İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1434 K.2025/47

Taraflar arasındaki şirket müdürünün görevden azli istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı, davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya…

Esas2022/1434Karar2025/47Tarih30 Ocak 2025Okuma13 dk · 2.505 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2022/1434 E., 2025/47 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Davacılar

Karar tarihi
30 Ocak 2025
Esas no
2022/1434
Karar no
2025/47
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 8.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Karar tarihi
06/07/2022
Numarası
2021/626 Esas 2022/394 Karar
Vekili
—
Davalı
—
Dava
Şirket Müdürünün Görevinden Azli
Dava tarihi
22/10/2021
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
05/02/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.505 kelime·13 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki şirket müdürünün görevden azli istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı, davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacılar; tarafların dava dışı ... ... Ltd.

Şti.'de ortak olduklarını, davalının aynı zamanda şirketi temsil ve ilzam yetkisi bulunduğunu, davalının, diğer ortaklara şirketin mali durumuyla ilgili hiçbir bilgi vermediğini, şirketin hesabından davalıya ve dava dışı ortak ...'e fahiş miktarda ödemeler yapıldığını, paranın hangi amaçla gönderildiğinin ve nereye harcandığının şirket ortaklarına açıklanamadığını, şirketin kuruluşundan bu güne kadar hiçbir genel kurul toplantısının yapılmadığını, davalının özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini,

davalının kardeşi olan ...'in ortağı ve yetkilisi olduğu başka bir şirketin borcundan dolayı ortağı oldukları dava dışı ... şirketinde haciz işlemi uygulandığını, davalının, şirkete ait demirbaşları götürdüğünü, davalının şirket müşterilerini arayarak tahsilat yaptığının öğrenildiğini, şirketin içinin boşaltıldığını ileri sürerek davalının, dava dışı ... Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı Ltd.

Şti.'ndeki müdürlük görevinden azline, şirkete tedbiren kayyım atanmasına, dava sonunda yönetim kayyımı görevinden azline, şirkete tedbiren kayyım atanmasına, dava sonunda ise yönetim kayyımı olarak müvekkillerinden birinin atanmasına, ayrıca, şirketin ... Bankası A.Ş. nezdindeki hesabı üzerine bloke konulmasına, davalının ...

Bankası A.Ş. nezdindeki hesapları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, davalının ... parseller üzerinde bulunan taşınmazlarının 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına da karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

CEVAP

Davalı; söz konusu şirketin, 19/12/2017 tarihinde kurulduğunu, kurucu ortaklar tarafından müdür olarak seçildiğini, bu davanın açılmasından önce söz konusu talebin şirket genel kurulunda konuşularak olumsuz karar alınması halinde dava yoluna başvurulması gerektiğini, şirket kuruluşundan beri genel kurul yapılmadığı belirtilmiş ise de 2 yıldır covid - 19 salgını bulunduğunu, pandeminin etkisi ile genel kurul toplantılarının ertelendiğini, TTK'nın 617/3.maddesinde çağrı konusunda anonim ortaklıklarla ilgili hükümlere atıf yapıldığını, kendisinden fazla pay sahibi olan davacıların,

4 yıl boyunca genel kurul yapılmaması sebebiyle şirketin uğradığı zarara ilişkin mahkemelere başvuruda bulunmadığını, bunun davacıların kötüniyetli hareket ettiğini gösterdiğini, kayyım atanması talebiyle açılan davada husumetin diğer ortaklar yanında şirkete de yöneltilmesi gerektiğini, kendisi hakkında açılan davanın öncelikle pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, kendisinin %15 pay sahibi olduğu ... Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı Ltd.

Şti.'nin 100.000,00-TL sermaye ile 15/12/2017 tarihinde 4 ortaklı olarak kurulduğunu, şirket müdürü olarak üzerine düşen tüm yükümlülükleri büyük bir özen ve titizlikle yerine getirdiğini, davacıların iddialarının gerçek dışı olduğunu, kanunun kendisine yüklediği objektif özeni gösterdiğini, bilgi ve belgelerin saklanarak paylaşılmaması hususlarının gerçek dışı olduğunu, şirketi ilgilendiren her konuda e-posta yolu dışında gerek sözlü, gerekse günlük olarak whatsapp yoluyla diğer ortakların bilgilendirildiğini, asıl şirket menfaatlerine aykırı hareket eden kişinin davacılardan ... olduğunu,

davacılardan ...'ün kendi kredi borçlarının ödenmesi için muhasebeye talimat verdiğini, şahsi harcamaları için bahsi geçen hesaptan kendisine para aktarımı yaptırdığını, kredi taksitlerini ödettiğini, kendisinin tek başına şirketin SGK borcundan sorumlu kabul edilemeyeceğini, limited şirketlerin ödenmeyen prim ve prime ilişkin borçlarından şirket müdürlerinin görev yaptıkları dönemlere ait borçlardan tüzel kişilik ile müşterek müteselsilen sorumlu olduklarını, haksız haciz işlemleri diye bir durumun söz konusu olmadığını, şirket demirbaşı olarak bahsedilen bilgisayarların, şahsına ait olup demirbaş niteliğinde olmadığını,

... ile ...'nun iş akitlerinin haklı olarak feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacıların azil iddiasını şirketin genel kurul toplantısının yapılmaması, şirket işleri hakkında pay sahibi davacılara bilgi verilmemesi, şirket hesabından fahiş miktarda para çekilip geri ödenmemesi iddialarına dayandırdığı, davalının ise iddiaların yersiz olduğunu savunduğunu, dava dışı şirketin 15/12/2017 tarihinde ticaret sicil müdürlüğünde tescil edilerek kuruluşundan bugüne kadar genel kurul toplantısını yapmadığı,

Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan 20/03/2020 tarihli şirketlerin genel kurul toplantılarına ilişkin açıklama başlıklı duyuruda Covid-19 salgınının yayılmasını engellemek amacıyla şirketlerin kurul toplantıları bakımından bazı tedbirlerin alındığının ifade edildiği, yapılmayan genel kurul toplantılarının 2018,2019 ve 2020 faaliyet yıllarına ilişkin olduğu, bir kısmının korona virüs salgın dönemine denk gelmesi de gözetildiğinde uzun yıllardır toplantı yapılmamış sayılacak bir sürenin geçmediği, bu nedenle bu hususun azil için yeterli olmadığı kanaatine varıldığı,

Şirket işleri hakkında pay sahibi davacılara bilgi verilmemiş olduğu iddiasına ilişkin olarak yapılan değerlendirmede, TTK'nın 614.maddesinde bilgi alma ve inceleme hakkının düzenlendiği, 22/09/2021 tarihinde tebliğ edilen ihtarname ile tebliğden 1 gün sonrası 23/09/2021 tarihine kadar belgelerin hazır edilmesi talebinde bulunulması dikkate alındığında, makul süre ve talep bulunmadığı, bu iddianın azil için yeterli olmadığı, davalının şirket hesabından fahiş miktarda para çekip geri ödememiş olduğu,

bunun da şirketin vergi affından yararlanmasını engellediği iddiasına ilişkin yapılan inceleme ve değerlendirmede, yapılan inceleme, incelenen ticari defter kayıtları içeriği, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalıya "...

Havale", "personel maaş ödemesi", "... hanım kasa", "... maaş" açıklamaları altında ödemeler yapıldığı, davalı, şirket müdürü olup şirketten maaş ve diğer mali hakları almasının müdürlük görevinin gereği hak olduğu, ancak şirket genel kurulu yapılmayıp ortaklara kâr payı dağıtılması kararı verilmediğinden kâr payı hakkının doğmadığı, maaş ödemesi dışındaki diğer ödemelerin davalının şirketten borç aldığı ancak geri ödemediği miktar olduğu, davalının şirketten dava tarihi itibariyle toplam 916.928,68 TL borç aldığı ancak iade etmediği, şirketin yüksek miktarda SGK borcu olduğu,

davalının şirketten aldığı borcu geri ödemesi halinde şirketin SGK vergi affından yararlanabileceği ancak ödeme yapılmamış olması nedeniyle şirketin bu vergi borcunu ödemesinin zorlaştığı, vergi affından yararlanma olanağını kaybedebileceği, davalının fiilinin şirkete zarar vermekte olduğu, TTK'nın 369 ve 626.maddelerinde belirtilen görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeni ile yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetme yükümlülükleri ile bağdaşmadığı, özen yükümlülüğünün ihlali niteliğinde olduğu,

bu haliyle azil için haklı neden oluşturduğu kanaatine varılmakla açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, davacılar, azille birlikte tedbiren yenisi seçilinceye kadar müvekkillerinden birinin, mahkeme uygun görmediği taktirde resen atanacak birinin tedbiren kayyım olarak atanması isteğinde bulunmuş olmakla, tedbir talebinin kabulü ile, ... Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı Ltd.

Şti.'nin genel kurul toplantısı yapılıncaya kadar şirketi yönetmek ve temsil etmek üzere tedbiren kayyım olarak Avukat ...'nin atanmasına, kayyıma aylık 4.000,00 TL ücret takdirine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; " Davanın kabulü ile davalının, ... Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı Ltd.

Şti.'nin müdürlük görevinden azline, Genel kurul toplantısı yapılıncaya kadar şirketi yönetmek ve temsil etmek üzere tedbiren kayyım olarak Avukat ...'nin atanmasına, kayyıma aylık 4.000,00 TL ücret takdirine, ücretin davacı tarafça karşılanmasına, bu aşamada takdiren 24.000,00 TL'nin davacı tarafça mahkeme veznesine yatırılmasına, " ilişkin karar verilmiş, karara karşı, davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece, hatalı bilirkişi raporu esas alınarak hatalı karar verildiğini, kararda belirtilen 916.928,68-TL tutarın, kendisine ait olmadığını, şirket ve şirket çalışanları ile ilgili harcamalar olduğunu, bu hususun sunduğu belgeler kapsamı ile ortaya çıkarılması mümkünken bunun yapılmadığını, üzerinde görülen bu tutarın, şirket hesabından şirket lehine yapılan harcamalardan ibaret olduğu halde azil sebebi yapıldığını, raporun tümüyle haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, somut delillere dayandırılmadığını, eksik inceleme ile yetersiz rapora dayalı karar verildiğini,

şirket lehine şirket içi yapılan harcamaların muhasebe kayıtlarında yer aldığını, davacı ... hesabına 104.000-TL ödeme yapıldığını, bu davacının, kendi kredi borçlarını ödettiğini, muhasebe kayıtlarına müdahale ettiğini, bu yüzden banka kayıtları ile beyanname arasında bir hayli fark bulunduğunu, bunun, tarafından sunulan belgelerin incelenmesi ile anlaşılacağını, ekonomik kriz nedeniyle şirketin borçlarının arttığını, borçların ödenmesinde gecikildiğini, yapılandırma için gerekli başvuruların yapıldığını, bu hususun ortaklarca da bilindiğini, SGK ve vergi borçlarının yapılandırılması talebinin davacılar tarafından kötüye kullanıldığını,

üzerine düşen tüm yükümlülükleri büyük bir özen ve titizlikle yerine getirdiğini, TTK 626 madde hükümleri uyarınca gereken özenin gösterildiğinin dinletilen tanık beyanları, dekontlar ve delilleri ile ispatlandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; limited şirket müdürünün azli istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına göre; dava dışı ... Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı Limited Şirketi'nin, Ankara Ticaret Sicili’ne 415646 no ile tescilli olduğu, şirketin, 15/12/2017’de tescil edilerek tüzel kişilik kazandığı, tescilin, 19/12/2017 tarih ve 9476 sayılı TTSG’de ilan edildiği, şirketin ortaklarının, davacı ..., davacı ..., davalı ... ve dava dışı ... oldukları, davalı ...'ın, kuruluştan itibaren şirketin müdürü olarak görev yaptığı anlaşılmaktadır.

Talep, hukukî niteliği itibariyle TTK'nın 630. maddesine dayanmaktadır. TTK'nın 630. maddesinde: "(1) Genel kurul, müdürü veya müdürleri görevden alabilir, yönetim hakkını ve temsil yetkisini sınırlayabilir. (2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.

(3) Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur. (4) Görevden alınan yöneticinin tazminat hakları saklıdır." şeklinde hükümlere yer verilmiştir.

Anılan hükme göre, her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, yukarıda sözü edilen yasal düzenleme uyarınca, davalı ...'ın, dava dışı "... Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı Limited Şirketi" müdürlüğünü yönetim hakkı ve temsil yetkisinin, haklı sebeplerle kaldırılmasının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

Hemen belirtmek gerekirse,“Özen ve bağlılık yükümü, rekabet yasağı” başlıklı TTK m. 626.1 hükmüne göre, “Müdürler ve yönetimle görevli kişiler, görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini, dürüstlük kuralı çerçevesinde, gözetmekle yükümlüdürler”. Söz konusu özen yükümlülüğü objektif bir kıstas olmakla, bunun derecesi TTK m. 369’a göre belirlenmektedir. Anılan hükme göre ise, “Yönetim kurulu üyeleri ve yönetimle görevli üçüncü kişiler, görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmek yükümlülüğü altındadırlar.” Bu hüküm emredici mahiyettedir.

Davacılar, aynı zamanda şirket ortaklarından olan davalı müdür ...'ın, diğer ortaklara şirketin mali durumuyla ilgili hiçbir bilgi vermediğini, şirket hesabından kendisine ve dava dışı ortak ...'e fahiş miktarda yapılmış ödemeler bulunduğunu, şirketin kuruluşundan itibaren genel kurul toplantısı yapılmadığını, davalının özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini, davalının kardeşi aynı zamanda şirketin dava dışı ortağı olan ...'in, ortağı ve yetkilisi olduğu başka bir şirkete ait borca dayalı, ... şirketinde haciz işlemi uygulandığını, davalının, şirkete ait demirbaşları götürdüğünü,

davalının şirket müşterilerini arayarak tahsilat yaptığının öğrenildiğini, şirketin içinin boşaltıldığını ileri sürerek davalının, dava dışı ... Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanlığı Ltd. Şti.'ndeki müdürlük görevinden azline karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece; davalı müdürün, dava tarihi itibariyle, şirketten, 916.928,68-TL borç alarak bunu geri ödemediğinin, geri vermesi halinde şirketin SGK vergi affından yararlanarak yüklü bir borçtan kurtulmasının mümkün olacağının açık olduğu, TTK'nın 369 ve 626 madde hükümleri çerçevesinde haklı azil koşullarının bu sebep yönünden oluştuğu, sair iddiaların ise, azil için yeterli olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Somut dosya kapsamındaki delillere göre, dava dışı şirket hesabından, davalıya "... havale", "personel maaş ödemesi", "... Hanım Kasa", "... Maaş" açıklamaları altında ödemeler yapıldığı sabittir. Davalı, şirket müdürü olduğundan, şirketten maaş ve diğer mali hakları alması, müdürlük görevi gereği doğan bir hakkıdır. Ancak davalının ortak sıfatıyla şirketten herhangi bir kar payı alma hakkı doğmamıştır; zira şirket genel kurulu yapılmamış ve ortaklara kar payı dağıtılması kararı da verilmemiştir. Bu itibarla “maaş ödemesi dışındaki” ödemelerin, davalının şirketten borç aldığı, ancak geri ödemediği miktar olduğu anlaşılmaktadır.

Limited şirkette müdürlerin, şirketten borç alma hakkı bulunmaktadır (TTK m. 395.2). Ancak bütün haklar gibi bu hakkın da TMK m. 2’ye uygun olarak kullanılması zorunludur. Bu kapsamda şirket malvarlığının ortaklara değil şirket tüzel kişiliğine ait olduğu, şirketin ortakların menfaatinden bağımsız, kendi menfaati olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. Az yukarıda sözü edilen TTK m. 626.1 maddesi emredici hükümleri uyarınca Müdürler ve yönetimle görevli kişilerin, görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini, dürüstlük kuralı çerçevesinde, gözetmekle yükümlüdürler.

Dava konusu somut olayda, hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi asıl ve ek raporları kapsamıyla mahkemenin kabulüne göre; davalı müdürün, dava dışı ve ortağı olduğu şirketten, toplam 916.928,68-TL borç aldığı, ancak iade etmediği, yine şirketin yüksek miktarda SGK borcu olup 1.085.311,22-TL peşin ödeme yapmak suretiyle tüm borcun itfa edilebileceği, banka hesaplarıyla ticari defter ve kayıtların incelenmesi ile tanzim edilen bilirkişi raporları kapsamından anlaşılmaktadır.

Bu itibarla davalının şirketten aldığı borcu geri ödemesi halinde şirketin SGK vergi affından yararlanabilme olanağı mevcut iken, davalının, borcunu geri ödememesi nedeniyle şirketin, lehine olacak söz konusu SGK vergi affından yararlanma olanağını kaybedebileceği, davalının, şirketten yüksek bir meblağı borç alıp geri ödememesi karşısında şirketin menfaatlerini gözettiğinden söz edilemeyeceği açıktır.

O halde, şirketin vergi affından yararlanamaması halinde çok daha yüksek miktarda faiz ödeyecek olması dikkate alındığında; davalının fiilinin, şirkete zarar vermekte olduğu, TTK m. 369 ve 626’da sözü edilen “görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmek” yükümlülükleriyle bağdaşmadığı, özen yükümlülüğünün bu türden bir ihlalinin, TTK m. 630.2 hükmü uyarınca azil için haklı neden oluşturacağının kabulüne yönelik mahkeme kabulüne isabetlidir.

Bununla birlikte, dosya Dairemizde inceleme aşamasında iken, davalı şirketin, 06/09/2022 tarihinde yapılan ve 13/09/2022 tarihinde tescil edilen genel kurul kararı ile, davalı ...'ın azil kararı ile birlikte yerine mahkemece, tedbiren kayyım olarak atanan ...'nin müdürlük görevi sonlandırılmak suretiyle, davacı ...'ün, 06/09/2027 tarihine kadar münferiden yetkili şirket müdürü olarak atandığı, böylelikle eldeki davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.

6100 sayılı HMK'nun 331/1.maddesinde " Davanın konusuz kalması halinde davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini taktir ve hükmeder" düzenlemesi yer almaktadır. Buna göre davanın konusuz kalması halinde mahkemece, yargılamaya devam edilerek davanın açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunun tespit edilmesi ve tutumu ile dava açılmasına sebep olan tarafın, yargılama giderlerine mahkum edilmesi gerekir.

Somut olayda, yukarıda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere, davalı şirket müdürünün, özen ve bağlılık yükümlülüklerine uygun davranmadığı, azil koşullarının oluştuğu, böylelikle davacı tarafın, eldeki davayı açmakta haklı olduğu, davanın açılmasına davalının sebep olduğu anlaşılmakta olup HMK'nun 331.maddesi gereğince yargılama giderlerinden davalı taraf sorumlu tutulmalıdır.

Tüm bu nedenlerle; davalı müdür ...'ın istinaf başvurusunun, davanın konusuz kalması dikkate alınarak kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı hakkında açılan davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava açılmasına sebebiyet veren davalının, yargılama harç ve giderleriyle sorumlu tutulmasına ilişkin HMK'nın 353/(1)-b.2. Maddesi uyarınca yeniden karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

A)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni gözetilerek KABULÜNE,

2-Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 06/07/2022 tarih ve 2021/626 Esas 2022/394 Karar sayılı kararının, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

B)1-Davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla esas hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10-TL harcın, davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan posta gideri 135,60-TL, bilirkişi ücreti 3.000-TL, olmak üzere toplam 3.135,60-TL yargılama giderinin, davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

4- Davacı tarafından dava açılışı sırasında ödenen 59,30-TL peşin harç, 59.30-TL başvuru harcı ile 20,00-TL vekalet tasdik harcı olmak üzere toplam 138,60-TL'nin, davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin, kendi üzerinde bırakılmasına,

6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, istinafa gelenin sıfatına göre, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 5.100-TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,

7-Kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

C)1-İstinafa başvuran davalı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf maktu karar harcının, kararın kesinleşmesi ve talep halinde davalı tarafa iadesine,

2-İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın kaldırılma gerekçesi gözetilerek davalı üzerinde bırakılmasına,

3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/01/2025

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -1

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/1434, K. 2025/47, 30 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1434
Karar No
2025/47
Tarih
30 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1436 K.2025/131
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1438 K.2025/46
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/1439 K.2025/64
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1439 K.2025/132
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/1444 K.2025/65
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1446 K.2025/44

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.