İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1679 K.2025/154

Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup…

Esas2022/1679Karar2025/154Tarih26 Şubat 2025Okuma10 dk · 1.952 kelime

KÜNYE

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/1679 E., 2025/154 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
26 Şubat 2025
Esas no
2022/1679
Karar no
2025/154
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
28/06/2022
Numarası
2021/3 Esas 2022/548 Karar
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Dava
Alacak (İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
05/01/2021
Karar yazım tarihi
10/03/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.952 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandığını, dağıtım faaliyetlerinin davalı tarafından yürütüldüğü dönemde 25/11/2005 tarihinde gerçekleşen iş kazası nedeniyle yaralanan işçinin uğradığı maddi zararın tazmini talebiyle açılan dava sonucu verilen kararın icra takibine konulması nedeniyle icra dosyasına ödenen miktardan davalının sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 119.066,43 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, ... ile %100 hisselerine sahip olduğu 20 elektrik dağıtım şirketi arasında dağıtım varlıklarının işletilmesine ilişkin işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandığını, özelleştirme modeli gereği hisse devri aşamasında bilanço çalışmaları yapılarak davacı tarafından devre esas mizan düzenlendiğini ve bu mizan kayıtları esas alınarak devre esas bilanço belirlenmiş olup bu işlemler sonucunda geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirildiğinden davacı şirketin geçmiş yıllara ilişkin olarak müvekkili kurumdan herhangi bir talepte bulunmasının mümkün olmadığını,

rücu davasına konu mahkeme kararında bahsi geçen alacağın İHDS kapsamında davacı şirket tarafından talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafından dava dışı kişilere fazla ödeme yapıldığını, fazla ödemenin müvekkilinden talep edilemeyeceğini, müvekkilinin ancak dayanak davada hükmedilen bedelden sorumlu tutulabileceğini, alacağın avans faiziyle birlikte tahsilinin istenemeyeceğini, müvekkiline takibe ilişkin giderlerden, vekalet ücretinden karara ilişkin yapılan ilişkin diğer masraflardan ve faizden sorumlu olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, dava dışı işçinin 25/11/2005 tarihinde geçirdiği iş kazasında yaralanması sebebiyle uğradığı zararın tazmini talebi ile davalı ...

Müessese Müdürlüğü aleyhine açılan davada yapılan yargılama sonunda asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verildiği, bu kararın icra takibine konulması nedeniyle davacının icra dosyasına 04/07/2019 tarihinde toplam 119.066,73 TL ödediği, taraflar arasında akdedilen işletme hakkı devir sözleşmesinin 7.1 maddesinde sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun ...'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de;

dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğunun hükme bağlandığı, davacı tarafından yapılan ödeme işletme hakkı devir sözleşmesinin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden olaya dayandığı, rücuen alacağa dayanak olan davada davacının bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının ödediği bedeli davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunduğu,

rücuen alacağa dayanak davadaki uyuşmazlığın dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olmaması karşısında sözleşmenin 7.2 maddesi uyarınca davacının ihbar yükümlülüğü de bulunmadığı, davacı icra dosyasına ödediği tüm bedelin rücuen tahsilini davalıdan talep edebileceği, rücuen tazminat talebi başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren her iki taraf da tacir olduğundan avans faizi talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne,

119.066,43 TL'nin 04/07/2019 ödeme tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işletme hakkı devir sözleşmesinin 7. maddesi ile üçüncü kişilerin hak iddialarının düzenlendiğini, rücuya dayanak olayın şirket işçisinin uğradığı iş kazasına ilişkin olduğundan İHDS'nin 7. maddesi anlamında üçüncü kişi alacağı kapsamında olmadığını, müvekkilinin sözleşmeleri devam eden aboneleriyle, işçileriyle, yüklenicileriyle, araç ve gereçleriyle, hak ve borçlarıyla birlikte dağıtım faaliyeti devam eden şirketleri devrettiğini, içi boş sadece bir tabeladan ibaret bir şirketi devretmediğini,

dolayısıyla o tarihte yapılan işin bir parçası olan ve dağıtım şirketleriyle sözleşmesel ilişkisi devam eden yüklenicileri ve bu yüklenicilerin işçilerini 3. kişi olarak değerlendirmenin mümkün olmadığını, hisse devir sözleşmesinin 6. maddesinde de işçi alacaklarından davacı şirketin sorumlu olduğunun açıkça düzenlendiğini, her iki sözleşme açısından da rücu edilmesi mümkün olmadığını, davaya dayanak dava ve icra dosyalarında davacı yanında ... İnşaat Elektrik San. Tic. Ltd.

Şirketi'nin de davalı borçlu olarak yer aldığını, dava dosyasında mahkemece adı geçenlerin müşterek müteselsil sorumluluğuna hükmedildiğini, mahkemece verilen hükme esas alınan kusur raporunda ... İnşaat Elektrik San. Tic. Ltd. Şirketi'nin %75 oranında, kazalı işçi ...'nin ise %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, mahkemece öncelikle davacının müşterek müteselsil sorumlu olan ... İnşaat Elektrik San. Tic. Ltd.

Şirketi'ne rücuya dayanak dava nedeniyle yasal yollara başvurulup başvurulmadığı, rücu edilip edilmediğinin tespiti gerekirken doğrudan yapılan ödemeler nedeniyle müvekkilinin sorumlu olduğu yönünde tespitte bulunulmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tarafından yapılan ödemeye ilişkin hesaplama yapılmadığını, dolayısıyla ödenen miktarın ödenmesi gerekip gerekmediği yahut müvekkilinin sorumluluğunu arttırıcı şekilde hareket edilip edilmediği,

ödemenin fazla olup olmadığının değerlendirilmediğini, bu yönüyle eksik inceleme neticesinde oluşturulduğu anlaşılan bilirkişi raporunun mahkemece esas alınarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, gerekçeli kararda dayanak davaların müvekkile ihbar edilmediği ve ihbarın gerekmediği belirtildiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte sorumluluğun müvekkiline ait olduğu varsayımında da davacı şirket tarafından, davanın açıldığına ilişkin müvekkili kuruma ihbar yapılması gerektiğini, ihbar olmaksızın müvekkilinden sorumluluğu kapsamında olan bir davanın açıldığından haberdar olmasının beklenemeyeceğini, müvekkilinin haberdar olmadığı,

bilgisi dışında yürütülen ve sonuçlandırılan davadan sorumlu tutulmasının da kabul edilemeyeceğini, mahkemece avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, istinaf edilen karara konu alacak talebinin dayanağı olan davada, alacağın yasal faizi ile birlikte ödenmesine hükmedildiğini, davacı tarafından ödemelerin yasal faiz üzerinden yapıldığını, istinafa konu davanın rücu davası olduğunu, bu bağlamda dayanak dosyada yasal faiz ile birlikte ödeme yapılmış olduğundan mahkemece faize hükmedilmesi halinde yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, aksinin davacının haksız kazanç sağlaması ile sebepsiz zenginleşmesine neden olacağını,

faiz başlangıcı olarak belirlenen tarihin hatalı olduğunu, mahkeme kararında ödeme tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine hükmedildiğini, mahkemenin bu tespitinin hatalı bulunduğunu, faiz başlangıcı yönünden, mahkemece öncelikle müvekkilinin ne zaman temerrüte düşürüldüğünün belirlenmesi ve bu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, müvekkilinin temerrüte düşürüldüğünün tespit edilememesi halinde davaya konu alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, müvekkilinin icra masraf ve giderlerinden sorumlu tutulamayacağını,

davacının sözleşme gereğince gerekli tedbirleri alma ve dosyayı ihbar etme yükümlülüğü bulunmasına rağmen, mahkeme kararında hüküm altına alınan alacak kalemlerini icra takibine mahal vermeden ve gecikmeksizin ödemediği ve dosyanın hiçbir aşamasında müvekkilini haberdar etmediğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere bu durumda müvekkilinin ancak mahkeme rücu davasına dayanak teşkil eden davada hükmedilen bedelden sorumlu olacağını, ilam sonrası faiz,

icra takibi ve buna ilişkin giderler kısmına ilişkin ilamın takibe konu edilmesinde davacının kusurunun bulunduğu için bu kısımların müvekkiline rücu edilmesinin mümkün olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Akhisark 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (İş Mahkemesi sıfatıyla) 2018/29 Esas 2018/228 Karar sayılı dosyası ile aynı mahkemenin birleşen 2015/4 Esas 2015/1 Karar sayılı dosyasının davacısı ..., davalıları ... İnşaat ... Ltd. Şti. ile ... olup, 25/11/2005 tarihinde iş kazası sonucu yaralanan işçinin uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini talebiyle açılan asıl ve birleşen davada verilen asıl davanın kabulü, birleşen davanın kısmen kabulü kararının Ankara 30. İcra Müdürlüğü'nün 2019/7526 (eski 2013/368) sayılı dosyası ile ... İnşaat ... Ltd. Şti. ile ... Elektrik Dağıtım Müessese Müdürlüğü aleyhine icra takibine konulması sonucu davacının icra dosyasına 04/07/2019 tarihinde 119.066,43 TL ödediği anlaşılmıştır.

Sözleşme hükümleri ile birlikte somut olay ve davalı vekilinin istinaf itirazları birlikte incelendiğinde; 25/11/2005 tarihinde iş kazası sonucu yaralanan işçinin uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini talebiyle açılan asıl ve birleşen davada asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen kararın icra takibine konulması sonucu davacının icra dosyasına 04/07/2019 tarihinde 119.066,43 TL ödediği dosya içeriğiyle sabittir.

Taraflar arasında akdedildiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmayan 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.1 maddesinde; sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun ...'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu hükme bağlanmıştır.

Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından yapılan ödeme İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden olaya dayanmaktadır. Rücuen alacağa dayanak olan Akhisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki davanın davacısı olan ... bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının ödediği bedeli davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunmaktadır.

Rücuen alacağa dayanak davadaki uyuşmazlığın dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olmaması karşısında sözleşmenin 7.2 maddesi uyarınca davacının ihbar yükümlülüğü de bulunmamaktadır. Davacı icra takibi sonucu 04/07/2019 tarihinde 119.066,43 TL ödemiş olup, yapılan ödemelere ilişkin tahsilat makbuzları icra dosyasında yer almakta olup, tahsilat makbuzlarıyla yatırılan bedelin davacı tarafından yatırıldığı sabittir.

Bu nedenle davacı icra dosyalarına ödediği tüm bedelin rücuen tahsilini davalıdan talep edebileceğinden davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/03/2016 tarih 2015/13510 esas 2016/3219 karar sayılı emsal içtihadı).

Davalı vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf itirazının incelenmesinde; alacak taraflar arasında imzalanan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne dayandığından bu davada uygulanması gerekli olan zamanaşımı süresi Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca 10 yıl olup davanın da bu süre içerisinde açıldığı anlaşıldığından bu yöndeki itiraz yerinde görülmemiştir.

Öte yandan, Hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.4. maddesinde "...İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla", 22. maddesinin f bendinde "Alıcı ihale konusu hisseleri devir aldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla..." hükümleri yer almaktadır. Anılan hükümler gözetildiğinde Hisse Satış Sözleşmesi karşısında İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi öncelikle uygulanacaktır.

Rücuen alacağa dayanak mahkeme ilamı ile meydana gelen iş kazasında ... ... Ltd. Şti.'nin %75, davacı işçinin %25 oranında kusurlu olduğu belirlendikten sonra hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminatın ... İnşaat ... Ltd. Şti.'nin yanı sıra davanın yönetildiği diğer davalı ...'tan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Dava dışı ... anılan ilama dayalı olarak ... Elektrik Dağıtım Müessese Müdürlüğü, ... İnşaat... Ltd.

Şti. aleyhine icra takibine girişmiş, takip sonucu işbu davaya konu edilen bedel icra dosyasına davacı tarafından ödenmiştir. Ödenen bedelden ise İHDS hükümleri uyarınca davalı ...'ın sorumlu olduğu iddiasıyla işbu dava açılmıştır.

Dosya içeriğinden rücuya esas davanın diğer davalıları ve mahkeme kararında meydana gelen iş kazasında kusurlu olduğu belirtilen diğer sorumlular tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapıldığına ilişkin bir bilgi ve belge dosyaya sunulmuş değildir.

Hal böyle olunca mahkemece davacının icra dosyasına yaptığı ödemenin tamamını davalıdan talep edebileceği, davacı yanın talebi de gözetilerek ödenen miktarın davalıdan tahsiline hükmedilmesi isabetlidir.

Davalı vekilinin açılan davada ödeme tarihinden itibaren avans faizi uygulanamayacağına yönelik itirazına gelindiğinde, rücuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren her iki tarafta tacir olduğundan avans faizi talep edebilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/04/2016 tarih ve 2016/2239-2016/4044 E.-K. Sayılı emsal kararı). Buna göre ilk derece mahkemesinin kararında ödeme tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Davalıdan alınması gerekli olan 8.133,42 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.034,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.099,42 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 26/02/2025

Başkan - Üye - Üye Zabıt Katibi -

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/1679, K. 2025/154, 26 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1679
Karar No
2025/154
Tarih
26 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1686 K.2025/216
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2022/1694 K.2025/170
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1735 K.2025/150
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1738 K.2025/76
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/1744 K.2025/308
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1773 K.2025/179

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.