KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2022/1510 E., 2025/93 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Davacı Vekili
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2025
- Esas no
- 2022/1510
- Karar no
- 2025/93
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/06/2022
- Numarası
- 2021/731 Esas 2022/461 Karar
- Davalı
- —
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 06/12/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 14/02/2025
Karar Metni
2.060 kelime·10 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen karara karşı, davalı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı; dava dışı ... ve ...'nün, şirket aleyhine Bursa 2. İş Mahkemesi 2009/1211 Esas sayılı dosyası ile maddi-manevi tazminat talepli dava açtığını, Bursa 2. İş Mahkemesi'nin 05/06/2013 tarih 2009/1211 Esas 2013/248 Karar sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne karar verdiğini, ilama dayanılarak girişilen Bursa 5. İcra Müdürlüğü'nün 2013/8349 sayılı takip dosyasına 11/12/2014 tarihinde 246.513-TL ödeme yaptıklarını, davalı ile akdedilen İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi uyarınca dava dışı kişilere yapılan ödemeden davalı ...'ın sorumlu olduğunu belirterek 246.513-TL'nin ödendiği tarih olan 11/12/2014 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı; açılan davayı kabul etmediklerini, Borçlar Kanunu 73. maddesi gereğince rücu davalarında zamanaşımı süresi 2 yıl olmakla alacağın zamanaşımına uğradığını, davaya dayanak kararda ...'ın sorumluluğunun %15 olarak belirlendiğini, bu nedenle de kabul anlamına gelmemek kaydı ile ödemenin yalnızca %15'lik kısmından sorumlu olabileceklerini, 24/7/2006 tarihinden önceki dönemde dağıtım faaliyeleriyle ilgili gerçekleştirilen iş ve işlemlerle ilgili olarak hisselerin el değitirmesinden önce bitmiş ve neticelenmiş her türlü işlemin sorumluluğunun şirkete ait olduğunu,
...’tan herhangi bir talepte bulunulmasının ihale şartnamesi ve hisse satış sözleşmesi hükümlerine aykırı olacağını, davacının, dava konusu ettiği alacaklara ilişkin talepte bulunmayacağını, kurumun icra takibine ilişkin giderlerden, vekalet ücretinden, karara ilişkin olarak yapılan diğer masraflardan ve faizlerden sorumlu olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; taraflar arasında 24/07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesi akdedildiği, davaya konu talebin dağıtım faaliyetlerinin ... tarafından yürütüldüğü sırada yapılan dava ve takip giderlerine ilişkin olduğu, dava konusu alacağın BK 146 maddesi gereğince on yıllık zamanaşımına tabi olup ödeme tarihi ile dava tarihi dikkate alındığında zamanaşımı süresinin dolmadığını,
İşletme hakkı devir sözleşmesinin 7.4. maddesinde yer alan "Dağıtım Faaliyeti’nin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğu ...’a aittir. ... tarafından yürütülmüş bulunan bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabı ...’tır. Bu talepleri konu alan icra takibi ve davalar ... tarafından yürütülür ve sonuçlandırılır.
Bu takip ve davalardan doğacak her türlü mali yükümlülük ... tarafından karşılanır." hükmü uyarınca dava konusu rücu talebine konu olayın 24.07.2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesinin yürürlüğe girmesinden önceki dönemde ...’ın yürütmüş olduğu elektrik dağıtım faaliyetlerinden kaynaklı olarak yapılan dava ve takip giderlerine ilişkin olduğu,
bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olacağı, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile tespit edilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme günlerinden geçerli avans faizi yürütülmesi gerektiği gerekçesiyle; " Davanın kabulü ile, 246.513,00 TL'nin 11/12/2014 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiş, karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının hatalı olduğunu, alacağın zamanaşımı süresinin 2 yıl olup zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, dayanak ilamda davacının kusur sorumluluğu % 15 olarak belirlenmekle ancak bu oranda sorumlu tutulabileceğini, kalan kısımdan davacının sorumlu olduğunu, ilama dayalı ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmadığını, davanın İHDS hükümleri ile Hisse Devir Sözleşmesi hükümlerine aykırı olduğunu, dayanak davada şirket lehine hükmedilen 6.850-TL vekalet ücreti bulunduğunu, şirketin mal varlığında gerçekleşen azalma oranında talepte bulunabileceğini, faiz türü ve başlangıcının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı şirket, davalı ile arasındaki 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi uyarınca, 30/07/2005 tarihinde gerçekleşen iş kazası nedeniyle, İHDS 7.4. Maddesi gereğince davalı ...'ın sorumluluğunda bulunduğu halde, kesinleşen ilama dayalı olarak icraen kendisi tarafından 3. kişilere ödenen 246.513-TL tazminatın, ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'tan rücuen tahsilini dava ve talep etmiş, Davalı ...; yapılan ödemeler nedeniyle sözleşme hükümleri kapsamında sorumlu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiş, Mahkemece; yazılı olduğu üzere, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hemen belirtmek gerekirse, dava işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkin olup taraflar arasında akdedilen 24/07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesinin tanımlar ve kısaltmalar başlıklı 2.1. maddesinde bu sözleşmede geçen "..."ın ... Anonim Şirketini, "Şirketin" ise ...
Anonim Şirketini ifade ettiği, 7.4 maddesinde "Dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğu ...'a aittir. ... tarafından yürütülmüş bulunan bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülebilecek her türlü talebin muhatabı ...'dır.", 7.5. maddesinde "Dağıtım Faaliyeti’nin Şirket tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyet kapsamında gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğu Şirket’e aittir.
Şirket tarafından yürütülmüş bulunan bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabı Şirket’tir. Bu talepleri konu alan icra takibi ve davalar Şirket tarafından yürütülür ve sonuçlandırılır.
Bu takip ve davalardan doğacak her türlü mali yükümlülük Şirket tarafından karşılanır.", 7.6. maddesinde "Sözleşmenin imza tarihinden önce Dağıtım tesisleri ile Dağıtım Tesisleri’nin işletilmesinden kaynaklanan her türlü hukuki ve cezai sorumluluk ...’a aittir. Bu dönemde yürütülmüş bulunan bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabı ...’tır.
Bu talepleri konu alan icra takibi ve davalar ... tarafından yürütülür ve sonuçlandırılır.
Bu takip ve davalardan doğacak her türlü mali yükümlülük ... tarafından ödenir.", 7.7 maddesinde "Sözleşmenin imza tarihinden sonra dağıtım tesisleri ile dağıtım tesislerinin işletilmesinden kaynaklanan her türlü hukuki ve cezai sorumluluk şirkete aittir.", 18.6. maddesinde ise "Şirket… bu sözleşmeye dayanarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti de dahil olmak üzere başkaca bir kamu kurum veya kuruluşundan talepte bulunulamayacağını, (...) ...’tan masraf, zarar veya herhangi bir isim altında hiçbir talepte bulunmayacağını gayrikabili rücu ve kayıtsız şartsız olarak beyan, kabul ve taahhüt eder." hükümleri yer almaktadır.
Bursa 2. İş Mahkemesi'nin, 2009/1211 Esas 2013/248 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde. 30/07/2005 tarihinde, Gürsu Belediyesi Sanat Şenlikleri Festivali organizasyon işleri sırasında, elektrik akımına kapılarak vefat eden dava dışı ... mirasçıları ... ve ... tarafından, 14/12/2009 tarihinde, davacı ... A.Ş. ile bir kısım dava dışı 3.kişiler aleyhine maddi ve manevi tazminat istemiyle açılan bu davada, mahkemece.
"Davanın maddi tazminat yönünden feragat nedeni ile reddi, manevi tazminat yönünden kısmen kabulü ile, Baba ... için 50.000,00.TL, üvey anne ... ve çocuklar ... ile ... için ise 20.000,00.'er TL. Toplam 110.000,00. TL.
Manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.07.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine..." ilişkin karar verildiği, verilen bu kararın, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 17/11/2014 tarih, 2014/22166 Esas 2014/23949 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği görülmektedir.
Bursa 5. İcra Müdürlüğü'nün 2013/8349 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Dava dışı ... ve ... tarafından, 18/07/2013 tarihli takipte, davacı ... A.Ş. ile bir kısım dava dışı 3.kişiler aleyhine 50.000-TL yeni alacak kalemi, 20.000-TL ... Manevi Tazminat, 20.000-TL ... Manevi Tazminat, 20.000-TL B. ... Manevi Tazminat, 36.501,37-TL geçmiş gün faizi, 14.600,55-TL geçmiş gün faizi, 14.600,55-TL geçmiş gün faizi, 14.600,55-TL geçmiş gün faizi, 10.850-TL ilam vekalet ücreti, 112,36- TL geçmiş gün faizi, 2.850,99-TL yargılama gideri, 29,53-TL geçmiş gün faizi olmak üzere toplam 204.145,90-TL tutarlı ilamlı icra takibi başlatıldığı, dosya borcuna istinaden davacı ... A.Ş. tarafından, 11/12/2014 tarihinde 246.513-TL ödeme yapılarak dosyanın infaz edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, deliller toplandıktan sonra dosya kapsamı üzerinden aldırılan 20/05/2022 tarihli bilirkişi raporu kapsamında özetle; " Rücu talebine konu davanın dava dışı 3. kişi konumunda olan ...'nün mirasçıları tarafından ...’ın elektrik dağıtım faaliyetini yürüttüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesinden kaynaklı olarak maddi ve manevi tazminat istemli olarak açıldığı,
24.07.2006 tarihinde akdedilen işletme devir hakkı sözleşmesinde yer alan dağıtım faaliyeti’nin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olacağı, bu talepleri konu alan icra takibi ve davaların ... tarafından yürütüleceği ve sonuçlandırılacağı, bu takip ve davalardan doğacak her türlü mali yükümlülüğün ... tarafından karşılanacağına ilişkin hükmü uyarınca davacının rücu talebinin yerinde olduğu,
bununla birlikte davalı ...'ın Bursa 2. İş Mahkemesi'nin 2009/1211 Esas sayılı dosyasında ihbar olunan sıfatı ile de yer aldığı UYAP sisteminde görüldüğünden işlemiş faiz, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu olduğu, bu itibarla mahkeme ilamlarına istinaden davacı tarafından 11.12.2014 tarihinde ödenen 246.513,00 TL tutarındaki alacağı işleyecek ticari faiz ile birlikte talep edebileceği kanaatine varıldığı..." hususları bildirilmiş olup mahkemece, bilirkişi raporu gerekçeli ve denetime elverişli bulunarak hükme esas alınmıştır.
Somut olayda az yukarıda incelenen kesinleşen dava ve infaz edilen takip dosyaları kapsamına göre, işletme hakkı devir sözleşmesinin 7.4. maddesinde yer alan "Dağıtım faaliyetlerinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğu ...'a aittir. ... tarafından yürütülmüş bulunan bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülebilecek her türlü talebin muhatabı ...'dır." hükmü uyarınca dava konusu rücu talebine konu olayın, dava dışı 3. kişi konumunda olan ...’nün 30/07/2005 tarihinde geçirdiği iş kazasından kaynaklandığı,
dava konusu olayın, 24/07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesinin yürürlüğe girmesinden önceki dönemde ...’ın yürütmüş olduğu elektrik dağıtım faaliyetlerinden kaynaklı yapılan dava ve takip giderlerine ilişkin olduğu, bu nedenle davalının sorumluluğunda bulunduğuna yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalının, aksi yöndeki sözleşme hükümlerine dayalı savunmaları yerinde olmayıp buna ilişkin istinaf istemleri yerinde değildir.
Taraflar arasında akdedilen İHDS'nin 7.4 maddesi uyarınca, dağıtım faaliyetinin davalı tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğunun davalıya ait olduğu ve yine bu kapsamda üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek talep ve davalardan doğacak her türlü mali yükümlülüğün de davalı tarafından karşılanacağı düzenlenmiştir.
Bu durumda davacı tarafından yapılan ödemenin tamamından davalı sorumlu olup Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 22/01/2018 tarih, 2016/6555 Esas 2018/522 Karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır. O halde mahkemece, davalının, kusura ilişkin % 15 oranıyla sorumlu tutulması gerektiği yönündeki savunmalarına itibar edilmemesi isabetli olduğundan, davalının bu hususa ilişkin istinaf isteminin reddi gerekir.
İHDS'nin 7.4 maddesi kapsamında dava ve takiplerde davacı tarafa herhangi bir bildirim yükümlülüğü getirilmemiş olduğundan ve davacının mal varlığındaki eksilme de ödeme tarihlerinde gerçekleştiğinden, mahkemece, talep doğrultusunda ödeme tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesi de doğru olup faiz başlangıç tarihine yönelik davalının istinaf istemleri yerinde olmadığından reddi gerekir.
Yine rücuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde olup davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden, davacı iş bu dava da her iki taraf da tacir olduğundan avans faizi talep edilebilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/04/2016 tarih ve 2016/2239-2016/4044 E.-K. Sayılı emsal kararı). Buna göre, talep doğrultusunda mahkemece, ödeme tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davada avans faizi istenemeyeceğine yönelik istinaf istemleri de yerinde değildir.
Davalı tarafından, davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığı ileri sürülmüş ise de; davacı tarafından, dava dışı işçiye ödemenin 11/12/2014 tarihinde yapıldığı ve eldeki rücu davasının Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca 10 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşıldığından, bu yöndeki istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Davalı, dayanak davada davacı lehine takdir edilen vekalet ücreti ücretinin mahsubu gerektiğini ileri sürmüş ise de; rücuya dayanak davada davacı lehine reddedilen miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 29/05/2015 tarih 2013/2065 Esas 2015/1291 sayılı kararı uyarınca da vekalet ücreti davacının rücuya esas davadaki borcu sebebiyle takas ve mahsup edilemeyecektir.
Rücuya esas davada davacı lehine hüküm altına alınan vekalet ücreti davacı tarafından icra dosyalarına ödenen bedel olarak nitelendirilemeyecektir. İş bu davada davacı, icra dosyasına ödediği bedelin tahsilini talep etmiş, ödeme yapıldığı sırada rücuya esas davada lehine hükmedilen vekalet ücretinin mahsubu yoluna gidilmemiştir.
Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile davacının icra dosyasına yapmış olduğu ödeme tespit edilmiş, mahkemece de bu tespit çerçevesinde davacının, davalıdan talep edebileceği rücuen tazminat miktarı tespit edilmiştir. Hal böyle olunca davalı vekilinin bu yöndeki istinaf istemine de itibar edilmemiştir.
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan- Üye - Üye Zabıt Katibi-
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/1510, K. 2025/93, 14 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama