KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2025
- Dosya no
- 2022/1446
- Karar no
- 2025/133
- İncelenen kararın mahkemesi
- TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/04/2022
- Numarası
- 2021/292 Esas - 2022/357 Karar
- Dava
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali
Karar Metni
2.810 kelime·14 dk okuma·4 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalıların 04/03/2019 tarihli genel kredi sözleşmesini ve müşteri bilgilendirme evraklarını imzaladıkları, kredi sözleşmesi, ekleri, ihtarname kayıt ve belgelerde de kaynağı kredinin ana para tutarı, faiz miktarı ve oranının açıkça belirtilerek davalılar tarafından kabul edilerek imzalandığı, davacı tarafından davalılar aleyhine Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 06/08/2020 tarihli ihtiyati haciz kararı alındığı ve Tekirdağ İcra Müdürlüğü'nün ...
İcra sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalılar vekili tarafından 24/08/2020 tarihinde verilen itiraz dilekçesi ile itiraz dilekçesi ile takip konusu borca haksız olarak itirazda bulunulduğu ve icra takibin durdurulduğu, davalının itirazları haksız ve yasal dayanaktan yoksun bulunduğunu, bu nedenlerle davalının haksız ve dayanaksız itirazının iptali ile takibin devamına ve davalının itirazından haksız ve kötüniyetli olması nedeniyle itiraz edilen miktarın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının icra takibinde talep ettiği ana para ve işlemiş faiz ile faiz oranına itiraz ettiklerini, talep edilen ana para ve faiz miktarları ile oranlarının fahiş olduğundan dolayı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 05/04/2022 Tarih ve 2021/292 Esas- 2022/357 Karar sayılı kararında; "...Davalının asıl alacağa yapmış olduğu icra dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde takipte uygulanan faiz oranına da itiraz etmiştir.
Davalı asıl borçlunun kullanmış olduğu kredi ticari nitelikte kredi olup, Türk Borçlar Kanunu 88. ve 120. maddelerinin uygulanamayacağı, davacı bankanın kat ihtarnamesinde sözleşme hükümleri gereğince %14,95 temerrüt faiz oranı üzerinden sözleşmeyi kat ettiği anlaşıldığından davacının kat ihtarnamesindeki talebi doğrultusunda davalının icra takip talebindeki faiz oranına yapmış olduğu itirazının kabulü ile, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine göre tespit edilen %14,95 faiz oranının uygulanmasına karar verilmiştir.
Davalı tarafından alacağa yapmış olduğu icra dosyasına yapmış olduğu itirazda faiz yönünden de itirazda bulunmuştur.
09/03/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda %14,95 temerrüt faiz oranı olacağının tespit edildiği, bilirkişi raporunda temerrüt tarihi doğru tespit edilerek sözleşme hükümleri gereğince temerrüt faiz oranının tespit edildiği ve bu tespit edilen temerrüt faiz hesabı ve BSMV hesabının dosya kapsamı ile sözleşme hükümlerine uygun olduğu anlaşıldığından 09/03/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen 33.971,22 TL temerrüt faizi,
755,00 TL temerrüt faizinin BSMV'si üzerinden icra takibinin devamına karar verilmiştir.Genel kredi sözleşmesinde kefil yönünden gayri nakdi kredi borcunun depo sorumluluğuna yönelik hüküm bulunduğundan davacı bankanın davalı kefil olan ... yönünden depo talebine yönelik icra takibi yerinde olduğu,
yine asıl borçlu olan davalı şirket hakkında da genel kredi sözleşmesi gereğince depo talebinin yerinde olduğu anlaşıldığından davalıların gayri nakdi alacak yönünden itirazlarının reddine, 53.400,00 TL gayri nakdi alacağın davalı tarafça davacı bankanın ilgili şubesinde açılacak bir hesaba depo edilmesine karar verilmiştir.Davacı dava dilekçesiyle beraber icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur.
İcra inkar tazminatı verilebilmesi için geçerli bir ilamsız genel icra takibinin olması, borçlunun 7 günlük süre içerisinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, itirazın iptali davasının 1 yıllık süre içerisinde açılması, dava dilekçesiyle beraber icra inkar tazminatında bulunulması, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi gerekmektedir. Dava dosyamız kapsamında Tekirdağ İcra Müdürlüğü'nün ...
İcra sayılı dosyasında yapılan takip, genel haciz yoluyla takip olup davalı süresi içerisinde icra takibine itiraz ederek takibi durdurmuş, davacı da süresinde itirazın iptali davasını açmıştır. İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için mahkemece borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi gerekmektedir. Haksızlık unsurun tespiti alacağın likid olup olmamasına göre belirlenmektedir. Likid alacak demek, alacağın miktarının belli olması demektir.
Likit alacaklara örnek olarak kambiyo senedinden kaynaklanan alacaklar, satış bedelinin alacağı, elektrik, su ve telefon aboneliğinin sözleşmesine dayanan alacaklar örnek olarak verilebilir. Likit olmayan alacaklara ise haksız fiilden kaynaklanan alacakları ve işçi alacakları örnek olarak gösterilebilir.
Yüksek Yargıtay 19. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 24/03/2015 tarih 2014/19986 Esas 2015/4159 Karar sayılı ilamında kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın likit olduğu ifade edildiğinden icra dosyasına konu alacak genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesinden kaynaklandığından davaya konu alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir: .."gerekçesi ile, '' Davacının davasının KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, Davalıların Tekirdağ İcra Dairesi'nin ...
İcra sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin 506.924,03 TL asıl alacak, 33.971,22 TL temerrüt faizi, 1.859,09 TL temerrüt faizinin BSMV'si, 755,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 543.509,34 TL üzerinden devamına, Davalıların icra dosyasında uygulanan faiz oranlarına yapmış olduğu itirazlarının kabulüne, icra dosyasında yıllık % 14,95 faiz oranının uygulanmasına, 2-) İtirazın iptaline ve takibin devamına karar verilen asıl alacak miktarının %20'si oranında (101.384,80 TL) icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-) 53.400,00 TL gayrinakdi alacağın davalı tarafça davacı bankanın ilgili şubesinde açılacak bir hesaba depo edilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Davalının belirtmiş olduğu kullandırılan kredinin anapara ve faiz miktarı ile oranlarının fahiş olmadığını, davalı-borçluların 04.03.2019 tarihli genel kredi sözleşmesini ve müşteri bilgilendirme evraklarını imzaladıklarını, kredi sözleşmesi,
ekleri, ihtarname vs. kayıt ve belgelerde de borcun kaynağı kredinin ana para tutarı, faiz miktarı ve oranı açıkça belirtilmiş olup davalı-borçlular tarafından kabul edilerek imzalandığını, Davalı - borçlular söz konusu kredi sözleşmesini okuyup, inceleyip kendi hür iradeleri ile imzaladıklarını, söz konusu kredinin kullanılmasının akabinde ödeme sürecine gelindiğinde ise anapara, faiz ve oranların fahiş olduğu belirtilerek haksız olarak itiraz edildiğini, yapılan haksız itirazın müvekkilinin alacağının tahsilini geciktirme ve yasa hükümlerinin kötüye kullanılması amacı taşındığını, TMK Madde 2'de de belirtildiği üzere.
"Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz." Ancak yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verildiğini, yerel mahkemece 'Davalı asıl borçlunun kullanmış olduğu kredi ticari nitelikte kredi olup, Türk Borçlar Kanunu 88. ve 120. maddelerinin uygulanamayacağı,
davacı bankanın kat ihtarnamesinde sözleşme hükümleri gereğince %14,95 temerrüt faiz oranı üzerinden sözleşmeyi kat ettiği anlaşıldığından davacının kat ihtarnamesindeki talebi doğrultusunda' gerekçesi ile kat ihtarnamesinde istenilen faiz oranı ile ve 543.509,34 TL üzerinden takibin devamına karar verildiğini ancak verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece eksik ve hatalı bilirkişi raporu dikkate alınarak ve rapora karşı yapmış olduğu itirazlar değerlendirilmeden hükme esas alındığı ve iş bu söz konusu usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda, Tekirdağ ...
Noterliği'nin ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi ile %14,95 olarak temerrüt faizi talep ettiğinden taleple bağlılık ilkesi gereği bu oran dikkate alınacaktır denilmişse de, söz konusu faiz, ihtarname tarihinde mevcut olan temerrüt faizi olduğundan ihtarnamede belirtildiğini ancak şu hususunda atlanmaması gerekir ki icra takip dosyasındaki takip talebinde "takip tarihinden sonra temerrüt faiz oranı arttığı takdirde artan oranda hesaplanması" ve "Fazlaya dair ve faiz oranlarındaki artıştan doğan talep hakkımız saklıdır" kayıtları da yer aldığını,
bu hususun dikkate alınmadan temerrüt faizinin değişen oranlar dikkate alınmadan %14,95'ten hesaplanması da eksik ve hatalı inceleme sonucu doğurduğunu, müvekkili bankanın imzalanan sözleşme hükümleri gereğince usule ve yasaya uygun olarak faiz oranları üzerinden takibe geçtiğini, takip talebinde belirtilen faiz oranlarının usul ve yasaya uygun olduğunu, Yine bilirkişi tarafından hazırlanan raporda müvekkil banka ile davalı borçlular arasında akdedilen kredi sözleşmesine değinilmiş ancak detaylıca incelenmemiş veya anlaşılamadığını, bu sebeple hataya düşülmüş ve eksik bir rapor hazırlandığını,
bilirkişiye faiz bildirgeleri ve diğer tüm kayıtlar rapor hazırlanmadan önce tarafına sunulmuş olup raporda bu hususlar detaylıca incelenmemiş veya sayın bilirkişi tarafından anlaşılamamış olup eksik ve hatalı bir rapor tanzim edildiğini, eksik inceleme ve hatalı hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının sayın mahkemece değerlendirilmemiş ve hatalı karar verildiğini, Mahkemece TBK 88. Ve 120.
Maddelerinin uygulanamayacağı tespiti doğru olup kat ihtarnamesinde belirtilen faiz oranından takibin devamına karar verilmesinin hatalı olduğunu, Şöyle ki. Genel Kredi Sözleşmesinde açıkça belirtildiği üzere.
“Banka, kullandırılacak kredinin türüne göre sabit faiz uygulanmasının kararlaştırılmadığı hallerde uygulanacak faiz oranlarını günün koşullarına göre belirleme hakkına sahip olup cari, gecikme ve temerrüt faiz oranlarında ortaya çıkan artışlar, müşteriye aynen yansıtılır,” hükmüne göre Bankanın uygulanacak faiz oranlarını günün koşullarına göre belirleme hakkına sahip olup, faiz oranındaki artışları , ticari faize ilişkin uygulama gereği, müşteriye herhangi bir bildirimde bulunmadan hesabı üzerine uygulama hakkına da sahip olduğunu, İhtarname döneminde uygulanan faiz oranı %14,95 olsa da,
Banka takibe geçerken değişen- artan faiz oranlarını uygulayarak takibe geçme hakkına sahip olduğunu ve bu hakkını kullandığını, Bankanın uyguladığı faiz oranlarını gösterir tablolar ve yönergeler bilirkişi incelemesine sunulduğunu ve bu belirtilen değişen - artan oranlar üzerinden inceleme yapılması gerekirken bilirkişinin, takip öncesi ve sonrasında, faiz oranını düşük faiz oranı olan %14,95 'e sabitleyerek hesaplama yapmasının hatalı olduğunu, ve bu hatalı raporun hükme esas alınması da usul ve yasaya aykırı olduğunu,
bilirkişi tarafından yapılan hatalı hesap sonucunda müvekkili bankanın alacak miktarı da hatalı gösterilmiş olup bu rapor ile hüküm kurulmasının da müvekkili bankanın hak kaybına sebebiyet verdiğini, Takipte talep edilen faiz ve faiz oranı taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine, yasa, usul ve içtihatlara uygun olduğunu, davalıların işlemiş faize ve faiz oranına itirazlarının haksız olduğunu, Bilirkişinin esas aldığı faiz oranının hatalı olduğunuve eksik hesaplamaya sebep olduğunu,
Genel Kredi Sözleşmelerinin faiz hükümlerini düzenleyen maddelerinde müvekkil Bankanın uygulanacak faiz oranlarını günün koşullarına göre belirleme yetkisine sahip olduğu, gerek cari faiz oranlarında gerekse gecikme ve temerrüt faiz oranlarında ortaya çıkan artışların müşteriye aynen yansıtılacağı açıkça ifade edilmiş, ayrıca müşteri ve kefil kullanılan krediye ilişkin masraf, istihbarat ücreti ve diğer ücretleri ödeyeceğini, kabul ve taahhüt etmiştir.
Kullandırım şekillerine ilişkin hükümleri düzenleyen maddelerde de müşteri anapara tutarı ile birlikte vade tarihinde tahakkuk edecek faiz, BSMV, komisyon, masraf ve diğer fer’ileri ile birlikte vade/taksit tarihinde ödemeyi, bu miktarları ödemediği takdirde Bankaca borcuna muacceliyet verileceğini kabul ve taahhüt ettiğini, Davalıların müvekkili banka ile imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesi bankacılık işi olup, TTK'NIN 4. maddesi gereği ticari iş niteleğinde olduğunu, TTK'nın 8. maddesine göre; ticari işlerde temerrüt faizi oranı serbestçe belirlenecektir.
Bu bakımdan TBK'daki 88. ve 120.
Maddelerindeki hükümlerin ticari işler bakımından uygulanabilirliği bulunmadığını, Genel Ticari Kredi Sözleşmesinde Banka ile akdedilen kredi sözleşmelerinden dolayı borçlandığı ve borçlanacağı tutarlarla ve anapara, akdi faiz, temerrüt faizi, komisyon, gider vergisi, kredi hesabına borç kaydedilen her türlü masraflar, vergiler, resimler, kanuni takip giderleri ve avukatlık ücretlerini de kapsayan miktarlardan sorumlu olduğunu kabul ve taahhüt ettiğini, Davalı-borçlular ile müvekkili banka arasında akdedilen kredi sözleşmesinin 4. maddesi;
faiz, temerrüt faiz, vergi ve masrafları, komisyon yönünden taraflarca hangi koşullarda anlaşıldığı yönünde kabul ve taahhüt ihtiva eder. Buna göre "Banka, kullandırılacak kredinin türüne göre sabit faiz uygulanmasının kararlaştırılmadığı hallerde uygulanacak faiz oranlarını günün koşullarına göre belirleme hakkına sahip olup, cari, gecikme ve temerrüt faiz oranlarında ortaya çıkan artışlar, müşteriye aynen yansıtılır." Sözleşmenin belirttiği 4. Maddesi ve devamında;
''uygulanacak faiz oranlarını günün koşullarına göre belirleme hakkına sahip olup, cari, gecikme ve temerrüt faiz oranlarında ortaya çıkan artışlar, müşteriye aynen yansıtılır." maddesi gereği bilirkişi incelemesinde cari, gecikme ve temerrüt faiz oranlarında ortaya çıkan artışlar ve bu hususların uygulanması noktasında da müvekkil bankadan ayrıntılı bilgi alınması ve bu şekilde rapor oluşturulmasının gerektiğini, Bilirkişinin söz konusu incelemeleri müvekkil banka ve müşterisi olan işbu borçlular/davalılar arasındaki kredi sözleşmesi ile imza altına alınan koşullardan bağımsız olarak tabiri caizse düz hesap bir inceleme içermediğini,
bu nedenlerle mahkemece işbu raporun esas alınarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Müvekkili Banka tarafından takip talebinde istenilen temerrüt faiz oranı usul, yasaya ve taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi hükümlerine uygun olduğunu, davalıların işlemiş faize ve faiz oranına ve fer'ilerine itirazları haksız olup bu yöndeki itirazlarının reddi gerektiğini,İleri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı nakdi ve gayrinakdi kredi alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı ...
Bankası ile davalı ...
Ticaret Limited Şirketi arasında 04/03/2019 tarihli, 1.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmış ve davalı ...'in bu sözleşmeyi 1.100.000,00 TL limitle meteselsil kefil olarak imzaladığı, anılan sözleşmede kefilin sorumlu olduğu kefalet limiti, kefalet tarihi ve müteselsil kefil ibaresinin yazılı olduğu, kefalet sözleşmesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 583. maddesindeki yasal koşulları kapsadığı, davalı kefilin anılan sözleşmenin akdedildiği tarihde davalı asıl borçlu ...
Ticaret Limited Şirketi'nin ortağı/yetkilisi olduğu, bu durumda TBK 584 maddesi uyarınca eş muvafakatinin aranmayacağı ve kefaletin geçerli olduğu anlaşılmıştır. Davacı banka tarafından, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesap kat edilerek kredi borçlusu şirket ve kefile Tekirdağ ... Noterliğinin 12/02/2020 tarih ve ... YN.lu kat ihtarnamesi gönderilmiştir. Kat ihtarında;''....Kredi hesaplarınız 11.02.2020 tarihi itibarıyla kat edilmiştir.
Bu tarih itibarıyla alacağın baliğ olduğu tutar 560.324,03 TL'dir. Zorunlu çek karşılık tutarı toplam 53.400,00 TL'dir. Kredi hesapların, kat'ı tarihi itibarıyla kredi anapara, faiz, komisyon, KKDF, BSMV, masraf ve sair fer'ileriyle birlikte oluşan alacak tutarını gösteren hesap özeti aşağıdadır.
Kredi sözleşmeleri ve yasalardan kaynaklanan başkaca alacak ve haklarımız saklı kalmak kaydıyla, söz konusu alacağımızın, ilgili sözleşme hükümleri gereğince tamamen ödenerek tasfiye edileceği tarihe kadar, % 14,95 temerrüt faizi oranı üzerinden işleyecek faiz, BSMV, KKDF, masraf ve sair her türlü fer'ileriyle birlikte en geç 1 gün içinde ödenmesini, ayrıca zorunlu çek karşılığı tutarının aynı süre içinde nezdimizde bloke edilmek üzere Bankamıza ödenmesini veya çek yapraklarının iadesini aksi takdirde alacağımızın tahsili için hakkınızda yasal yollara başvurulacağı...,'' ihtaren bildirilmiştir.
Kat ihtarında belirtilen borcun ödenmemesi üzerine davacı alacaklı banka tarafından davalı borçlular hakkındaTekirdağ İcra Dairesi'nin ... İcra sayılı icra dosyası ile toplam 557.549,54 TL. Nakdi, 53.400,00 TL.
Gayrinakdi alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, toplam 557.549,54 TL. nakdi alacağın 50.692,55 TL'sine yıllık %30,24, 469.297,74 TL.'sine yıllık %18,85 oranında faizi ile tahsili, takip tarihinden sonra temerrüt faizi arttığı taktirde artan oranda hesaplanması talep edilmiştir. Mahkemece, bankacı bilirkişiden rapor alındığı, davacı vekili bilirkişi raporuna karşı itirazlarını içerir verdiği beyan dilekçesinde istinaf dilekçesinde de ileri sürdüğü.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 4. maddesi ve devamında "uygulanacak faiz oranlarını günün koşullarına göre belirleme hakkına sahip olup, cari, gecikme ve temerrüt faiz oranlarında ortaya çıkan artışlar, müşteriye aynen yansıtılır," maddesi gereği bilirkişi incelemesinde cari, gecikme ve temerrüt faiz oranlarında ortaya çıkan artışlar ve bu hususların uygulanması noktasında da müvekkili bankadan ayrıntılı bilgi alınması ve bu şekilde rapor oluşturulması gerekirken bilirkişinin eksik ve hatalı inceleme yaptığını, itirazları doğrultusunda ek rapor alınmasını talep ettiği, mahkemece 29/03/2022 tarihli duruşmanın 1nolu ara kararı ile.
Davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dosya kapsamı ve hakim tarafından karşılanabilecek itirazlar olduğundan reddine karar verildiği ve bilirkişi raporu doğrultusunda istinafa konu kararın verildiği anlaşılmıştır.
Dava konusu genel kredi sözleşmesinin 4/c bendinde; müşterinin temerrüde düşmesi halinde temerrüt faizi uygulanacağının, temerrüt faizinin akdi faiz oranına azami %100'ü oranında ilave yapılmak suretiyle tespit edileceğinin, ancak cari faiz oranı akdi faiz oranından fazla ise cari faiz oranına azami %100'ü ilave edilmek suretiyle temerrüt faizinin tespit edileceği, kredi sözleşmesinin 4/d bendinde ise.
Bankanın, kullandırılacak kredinin türüne göre sabit faiz uygulanmasının kararlaştırılmadığı hallerde uygulanacak faiz oranlarını günün koşullarına göre belirleme hakkına sahip olup cari, gecikme ve temerrüt faiz oranlarında ortaya çıkan artışlar, müşteriye aynen yansıtılalacağı kararlaştırılmıştır. Bilirkişi raporunda.
Davacı bankanın Tekirdağ ...Noterliğinden gönderdiği Kat İhtarnamesinde; “... ilgili sözleşme hükümleri gereğince tamamen ödenerek tasfiye edileceği tarihe kadar, %14,95 temerrüt faizi oranı üzerinden işleyecek faiz, BSMV, KKDF, masraf ve sair her türlü fer'ileriyle birlikte en geç 1 gün içinde ödenmesinin,” talep edildiğini, İlgili bankanın toplam alacak miktarına %14,95 temerrüt faizi talep ettiğinden taleple bağlılık ilkesi gereği hesaplamada bu oranın dikkate alınacağını, davacı bankanın tarafına ibraz etmiş olduğu ekran görüntülerinde kullanılan kredilerin kullanım tarihlerindeki akdi ve temerrüt faiz oranlarının görüldüğü ,
temerrüt faiz oranının akdi faiz oranına %30 ilavesi ile bulunduğunun görüldüğünü, kat tarihinde temerrüt faiz oranı % 14,95 talep edildiğinden akdi faiz oranı % 14,92 /1,30 = % 11,50 olarak dikkate alınacağı belirtilmiş, temerrüt faizi tutarı %14,95 bu oran esas alınarak yapılmıştır.
Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebebi, Sözleşmenin 4. Maddesi ve devamında; ''uygulanacak faiz oranlarını günün koşullarına göre belirleme hakkına sahip olup, cari, gecikme ve temerrüt faiz oranlarında ortaya çıkan artışlar, müşteriye aynen yansıtılır." maddesi gereği bilirkişi incelemesinde cari, gecikme ve temerrüt faiz oranlarında ortaya çıkan artışlar ve bu hususların uygulanmadığını, kat ihtarında talep edilen temerrüt faiz oranının davacıyı bağlamayacağı, zira faiz oranlarının değişken olduğu, yeniden rapor alınması gerektiği yönündedir.
Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı bankanın kat ihtarında açıkça, toplam alacak miktarına %14,95 temerrüt faizi talep ettiği, değişen oranlarda temerrüt faizi talebi olmadığından taleple bağlılık ilkesi gözetilerek % 14,95 temerrüt faiz oranının hesaba esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmayıp kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden,
davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/1446, K. 2025/133, 30 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama