KÜNYE
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/155 E., 2024/181 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2024
- Dosya no
- 2022/155
- Karar no
- 2024/181
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/11/2021
- Numarası
- 2021/213 Esas 2021/968 Karar
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/03/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 05/03/2024
Karar Metni
2.090 kelime·10 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının icra takibine itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, dava konusu alacakla ilgili derdest dava bulunduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda dava konusu kredinin derdestlik itirazında bulunulan dosyayla bir ilgisinin bulunmadığı, faiz oranlarının taraflar arasındaki sözleşme ve bankacılık kanunu hükümlerine göre uygun olduğu, davacının takip tarihi itibarıyla alacaklı olduğu miktarın tespit edildiği,
davacı alacağının sözleşmeye dayalı olması nedeniyle belirli ve likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra takip dosyasına itirazının kısmen iptaline, takibin 6.665,03 TL asıl alacak, 19,51 TL cari faiz, 1295,86 TL temerrüt faizi, 65,76 TL BSMV, 76,00 TL ihtarname masrafı olarak toplam 8.122,12 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, devamına karar verilen asıl alacağın %20'si oranındaki 1.333,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dileklerinde aslında dava konusu edilen alacağın Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/360 Esas 2021/246 Karar sayılı davası ile zaten talep edildiğini, bu nedenle derdestlik itirazında bulunduğunu, bilirkişi raporuna da süresinde itiraz etmelerine rağmen itirazlarının değerlendirmeden davanın kabulüne karar verildiğini, kararın dosya kapsamına, delil durumuna aykırı olduğunu, derdestlik itirazına konu edilen ve halen istinaf aşamasında olan davadan önce davalının davacı nezdindeki tüm hesapları kat edilerek haksız yere icra takibi yaptığını, takibe itiraz edilmiş olup,
yapılan yargılamada itirazın iptaline karar verildiğini, karara karşı istinaf başvurusu yapıldığını, ilgili dosya incelendiğinde dava konusu edilen sözde kredili mevduat hesabı alacağının da dava kapsamında olduğunun görüleceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, davacının kötü niyetli olarak takip yapması nedeniyle %20 kötüniyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 14/07/2021 tarihli rapor, Eskişehir 4. İcra Müdürlüğünün 2020/1641 sayılı takip dosyası sureti, genel kredi sözleşmesi sureti, hesap kat ihtarı, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/360 Esas 2021/246 Karar sayılı kararı ile anılan dosyada bankacı bilirkişiden alınan 21/01/2021 tarihli bilirkişi raporu, anılan dava konusu Eskişehir 2. İcra Müdürlüğünün 2020/2324 sayılı takip dosyasına ilişkin ödeme emri sureti, davalının banka hesap hareketleri, KMH sözleşmesi ve KMH'dan tahsilat onay formu dosya içerisinde yer almaktadır.
Dava konusu Eskişehir 4. İcra Müdürlüğünün 2020/1641 sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı borçlu aleyhine genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan toplam 8.525,04 TL nakit alacağın tahsili talebi ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 17/03/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 7 günlük itiraz süresi içerisinde 17/03/2020 tarihinde takibe konu borca itiraz ettiği, işbu itirazın iptali davasının İİK'nun 67. maddesi uyarınca, itiraz dilekçesinin alacaklı/vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya içeriğiyle sabittir.
Anılan icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinin davacı banka ile davalı arasında 04/09/2018 tarihli 100.000,00 TL limitli olarak akdedildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından kredi hesabı kat edilerek davalıya hesap kat ihtarnameleri gönderilmiştir. 04/03/2020 tarihli ihtarnamede pos cihazından yapılan işlemlere ilişkin tutarın bankadan çekildiği, yapılan işlemlere harcama itirazlarının yapıldığı, işlemlere ilişkin sliplerin ibraz edilemediği belirtilerek 390.890,66 TL banka alacağının 24 saat içinde ödenmesi ihtar edilmiştir. 28/05/2019 tarihli ihtarnamede ise kredilerden kaynaklanan 105.271,17 TL ile KMH'dan kaynaklanan 6.808,45 TL banka alacağının 24 saat içinde ödenmesi talep edilmiştir.
Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda, taraflar arasında genel kredi sözleşmesi ve KMH talep ve bilgilendirme formu imzalandığı, dava konusu KMH kredisinin bu sözleşme kapsamında kullandırıldığı, dava konusu kredinin istinaf incelemesine konu olan Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/360 Esas 2021/246 Karar sayılı dosyayla bir ilgisinin bulunmadığı, sözleşmeye uygun olarak cari ve temerrüt faiz oranlarının uygulandığı, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan toplam 8.122,12 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Davacı tarafından aşamalarda derdestlik itirazına dayanak olarak ileri sürülen Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/360 Esas 2021/246 Karar sayılı dosyasında davacı TEB A.Ş. tarafından davalı Mevlüt Önder Uslu hakkında alacağın tahsili için başlatılan Eskişehir 2. İcra Müdürlüğünün 2020/2324 sayılı takip dosyasına itirazının iptali talebiyle dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın istinaf incelemesinde bulunduğu görülmüştür.
Anılan dava konusu Eskişehir 2. İcra Müdürlüğünün 2020/2324 sayılı takip dosyasında davacı banka tarafından davalı borçlu aleyhine toplam 396.425,61 TL alacağın tahsili talebiyle icra takibi başlatıldığı, davalının ödeme emrinin tebliği üzerine takibe konu borca itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Derdestlik itirazına dayanak davada bankacı bilirkişiden alınarak hükme dayanak yapılan raporda, taraflar arasında imzalanan üye iş yeri sözleşmesi kapsamında davalıya pos cihazı tahsis edildiği ve mail order tanımlandığı, chargeback işlemleri nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olduğu miktar tespit edilmiştir.
Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiş, davalı yan davacıya borcunun bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu hükme esas alınarak yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı tarafından kredi hesabının kat edilerek davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan talep edebileceği alacak bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, aynı alacağa ilişkin davacının davalı aleyhine daha önce icra takibi başlatıp başlatmadığı, bu icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine itirazın iptali davası açılıp açılmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davalı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, HMK'nun 114/1.ı maddesi uyarınca aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması dava şartıdır. HMK'nun 115. maddesi uyarınca dava şartlarının mevcut olup olmadığını taraflar her zaman ileri sürebileceği gibi, mahkemece de davanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığı kendiliğinden araştırılacaktır.
Davalı yan aşamalarda davacının aynı alacağa ilişkin olarak daha önce başlattığı icra takibine itirazın iptali davasının görüldüğünü, işbu itirazın iptali davasının derdest olduğunu ileri sürmüştür.
Anılan iddiaya dayanak Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/360 Esas 2021/246 Karar sayılı kararı ve karara dayanak bilirkişi raporu incelendiğinde, davaya konu icra takibi ile tahsili talep edilen alacak taraflar arasında imzalanan üye iş yeri sözleşmesi kapsamında davalıya pos cihazı tahsis edildiği ve mail order tanımlandığı belirtilerek alacağın chargeback işlemlerinden kaynaklandığı tespit edilmiştir.
İşbu dava konusu icra takibi ile talep edilen alacak ise genel kredi sözleşmesi ve KMH sözleşmesi kapsamında davacı banka tarafından davalıya kullandırılan krediden kaynaklanmaktadır.
Nitekim yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile de, işbu dava konusu kredinin Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/360 Esas 2021/246 Karar sayılı dava dosyasına konu alacak ile ilgisinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
Hal böyle olunca, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/360 Esas 2021/246 Karar sayılı dava dosyasına konu alacağın chargeback işlemlerinden kaynaklandığı, işbu dava konusu alacağın ise genel kredi sözleşmesi ve KMH sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklandığı, dava konusu alacakların aynı alacağa ilişkin olmadığı, derdest dava bulunmadığı, HMK'nun 114/1-ı maddesindeki dava şartının gerçekleştiği gözetilerek mahkemece işin esasına girilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Öte yandan, yukarıda açıklandığı üzere davacı ile davalı arasında genel kredi sözleşmesi, KMH sözleşmesi ve KMH'dan tahsilat onay formu imzalanmıştır.
Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan alacaklı olduğu miktar tespit edilmiştir. Alınan rapor ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli niteliktedir.
Bu durumda mahkemece, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan alacaklı olduğu miktarın tespit edildiği, tespit edilen alacağa yönelik davalı itirazının haksız olduğu, alacağın likit bulunduğu gözetilerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davalı vekilinin istinaf itirazlarının kamu düzenine aykırılık yönünden incelenmesine gelindiğinde, davacı yan, takip talebinde takip tarihinden itibaren asıl alacağa %31,80 oranında temerrüt faizi ve faizin gider vergisi talep etmiş ise de, mahkemece yapılan yargılama sonunda takip tarihinden itibaren asıl alacağa işletilecek temerrüt faizi ve %5 BSMV'si yönünde hüküm kurulmayarak infazda tereddüt oluşturulduğu gibi, dava konusu icra takibi ile tahsili talep edilen alacak ticari KMH kredisinden kaynaklanmakta olup, 5464 sayılı Kanuna tabidir.
5464 sayılı Kanun uyarınca kredili mevduat hesaplarında temerrüt faiz oranı ise TCMB tarafından her yıl belirlenecek olup, bu yetki kapsamında her yıl belirlenecek oranın uygulanmasını engelleyecek şekilde takipte sabit bir oranın belirtilmesi de infazda tereddüt yaratacak olup, bu durum kamu düzenine aykırılık oluşturmaktadır. Dairemizce yeniden kurulan hüküm sırasında takip tarihinden itibaren hüküm altına alınan asıl alacağa takip talebinde yer alan oranın %31,80 olduğu gözetilerek bu oranı aşmamak üzere 5464 sayılı Kanun uyarınca temerrüt faizi işletilmesine karar verilmiştir.
Öte yandan, hüküm altına alınan alacak genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Alacak likit, bir başka anlatımla bilinebilir ve hesaplanabilir niteliktedir. Bu durumda, mahkemece davacı alacaklı yararına İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya uygun ise de, hüküm altına alınan toplam alacak miktarı yerine asıl alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi yasaya aykırı ise de, bu durum istinaf kanun yoluna başvuran davalı yararına olduğundan eleştirilmekle yetinilerek Dairemizce yeniden kurulan hüküm sırasında aleyhe hüküm kurma yasağı gözetilerek hüküm altına alınan asıl alacak miktarı üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Tüm bu nedenlerle, ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında kamu düzenine aykırılık da gözetilerek isabet görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kamu düzenine aykırılık gözetilerek kaldırılmasına, davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, davanın kısmen kabulüne, hüküm altına alınan asıl alacak yönünden davacı yararına icra inkar tazminatına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/155, K. 2024/181, 7 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama