İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1469 K.2025/135

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

Esas2022/1469Karar2025/135Tarih30 Ocak 2025Okuma14 dk · 2.863 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
30 Ocak 2025
Dosya no
2022/1469
Karar no
2025/135
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
20/04/2022
Numarası
2018/1204 Esas - 2022/261 Karar
Dava
Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.863 kelime·14 dk okuma·4 bölüm

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı tarafa İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ... Mah., ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde kurulu ... dış kapı numaralı ...

Apartmanı ... numaralı dubleks bağımsız bölümü 2.140.000,00-TL bedel ve bu bedele eklenecek olan 100.000,00-TL karşılığında yani toplam 2.240.000,00-TL bedelle sattığını, davacı firmanın söz konusu taşınmazı karşı tarafa tapuda devir ettiğini ve bu taşınmaz bedelinin ödenmesi konusunda taraflar arasında 29.12.2017 tarihli protokol yapıldığını, davalı tarafın protokol hükümlerini ihlal ederek yerine getirmediğini, davalı tarafın bu eylemi nedeniyle davacı firmanın borçlarını ödeyemediğini, sahip olduğu mallar üzerinde hacizlerin devam ettiğini, ticari faaliyetinin sekteye uğradığını, tasfiye sürecine girdiğini,

davalı tarafla yapılan görüşmelerin neticesiz kaldığını belirterek, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla davalı tarafın davacı tarafa protokol tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari reeskont faiziyle birlikte 10.000,00-TL ödemesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 30/05/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile.

Dava değerini 35.993,00 TL arttırmak suretiyle 45.993,00 TL'nın sözleşme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Taraflar arasında protokol düzenlendiğini, bahse konu protokol gereğince davalı şirketin edimlerini yerine getirdiğini, ancak davacının bu konuda hiçbir sorumluluğunu yerine getirmediğini, sözleşme bedeli olan 2.240.000,00-TL'nin 1.500.000,00-TL'sinin protokolün 4.3 maddesi gereğince ...

Bankasına ödendiğini, 437.007,00-TL tutarında da çeklerin verildiğini, protokolün 4.6 maddesince ... A.Ş.'nin alacaklı olduğu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine istinaden 7.500,00-TL ve ...'in alacaklı olduğu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı icra takibine istinaden ise 150.000,00-TL ödeme yapılmış olduğunu, protokolün 4.7 maddesine uygun olarak ise 99.500,00-TL tutarındaki ödemenin ise gayrimenkulün satışı esnasında tapu müdürlüğünde nakit olarak ödendiğini, ayrıca çeşitli tadilatlar içinde 35.400,00-TL ödeme yapılmış bulunduğunu, davacı tarafın ise taahhüt ettiği ancak yerine getirmediği edimlerinin bulunduğunu, gayrimenkul üzerindeki hacizleri kaldırmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 20/04/2022 Tarih ve 2018/1204 Esas - 2022/261 Karar Sayılı kararında; ".....İfada sırayı düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 97. maddesine göre.

"Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir." Taraflar arasındaki protokolde edimlerin ifası bakımından bir sıra öngörülmediğinden borçların aynı anda ifası gerekmektedir.

Bu bağlamda, dava tarihi itibariyle davacının taşınmaz üzerindeki hacizleri kaldırma yükümlülüğünü yerine getirmediği dosya kapsamı itibariyle sabit olduğundan, davalının ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini öne süremeyeceği, davalının ödemezlik def'inin TBK'nun 97. maddesi kapsamında haklı ve yerinde olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılmış, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...."gerekçesi ile, ''Davanın REDDİNE '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;"1. Davacı müvekkil firma; ekonomik olarak zor dönemler geçirdiği dönemde , borçlarını ödemek için sahibi olduğu konut niteliğinde ki taşınmazı satılık etmiştir. Taşınmazı satılık ettiği dönemde bankaya borcu nedeniyle davayla ilgili taşınmazına ipotek konmuş satışa çıkarılmak üzeredir.

Ayrıca yine bir çok borcu nedeniyle davayla ilgili taşınmaza hacizler konulmuştur.Davayla ilgili taşınmaz , davacı firmanın borçları nedeniyle haciz edilmişken satılık edilmiştir. Davalı tarafça da bu husus açıkça bilinmektedir. Bilmediğini iddia etmesi mümkün değildir. Söz konusu kayıtlar tapu kaydının bir parçasıdır. Medeni kanun 1022.maddesi ve devamı maddeler göz önüne alındığında davalı tarafın bu iddiasının dinlenmesi mümkün değildir.

Davacı tarafın borç içinde olması nedeniyle, davayla ilgili taşınmaz uygun fiyata davalı tarafa satılmıştır.Sonuç olarak bu şartlarda yapılan satış sözleşmesinde sorunlar ortaya çıkması ihtimal dahilindedir. Davalı tarafın uygun fiyatla satın almasının nedeni ve sonuçları vardır. Hayatın olağan akışı içerisinde basiretli bir iş adamı olarak bazı sonuçlara katlanması gerekmektedir.

Netice de hiç bir ekonomik ve manevi zarara uğramamıştır, tam tersine oldukça yüksek kazançlar elde etmiştir. Dava konusu protokol ile ilgili taşınmaz İstanbul Kadıköy ... mahallesi ... ada ... parsel ... bağımsız numaralı dairedir.

2.Davalı firmanın yetkilisi tarafından bizzat mahkemeye verilen cevap dilekçesinde davacıya tüm borcunu ödediğini, hatta sözleşmenin yedinci maddesinde açıklanan çatının kaldırılmasıyla ilgili masrafların kendisi tarafından karşılandığını, çatıyla ilgili masrafların davacı tarafa ait olduğunu iddia etmiştir. Çatı masrafının davacıya ait olduğunu iddia ederek, çatı için ödediği parayı protokol gereği ödemesi gereken 2.2240.000,00 TL'ye dair ödeme içinde saymıştır.

Oysa ki 2.240.000,00 TL nin nasıl ödeneceği protokolde açıkça izah edilmiştir. Çatı için yapılacak ödeme, protokolde 2.240.000,00 TL dışında ek olarak yapılması gereken bir ödeme olarak yedinci maddede düzenlenmiştir. Ödemeye dair beyanın da; taşınmazın çatı katının kaldırılmasıyla ilgili masrafları kendisinin karşıladığını ve 2.240.000,00 TL lik taşınmaz bedeli içinde olduğunu iddia etmesi açıkça hakkın kötüye kullanılmasıdır.

3.Protokolün taşınmazın bedeli ile ilgili maddeleri incelendiğinde, taşınmazın değerinin 2.140.000,00 TL.'ye ek 100.000,00 TL olarak belirlendiği toplam bedelinin 2.240.000,00 TL olduğu görülecektir. Protokolde 2.240.000,00 TL nin nasıl ödeneceği belirlenmiştir. Tüm bunların dışında , 2.240.000,00 TL ye ek olarak sorumluluk ve ödeme ortaya koyan yedinci madde kararlaştırılmıştır.

Bu madde de taşınmazın çatısının kaldırılmasıyla ilgili çalışmanın davacı tarafından karşılanacağı ancak masrafların davalıya ait olduğu düzenlenmiştir. 4. Davalı taraf çatı için ödediği paranın 2.240.000,00 TL ye dair ödeme içerisinde olduğunu iddia etmiştir. Bu şekilde çatı için yapılan masrafı davacıya yüklemeye çalışmıştır. Davalı taraf gerçeğe aykırı deliller düzenlemiş yasayı dayanak yaparak haksız olduğu halde haklı çıkmaya çalışmıştır.

Kesmiş olduğu fatura ve defterine işlediği kayıtlarla gerçeğe aykırı beyanlarda bulunmuş deliler oluşturmuştur bunun içinde çatı için yaptığı ödemleri kullanmıştır. Bunu davalı tarafın cevap dilekçesi açıkça ortaya koymaktadır. Davalı tarafın cevap dilekçesinde çatı masrafı 2.240.000,00 TL lik bedel içinde sayılmıştır. Oysa protokolde çatı kaldırma masrafı 2.240.000,00 TL haricinde ek olarak düzenlenmiştir.

Davalı tarafın cevabı ve bilirkişi raporları incelendiğin de protokolün yedinci maddesi gereği çatının davacı tarafından kaldırılacağının ancak masrafın davalı tarafından karşılanması kararlaştırıldığı, davalı tarafın edimlerini eksik yerine getirdiği açıkça görülecektir.

Bilirkişi raporunda ve ek bilirkişi raporunda çatının kaldırılmasının davacı tarafından yapılacağı ve masrafın davalı tarafından karşılanacağı davacı müvekkil firmanın bu madde nedeniyle alacaklı olduğu belirtilmiştir. Bu husus gerekçeli karar da da vurgulanmıştır.

5. Davanın ilerleyen safhasında davalı taraf iddialarının protokolle çeliştiğini fark etmiş ve savunmayı genişletme yasağını da ihlal ederek, protokolde yapılan ödemeler gereği hacizlerin kaldırılmadığını bu nedenle borcunun tamamını ödemediğini iddia etmiş ve ödemezlik definde bulunmuştur. Biz bu ödemezlik definin savunmanın genişletilmesi olduğunu iddia ettik ve muvafakatimiz olmadığını beyan ettik.

Ayrıca savunmanın genişletilmesi yasağı kamu düzenidir resen nazara alınmalıdır. Bunun istisnası ıslah ve açık muvafakatimiz olmasıdır. Ancak davamızda böyle bir durum söz konusu değildir. Davacı yasal haklarını kötüye kullanmakta ve dürüstlük kurallarını ihlal etmektedir. 6.Davalının çatı için yaptığını beyan ettiği değer ve diğer eksik ödemeler nedeniyle 2.240.000,00 TL eksik ödenmiştir.

Bu konuda bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunduk ve dava değerini ıslah ederek alacağımızın ödenmesini talep ettik. Alacağın eksik ödenmesiyle ilgili miktar konusunda bilirkişi raporlarına karşı beyanlarımızın ,davaya dair beyanlarımız ile ıslah talebimizin değerlendirilmesini talep ediyoruz.

7.Taraflar arasında davayla ilgili taşınmaz üzerinde ki hacizler ile bu hacizler nedeniyle ödenmesi gereken borçlar listelenmiş ödenmesi kararlaştırılmıştır.Taraflar arasında yapılan sözleşme gereği listelenen borçlar çoğunlukla haricen alacaklılara ödenmiştir. Davalı taraf haricen ödemeyi tercih etmiştir. Ödeme günü oldukça geç ve ileri tarihler olan müşteri çeklerini ve kendi çeklerini kullanarak ödemeleri gerçekleştirmiştir.

Bankaya olan kredi borcunun bir kısmı peşin kalan kısmı ise ileri tarihte ödemiştir. Bu durum hacizlerin kaldırılmasını geciktirmiştir. Borçların haricen çeklerle ödenmesi nedeniyle çeklerin tahsil edileceği gün beklenmiştir. Ayrıca çekleri alan tarafın icra dosyasına alacağını haricen tahsil ettiğini beyan etmesi ve haczin kaldırması beklenmiştir. Davalı taraf bizzat bu sürecin içinde yer almıştır.

Bu hususları bilmediğini iddia etmesi ve mağdur edildiğini beyan etmesi hayatın olağan akışına aykırı olacak ve hakkın kötüye kullanılmasını ortaya çıkaracaktır. 8. Davalı taraf harç ödememek maksadıyla ödemeyi icra müdürlüğüne yapmamış haricen ödemeyi tercih etmiştir. Amacı taşınmazı düşük fiyata mal etmektir. Hacizlerin kalkmasının gecikmesinde ki en önemli eylem ödemelerin icra müdürlüğüne değilde haricen yapılmasıdır. Bu eylemi yapan tarafta davalı taraftar.

Harç ödememek gibi bir amacı vardır. Bu nedenle davalı tarafın iddiaları hakkın kötüye kullanılmasıdır. Dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmektedir. Davalı taraf bizzat ödemeleri bizzat alacaklara ödemiş, davacıyla birlikte alacaklıların yanına giderek belge almış ödemeyi yapmıştır. Bu nedenle ödemenin haricen yapılmasından bizzat sorumludur. Sözleşmede ödemelerin icra müdürlüğüne davacı tarafından yapılacağına dair düzenleme mevcut değildir.

9. Hacizlerin kalkmasının gecikmesini bir nedeni de ;alacağını haricen alan icra dosyası alacaklısının, harç ödememek için haricen ödeme beyanında bulunmamasıdır. Bu durumda dosyanın düşmesi beklenmiş dosyanın takipsiz kalması üzerine icra müdürlüğünden haczin kaldırılmasıtalep edilmiştir. İcra müdürlüğü haczin kaldırılması talebini yerine geç getirmiş yada işlemi eksik yapması nedeniyle haczin kaldırılması gecikmiştir.

İcra dosyalarının incelenmesi durumunda ; icra takiplerine hacizlerin kaldırılması için defalarca talep de bulunduğumuz görülecektir. Bazı dosyalarda taleplerimiz yerine getirilmemiş hiç bir işlem yapılmamış yada taşınmaz haczi olmadığı iddia edilmiştir. İcra dosyaları incelendiğinde haklılığımız anlaşılacaktır.

10.Taşınmaz kaydında sadece İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ve İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası nedeniyle haciz mevcuttur. Diğer tüm hacizler taşınmaz üzerinden terkin edilmiştir. İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibi 2018 yılında takipsizlik nedeniyle düşürülmüştür. Bu dosyada defalarca haczin kaldırılması talep edilmiştir.

Ancak icra müdürlüğü taşınmaz üzerinde haciz olmadığı gerekçesiyle talebi ret etmiştir. Mahkeme tarafından müzekkere yazılmış ancak aynı cevap verilmiştir. Taşınmazın sahibi değiştiğinden davacı firma adına icra müdürlüğü tarafından yapılan tapu takyit sorgulamasında haciz gözükmemektedir. Bu konuda ki tapu takyit belgesi dilekçe ekinde sunulmuştur. Bu icra takibinden dolayı taşınmaz sahibi olarak davalı tarafta haczin kaldırılmasını talep etmiştir.

Ancak talebi kabul edilmemiştir. İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından dolayı taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılmaması davacı müvekkil firmanın değil icra müdürlüğünün hatasından kaynaklanmaktadır. 11.Haciz olan icra dosyası İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasıdır. Bu dosyanın 20.844,19 TL dir. Müvekkil davalı taraftan alacağını tam olarak alamadığından borcunu ödeyememiştir.

Dosyada görüleceği üzere bizim toplam talebimiz 45.993,00 TL dir. Alacağımızın olduğu kesindir. İcra takibi protokolde ödenmesi gereken borçlar içinde geçmektedir. Davalının söz konusu icra takibini ödeyerek haczi kaldırtması mümkündür. Buna rağmen borcu ödeyip icra dosyasını ortadan kaldırıp haczi kaldırması mümkün iken bunu yapmaması kötü niyetli olduğunu ortaya koymaktadır. 12.Müvekkil tarafın alacaklı olduğu bilirkişi ek raporunda açıklanmıştır.

Müvekkil taraf borçlarını ödeyebilmek için taşınmazını satmıştır. Borç içindedir bu nedenle taşınmazı ucuz fiyata satmak zorundadır. Davalı taraf taşınmazın üzerinde ipotek ve haciz olduğunu bilerek bundan faydalanarak ucuz fiyata satın almıştır. Protokolde hacizlerin kaldırılması için süre sınırlaması yapılmamış, ödemlerin icra müdürlüğüne yapılması şartı konmamıştır. Davalı taraf banka kredisini ödemeyi üstlenmiş ve ipoteğin kaldırmayı kabul etmiştir.

Bu işlemi 03.02.2022 tarihinde yapmıştır. Bu nedenle haczin kaldırılmamasının kendisini mağdur ettiği iddiası inandırıcı değildir. Davalı bu hususları göz önüne alarak taşınmazı satın almıştır. 13. Davaya konu taşınmaz üzerinde davacının borcu nedeniyle banka ipoteği mevcuttur. Protokolde banka kredisininden kaynaklanan borç nedeniyle düzenleme mevcuttur. Müvekkil tarafın ipoteğin kaldırılmasına dair yükümlülüğü mevcut değildir.

Davalı taraf banka kredi borcunun ödemesini geciktirmiştir. Bu nedenle de banka ipoteği ve haczi oldukça geç kaldırmıştır. Bu durum davalı tarafın haciz kalkmadı diye mağduriyet iddia etmesini haksız çıkarmaktadır. Davalı taraf ipoteğin kaldırılmasında kendisi geciktirme yapmış ancak kötü niyetli bir şekilde taşınmaz üzerinde diğer hacizlerin kaldırılmadığını iddia ederek ödemezlik definde bulunmuştur. Davalı tarafın kötü niyetini açıkça ortadadır.

Kadıköy tapu müdürlüğünden gelen sonuncu müzekkere cevabında taşınmaz üzerinde ki ... Bankası A.Ş lehine konulan 6.000.000,00 TL lik ipoteğin kaldırılma tarihi 03.02.2022 dir. 14. Bilirkişi ek raporunun iddialarımızın değerlendirildiği kısmın iki numaralı paragrafında ;''Davalının Protokolün 6. Maddesindeki yükümlülüğe değinilmiştir. Davalının taahhüt ettiği çekleri eksik ifasından söz edilmektedir.

Davalı Protokole göre, 2018 temmuz ve kasım aylarında 50.000 TL bedelli çek verme borcu altındadır. 15.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere 6. Madde kapsamında davalı taraf taahhüt ettiği bedelde çekleri teslim etmemiştir.'' şeklinde tespit bilirkişi tarafından yapılmıştır. Bu durum davalının eksik ödeme yaptığını ortaya koymaktadır.

15.Bilirkişi ek raporunun iddialarımızın değerlendiği kısmın üç numaralı paragrafında;''Protokolün 7.maddesinde, çatı katının çatısı davacı tarafından kaldırılacak olup masraflar davalıya ait olacağı anlaşılmaktadır. Davacı söz konusu madde gereği yükümlülüğünü yerine getirmiş olması halinde buna ilişkin masrafları davalıdan talep edebileceği mahkemenin takdirindedir.'' şeklinde bilirkişi tarafından yapılmıştır.

Çatı katının çatısı davacı müvekkil tarafından kaldırılmıştır, taşınmazın mevcut durumundan bu husus açıkça anlaşılmaktadır. Davalı tarafın bu konuda aksi yönde iddiası mevcut değildir. 16.Davamızda hakkın kötüye kullanılmasının ve dürüstlük ilkesinin gözetilmesi temel kurallardır. Borçlu ve mağdur olan taraf müvekkil firmadır Türk Medeni yasasının başlangıç hükümleri gereği hakimin hakkaniyeti gözetmesi ve uyuşmazlığı çözmesi gerekmektedir.

Buna rağmen takdir hakkının aleyhimize kullanılması adil yargılama olmamıştır," şeklinde istinaf sebepleri ileri sürerek,İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.

Dava, taraflar arasında imzalanan 29/12/2017 tarihli taşınmaz satış protokolündeki borcun davalı tarafça tamamının ödenmediği iddiasıyla uğranılan zararların tazmini istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı taraf dava dilekçesi ile.

İstanbul Kadıköy ... mahallesi ... ada ... parsel ... bağımsız numaralı dairenin davalı tarafa satılıp tapuda devir edildiğini, satış bedelinin ödenmesi konusunda taraflar arasında 29 12.2017 tarihli protokol yapıldığını, davalı tarafın protokol hükümlerini ihlal ederek edimini yerine getirmediğini, davalı tarafın bu eylemi neticesinde davacı firmanın borçlarını ödeyemediğini, sahip olduğu mallar üzerinde hacizler devam ettiğini, ticari faaliyeti sekteye uğramış ve tasfiye sürecine girdiğini, davalı tarafın edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle davacı firmayı zarara uğrattığını ileri sürerek uğranılan zararların tazminini talep etmiştir.

Davalı taraf ise cevap dilekçesi ile; bahse konu protokol gereğince davalı şirketin edimlerini yerine getirdiğini,sözleşme bedeli olan 2.240.000,00-TL'nin 1.500.000,00-TL'sinin protokolün 4.3 maddesi gereğince ... Bankasına ödendiğini, 437.007,00-TL tutarında da çeklerin verildiğini, protokolün 4.6 maddesince ... A.Ş.'nin alacaklı olduğu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine istinaden 7.500,00-TL ve ...'in alacaklı olduğu İstanbul ...

İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine istinaden ise 150.000,00-TL ödeme yapılmış olduğunu, protokolün 4.7 maddesine uygun olarak ise 99.500,00-TL tutarındaki ödemenin ise gayrimenkulün satışı esnasında tapu müdürlüğünde nakit olarak ödendiğini, ayrıca çatının kaldırılması, tadilat ve diş.

Duvarların örülmesi işlemleri ile ilgili olarak 35.400,00 TL ödeme yapıldığını, davacı tarafın ise protokol gereği taahhüt ettiği ancak yerine getirmediği edimlerinin bulunduğunu, bu edimlerin ise. Protokolün 4.9'uncu maddesi gereğince taşınmaz üzerindeki, İstanbul Anadolu ... icra ... esas, İstanbul Anadolu ... İcra ... esaş, İstanbul Anadolu ...

İcra ... esas, İstanbul Anadolu ... icra ... esas numaralı dosyalardan konulan hacizlerin davacı tarafından anında kaldırılacağının taahhüt edildiğini ancak ilgili tapu müdürlüğünden alınan yazıda, bahse konu hacizlerden sadece İstanbul Anadolu ... İcra ... esas numaralı dosyadan konulan haczin kaldırıldığı görülmüş, diğer hacizlerin ise henüz kaldırılmadığının anlaşıldığını, Alacaklısı ... San. Tic. Ltd. Şti. olan İstanbul Anadolu ...

İcra Müdürlüğü'nün 03.07.2017 tarih ve ... esas sayısı ile takip edilen borcunda çek verilmek suretiyle ödenmiş ancak davacı tarafından bu dosyadan konulan haczinde henüz kaldırılmadığını ileri sürerek açıklanan nedenlerle davacının tüm bu taleplerinin ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Protokole konu taşınmaza ait tapu kaydına göre, taşınmazın 29/12/2017 tarihinde davacı tarafından davalıya satış suretiyle tapuda devir edildiği, taraflar arasında imzalanan 29/12/2017 tarihli taşınmaz satış protokolü ile. Taraflar arasında satışı yapılacak olan taşınmazın tapuda işlemlerin yapılması, ödeme şekli ve zamanının belirlenmesi,tarafların üstleneceği yükümlülüklerin tayin edildiği anlaşılmıştır.

Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası talebinde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir (TBK 97). Taraflarca aksi kararlaştırılmış olmadıkça, kural, karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmede akitlerin edimlerini aynı anda ifa etmeleridir.

Kendi edimini daha sonra ifa hakkına sahip olmayan davacı, karşı edimin ifasını talep ederse, davalı taraf ödemezlik defini ileri sürerek davacının edimini ifa etmemiş olduğunu savunarak kendi edimini ifa etmekten kaçınabilir. Bu halde, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereğince, tarafların edimlerini aynı anda ifa etmelerine yani birlikte ifaya karar verilmelidir (Yargıtay 6. HD, 11.01.2024, 2022/1326, 2024/92).

Birlikte ifaya karar verildiğinde, davacı dava tarihi itibariyle edimini eksiksiz ifa etmiş ve dava açmakta haklı olmalıdır.

Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 29/12/2017 tarihli taşınmaz satış protokolün 4 maddesinde, taşınmazın satış bedeli, ödeme şekli ve zamanı ile tarafların üstleneceği yükümlülüklerin tayin edildiği, taraflar arasındaki protokolde edimlerin ifası bakımından bir sıra öngörülmediğinden borçların aynı anda ifası gerektiği, davalı taraf cevap dilekçesinde açıkça protokolün 4. Maddesi uyarınca edimlerini yerine getirdiği halde davacı tarafın edimini yerine getirmediğini belirtip davanın reddine karar verilmesini ileri sürdüğü,

hukuki nitelendirme mahkeme hakimine ait olduğundan davalı tarafın cevap dilekçesindeki savunmalarının ödemezlik defi mahiyetinde olduğu, dava konusu taşınmazın tapu kaydının şerhler hanesine göre taşınmazın davalıya tapuda intikalinden önce konulmuş ve terkin edilmemiş haciz kayıtlarının olduğunun gözüktüğü, somut olayda davacı, kendi borcunu ifa ettiğini ya da ifasını önerdiğini veya TBK'da öngörülen ifa sırasının aksinin kararlaştırıldığını ispat edememiştir.

HMK'nın 282. maddesinde "Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." yasal düzenlemesi yer almaktadır.

Davacı vekili tarafından ileri sürülen tüm istinaf sebepleri yargılama aşamasında sunulan itiraz ve beyan dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporunda ve mahkemece verilen hüküm gerekçesinde bu iddialar ve itirazlar değerlendirilmiştir.İlk derece mahkemesine sunulan deliller, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporu içeriğindeki tespitler ışığında, mahkemece davanın reddine yönelik verilen hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden,

mahkemenin kabul ve gerekçesine yönelik davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle.

1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 30/01/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/1469, K. 2025/135, 30 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmasının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesinin Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1469
Karar No
2025/135
Tarih
30 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1476 K.2025/136
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1479 K.2025/137
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1480 K.2025/138
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1483 K.2025/95
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1484 K.2025/27
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1484 K.2024/1853

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.