İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1909 K.2025/517

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemli davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik verilen karara karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği…

Esas2022/1909Karar2025/517Tarih12 Mayıs 2025Okuma10 dk · 1.946 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2022/1909 E., 2025/517 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi

Karar tarihi
12 Mayıs 2025
Esas no
2022/1909
Karar no
2025/517
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
08/06/2022
Numarası
2021/332 Esas 2022/453 Karar
Dava
Banka Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan (İtrazın İptali
Dava tarihi
04/06/2021
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
12/05/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.946 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemli davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik verilen karara karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı; dava dışı ... İnşaat ... Ltd.Şti. ile imzalanan 10/01/2018 tarihli 40.000.000-TL tutarlı kredi sözleşmesini, borçlu şirketin ortağı olan davalıların müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, dava dışı asıl borçlunun kredi geri ödemelerini yapmaması üzerine, asıl borçlu ve davalı kefillere Beşiktaş 17. Noterliği'nin 19/10/2020 tarihli, 62627 yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, yine ödeme yapılmaması üzerine borçlular hakkında icra takibi başlatıldığını, asıl borçlu hakkında takip yapılmadan ve mevcut rehinleri paraya çevirmeden kefiller hakkında takip yapılabileceğini belirterek; davalıların icra takibine vaki itirazlarının iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı takdirine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar; açılan davayı kabul etmediklerini, davanın haksız olması nedeniyle reddi gerektiğini, dava dışı asıl borçlu ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti.nin ...

Parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşa edilen ... adlı projenin yapımı esnasında sarf edilmek üzere davacı bankadan kredi kullandığını, söz konusu sözleşmeye müteselsil kefil sıfatıyla taraf olduklarını, dava dışı borçlu şirketin protokol hükümleri gereği 17/01/2018 tarihinde proje arsası tapusunu üzerine alarak halihazırda 200 milyon değerinde taşınmaz üzerinde banka lehine ipotek bulunduğunu, projeden konut satışlarının yetersiz kalışına bağlı finansal sıkıntı nedeniyle Projenin ve konut satışlarının durdurulduğunu, 2019 yılı Kasım ayında durdurulan proje finansmanı için ...

Bankası, ... A.Ş. ve ...

Bankası A.Ş. ile kredi görüşmelerine başlanarak krediler kullanıldığını, ancak COVİD-19 salgını nedeniyle spor merkezlerinin kapatılması kararı alındığını, işbu dava tarihi itbariyle dahi spor merkezinin kapalı kalmaya devam etmesi nedeniyle hiçbir şekilde para kazanılmadığı gibi, bünyesinde yer alan AVM'nin indirgenmiş kira bedeli, ortak gider, vergi, SGK primleri, güvenlik gibi pek çok giderin devam ediyor olması nedeniyle yaklaşık 17 aydan bu yana önemli ölçüde zarara uğranıldığını, davacı tarafın yaşanan tüm bu gelişmelere rağmen krediyi kat ederek kefilleri ve asıl borçluyu temerrüde düşürdüğünü,

kredi taksit ödemelerinin bir müddet ertelenmesi yönünde talepte bulunulmasına karşın bu taleplerin kabul edilmediğini ve fahiş faiz oranları ile davacının takibe giriştiğini, mücbir sebep teşkil eden olaylar dolayısıyla temerrüdün oluşmadığı kabul edildiğinde, müteselsil kefil sıfatını haiz davalılar açısından da takip açılamayacağını, davalılardan ... ve ...'nın kefaletlerine ilişkin olarak eş muvafakatinin alınmadığını belirterek; haksız davanın reddine, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacı tarafından, genel kredi sözleşmesine dayalı dava dışı asıl borçlu şirkete 17/01/2018 tarihinde 3.600.020,74-TL, 18/01/2018 tarihinde 4.400.000-TL, 16/03/2018 tarihinde 2.999.700-TL, 04/05/2018 tarihinde 2.999.700-TL, 26/06/201 tarihinde 2.999.700-TL, 30/07/2018 tarihinde 2.999.700-TL tutarlı birden fazla taksitli ticari kredi kullandırdığını, bunun yanında asıl borçlu şirkete birden fazla çek tahsis edildiği, borçların ödenmemesi üzerine davacının kredi hesaplarını kat ederek dava dışı asıl borçlu ve davalılara ihtarname keşide ettiği, ihtara rağmen ödeme yapılmaması üzerine takibe girişildiği,

somut hadisede davalı kefillerin kat tarihindeki borç miktarından ve kendi kefaletlerinden kaynaklı faiz borcundan sorumlu olduğu, kefillerin, temerrüt tarihlerine göre sorumluluk tutarlarının hesabının gerektiği, davalıların ileri sürdükleri itirazların yerinde olmadığı, davacı bankanın kat tarihi itibarıyla ticari krediler için fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranı olan yüzde 16.53'ün düzenlenen sözleşmeye bağlı olarak % 50 fazlası ile temerrüt oranını belirleyebilmesi dikkate alındığında, takip tarihi itibarıyla uygulanması gerekli temerrüt faizi oranının % 24.795 (yüzde 16,53x1.50) olduğu,

yukarıda belirtilen kat tarihi, temerrüt tarihi, akdi faiz oranı, temerrüt faiz oranı dikkate alınarak hazırlanan yargısal denetime elverişli hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacının davalılardan takip tarihi itibarıyla talep edebileceği tutar 29.284.462,68TL asıl alacak, 2.420.360,84TL işlemiş faiz, 121.018,04TL BSMV ve 26.790,67-TL masraf olmak üzere toplam 31.852.632,23-TL olduğu,

toplam alacağın takdiren yüzde 20'si üzerinden icra inkar tazminatının davalılardan tahsil edileceği, davacı tarafın 34.500,00-TL çek riskinin depo talebinden davalı kefilleri sorumlu tuttuğu, ancak bilindiği üzere kefillerin gayri nakit riskin depo talebinden sorumlu tutulması için sözleşmede bu hususta açık hüküm bulunması gerektiği, incelenen sözleşmede depo talebinden davalı kefillerin sorumlu olacağına yönelik açık bir düzenleme bulunmadığından davacıların bu yöndeki taleplerinin ise reddi gerektiği gerekçesiyle;

" davanın kısmen kabulü ile davalıların Ankara 30. İcra Müdürlüğünün 2021/2564 esas sayılı dosyasında asıl alacağın 29.284.462,68-TL'sine, işlemiş faizin 2.420.360,84-TL'sine, BSMV'nin 121.018,04-TL'sine ve masrafın 26.790,67-TL'sine olmak üzere toplam 31.852.632,23-TL'sine yaptıkları itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacak kalemine %24,795 oranında faiz işletilmesine ve faize %5 BSMV uygulanmasına,

takibin bu şekilde devamına, bu kalem alacak yönünde fazla istemin reddine, depo talebinin reddine, kabul edilen miktarın %20'si oranında hesap edilen 6.370.526,45 TL icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine" ilişkin karar verilmiş, karara karşı, davacı banka tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kabulünün, hükme esas alınan rapordaki 2. Seçeneğe dayalı olup bu hesaplama şeklinde esas alınan faiz oranlarının tamamen hatalı olduğunu, düşük oranlar esas alınarak alacağın eksik hesaplanmasına sebep olunduğunu, esas alınan faiz oranlarının, sözleşmeye ve kanuna aykırı olduğunu, mahkemece belirlenen % 24,795 temerrüt faiz oranının hatalı olduğunu, TCMB'ye bildirilen en yüksek cari faiz oranı % 28 olduğuna göre bunun sözleşme gereği % 50 fazlası olan temerrüt faiz oranının % 42 olması gerektiğini, kefillerin gayri nakdi alacaklardan da sorumlu olması gerektiğini ileri sürmüştür.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava, davacı tarafından davalılar aleyhine genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacakların tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK'67. Maddesi kapsamında iptali istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Hemen belirtmek gerekirse, Ankara 30. İcra Müdürlüğü'nün 2021/2564 Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde: Davacı tarafından, davalı kefiller aleyhine 05/03/2021 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde 29.404.433,20-TL asıl alacak, 3.234.487,65-TL işlenmiş temerrüt faizi, 161.724,38-TL BSMV, 26.790,67-TL masraf olmak üzere toplam 32.827.435,90-TL'nin tahsilinin istenildiği, takip dayanağının 40.000.000-TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi olduğu, ödeme emrinin davalılara 12/03/2021 tarihinde tebliği ile, davalıların 18/03/2021 tarihinde borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu, davacının, yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde ... bu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.

Takip dayanağı Genel Kredi Sözleşmesinin incelenmesinde; davacı banka ile asıl borçlu şirket olan ... İnş San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 10/01/2018 tarihinde 40.000,000-TL tutarlı genel kredi sözleşmesi akdedilerek sözleşmede davalılar ..., ... ve ...Ltd.

Şti.'nin müteselsil kefil sıfatıyla kefaletlerinin ve imzalarının bulunduğu, taraflar arasında ki kefalet sözleşmesinin, TBK hükümlerine uygun olarak kefalet tarihi, kefalet tutarı ve kefaletin müteselsil olduğu hususları kefillerin el yazısı ile yazılarak usulünce akdedildiği, kefillerin, kefalet limitini 40.000,000-TL olarak beyan ve kabul ettikleri, davalı gerçek kişilerin dava dışı asıl borçlu şirketin şirket ortağı oldukları, bu itibarla eş rızasının da gerekmediği,

davacı tarafından, genel kredi sözleşmesine dayalı dava dışı asıl borçlu şirkete 17/01/2018 tarihinde 3.600.020,74-TL, 18/01/2018 tarihinde 4.400.000-TL, 16/03/2018 tarihinde 2.999.700-TL, 04/05/2018 tarihinde 2.999.700-TL, 26/06/201 tarihinde 2.999.700-TL, 30/07/2018 tarihinde 2.999.700-TL tutarlı birden fazla taksitli ticari kredi kullandırıldığı, ayrıca asıl borçlu şirkete çek tahsis edildiği,

dava dışı asıl borçlu tarafından, ticari kredilerden kaynaklı borçların ödenmemesi üzerine davacının kredi hesaplarını kat ederek dava dışı asıl borçlu ve davalılara ihtarname keşide ettiği, ihtara rağmen ödeme yapılmaması üzerine takibe girişildiği görülmüştür.

Davacı banka tarafından, dava dışı asıl borçlu ve davalı kefillere T.C. Beşiktaş 17. Noterliği marifetiyle gönderilen 19/10/2020 tarihli 62627 yevmiye nolu ihtarname ile 28.921.919,19-TL nakit alacağın ödenerek 13.467-TL gayrinakit alacağın depo edilmesi için muhataplara 3 gün süre verildiği, tebliğ şerhine göre ihtarnamenin dava dışı asıl borçlu şirket ile dava kefillere 20/10/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalıların, verilen atıfet süresinin eklenmesi ile 24/10/2020 tarihinde temerrüde düşmüş kabul edileceği, takip talebinde davalıların temerrüt tarihinin bankaca, 26/10/2020 olarak belirlendiği anlaşılmıştır.

Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında, davalı şirket ortaklarının müteselsil kefaleti ile genel kredi sözleşmesi imzalanarak bu sözleşmeye dayalı asıl borçlu şirkete krediler kullandırılmış olduğu ve bu kredilerin asıl borçlu tarafından geri ödenmemiş olduğu hususu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık; davacı bankanın, takip tarihi itibari ile davalı kefillerden olan alacağının kapsam ve miktarının tayinine ilişkindir.

Hükme esas alınan bankacı bilirkişi ...'in 11/02/2022 tarihli raporunda;" Davacı Banka ile dava dışı asıl borçlu ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti. arasında 10/01/2018 tarihinde 40.000.000-TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, sözleşmede ... ve ... ile ... ...

Ltd.Şti.nin 40.000.000-TL limitle müteselsil kefaletleri mevcut olup kefalet akitlerinin, kefalet limiti, kefalet tarihi ve kefaletin müteselsil olduğu hususları davalı kefillerin el yazıları ile yazılmak suretiyle Borçlar Kanunu hükümlerine uygun olarak tesis edildiği, 04/07/2017 tarih 9359 sayılı Türkiye Sicil Gazetesinin 30. Sayfasında yer alan dava dışı ...

İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait sicil bilgilerine göre ... ve ...'un şirket ortağı oldukları, bu nedenle gerçek kişi kefillerin kefaletine ilişkin olarak eş muvafakatinin alınmasına yasal gerek bulunmadığının tespit edildiği, kredi sözleşmesinin ilgili hükmü gereğince temerrüt faizi oranının, davacı Bankaca Merkez Bankasına bildirilen oran üzerinden %33.00 olarak kabul edilmesi halinde, davacının davalılardan talep edebileceği tutarın.

29.404.433,20-TL asıl alacak, 3.234.487,65-TL işlemiş temerrüt faizi, 161.724,38-TL BMSV, 14.373,46-TL masraf, toplam 32.815.018,69-TL olarak tespit edildiği, bu halde davacının asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren %42 oranından işlemiş faiz talep edilebileceğini, yine temerrüt faizi oranının davacı bankaca Merkez bankasına fiilen uygulanacağı bildirilen en yüksek ticari kredi faiz oranı esas alınarak tespit olunan %24.795 olarak kabul edilmesi halinde ise, davacının, davalılardan talep edebileceği tutarın.

29.284.462,68-TL asıl alacak, 2.420.360,84-TL işlemiş temerrüt faizi, 121.018,04-TL BSMV, 14.373,46-TL masraf olmak üzere toplam 31.840,215, 02-TL tespit edildiği, bu halde asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren %24.795 oranı üzerinden işlemiş faiz talep edilebileceği, bu hususun mahkemenin takdirinde olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmede teminat mektubu ve çek yaprakları yasal garanti tutarlarından kaynaklı gayrinakdi riskin deposu talebinden kefillerin sorumlu olacağına dair açık bir hüküm bulunmadığı için depo talebine konu edilen 16.137 TL'den kefillerin sorumlu tutulamayacağı " hususlarının bildirildiği,

17/05/2022 tarihli ek rapor kapsamıyla davacı bankanın temerrüt faiz oranlarına yönelik itirazları karşılanarak aynı görüşlerin tekrar edildiği, takip talebinde talep edilen masraf tutarı olan 26.790,67-TL'nin bankaca talep edilebileceğinin belirtildiği görülmüş olup mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli olduğunun kabulüyle değerlendirme yapıldığı, temerrüt faiz oranlarının usulünce belirlendiği,

Dairemizce de yapılan inceleme sırasında UYAP sistemi üzerinden incelenen TCMB Faiz Oranları Raporu kapsamından da davacı banka tarafından söz konusu ticari kredilere fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının akdi % 16,53 olduğu, buna göre temerrüt faiz oranının, bilirkişi ve mahkeme kabulüne göre, % 50 fazlasıyla % 24,795 oranında olacağı yönündeki görüşün isabetli olduğu görülmüştür.

Hal böyle olunca mahkemece, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi ve Dairemiz uygulamaları doğrultusunda davacı bankaca aynı tür kredilere fiilen uygulanan kredi faiz oranının esas alınması suretiyle ticari krediler yönünden temerrüt faiz oranın % 24,795 olarak tespit edilmesi ile bankanın takip tarihi itibariyle kefillerden talep edebileceği tutarların hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılması,

mahkemece, taraflar arasında akdedilen sözleşmede teminat mektubu ve çek yaprakları yasal garanti tutarlarından kaynaklı gayrinakdi riskin deposu talebinden kefillerin sorumlu olacağına dair açık bir hüküm bulunmadığının kabulü ile depo talebine konu edilen 16.137-TL'den kefillerin sorumlu tutulamayacağına hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılması (Emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12/03/2020 tarih ve 2017/11-36 Esas 2020/290 Karar sayılı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/12/2023 tarih 2022/3534 Esas 2023/7327 Karar sayılı ilamları) ve ileri sürülen tüm istinaf sebeplerine nazaran mahkeme kabulünde usul ve yasaya

aykırı her hangi bir husus bulunmadığının anlaşılması karşısında, davacı bankanın tüm istinaf istemlerinin yerinde olmadığı değerlendirildiğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40-TL harçtan peşin alınan 220,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 394,70-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 12/05/2025

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/1909, K. 2025/517, 12 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1909
Karar No
2025/517
Tarih
12 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1909 K.2025/813
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/1910 K.2025/799
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1910 K.2025/575
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/1911 K.2025/854
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1911 K.2025/874
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1913 K.2025/824

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.