihli beyan dilekçesinde; icra takip dosyasında ki tüm itirazlarından her iki müvekkilinin feragat ettiğini, işbu dava nedeniyle alacaklı bankadan herhangi bir yargılama gideri, vekalet ücreti, tazminat ve sair herhangi bir hak ve alacak talepleri olmadığını, davacı bankanın davayı geri almasına muvafakat ettiklerini ve davanın konusuz kaldığını beyan etmiştir.
Samsun İcra Müdürlüğü'nün 2020/33833 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... A.Ş., borçlularının ... ... ve ... ... olup, borçlular vekili Av. ...'ın 23/10/2023 tarihli beyan dilekçesi ile takibe, ödeme emrine,borca, faize, ve faiz oranına ve işlemiş ve işletilecek faize ve alacağın diğer tüm ferilerine yapmış oldukları itirazlarını geri aldıklarını ve takibin kesinleştirilmesini talep ve teminatın iadesine muvafakat ettiklerini beyan etmiştir.
Somut olaya gelince, istinaf aşamasında davalılar vekili Av. ...'ın müvekkillerinin icra takip dosyasına yapmış oldukları itirazlarından feragat ettiğinden davalılar hakkındaki takibin kesinleştiği, bu hale göre açılan davanın konusuz kaldığı gözetilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/1427, K. 2024/616, 8 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama