İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1439 K.2025/132

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2022/1439Karar2025/132Tarih30 Ocak 2025Okuma13 dk · 2.659 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
30 Ocak 2025
Dosya no
2022/1439 Esas
Karar no
2025/132 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
08/03/2022
Numarası
2018/200 Esas - 2022/140 Karar
Davanın konusu
Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.659 kelime·13 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesi ile, davalının, taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ile, 1.800.000USD + KDV bedel karşılığında, tapunun ... ada ... pafta ... parselde kayıtlı ...

Şişli/İstanbul adresinde inşa edeceği ... projesinden 3.kat 25 nolu ve 3.kat 32 nolu bağımsız bölümlerin satışını davacıya vaat ettiğini, bağımsız bölümlerin, brüt 459.33 m2'den oluşan ofis (işyeri) niteliğinde olup, bağımsız bölümler için toplam 1.800.000USD + KDV satış bedelini, gününde ve eksiksiz olarak davalı şirkete ödendiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 4.1 maddesinde davalının davacıya karşı sorumluluğunun bağımsız bölümün ve bağımsız bölümün bulunduğu ana gayrimenkulun ilgili belediye tarafından onaylanmış projesine ve ekli teknik şartnameye uygun olarak inşa edilip, alıcıya tesliminden ibaret olduğunu,

inşaatın temelden çatıya, anahtar teslimi olarak tamamlanmasına kadar olan sürede mali, hukuki, idari ve yasal düzenlemelerden kaynaklanan bütün sorumluluğun satıcıya ait olduğunun açıkça kararlaştırıldığını, aynı sözleşmenin 4.3.maddesinde ise davalının teslimin gecikmesi halinde, gecikilen her gün için bir günlük rayiç kira bedelini cezai şart olarak ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davacının sözleşme kapsamında eksik kalan hiçbir yükümlülüğü olmamasına rağmen bağımsız bölümlerin tapusunun ancak 21/12/2017 tarihinde davacıya intikal ettirilebildiğini, sözleşmenin 5.3,

10.1-2-3-4 maddelerinde düzenlenen fiili teslim işleminin ise henüz gerçekleşmediğini, davacı şirketin taşınmazların teslim edilmemiş olması nedeniyle bağımsız bölümlerden yararlanamadığından, ihtarname ile satışı vaat edilen ofisin, sözleşmedeki koşullara uygun olarak hemen tesliminin sağlanmasını, ayrıca gecikmeden doğan birikmiş alacaklarının ödenmesini davalıdan talep ettiğini, davalı şirketin mesnetsiz beyanlarla davacının talebini kabul etmediğini bildirdiğini, bu nedenlerle Aralık 2016 tarihine kadar teslimi gereken taşınmazın, henüz teslim edilmemiş olmasından dolayı,

sözleşmenin 4.3.maddesi gereğince günlük rayiç kira bedelinin tespiti ile, dava tarihine kadar tahakkuk etmiş olan toplam kira bedeli tazminatının tahsili için işbu davanın açıldığını beyanla, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla değeri şimdilik 100.000TL olup, dava konusu bağımsız bölümlerin bir günlük kira rayicinin ve dava tarihine kadar tahakkuk etmiş kira alacağının belirgin hale gelmesini müteakip, HMKnun 107.maddesine göre davadaki talebin arttırılacağını, davanın kabulü ile,

tespit edilen bir günlük kira rayicine göre, dava tarihine kadar tahakkuk etmiş olan toplam kira bedeli tazminatının avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesi ile, davacının bir zarara uğradığını kabul etmemekle birlikte davacı tarafın zarara uğramışsa bu zararın kendisi tarafından belirlenebilecek nitelikte olup, davacı tarafın belirsiz alacak davası açmakta hukuki bir menfaati bulunmadığını, davalı tarafından taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre herhangi bir gecikmesi olmayıp, haksız taleplerin reddi gerektiğini,

taraflar arasındaki sözleşmenin 10.3 maddesinde "Teslimden maksat sözleşmeye konu bağımsız bölümün geçici tesislerle teslime hazır hale gelmiş olmasıdır" denilerek teslim ile kastedilenin fiilen teslim değil de teslime hazır hale getirilmiş olmak olduğunun belirtilmiş olup, davacının fiilen teslim edilmediği iddiasıyla açtığı haksız davanın reddi gerektiğini, mücbir sebeplerle çalışmanın yapılamadığı sürenin gecikme olarak kabul edilerek ve daalı şirketten cezai şart talep edilmesinin mümkün olmadığını,

taraflar arasında adi yazılı şekilde yapılan sözleşme gereği davalı şirketçe verilmesi gereken bağımsız bölümlere ait tapuların 21.12.2017 tarihinde devredildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin satış bedeli ve ödeme koşulları başlıklı 3.maddesinde "KDV Alıcı tarafından satıcının aşağıdaki banka hesabına alım bedelinden ayrı olarak faturanın kendisi tarafından tebellüğ tarihini müteakip en geç 10 gün içerisinde (en geç beyan verme tarihinde) ve her halde kat irtifakı tapusunun kendisine verilmesine kadar ödenecektir" denilmekle KDV ödenmeden kat irtifakı tapusunun verilmeyeceğinin açık olduğunu,

davacı tarafın KDV'yi ödeme tarihini takiben de 21/12/2017 tarihinde davalı şirket tarafından bağımsız bölümlerin tapusunun devredildiğini, bu nedenle de davalı şirketin gecikmesinden bahsedilemeyeceğini, davalı şirketten herhangi bir talepte bulunmalarının mümkün olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 08/03/2022 Tarih ve 2018/200 Esas - 2022/140 Karar sayılı kararında;"...Yapılan yargılama, davacı tarafın iddiaları, davalının savunması, tanzim olunan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu ... pafta, ... ada ... parsel ...-İstanbul adresinde inşa edilen binanın ...kat 25 ve ... nolu bağımsız bölümlerinin 19/09/2014 tarihli satış vadi sözleşmesi ile 1.800.000USD bedelle satıldığı, Aralık 2016 tarihine kadar ilgili taşınmazların teslim edileceğinin kabul ve taahhüt edildiği, ancak tapu devirlerinin 21/12/2017 tarihinde yapıldığı,

gecikme durumunda her bir gün için rayiç kira bedelinin ödeneceği, taraflarca akdedilen sözleşmenin 10.02 maddesine göre, Aralık 2016 tarihinin teslim için başlangıç tarihli olduğu ve bu tarihten itibaren en geç üç ay içinde (Mart 2017) teslimin gerçekleşmesi gerektiği, satış vaadi sözleşmesine göre Mart 2017 yılında teslim edilmesi gereken taşınmazların 21/12/2017 tarihinde tapu devrinin yapıldığı, sözleşmenin 10.3.

Maddesinde teslimden maksatın sözleşmeye konu bağımsız bölümün geçici tesisleri ile birlikte teslime hazır hale getirilmiş olması olarak düzenlendiği ve yine sözleşmenin 10.4.

Maddesinde teslimin teslim tesellüm belgesi ile yapılacağının düzenlendiği, tapuda yapılan devrin aynı zamanda bir teslim tesellüm belgesi niteliğinde de olduğu, bu nedenle tapuda yapılan devir tarihi itibarı ile devir borcunun ifa edildiği, devir sırasında çekince konulmamış olması nedeniyle TBK'nın 179/2.

Maddesi uyarınca davacının artık devrin süresinde yapılmamasından kaynaklı cezai şartı talep edemeyeceği gibi inşaatın Anıtlar Kurulunun 14/08/2015 tarihli kararı ile durdurulduğu, 19/10/2016 tarihli tadilat ruhsatı ile çalışmaya devam olunabildiği dikkate alındığında gecikmenin de davalıdan kaynaklanmadığı kanaatine varılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir...."gerekçesi ile, '' Davacının davasının SÜBUT BULMADIĞINDAN REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Tapunun alıcıya devredilmesi ile taşınmazın fiilen teslimi farklı işlem ve süreçler olup, bu konudaki açık sözleşme hükümleri ve itirazları gözardı edilerek, “tapunun devredilmesi anında bağımsız bölümler de fiilen teslim edilmiş sayılır” varsayımıyla hüküm kurulması, sözleşme hükümlerine, usul ve kanuna açıkça aykırı olduğunu,1-Taraflar arasındaki Satış Vaadi Sözleşmesinin “Kesin Satış” başlıklı 9. maddesinde.

Tapu ferağ ve takriri işlemleri düzenlenmiş, sözleşmenin “Teslim” başlıklı 10. maddesinde ise. Bağımsız bölümlerin fiilen teslim şekli ve usulünün düzenlendiğini, 2-Sözleşmenin 9. maddesinde. Tapu devrinin alıcıya yapılabilmesi için, alıcının satış bedelini tamamen ödemesi ve taahhütlerini yerine getirmesi şartına bağlı olduğunun, açıkça düzenlendiğini, 3-Sözleşmenin 10. maddesinde ise.

Bağımsız bölümlerin fiilen teslimi hususu düzenlenmiş, işyerlerinin ... olarak Aralık 2016 tarihine kadar teslim edileceği (10.1), bağımsız bölümün teslim yerinin inşaat mahalli olduğu (10.2), teslimden maksadın sözleşmeye konu bağımsız bölümün geçici tesislerle teslime hazır hale gelmiş olması olduğu (10.3), bağımsız bölümlerin teslim-tesellüm belgesi ve anahtarları ile teslim alınacağı, alıcının bağımsız bölümü teslim alması için davet edileceği, davete rağmen teslim alınmaması halinde satıcının teknik elemanlarınca tutanak tutulacağı, tutanak tarihi itibarıyla satıcının teslim borcunu yerine getirmiş sayılacağı (10.4, 10.5, 10.7, 10.8,

10.9), açıkça belirtildiğini, 4-Yine Satış Vaadi Sözleşmesinin 5.3. maddesinde. “Alıcı, bağımsız bölümün fiilen teslimi tarihine kadar, inşaat seyri süresince iş güvenliği ve insan emniyeti sebebiyle, Satıcının yazılı izni ve onayı dışında inşaat sahasına girmemeyi kabul ve beyan eder…” hükmü düzenlendiğini, 5-Yukarıda belirtilen açık sözleşme hükümleri kapsamında.

Tapu devri işlemi ile, bağımsız bölümlerin fiilen teslimi işleminin birbirinden tümüyle farklı işlem ve süreçlere tabi olduğu, tapu devrinin bağımsız bölümlerin fiilen teslimi anlamına gelmediği, fiilen teslim olmadan alıcının inşaat sahasına dahi giremeyeceği, tartışmasız bir şekilde sabit olduğunu,6-Dava konusu somut olayda.

Davacıya ait 25 ve 32 No’lu bağımsız bölümlerin tapusu 21.12.2017 Tarihinde devredilmiş, ancak, dava tarihi itibarıyla henüz bağımsız bölümlerin fiilen teslimi yapılmadığından, inşaat mahalline girilememiş ve bağımsız bölümlerin zilyetliğine sahip olunamadığını, (Davalı taraf, sözleşmenin 10.7 maddesi gereğince bağımsız bölümlerin fiilen teslimi için davacıya davet mektubu gönderdiğini ispatla mükellef olup, davalının bu hususta hiçbir delil ibraz etmediği ve bağımsız bölümlerin alıcıya fiilen teslim edildiğini veya teslim edilmiş sayıldığını ispatlayamadığı sabittir.) 7-Açık sözleşme hükümlerine rağmen,

tapu devri ile inşaatın fiilen teslim edildiği yanılgısına, Bilirkişi Heyetince de düşülmüş, fiilen teslim konusundaki beyanlarını teyiden 30.12.2020 Tarihli itiraz dilekçesi ekinde aynı proje kapsamında davalı şirketten bağımsız bölüm satın alan ...’ın tapu senedi ile Tadilata Başlama Tutanağının sunulduğunu, dosyada mübrez işbu belgeler ile de sabit olduğu üzere; ..., bağımsız bölümünün tapusunu 17.11.2017 Tarihinde almış, ancak bağımsız bölüm kendisine 20.02.2018 Tarihinde fiilen teslim edilebildiğini, 8-Taşınmazın tapu teslim tarihi ile fiili teslim tarihi aynı olmadığından,

davanın açıldığı tarihte de davacıya ait bağımsız bölümler henüz teslim edilmediğinden. Bağımsız bölümlerin fiilen tesliminin ne zaman gerçekleştiği yönünden taşınmazda yeniden keşif yapılması, ayrıca delilleri arasında bulunan tanıkların da keşif esnasında dinlenilmesi ısrarla talep edilmesine rağmen, işbu itirazları gözardı edilerek, hatalı ve mesnetsiz değerlendirmelere dayalı olarak hüküm kurulduğunu,Belirtilen nedenlerle.

Tapu devri ile bağımsız bölümlerin de teslim edilmiş sayıldığı yanılgısıyla kurulan hüküm usul ve kanuna açıkça aykırı olup, sözleşmenin 9, 10 ve 5.3 maddeleri gözönüne alınarak, mahallinde keşif icrası ve davacı delili olan tanıkların keşif mahallinde dinlenmesi suretiyle fiili teslim tarihinin aydınlatılarak, günlük kira rayici üzerinden hüküm kurulmasının zorunlu olduğunu, Sözleşmenin 4.1 maddesi gereğince idari düzenlemelerden kaynaklanan bütün sorumluluk satıcı tarafından alıcıya garanti edilmiş olmasına rağmen “inşaatın anıtlar kurulunun 14.08.2015 tarihli kararı ile durdurulduğu,

19.10.2016 tarihli tadilat ruhsatı ile çalışmaya devam olunabildiği, gecikmenin davalıdan kaynaklanmadığı” gerekçesiyle davanın reddedilmesinin de usul ve kanuna açıkça aykırı olduğunu,1-Dava konusu Satış Vaadi ve İnşaat Sözleşmesinin 4. maddesinde, davalının sorumlulukları, beyan ve taahhütleri açıkça düzenlendiğini,2-Sözleşmenin 4.1 maddesinde.

İnşaatın, temelden çatıya anahtar teslimi olarak tamamlanmasına kadar olan sürede, mali, hukuki, idari ve yasal düzenlemelerden kaynaklanan bütün sorumluluğun davalı satıcı tarafından üstlenildiğinin, açıkça hükme bağlandığını,

3-Sözleşmenin 4.2 maddesinde. Davalının, bağımsız bölümün inşaatını ARALIK 2016 Tarihine kadar bitirmeyi ve teknik şartname standartlarında teslim etmeyi taahhüt ettiği, 4.3 maddesinde ise. Davalının, teslimin gecikmesi halinde geciken her gün için bir günlük rayiç kira bedelini ödemeyi taahhüt ettiğinin sabit olduğunu, 4-Diğer taraftan, TBK’nun 23. maddesinde.

“Genel işlem koşullarında yer alan bir hüküm, açık ve anlaşılır değilse veya birden çok anlama geliyorsa, düzenleyenin aleyhine ve karşı tarafın lehine yorumlanacağı” açıkça düzenlenmiş, TBK’nun 21/1. maddesinde ise.

“Karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkanı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır. Aksi takdirde, genel işlem koşullarının yazılmamış sayılacağı” belirtilmiştir. 5-TBK.’nun 23 ve 21/1 maddeleri ile sözleşmenin 4.1 maddesi birlikte değerlendirildiğinde.

Tacir olan satıcının, mücbir sebep olarak ileri sürdüğü savunmanın ve Yerel Mahkeme gerekçesinin, sözleşmenin 4.1 maddesinde üstlendiği garanti sorumluluğu karşısında hiçbir hukuki değerinin bulunmadığı, sözleşmenin 4.1 maddesi ile çelişir nitelikteki diğer sözleşme hükümlerinin de, TBK.’nun 23 ve 21/1 maddeleri gereğince davacı aleyhine yorumlanamayacağı ve yazılmamış sayılacağını,Belirtilen nedenlerle.

TBK.’nun genel işlem koşullarına yönelik açık düzenlemesi ve sözleşmenin 4.1 maddesi gözardı edilerek, somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna tümüyle aykırı olduğunu, İleri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi gereği davacıya satışı yapılan ofis niteliğindeki 2 adet taşınmazın geç teslimi nedeniyle sözleşmenin 4.3. Maddesi uyarınca rayiç kira bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Somut olayda, Beyoğlu ... Noterliğinde düzenlenen 15.10.2014 Tarih ve ... Yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ile, 1.800.000.-USD. + KDV bedel karşılığında, Tapunun 994 ada, 144 pafta, 58 parselde kayıtlı, ... Şişli, İstanbul adresinde inşa edilecek ... projesinden, ... Kat ... No'lu ve ... Kat ...

No'lu bağımsız bölümlerin davalı tarafça davacıya satışına dair taraflar arasında gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi akdedildildiği ve dava konusu satış vaadi sözleşmesinin noterde yapılmış resmi nitelikli bir sözleşme olması nedeniyle geçerli bir sözleşme olduğu açıktır.Taraflar arasındaki sözleşmenin 4/1 maddesinde.

Satıcının işbu sözleşme kapsamında alıcıya karşı olan sorumluluğu bağımsız bölümün ve bağımsız bölümün bulunduğu ana gayrimenkulün ilgili Belediye tarafından onaylanmış projesine ve ekli teknik şartnameye uygun olarak inşa edilip alıcıya tesliminden ibaret olduğu, İnşaatın temelden çatıya "anahtar teslimi" olarak tamamlanmasına kadar olan sürede mali, hukuki, idari ve yasal düzenlemelerden kaynaklanan bütün sorumluluğun satıcıya ait olduğu, Sözleşmenin 4.2 maddesinde;

''Satıcı,sözleşme konusu bağımsız bölümün inşaatını Aralık 2016 tarihine kadar bitirmeyi ve bağımsız bölümü alıcıya teknik şartname standartlarında teslim etmeyi taahhüt ettiği,'' Sözleşmenin 4.3 maddesinde; ''Satıcı teslimin gecikmesi halinde, gecikilen her gün için bir günlük rayiç kira bedelini cezai şart olarak ödeyeceğinin düzenlendiği, '' Sözleşmenin 7.1 maddesinde.

“Deprem gibi tabi afetler, tarafların öngöremediği ve projeyi önemli ölçüde etkileyecek olaylar, taraflardan kaynaklanmayan, yalnızca idareden kaynaklanan ve projeyi doğrudan etkileyen yargı kararları ile idari işlem ve eylemler (imar planı iptali,mühürleme vs.), mücbir sebep olarak kabul edilecektir.

Mücbir sebeplerin olması halinde bu hallerin meydana gelme tarihinden mücbir sebebin sona ermesi tarihine kadar geçen süre Bağımsız Bölüm’ün teslim süresine ekleneceği,” Sözleşmenin 10.1. Maddesinde. İş yeri vasıflı taşınmazın shell&core halinde teslim edileceği, 10.2 maddesinde.

Bağımsız bölümün Aralık 2016 tarihinde teslim edileceği,teslim yeri bağımsız bölümün inşaat mahalli olduğu, teslimler satıcının kendi tespit edeceği bir program dahilinde, teslim randevu tarihi bildirilerek alıcıyı teslime davet etmesiyle 3 ay içerisinde gerçekleştirileceği, 10.3 maddesinde.

Teslimden maksat, sözleşmeye konu bağımsız bölümün geçici tesislerle teslime hazır hale gelmesi anlamına geldiğinin hüküm altına alınmıştır.Davaya konu 2 adet işyeri nitelikli bağımsız bölüme ait tapunun 21.12.2017 tarihinde davacıya devredildiği, davacı tarafça taşınmazın dava tarihi itibariyle halen fiilen teslim edilmediği belirtilerek sözleşmenin 4.3.

Maddesi uyarınca gecikmeden kaynaklanan cezai şartın ödenmesi talep edilmiştir.Davacı vekili, belirtilen sözleşme maddeleri uyarınca sözleşmenin 4.1 maddesi ile, 7.1 maddesinin birbiri ile çelişkili olduğunu, 7.1 maddesinin genel işlem koşulu niteliğinde geçersiz sayılması gerektiğini, sözleşme düzenlenirken müvekkili davacının sözleşmeye müdahale imkanın bulunmadığını belirterek, gecikmeden kaynaklı cezai şart istemiştir.Davalı vekili ise.

Sözleşmenin 7.1 maddesi uyarınca idareden kaynaklanan sebeplerden dolayı gecikme oluştuğunu ve bu gecikmeden dolayı müvekkilinin kusurunun bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. Sözleşmenin 10. maddesinde, taşınmazın shell&core halinde teslim edileceği belirtilerek, bu teslim şeklinin ne anlama geldiği de belirlenmiştir.

Sözleşmenin 10.2 maddesinde, bağımsız bölümün Aralık 2016 tarihinde teslim edileceği, ancak teslimin satıcının bir program dahilinde 3 ay içerisinde gerçekleştirileceği, 10.3 maddesinde ise teslimin, bağımsız bölümün geçici tesislerle teslime hazır hale gelmesi anlamına geldiği belirtilmiştir.

Bu durumda kural olarak edimin kararlaştırılan vadede ifası gerekmektedir.Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, sözleşmenin 4.1 maddesinde inşaatın tamamlanması anına kadar olan sürede ortaya çıkan mali, hukuki, idari ve yasal düzenlemelerden kaynaklanan bütün sorumluluk satıcıya aittir.

Aynı sözleşmenin 7.1 maddesinde ise, idari işlem ve eylemlerden kaynaklanan imar planı iptali, mühürleme vb. işlemlerin mücbir sebep olarak kabul edileceği düzenlenmiştir.Bu durumda mahkemece, davaya konu İstanbul Şişli İlçesi ... ada, ... pafta ... parselde kayıtlı, ...

Şişli/İstanbul adresinde inşaa edilecek davaya konu ... projesinin inşaatına davalı tarafça başlanılmasından önce ilgili belediye ve ilgili idareden gerekli izinlerin alınıp alınmadığının ilgili kurumlardan sorulup bu inşaatla ilgili tüm izinlerin ve inşaatın durdurulmasına karar verilmiş ise buna ilişkin tüm kararların getirtilip dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilmek suretiyle bilirkişilerden, bağımsız bölümlerin davacıya teslim edilmesi gereken tarih ile davacıya teslim edildiği veya teslim edildiğinin kabulü gereken tarihler belirlenerek,

teslimde gecikme yaşandığının tespiti halinde, davalı tarafça mücbir sebep olarak ileri sürülen gecikme nedenlerinin ve bu konudaki sözleşmenin 4.1 maddesi ve aynı sözleşmenin 7.1 madde hükmünün birlikte değerlendirilerek, buna göre davalı tarafça ileri sürülen nedenler dolayısıyla bir gecikme yaşanmışsa bu sürelerin teslim tarihine eklenmesinin mümkün olup olmadığının tespiti, taşınmazların ... (...) olarak teslim kararlaştırılması nedeniyle, bağımsız bölümlerin tesliminden sonra kullanılabilir hale getirilmesi ve kiraya verilebilmesi için tamamlanmaları gerektiği gözetilerek,

taşınmazların natamam olarak teslim edilmesinden sonra eksikliklerin tamamlanması için geçecek sürede kullanılması veya kiraya verilmesi mümkün olamayacağından, bu sürenin de tazminat hesabında dikkate alınması, ayrıca ana yapı faaliyete geçmeden bağımsız bölümlerin kullanımının mümkün olup olmadığının da araştırılarak bu konuda istinaf denetimine elverişli bilirkişi heyetinden ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK m.353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen eksikliklerin giderilerek sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, karar verilmesi sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle. 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile.

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/03/2022 Tarih ve 2018/200 Esas - 2022/140 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 30/01/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/1439, K. 2025/132, 30 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1439
Karar No
2025/132
Tarih
30 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/1444 K.2025/65
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1446 K.2025/44
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1446 K.2025/133
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/1460 K.2025/108
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1466 K.2025/134
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/1469 K.2025/109

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.