KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2022/1924 E., 2025/431 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2025
- Esas no
- 2022/1924
- Karar no
- 2025/431
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/09/2021
- Numarası
- 2020/433 Esas 2021/682 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 21/09/2020
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 25/04/2025
Karar Metni
1.775 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı bankanın, dava dışı asıl borçlu ... Proje Havalandırma Müh. Müş. İnş. San. Tic. Ltd.
Şti. ile genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi, business card üyelik sözleşmesi, ticari taşıt kredisi ve rehin sözleşmesi imzaladığını, davalı ...’in ise sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığını, imzalanan sözleşmelere dayalı olarak asıl borçlu şirkete kredi kullandırıldığını, ticari kredi kartı verildiğini, teminat mektubu düzenlendiğini ve çek karnesi verildiğini, davalı şirketin kredi borcu, nakde dönüşen teminat mektubu borcu ve çek yasal yükümlülük tutarından kaynaklanan borcu ödememesi üzerine hesap kat ihtarının asıl borçlu ve kefile keşide edildiğini,
sonrasında borcun ödenmemesi nedeniyle davalı kefil hakkında Ankara 32. İcra Müdürlüğü'nün 2020/5428 Esas sayılı dosyası ile nakdi-gayri nakdi alacağa ilişkin ilamsız icra takibi yapıldığını, ancak davalının haksız itirazı sonucunda takibin durduğunu belirterek davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, İİK’nun 67/2.maddesine göre %20’den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davalının itirazının kısmen haksız olduğu anlaşıldığından tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu esas alınarak, davanın kısmen kabulü ile, Ankara 32. İcra Müdürlüğü'nün 2020/5428 Esas sayılı dosyasında davalının; ticari kredi kartı yönünden.
21.206,97 TL asıl alacak, 9.318,08 TL işlemiş faiz, 463,88 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 30.988,93 TL alacağa yönelik itirazının iptali ile, icra takip tarihinden asıl alacağa uygulanacak yıllık %18,60 temerrüt faizi ve %5 BSMV'si ile birlikte takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, teminat mektubu yönünden.
250.386,76 TL asıl alacak, 164.243,59 TL işlemiş faiz, 7.825,42 TL %5 BSMV ve 8.639,73 TL masraf olmak üzere toplam 431.095,50 TL alacağa yönelik itirazının iptali ile, icra takip tarihinden asıl alacağa uygulanacak yıllık %38,40 temerrüt faizi ve %5 BSMV'si ile birlikte takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, çek kredisi yönünden.
7.025,00 TL asıl alacak, 3.321,26 TL işlemiş faiz, 166,05 TL %5 BSMV ve 49,30 TL masraf olmak üzere toplam 10.561,61 TL alacağa yönelik itirazının iptali ile, icra takip tarihinden asıl alacağa uygulanacak yıllık %38,40 temerrüt faizi ve %5 BSMV'si ile birlikte takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, ticari nitelikli kredi yönünden.
82.887,51 TL asıl alacak, 52.601,57 TL işlemiş faiz, 2.600,40 TL %5 BSMV ve 2.754,49 TL olmak üzere toplam 141.160,47 TL alacağa yönelik itirazının iptali ile, icra takip tarihinden asıl alacağa uygulanacak yıllık %38,40 temerrüt faizi ve %5 BSMV'si ile birlikte takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine; davalının likit olan borca haksız olarak itirazda bulunduğu belirlenmekle İİK'nun 67/2.maddesi gereğince, alacağın %20'si oranında 122.761,30 TL icra inkar davalıdan alınarak davacıya verilmesine, gayri nakit alacak yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı Temlik eden ...
Bankası vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan 02/08/2021 tarihli bilirkişi raporunun faiz hesabına ilişkin kısımlarını kabul etmeyip ek rapor alınmasını talep etmelerine rağmen, mahkemece itirazlarının değerlendirmeye alınmadığını, şöyle ki; işbu dava konusu icra takibine konu kredilerin, 25/11/2018 tarihinde tasfiye olunacak alacaklar hesabına intikal ettirildiğini ancak, borçlu hakkında Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/706 E. sayılı dosyasından konkordato davası kapsamında mühlet kararı olduğundan takip başlatılamadığını, daha sonra,
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/706 E. sayılı konkordato davasından borçlu ...’in konkordato talebinin reddedildiğini, bu defa da pandemi sebebiyle cumhurbaşkanı kararnamesiyle takip yasakları başlamış olduğundan işbu borçlu hakkındaki takibin ancak takip yasakları sona erdiğinde başlatılabildiğini, bu itibarla, borçlunun tasfiye olunacak alacaklar hesabına aktarıldığı tarihten takibin başlangıç tarihine kadar kademeli oranlarda temerrüt faizi işletilmesi gerekirken,
bilirkişi tarafından eksik hesaplanan faiz alacağının hüküm altına alındığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi, business card üyelik sözleşmesi, ticari taşıt kredisi ve rehin sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik olarak 2004 sayılı İİK'nın 67.maddesine göre açılmış itirazın iptali istemlidir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Dava konusu Ankara 32. İcra Müdürlüğü'nün 2020/5428 esas sayılı icra takip dosyası ile, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine genel kredi sözleşmesine dayanarak kullandırılan ticari kredi kartı yönünden. 21.206,97 TL asıl alacak, 9.318,08 TL %18,60 işlemiş faiz, 465,91 TL BSMV olmak üzere toplam 30.990,96 TL, teminat mektubu yönünden.
250.740,45 TL asıl alacak, 252.631,77 TL %38,40 işlemiş faiz, 12.631,59 TL BSMV, 8.639,73 TL masraf olmak üzere toplam 524.643,54 TL, çek kredisi yönünden. 7.025,00 TL asıl alacak, 4.709,27 TL %38,40 işlemiş faiz, 235,46 TL BSMV, 49,30 TL masraf olmak üzere toplam 12.019,03 TL, ticari kredi yönünden.
82.887,51 TL asıl alacak, 74.959,86 TL %38,40 işlemiş faiz, 3.747,99 TL BSMV, 2.754,49 TL masraf olmak üzere toplam 164.349,85 TL ile 46.255,00 TL çek yasal yükümlülük tutarının depo edilmesi istemi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 28/07/2020 tarihinde tebliğ olduğu, davalının borca, fer'ilerine ve icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği, takibin 04/08/2020 tarihinde durdurulmasına karar verildiği, işbu itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin alacaklı yana tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 21/09/2020 tarihinde açıldığı dosya içeriği ile sabittir.
Davacı banka ile davalı şirket arasında 21/01/2015 tarihli 500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi, 12/07/2018 tarihli, 80.000,00 TL limitli ticari taşıt kredisi ve rehin sözleşmesi, bila tarihli business card sözleşmesi imzalandığı, davalının anılan sözleşmelerde müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı, kefaletin, kefalet tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 583 vd. maddelerindeki şekil koşullarına uygun olduğu dosya içeriğiyle sabittir.
Davacı tarafından davalı kefil ile dava dışı asıl borçlu şirkete gönderilen ve toplam 383.633,97 TL nakdi borcun (7) gün içerisinde ödenmesi, 445,00 TL tutarındaki meri teminat mektubu bedeli ile çek yasal yükümlülük tutarı toplamı 49.600,00 TL'nin (7) gün içerisinde depo ihtarını içerir 26/11/2018 tarihli hesap kat ihtarnamesi davalı kefil ile dava dışı asıl borçlu şirkete 28/11/2018 tarihinde tebliğ olmuştur.
Yargılama aşamasında alınan bankacı bilirkişi 02/08/2021 tarihli raporunda özetle; icra takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalı kefilden ticari kredi kartı yönünden. 21.206,97 TL asıl alacak, 9.318,08 TL işlemiş faiz, 463,88 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 30.988,93 TL alacağının bulunduğunu ve icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %18,60 temerrüt faizi uygulanması gerektiğini, teminat mektubu yönünden.
250.386,76 TL asıl alacak, 164.243,59 TL işlemiş faiz, 7.825,42 TL %5 BSMV ve 8.639,73 TL masraf olmak üzere toplam 431.095,50 TL alacağının bulunduğunu ve icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %38,40 temerrüt faizi uygulanması gerektiğini, çek kredisi yönünden.
7.025,00 TL asıl alacak, 3.321,26 TL işlemiş faiz, 166,05 TL %5 BSMV ve 49,30 TL masraf olmak üzere toplam 10.561,61 TL alacağının bulunduğunu ve icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %38,40 temerrüt faizi uygulanması gerektiğini, ticari nitelikli kredi yönünden.
82.887,51 TL asıl alacak, 52.601,57 TL işlemiş faiz, 2.600,40 TL %5 BSMV ve 2.754,49 TL olmak üzere toplam 141.160,47 TL alacağının bulunduğunu ve icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %38,40 temerrüt faizi uygulanması gerektiğini, sözleşmede açık hüküm bulunmadığından davalı kefilin depo talep edilen tutardan sorumlu olmadığı tespit edilmiştir.
Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağı bulunduğunu, davalının icra takibine itirazının haksız olduğunu iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davalı hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacı ile davalı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde, ticari taşıt kredisi ve rehin sözleşmesinde, bila tarihli business card sözleşmesinde davalı ...'in müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı bankanın kredi hesabını kat ederek alacağın tahsili /deposu için icra takibi başlattığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Davacı vekilinin istinaf itirazları kapsamında uyuşmazlık, davalı borçlunun temerrüt tarihinin belirlenmesi suretiyle davacının davalı kefil ...'den talep edilebileceği temerrüt faizin ne kadar olduğunun belirlenmesi noktasında toplandığı görülmüştür.
6102 sayılı TTK'nun 8.maddesi uyarınca ticari işlerde faiz oranının serbeste belirleneceği hüküm altına alınmıştır.
6098 sayılı TBK'nun 117 maddesinde; " Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır." hükmü düzenlenmiştir.
Bu bağlamda somut olay irdelendiğinde; davacı banka tarafından dosya kapsamında bir örneği yer alan Ankara 59. Noterliği'nin 26/11/2018 tarih 35850 yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilmek suretiyle, ihtarnamenin tebliğinden itibaren yedi ... günü içerisinde 383.633,97 TL nakit alacağın tahsili ile yedi ... günü içerisinde 49.600,00 TL gayri nakit alacağın bankaya depo edilmesinin talep edildiği, davacı banka alacağı hesabın kat edilmesi ile muaccel olmuş ise de, davacı alacaklının bu ihtarname ile muaccel alacağının ödemesi/deposu için davalılara ihtarnamenin tebliğ tarihini takip eden yedi gün atıfet tanıdığı,
kat ihtarının asıl borçlu şirkete 28/11/2018 tarihinde, davalı kefil ...'e 28/11/2018 tarihinde tebliğ edildiği, bu durumda atıfet süresi içinde muacceliyetin ertelenmiş sayılacağı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 12/12/2019 tarih, 2018/995 E, 2019/5544 K sayılı ilamının da bu doğrultuda olduğu, yine muacceliyet ile temerrüt farklı kavramlar olup hukuki sonuçlarının da birbirinden farklı olduğu,
bu durumda davalıya borcun ödenmesi için ihtarname gönderilerek davalının 06/12/2018 tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğü ve bilirkişi tarafından bu ihtarnamenin tebliğ tarihi nazara alınarak temerrüt tarihinin belirlendiği ve yine bilirkişinin TCMB web sitesinde yayınlanan kredilere fiilen uygulanan akdi faiz oranlarının temerrüt tarihi olan 06/12/2018 tarihindeki oranı dikkate alınarak temerrüt faiz oranlarını belirleyerek hesaplama yaptığı, bilirkişi raporunun yeterli ve denetime elverişli olduğu,
davalı bankanın uygulanan faiz oranında fazla oranda temerrüt faizi uygulanmasına dair fiili faiz oranına ilişkin belge sunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf bu yöndeki istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/1924, K. 2025/431, 25 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama