KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2025
- Dosya no
- 2022/1479
- Karar no
- 2025/137
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/04/2022
- Numarası
- 2021/28Esas - 2022/466 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
4.932 kelime·25 dk okuma·6 bölüm
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili Ortaklık ile davalı arasında 31.08.2015 tarihli “Kolay Bilet Acenteliği Sözleşmesi” mevcut olduğunu, davalı bu kapsamda Kadıköy Satış Müdürlüğüne bağlı olarak faaliyet göstermekte ve kendisine müracaat eden yolculara, müvekkili ortaklığın uçak biletlerini ... web sistemi üzerinden sattığını, müvekkil Ortaklığın ...
Program Yönetimi Müdürlüğü “...” tarafından davalının farklı zamanlarda ... program kurallarına, sözleşmesine ve genel hükümlere aykırı olarak mil usulsüzlüğü yaptığı, hayali/ghost hesaplar oluşturulduğu, bu hesaplardan şirket kurucusu, yöneticisi, yetkilisi ve temsilcisi olan ..., ... soyadlı başka kişiler, diğer acente çalışanları ile bunların yakınlarına ve 3. Şahıslar adına usulsüz ödül bilet düzenlediği ve usulsüz hesaplardan düzenlenen biletleri para karşılığı yolculara sattığının tespit edildiğini,
usulsüz düzenlenen ödül biletler vasıtası ile adına bilet düzenlenen kişilerin müvekkili Ortaklığa herhangi bir bilet bedeli ödemeden yolculuk yapmasının mümkün olduğunu, davalının böylelikle, usulsüz olarak düzenleyip sattığı/kullandırdığı biletler vasıtası ile müvekkili Ortaklığı zarara uğrattığını, davalı ile yapılan görüşmelerden olumlu netice alınamaması üzerine, sözleşmedeki yetki hükmüne istinaden davalı hakkında Bakırköy ..4. İcra Müdürlüğünün ...
E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ...
E sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptaline, davalının itirazı kötü niyetli olduğundan alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket bünyesinde çalışanların mesai saatlerinden sonra işyeri dışındaki mil usulsüzlüğünün olması halinde bunların sorumluluğunun müvekkiline yüklenemeyeceğini, mil usulsüzlüğüne istinaden yapılan bilet satışlarının IP adreslerinin incelenmesini talep ettiklerini, davacı tarafın (Ek 7) olarak sunduğu hesap tablosu ile (Ek 8) olarak sundukları işlem yapan bilgileri başlıklı excelde düzenlenen tablolarını kabul etmediklerini, mahkemece atanacak bilirkişinin ...'nın sisteminin yerinde incelenmesini ve buna dayanılarak işlem yapan üye bilgileri, banka hesap bilgileri, IP bilgileri,
tarih bilgilerinin tespit edilmesini talep ettiklerini, ...'ın müvekkili şirketin eski çalışanı olduğunu, şirket adına hareket etmediğini, ...'ın müvekkili şirketten çıktıktan sonra kendi üye numarası ile mil kullanımında bulunduğunu, Davacı ...'nin bu kişiden kaynaklı mil kullanımlarını haksız yere müvekkili şirkete fatura ettiğini, ...'ın işten çıkış evrağını da dosyaya sunduklarını, yine isimleri geçen ... ve ...'ın kullandıkları miller kendi tanıdıkları, akrabalarına ve müvekkil şirketle organik bağı bulunan Azerbaycan'daki şirketin yetkilileri dahil çalışanlarına herhangi bir ticari amaç ve kaygı güdülmeden kullandırıldığını,
...'ın aldığı millerin ise müvekkili şirketle bir ilgisi ve bağlantısı bulunmadığını, sırf fatura bölümüne müvekkili şirketin bilgilerinin yazılmış olması nedeniyle müvekkili şirkete sorumluluk yüklenmeye çalışılması davacı tarafın haksız ve kötü niyetli hareket ettiğini gösterdiğini, bu nedenlerle davanın reddi ile talep edilen alacağın %20'si oranında davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, ücret-i vekalet ile yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi 26/04/2022 Tarih ve 2021/28 Esas-2022/466 Karar sayılı kararında; "....Taraflar arasındaki imzalanan Kolay Bilet Acenteliği Sözleşme hükümlerine göre, usulsüz kesilen biletlerden kaynakla davacıya verilen zararların, davalı acente tarafından derhal karşılanacağının hüküm altına alındığı görülmüştür.
Davacının, davalının acente sözleşmesi ve ... programına aykırı eylem ve işlemlerden kaynaklı olarak takip tarihi itibariyle zarar talebi yukarıda belirlendiği şekliyle 126.790,79 TL' dir. Davacı tarafça, davalıya hitaben zarar miktarı da belirtilerek, zararların giderilmesi talepli ve 17.05.2018 tarihli bir yazı gönderilmiştir. Bu yazıya karşı 28.05.2018 tarihinde, davalı tarafça cevap verildiği görülmüştür.
Buna göre, davalının 28.05.2018 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmıştır.Davalının 28.05.2018 tarihli cevabı sonrasında, davacı tarafça zarara konu bilet detayları davalı tarafla paylaşılmıştır. Davalı tarafça, 11.06.2018 tarihli davacıya hitaben düzenlenen belge içerisinde, hatanın kendilerinden kaynaklandığı, listedeki tüm biletlerin ödemesini kabul ettiklerini ve ödeme yapacaklarını beyan ettikleri görülmüştür.
Bu haliyle 11.06.2018 tarihi itibariyle davalının borcu kabul ettiği görülmüştür. Bu kabul beyanı, 11.06.2018 tarihi itibariyle zamanaşımını kesmektedir. Bu tarihten takip tarihi itibariyle ve yine dava tarihi itibariyle zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçmediği anlaşılmıştır. Davalının dava öncesindeki kabul beyanı dikkate alındığında, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle asıl alacak 126.790,79 TL alacağı bulunmaktadır.
Temerrüt tarihi olan 28.05.2018 tarihi ile takip tarihi arasında asıl alacağa uygulanan yasal faiz miktarının 17.351,23 TL olduğu anlaşılarak, davacının takip tarihi itibariyle asıl alacak ve faizin tamamına hak kazandığı anlaşılmıştır.Yukarıdaki açıklanan hususlar kapsamında aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur...."gerekçesi ile, '' 1-Davacının davasının KABULÜ ile, -Bakırköy ...icra müdürlüğünün ...
Esas sayılı icra dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden aynen devamına, -Alacağın %20 si olan 28.828,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Davacı taraf usulsüz mil kullanımı iddiasıyla müvekkile 17/01/2018 tarihli ve 136.044,00 TL tutarlı ... faturası çıkarılarak gönderilmiştir. Müvekkil, 28/05/2018 tarihinde ... cevap vermiş ve alınan biletlerin hangi tarihte alındığına, kimin tarafından TK numarasının kime ait olduğunu ve hangi mail adresiyle alındığına dair tüm bilet detaylarını talep etmiştir.
Davacı tarafça bilet detayları müvekkille paylaşıldıktan sonra müvekkil bu biletleri 3 ayrı kategoriye ayırarak aynı gün (11/06/2018 tarihinde) 3 ayrı dilekçeyle davacı tarafa cevap vermiştir.
11/06/2018 Tarihli( 18/06/2018 tarih ve ... kayıt numaralı) 1. Dilekçede; müvekkil şirketle ilişkisi olmayan [email protected] ve ... numaralı bilgilerin ... isimli kişiye ait olduğu ve bu bilgilerle düzenlenen biletlerin müvekkil şirketin sorumlu tutulamayacağı yönünde itirazda bulunulmuştur.
Bu kişiye ait faturalar kabul edilmemiştir.(Ek2) 11/06/2018 Tarihli (18/06/2018 tarih ve ... kayıt numaralı) 2.Dilekçede; müvekkil şirket yetkilisi resmi haberleşme adresi olarak [email protected] veya [email protected]'un kullanıldığını, ancak hataen [email protected] adresi yerine [email protected] adresinin bilet alımlarında kullanıldığını bu kategorideki biletlerin çoğunun ise [email protected] adresiyle alındığını ifade etmiştir.
Bu listedeki biletlerin ödemeleri sadece kabul edilmiştir.(Ek3) Yerel mahkemece sadece bu belgeye bakılarak dava konusu tüm taleplerin müvekkil tarafından kabul edildiği gibi bir anlam çıkarılarak hataya düşülmüş ve davanın kabulüne karar verilerek hukuka aykırı bir kararın doğmasına sebep olunmuştur.Halbuki müvekkil şirket tarafından aynı gün 3 ayrı dilekçeyle davacı tarafa cevap verilerek itirazlar bildirilmiştir.
Davacı tarafın tanzim ettiği fatura konusu borcun tamamı kabul edilmemiştir. üç adet dilekçe de dosya münderacatında bulunmaktadır.
11/06/2018 Tarihli (18/06/2018 tarih ve 003/c kayıt numaralı) 3.Dilekçe; müvekkil şirket bu dilekçeyle ise davacı şirket tarafından müvekkilce bilinmeyen TK numaraları veya müvekile ait olmayan e-mail bilgilerinin bulunduğu biletlerin müvekkil şirkete fatura edildiğini ve kabul etmediğini bildirmiştir.(Ek4) Sayın Mahkemece aldırılan ve karara esas alınan bilirkişi ek-2 raporu hükme elverişli nitelikte değildir.
Salt davacı yanın beyanları ve talepleri doğrultusunda tanzim edilmiştir.Bizim talep ve itirazlarımız ise raporda gereğince dikkate alınmamıştır. Rapora itirazda bulunmamıza rağmen Mahkemece itirazlarımızı karşılar ek raporu alınmadan eksik inceleme ile hüküm tesis edilmiştir.
Müvekkil şirketin sözleşme tarihi öncesinde davacı ile arasında bir sözleşme olmadığından, üçüncü şahısların "ghost hesaplar" kullanarak davacı aleyhine yaptıkları işlemler için müvekkil sorumlu tutulamaz. Bilirkişi Ek.2 Raporunda sözleşme tarihi öncesi yapıldığı iddia olunan mil usulsüzlüğünün 81.990,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Sayın Mahkemece bu hususun göz önünde tutularak reddi gerektiğinden Mahkeme kararı hatalıdır.
Keza, ...'ın aldığı millerin ise müvekkil şirketle bir ilgisi ve bağlantısı bulunmamaktadır. ... müvekkil şirketin çalışanı değildir. ...'ın aldığı biletler kendi maili, kendi telefon bilgileri, kendi IP bilgileri kendi kredi kartı, kendi üye numarası ile almıştır. ... fatura bilgilerinde müvekkil şirket ismini, vergi numarasını kullanmış, müvekkil şirket adresi olarak ise yanlış adres girmiştir.
Sırf fatura bölümüne müvekkil şirketin bilgilerinin yazılmış olması nedeniyle müvekkil şirkete sorumluluk yüklenmeye çalışılmıştır. Hem bilirkişi ek raporunda hem bilirkişi ek-2 raporunda ...'ın aldığı millerle ilgili bir inceleme yapılmamıştır, bu bakımdan itirazlarımız doğrultusunda mahkemece yeni bir bilirkişi raporu alınmalıydı.
Ek.2 Raporda,11.496,00 TL bedelli tarihi belli olmayan biletlerin olduğu ve bu biletlerin sözleşme öncesi mi sonrası mı olduğunun tespit edilemediği belirtilmiştir. Mahkemece bu hususun da göz önünde bulundurularak reddine karar verilmesi gerekirdi. Bu bakımdan da karar hatalıdır.Müvekkil şirket çalışanı ... 10.07.2017 tarihinde işten çıkışı yapılmıştır. Bilirkişi ek raporuna göre ... tarafından bu tarihten sonra alınan 4 adet bilet bulunmaktadır.
Müvekkilin eski çalışanı ... tarafından müvekkilin şirketten ayrıldıktan sonra yapılmış olan usulsüzlüklerden dolayı müvekkilin sorumluluğunun olması söz konusu değildir. Mahkemenin kararı bu yönden de hatalıdır. Davacı tarafından usulsüz mil kullanımı olduğu iddia edilen ... ile ... tarafından kullanılan ve müvekkil şirketin Azerbaycan’da bulunan yetkilileri tarafından kullanılan miller konusunda herhangi bir usulsüzlük YOKTUR.
Davacının da dava dilekçesinde belirttiği üzere ... Programı Üyelik Sözleşmesi'ne göre üyeler kazandıkları milleri yakınlarına bilet düzenlemek şeklinde kullanabilmektedirler. Müvekkil şirket herhangi bir ticari amaç taşımadan yakınlarına ve şirket yetkililerine kazanılan miller aracılığıyla bilet düzenlemişlerdir. Bu düzenlemelerde herhangi bir usulsüzlük mevcut değildir. Müvekkil şirket taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı herhangi bir işlem veya eylemde bulunmamıştır.
Bu bakımdan da davalıların talebi haksızdır. Bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davacı tarafın 2018 yılına ait envanter defteri yasal süresi geçtikten sonra tasdik edilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222'ye göre.
"Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olup açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır." Açık kanun maddesine göre davacının usulüne göre tutulmamış olan ticari defterlerinin davacı lehine delil olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Yerleşik Yargıtay içtihatlarına ve açık kanun hükmüne göre davacının ticari defterlerinin işbu davada delil niteliğinde değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle uyuşmazlığın çözümlenmesinde müvekkilin 2018 yılına ait ticari defterleri esas alınmalı idi.
Davacı taraf, 17.05.2018 tarihinde müvekkile ihtarname gönderdiklerini, bu ihtarnamenin 26.05.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkil şirketçe cevap verildiği 28.05.2018 tarihinde temerrüte düşürüldüğünü bu nedenle 28.05.2018 tarihinin temerrüt tarihi olarak dikkate alınması gerektiğini iddia etmiştir. Davacı tarafça, 17.05.2018 tarihinde gönderilen bir ihtarname bulunmamaktadır.
Bu bakımdan bilirkişi ek-2 raporunda davacının talebi doğrultusunda yapılan faiz hesaplamasını kabul etmiyoruz.
Ayrıca Türk Ticaret Kanununun 18. maddesi 3. fıkrasında düzenlenen “Tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmek için yapılan ihtarların geçerli olması için, noter aracılığıyla, taahhütlü bir mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılması şarttır.” hükmü kapsamında tacirler arasında ihtarın belirtilen şekilde yapılması gerekir.
Davacı taraf 17/05/2018 tarihli kendileri tarafından düzenlenen belgeyi posta yoluyla müvekkile göndermiştir. Bu belge TTK 18/3'e göre düzenlenmediğinden davacı tarafın iddia ettiği gibi temerrüt tarihi 28.05.2018 olarak değerlendirilemez. Ancak tüm bu itirazlarımıza rağmen Mahkemece müvekkilin temerrüt tarihi olarak 28/05/2018 olarak baz alınması ve faizin bu tarihten itibaren işletilmesi hatalı olmuştur.
Davacı tarafça düzenlenmiş olduğu gözüken 18.01.2018 tarihli ve ... numaralı e-faturanın hiçbir geçerliliği bulunmamaktadır. Türk Ticaret Kanunu madde 1525'e göre.
"Tarafların açıkça anlaşmaları ve 18 inci maddenin üçüncü fıkrası saklı kalmak şartıyla, ihbarlar, ihtarlar, itirazlar ve benzeri beyanlar; fatura, teyit mektubu, iştirak taahhütnamesi, toplantı çağrıları ve bu hüküm uyarınca yapılan elektronik gönderme ve elektronik saklama sözleşmesi, elektronik ortamda düzenlenebilir, yollanabilir, itiraza uğrayabilir ve kabul edilmişse hüküm ifade eder." Kanun maddesinde açıkça düzenlendiği üzere taraflar arasında e-fatura ile işlem yapılması için aralarında açıkça anlaşmış olmaları şartı aranmaktadır.
Ancak taraflar arasında imzalanan sözleşmede böyle bir madde yer almadığı gibi sözleşmenin 19. maddesinde davacı taraf adına müvekkil şirket tarafından düzenlenecek faturaların davacı tarafından gösterilen fiziki adrese gönderileceği de düzenlenmiştir. Böyle bir durumda tarafların e-fatura kullanımı hakkında anlaşmış olduklarından söz edilemez. Davacı tarafından sunulmuş e-faturanın herhangi bir geçerliliği yoktur.
Bu konudaki itirazlarımız da ek-2 raporunda irdelenmemiş ve yeniden rapor alınmadığından Mahkemenin kararı eksik ve hatalı olmuştur. Ek-2 raporla, işlem yapan üye bilgileri, banka hesap bilgileri, IP bilgileri ve tarih bilgilerinin araştırılarak bu eksikliğin giderilmesini talep etmiştik. Ancak bu hususta da bir inceleme yapılmamıştır. Bu bakımdan da karar hatalıdır. Ayrıca 20/10/2021 tarihli dilekçemizle; cevap dilekçemizi zamanaşımı yönünden ıslah ettik.
Davacı tarafın açmış olduğu dava haksız ve mesnetsiz olmakla birlikte. Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davacı tarafın alacakları zamanaşımına uğradığından ıslahla zamanaşımı defiinde bulunarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddini talep ettik. Ek.2 Raporda bu konuda değerlendirilmemiştir.
Mahkemece ise gerekçeli kararda müvekkil tarafından 11/06/2018 tarihinde borcun kabul edildiği ve kabul beyanıyla da zamanaşımın bu tarihte kesildiği yönündeki değerlendirmesi de hatalı olmuştur. Yukarıda açıkladığımız üzere müvekkilin kabul beyanı bulunmamaktadır. Tüm açıklamalarımız doğrultusunda istinaf incelemesi neticesinde Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak yeniden inceleme yapılmasını ve neticede de davanın reddini talep ederiz.
Ayrıca Sayın Mahkemece müvekkil aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi de hukuka aykırı olmuştur. Bu yönden de karara itiraz ediyoruz, şeklinde istinaf sebeplerini ileri sürerek, İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava, davalının farklı zamanlarda ... program kurallarına, acentelik sözleşmesine ve genel hükümlere aykırı olarak mil usulsüzlüğü yaparak davacıyı zarara uğrattığı iddiasıyla oluşan zarardan kaynaklı düzenlenen fatura bedelinin tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı taraf, davacı Ortaklığın ...
Program Yönetimi Müdürlüğü “...” tarafından davalının farklı zamanlarda ... program kurallarına, sözleşmesine ve genel hükümlere aykırı olarak mil usulsüzlüğü yaptığı, hayali/ghost hesaplar oluşturulduğu, bu hesaplardan şirket kurucusu, yöneticisi, yetkilisi ve temsilcisi olan ..., ... soyadlı başka kişiler, diğer acente çalışanları ile bunların yakınlarına ve 3. Şahıslar adına usulsüz ödül bilet düzenlediği ve usulsüz hesaplardan düzenlenen biletleri para karşılığı yolculara sattığının tespit edildiğini,
usulsüz düzenlenen ödül biletler vasıtası ile adına bilet düzenlenen kişilerin ortaklığa herhangi bir bilet bedeli ödemeden yolculuk yapmasının mümkün olmadığını, davalının böylelikle, usulsüz olarak düzenleyip sattığı/kullandırdığı biletler vasıtası ile davacı Ortaklığı zarara uğrattığını, ... programı davacı Ortaklığın sadakat programı olup, program üyesi yolcuların yaptıkları uçuşlar ve anlaşmalı banka kredi kartları ile yaptıkları alışverişlerinden kazandıkları miller üyelik hesaplarında toplanmakta, üyeler bu millerden kendilerine ve maddi menfaat olmaksızın yakınlarına ödül bilet düzenleyebilmekte,
başkaca avantajlar kullanabilmektedirler. Sadakat Programlarının tüm dünyadaki örneklerinde olduğu gibi ... Programında da üyelikler üyelik sözleşmesinin 3.3. Maddesi gereği kişisel olduğunu, üyelik Sözleşmesinin 4.6.
Maddesine göre de üyeler sadece kendi uçuşlarından ve harcamalarından mil kazanarak kendilerine ve ancak herhangi bir maddi karşılık almaksızın yakınlarına bilet düzenleyebileceğini, düzenledikleri bu biletler için para ya da herhangi bir maddi menfaat talep edemeceyeklerini, Mil transferi ve satışının yasak olduğunu, "Hayali", sektörde bilinen ismiyle "ghost" hesaplar,
hayali bir üye ya da gerçek bir kişinin ismiyle açılan mil alışverişi ve usulsüz mil transferi de dahil usulsüz olarak ele geçirilen millerle veya adına hesap açılan ya da başka yolculara ait uçuş bilgileri girilerek üretilen millerle oluşturulmuş üye bilgisi ve izni dışında kullanılan hesaplar olduğunu, Davalı, acente olması münasebeti ile kendisine başvuran yolcu bilgilerine kullandığı rezervasyon ve satış sistemleri üzerinden doğrudan ulaşabildiğini, usulsüz hesaplar oluşturulurken kullanılan isimler ya bundan haberdar olmayan gerçek kişilere ait ya da bu hesaplar gerçekte olmayan uydurma isimlerle açıldığını,
bu işlemler ismi kullanılan kişilerin verilerinin izinsiz kullanılması suretiyle gerçekleştirildiğini, davalının bir takım ghost hesaplardan işlem yaptığının anlaşılması üzerine, davalıya 17.01.2018 tarihli ve 136.044,00 TL tutarlı ... (...) faturası çıkarılarak 17.05.2018 tarih ve ... sayılı yazı ile davalıya bildirilmiş; davalının ibraz ettiği yazışmalardan görüleceği üzere sorumluluğunu kabul etmiş ancak ödeme yapmadığını, ödeme yapılmaması üzerine davalıya Bakırköy ...
Noterliğinden 23.07.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek borcunu ödemesi istenmiş, fakat davalı ikrar ettiği borcu ödemek yerine gönderdiği ihtarname ile borca itiraz ettiğini, bunun üzerine davalının davacıdan alacaklı olduğu 4.253,21 TL ve sözleşme gereği verdiği 5.000 TL tutarındaki teminat mektubu nakde çevrilmiş, sonuçta 126.790,79 TL borcu kaldığını, bu miktarın tahsili talebiyle icra takibi başlattığını, takibe itiraz edilmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı beyan etmiştir.Davalı taraf ise, davacı tarafın iddialarının kabulünün mümkün olmadığını,
davalı tarafın bünyesinde çalışanların mesai saatinden sonra işyerinde, dışında yaptığı mil usulsüzlüğünün sorumluluğunun davalı tarafa yüklenemeyeceğini, ...nin kullanılan milleri haksız yere fatura ettiğini, hak kazanılan 510.000 milin kullanımını engellediği ve zarara uğradıklarını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, Sivil Havacılık Öğretim Görevlisi ile Mali Müşavir bilirkişilerden oluşan heyetten kök ve ek rapor alınmak suretiyle istinafa konu karar verilmiştir. Dava konusu fatura incelendiğinde. 18.01.2018 tarihli, ... numaralı e-faturanın, KDV dâhil 136.044,00 TL tutarlı olduğu, açıklama kısmına “ÖDÜL BİLET FRAUDİŞLEMİ-ISTACC EUR 1120.00 YLTO” diye yazıldığı, faturanın e-fatura olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından davalı acenteye gönderilen 17/05/2018 tarihli yazı da.
Bahse konu olan mil usulsüzlüğüne dair itirazınız kabul edilmediğinden dolayı 18 Ocak 2018 tarihinde tarafınza ... SEYAHAT ACENTESİ (... DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.) adına çıkarılmış olan 136.044,00TL tutarındaki ...'nin vadesi içinde ödenmediği görülmektedir. 08 Mayıs 2018 tarihinde acentenize kesilen ceza faturasının iş bu yazı tarihi itbarıyla en fazla 7 iş günü içerisinde ödenmesini hatırlatırız.
Aksi takdirde 31.08.2015 tarihinde ortaklığımız ile yapmış olduğunuz Kolay Bilet Acenteliği Sözleşmesi çerçevesince mezkur maddeler doğrultusunda gerekli işlemlerin başlatılacağını bilgilerinize rica ederiz,'' hususu ihtar edilmiş, iş bu yazının davalı tarafa tebliğ edildiğine ilişkin tebliğ belgesinin davacı vekilinin 01/12/2021 tarihli bilirkişi ek raporuna itiraz dilekçesi ekinde davalı acente yetkilisi ...'ın bizzat kendisine 26.05.2018 tarihinde tebliğ edildiğine yönelik tebliğ belgesini ibraz ettiği görülmüştür.
Davalı tarafça davacıya gönderilen 28/05/2018 tarihli cevabi yazı ile;''Sayın yetkili alınan biletlerin hangi tarihte alındığına , kimin tarafından, tk numarasının kime ait olduğunu ve hangi mail adresiyle alındığına dair tüm bilet detaylarını sizlerden talep ediyorum. Tarafımızdan sigorta çıkışı yapıldıktan sonra çalışanlarımızın tk numaralarıyla veya başkalarının tk numaralarıyla aldığı biletleri kabul etmemiz mümkün değil.
Aynı zamanda mesai saatleri dışında alınan biletlerden de hükümlü değiliz. Sayın yetkili; biletleri inceledikten sonra bizlerden veya çalışanlardan kaynaklanan hatadan dolayı yükümlülüklerimizi yerine getireceğiz. Ancak bu cezanın tamamını nakit olarak yatırmamız mümkün değildir. Bu cezayı taksitli bir şekilde yatırmamız mümkün olacaktır. Sizlerden bilet detaylarını bizlere göndermenizi bekliyoruz, '' şeklinde cevap verilmiştir.
Davalı tarafça davacıya gönderilen 11/06/2018 tarihli (18/06/2018 tarih ve ... kayıt numaralı) yazı ile;'' Sayın yetkili ...© hotmail.com ve ... numaralı telefonun araştırmalar sonucunda ... tarafından düzenlenmiştir. Bu kişinin hiçbir zaman şirketle resmi veya gayri resmi alakası olmamıştır. Bu kişinin şirketimizin adresini yazması tamamen iyi niyetten uzaktır. Bizim görüşümüz şirket bilgilerimizin girilmesi art niyetle yapılmıştır. Yoksa başka şekilde değerlendirilemez.
Bu yüzden fatura bilgilerimizi giren kişilere dava açılması gerekmektedir. Türk hava yolları dava açacaksa doğru olan bu kişilere dava açılmasıdır. Tüm şirketlerin fatura bilgilerine ulaşmak isteyen herkes rahatça ulaşabilir. O yüzden gönderdiğiniz ... adına olan faturaları kabul etmiyoruz. Yasal haklarınızı kullanmanızı, gereken cezanın kendilerine kesilmesini istiyoruz,'' şeklinde cevap verilmiştir.
Davalı tarafça davacıya gönderilen 11/06/2018 tarihli (18/06/2018 tarih ve ... kayıt numaralı) yazı ile;'' Sayın yetkili bu listedeki çoğu e-mail ...© hotmail.com olarak kullanılmış. Tk numarası çalışanlara ait olanlar var tk numarası bize ait olanlar ve çoğunlukla müşteriye ait tk numaraları bulunmaktadır. Müşterinin tk numarası olanlar kendilerine yardım amacıyla çalışanlar tarafından alınmıştır.
Diğer tk numarasından alınan biletler Türkiyede ki şirketimize bağlı elemanlara veya Azerbeycandaki şirketimizde çalışanlara ücretsiz olarak biletler verilmiştir. Türk hava yollarıyla acenta anlaşmamızdan önce alınmış biletlerdir. Anlaşma yaptıktan sonra çok az seyehata mil bileti düzenlenmiştir. Resmi haberleşmemizde ...com veya ...©gmail.com olarak kullanılmıştır. Yıllarca gönderdiğimiz faturalar gmail olarak kullanılmıştır.
Ancak Türk hava yolları kolay bilet acentalığında maalesef gmail yazılacağına hotmail olarak yazılmıştır. Bu hatalar tümü bizden kaynaklanmıştır. Bu listede ki tüm biletlerin ödemelerini kabul ediyoruz. Bu listedeki biletlerin fiyatların belirlenip gönderildiği taktirde ödeme yapılacaktır.,'' şeklinde cevap verilmiştir.
Davalı tarafça davacıya gönderilen 11/06/2018 tarihli ( (18/06/2018 tarih ve ... kayıt numaralı) yazı ile;''Sayın yetkili bilmediğim tk veya e-mail adı altında düzenlene mil biletlerini şirkete faturalandılıp göndermişsiniz. Daha önce bizde çalışıp çalışmadığını bilmemekteyiz. Bu farklı e-mail adı altında alınan bu biletlerin neden bize fatura edildiğini anlamamaktayız. Kişilerin bir suçu varsa bu suç mâl edilmelidir.
Bu yüzden bu biletlerin bize fatura edilmesi hakkaniyetten uzaktır. Bu biletleri alanların yasal haklarınızı kullanarak dava etmenizde sakınca görmüyoruz. Bu kişilerin kendi tk numarasını kullanan veya başkasının tk numarasını kullanan kişilere fatura etmeniz gerekmektedir.
Bu listede ki biletleri iptal etmenizi talep ediyorum.,'' şeklinde cevap verilmiştir.Davalı tarafça davacıya gönderilen tarihsiz yazı ile;''....Firmayı zarara sokan ve bilgimiz usulsüz bilet kesen bir kaç elamanımızın işine son verdik....Yukarıda da belirtildiği gibi bazı firma çalışanları kişisel menfaatleri için yanlış bazı işler yapıp firma bilgilerini haberimiz olmadan kullanmışlar.Bunların tespit ederek görevlerine son verdik. ... ilgili işlemler kendi tk numarasıyla veya başkasının tk numaralarıyla yaptığı işlemlerin iş hariçinde işine son verildikten sonra harcamıştır, fatura güntur turizm'e çıkarılmıstır,
sorumluluğu kişiye aitir.ferhat gündoğan ve ayrılan elamanlarının kendi tk numaralarıyla arkadaslarına veya tanıdıklarına aldıkları biletler, kendi sorumlulugundadır. ...© hotmail.com hala kullanmaktadırlar, kulandıkları sürece güntur turizmemi fatura edilecek? bu mail adresinin defelarca güntur turizme ait olmadığını türk hava yolarına bildirdik, maalef bazı elamanlar türk hava yollarına kolay bilet üyeliğine kayıt yapılırken, şirketin bilgisi dışında bu maili yazmışlardır.
2016 yıllında türk hava yolarına ileterek sistemlerde kayıtları sildirdik. kadıkoy satış ofisinde gönderilen yazıda sahte hesap kulanıldığı yazmaktadır , bunun kesinlikle hiçbir zaman güntur kurulmadan öncede sonrada sahte hesap kulanmamıştır. ne anlam taşıdığını bilmemekteyiz ,bunun delil olarak ...©hotmail.com mail adresini gösterilmesi, güntur turizm için hem madi hem manevi olarak ağır olmustur. ... turizm kurulmadan önce kurulduktan sonra bu yapılmış çogu işlemlerin bize ait olmadıgını bu konunun tekrar incelenerek mağduriyetimizi giderilmesini talep ediyoruz. iş'ten ayrılış belgeleri ektedir.
Bu bağlamda çıkarılan 136.044 TL. tutarındakı ceza çok ağır olmuştur.Firma olarak böyle yüklü bir cezayı kaldıramayız.Konunun tekrar gözden geçilerek makul bir ceza ile bu konuyu bağlamanızı arzu ederiz,'' şeklinde cevap verilmiştir.Davacı tarafından davalı muhataba Bakırköy ...
Noterliğinden gönderilen 23.07.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile; '' 131.790,79 TL borcun ihtarnamenin tebliğinden itibaren 8 gün içinde ödenmesinin,'' ihtaren bildirildiği, İhtarnamenin tebliğ mazbatasında davalı taraf daimi çalışanı ...'a 29.07.2019 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Davalı şirketin sicil kaydına göre, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne ...sicil numarası ile kayıt edilerek 04/04/2014 tarihinde kurulduğu, davalı şirketin sicil kaydına göre faaliyet konularından bazılarının; '' 1- Yurt içinde ve yurt dışında turistik amaçlı geziler ve turlar düzenlemek, yerli ve yabancı turistlerin yurt içinde ve yurt dışında konaklama, seyahat,taşıma, rehberlik hizmetlerini yürütmek, 2- Her türlü seyahat acenteleri kurmak, kurulmuş acentelere üye olmak, 3- Uçak, otobüs, gemi gibi tüm ulaşım araçları için her türlü bileti satmak ve bu maksatla bilet satış yerleri açmak, '' olduğu, Davacı ...
A.O. ile davalı arasında 31.08.2015 tarihli “Kolay Bilet Acenteliği Sözleşmesi” imzalanmış olup, bu sözleşmenin Banka Teminat Mektubunun alındığı tarihte yürürlüğe gireceği ve 31/12/2015.
Tarihine kadar geçerli olacağı, Bu sözleşme; içeriğindeki koşullar uyarınca daha önceden feshedilmedikçe veya yürürlüğünün bitiş tarihinden en geç 45 gün önce karşı tarafa ulaşacak şekilde taraflardan biri diğer tarafa sözleşmeye devam etmek istemediğini yazılı olarak bildirmediği takdirde, her seferinde aynı şartlarla sadece bir yıl daha uzatılmış sayılacağının düzenlendiği, iş bu sözleşmenin konusunun.
Sözleşme hüküm ve şartlarına tabi ve bunlarla sınırlı kalarak, ... yolcu biletlerinin, ... web sistemi üzerinden satılması ve bununla ilgili hizmetlerin ifası imkânını sağladığı ve acenteye münhasıran web sistemi üzerinden satış yetkisi vermekte olup, acentenin bu sözleşmede açıkça belirtilenler dışında satış, rezervasyon vs. işlemlerini yapma yetkisi bulunmamaktadır.
Kolay Bilet Satış Acenteliği Sözleşmesinin C Uygulama ve Esasları başlıklı bölümün 4. Maddesinde;'' Acente, kendisine tahsis edilen kullanıcı adı ve şifre bilgilerini 3. Şahıslara kullandıramaz. Böyle bir usulsüz kullanımın tespiti halinde ... Sözleşmeyi tek taraflı fesih etme hakkına sahiptir, '' hükmünün düzenlendiği, yine aynı bölümün 30. Maddesinde ise.
“Acentenin yapacağı hatalı uygulamalar sonucunda, ...'ye ticari, hukuki, maddi veya sair doğrudan veya dolaylı bir zarar vermesi durumunda, acente bu zararı derhal karşılamakla yükümlüdür,'' hükmünün düzenlendiği, buna ilave olarak davacı ortaklığın ... program kurallarına göre; “..., ..., ... ve ...
Kart Üyeliği'nin Genel Kural ve Koşullarını ihlal eden, ödüllerini kötüye kullanan veya özellikle uçuş bilgileri ile ilgili yanlış bilgi vererek avantaj elde etme girişiminde bulunan üyeler için, bu tür eylemlerinden dolayı yargısal cezalara maruz kalma, tazminat ödeme, ... tarafından ...
Üyeliklerine son verilmesi ve o zamana kadar toplamış oldukları Mil ve/veya ödüllerin geçersiz sayılması müeyyideleri ile karşılaşabilir, '' düzenlemesine yer verildiği, mahkemece Sivil Havacılık Öğretim Görevlisi ile Mali Müşavir bilirkişilerden oluşan heyetten alınan alınan 09/11/2021 tarihli ek raporunda.
Davalı acentenin itirazı bilet düzenlenen kişilere ait tabloda yer alan bilet tarihleri dosyaya sunulan delillerin incelenmesiyle tek tek araştırılmış ve biletin düzenlendiği yolcu isimleri ve tarihler eklenerek güncellendiği, buna göre ödül bilet düzenlenen kişilere ait yeni tutar toplamı (...) 42.558,00 TL olarak tespit edildiği, geriye kalan 81.990 TL bedelin sözleşmeden önceki tarihlerdeki bilet işlemleri olduğu anlaşıldığı, bu tutarın da her ne kadar sözleşme öncesi olsa da mil usulsüzlüğü olduğunun anlaşıldığı ve ödemesinin mahkemenin takdirinde olduğu,
ADM tutarı 11.496 TL olan ... ve ... numaralı biletlerin tarihleri dosyaya sunulan belgeler arasında bulunamadığı için sözleşmeden sonrası olup olmadığı tespit edilemediğinin belirtilmiş isede, davalının başka yolcuların bilgileri dışında ... üyeliği oluşturarak , bu yolcuların yaptıkları uçuşlardan kazandıkları milleri kullanarak usulsüzce bilet tanzim ettirip üçüncü kişilere satarak menfaat temin ettiği, davacının bu eylem nedeniyle toplam 136.044,00 TL.
Zararının oluştuğu, Kolay Bilet Acenteliği davalı acente tüzel kişiliği ile davacı Ortaklık arasında bir acentelik sözleşmesi iken, ... programı davalı acente hissedarları, çalışanı vs. olan gerçek kişilerin program koşullarını kabul ederek üye oldukları davacı Ortaklığın sadakat programı olduğu, dolayısıyla birbirinden farklı iki sözleşme söz konusu olup, bilirkişi raporuna göre davalı tarafın bu zararın 42.558,00 TL.'sinin acentelik sözleşmesinin imzalanmasından sonra, 81.990 TL bedelin sözleşmeden önceki tarihlerdeki bilet işlemleri olduğu,
ADM tutarı 11.496 TL olan ... ve ... numaralı biletlerin tarihleri dosyaya sunulan belgeler arasında bulunamadığı için sözleşmeden sonrası olup olmadığı tespit edilemediği belirtilmiş ise de, mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere davalının 28.05.2018 tarihli cevabı sonrasında, davacı tarafça zarara konu bilet detayları davalı tarafla paylaşılmıştır.
Davalı tarafça davacıya gönderilen 11/06/2018 tarihli (18/06/2018 tarih ve ... kayıt numaralı) yazı ile;...Bu hataların tümü bizden kaynaklanmıştır. Bu listede ki tüm biletlerin ödemelerini kabul ediyoruz.
Bu listedeki biletlerin fiyatları belirlenip gönderildiği taktirde ödeme yapılacaktır.,'' şeklindeki cevabi yazı içeriğine göre davalı tarafın tüm hataları kabul edip bu yüzden davacının uğradığı zararı tazmin etmeyi kabul ettiği anlaşılmıştır.HMK'nın 282. maddesinde, hakimin, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer deliller ile birlikte serbestçe değerlendireceği düzenlenmiştir.
Bilirkişi raporu takdiri delil olup, mahkemece bilirkişi kurulundan alının rapordaki tespitler de dikkate alınıp, gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı verdiği beyan dilekçesindeki itirazları değerlendirilmeden , eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporundaki tespitlere göre karar verildiğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Davalı vekili, cevap dilekçesini ıslah edip zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de, dava konusu zararın hem ...
Kullanım Koşulları ile hem de Davacı ile imzaladığı Kolay Bilet Satış Acenteliği Sözleşmelerine aykırı eylem ve işlemler yapılmasından kaynaklandığı tespit edilmiş olup bu tespite göre eylemin sözleşmeden kaynaklandığı ve TBK.
146 Madde hükmü uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, davaya konu icra takip tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı, mahkemece, zamanaşımı süresinin dolmadığına yönelik tespiti yerinde olduğu, davalı vekilinin alacağın zamanaşımına uğradığına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Davalı vekilinin faiz başlangıcına yönelik istinaf sebebi incelendiğinde, TBK.117 maddesin de, muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarıyla temerrüde düşeceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, dosya arasında bulunan davacı tarafından davalı acenteye gönderilen 17/05/2018 tarihli yazı da. Bahse konu olan mil usulsüzlüğüne dair itirazınız kabul edilmediğinden....136.044,00TL tutarındaki ADM'nin vadesi içinde ödenmediği görülmektedir.
08 Mayıs 2018 tarihinde acentenize kesilen ceza faturasının iş bu yazı tarihi itibarıyla en fazla 7 iş günü içerisinde ödenmesini hatırlatırız....,'' hususu ihtar edilmiş, iş bu yazının davalı tarafa 26.05.2018 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, ihtar içeriğinde iş bu 17/05/2018 yazı tarihi itibarıyla en fazla 7 iş günü içerisinde ödenmesi ihtar edildiği, bu durumda davalı tarafın ödeme süresinin 24/05/2018 tarihinde sona erdiği, oysaki ihtarnamenin ödeme süresinin sona erdiği tarihten sonra 26/05/2018 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, bu durumda iş bu ihtarnamenin TBK.
117 Maddesi uyarınca usulüne uygun bir temerrüt ihtarı olmadığından davalı tarafın bu ihtarnamede verilen sürenin sonunda temerrüde düşmeyeceği, bilirkişi kök raporunda belirtildiği üzere davacı tarafından davalı muhataba Bakırköy ...
Noterliğinden gönderilen 23.07.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile; '' 131.790,79 TL borcun ihtarnamenin tebliğinden itibaren 8 gün içinde ödenmesinin,'' ihtaren bildirildiği, İhtarnamenin tebliğ mazbatasında davalı taraf daimi çalışanı ...'a 29.07.2019 tarihinde tebliğ edildiği, buna göre davalının 06/08/2019 tarihinde temerrüde düştüğü, temerrüt tarihinden davaya konu icra takip tarihine kadar 3803,72 TL.
Temerrüt faizinin oluştuğu, bu durumda mahkemece, 126.790,79 TL. Asıl alacak, talep doğrultusunda asıl alacağa yıllık 9 yasal faiz işletilmek suretiyle 3.803,72 TL.
İşlemiş faiz olmak üzere toplam: 130.594,51 TL. üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmayıp bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.Davalı vekilinin icra inkar tazminatına yönelik istinaf sebebi incelendiğinde, İİK 67 maddeye göre icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için takibe itirazın haksız olması ve alacağın likit olması yeterlidir.
Somut olayda mahkemece, davalının takibe itirazının haksızlığına karar verilmiş ise de, davaya konu alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı şartları oluşmamıştır. Mahkemece, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi yerinde olmayıp bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.
Sonuç itibariyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılarak dairemizce yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davanın kısmen kabulü yönünde yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN
4-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.920,91-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan toplam 2.461,58-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.459,33-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan toplam 2.520,88 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından sarf edilen 2.600,00 TL bilirkişi ücreti ve 250,00 TL posta/ tebligat gideri olmak üzere toplam 2.850,00 TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre 2.593,5 TL' sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-İlk Derece Mahkemesi' nde yapılan yargılama sırasında davalı tarafından yargılama gideri sarf edilmediği anlaşılmakla, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden,
Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 13.547,51-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 10-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul/ret oranına göre hesap ve takdir edilen 1.201,2 TL' sinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bakiye 118,8 TL' sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 11-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN
12-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 13-Davalı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf başvurma harcı ile istinaf aşamasında sarf edilen 91,60 TL posta gideri olmak üzere; toplam 312,3 TL' nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 14-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 15-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 30/01/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/1479, K. 2025/137, 30 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama