KÜNYE
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/2030 E., 2023/69 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2023
- Esas no
- 2022/2030
- Karar no
- 2023/69
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/05/2022
- Numarası
- 2021/125 Esas 2022/410 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalılar
- —
- Vekili
- —
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 02/03/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 09/02/2023
Karar Metni
1.223 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulü yönelik olarak verilen hükme karşı davalılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Banka ile davalı arasında Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığını ve imzalanan sözleşmelere istinaden krediler kullandırıldığını, davalıların anılan borca müşterek borçlu/müteselsil kefil olduklarını, borçtan sorumlulara ihtarname gönderilmişse de borcun ödenmediğini, bunun üzerine borçtan sorumlular hakkında Ankara 13. İcra Dairesinin 2020/3280 E. sayılı dosyası üzerinden genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalıların haksız gerekçelerle takibi sürüncemede bırakmak amacıyla itirazda bulunmuş olup itirazın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,
dava açılmadan önce arabuluculuğa başvuruda bulunulmuş olmasına karşın anlaşma sağlanamadığını, dava dışı asıl borçlu hakkında açılan konkordato davasının müşterek borçlu müteselsil kefiller hakkında takip başlatılmasına engel olmadığını, nitekim asıl borçlu hakkındaki kat işleminin İİK 296 kapsamında konkordato talep ettiği için değil vadesinde borcunu ödememesi nedeniyle yapıldığını, davalıların itiraz dilekçesinde İİK. 296.
Maddeyi gerekçe göstermekte ise de asıl borçlunun kullanmış olduğu kredi borçlunun konkordato talep etmesi nedeniyle değil vadesinde borcunu ödememesi nedeniyle sistemsel olarak kat edildiğini, asıl borçlu tarafın konkordato talep tarihi 10.05.2018 olmasına rağmen müvekkili Banka tarafından hesapların bu tarihten çok sonra 10.09.2018 tarihinde borcun vadesinde ödenmemesi üzerine kat edildiğini, nitekim, konkordato talebinin borcunu ödemeyen borçların kat edilmesinde engel teşkil edeceğine ilişkin herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığını,
davalıların asıl borçlunun borçlarından sorumlu olduklarını beyanla davalıların dava konusu icra takibine vaki haksız itirazlarının reddi ile takibin devamına %20 oranında icra-inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın kabulüne, talep ile bağlı kalınarak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıların dava konusu Ankara 13. İcra Müdürlüğü’nün 2020/3280 E. sayılı icra takip dosyasına vâki haksız itirazının iptaline, takibin 3.000.000,00-TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık % 48 oranındaki faizi ile birlikte devamına, İİK 67.m. gereğince hüküm altına alınan alacağın %20’si oranında 600.000,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılar aleyhine %20 icra inkar tazminatına karar verilmesinin doğru olmadığını, takip konusu alacaklar bakımından toplam talep edilen bedelden davacının asıl borçlusu olan dava dışı şirket yönünden konkordato tedbir kararı ve daha sonra tasdik olunan konkordato gereğince ödeme ve faiz kısıtlaması bulunduğu hususunun değerlendirilmediğini, bu durumda alacağın likit ve müvekkillerinin icra takip dosyasına itirazlarının haksız olduğunun kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, kanuna göre kefillerin borcunun asıl borçludan daha ağır hale getirilemeyeceğini,
dava dışı asıl borçlu ve müvekkili kefiller hakkında verilen konkordato mühlet kararının dikkate alınmadığını, bu davanın eldeki davada bekletici mesele yapılmadığını, kat ihtarnamelerinin davalılara usulüne uygun tebliğ edilip edilmediğinin araştırılmadığını, ayrıca kefalet sözleşmelerinin davalıların kendi el yazıları ile doldurulup doldurulmadığının ve kefalet tarihleri itibarıyla eş rızalarının bulunup bulunmadığına da bakılmadığını,
faiz hükmü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretleri yönünden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek açıklanan bu ve re'sen gözetilecek nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesine istinaden dava dışı asıl borçlu şirkete kullandırılan nakdi kredi alacağının davalı müteselsil kefillerden tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. Maddesi gereği iptali istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince davada hükmün verildiği 18.05.2022 tarihinden sonra davalılar vekili Av.... tarafından UYAP üzerinden verilen elektronik imzalı 24/01/2023 tarihli dilekçe ile davacı tarafından Ankara 13. İcra Müdürlüğü'nün 2020/3280 Esas sayılı icra takip dosyası ile müvekkilleri aleyhinde başlatılan icra takibinin taraflarınca yapılan itiraz üzerine durmasına karar verildiğini, ancak anılan icra takip dosyasından müvekkilleri adına itirazlarından ayrı ayrı feragat ettiklerini bildirmiş, davacı vekili de yine UYAP üzerinden verdiği 24/01/2023 tarihli ve 31.01.2023 tarihli dilekçelerinde;
davalılar vekili tarafından dava konusu Ankara 13. İcra Müdürlüğü'nün 2020/3280 Esas sayılı icra takip dosyasındaki itirazlarından feragat ettiklerini, davalıların icra dosyasına vaki itirazlarından vazgeçmiş olmaları sebebiyle itirazın iptali davasının konusuz kaldığını, karşı taraftan icra inkar tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını belirterek davanın konusuz kalmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İİK'nın 67. Maddesine göre, itirazın iptali davasının koşullarından biri, haciz yolu ile yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmasıdır. Somut olayda davalılar vekili tarafından UYAP ortamımdan verilen elektronik imzalı 24/01/2023 tarihli dilekçe ile dava konusu Ankara 13. İcra Müdürlüğü'nün 2020/3280 Esas sayılı icra takip dosyasında müvekkilleri adına itirazlarından feragat ettiklerini bildirmiştir.
Şu halde artık dava konusu ilamsız icra takibine karşı yapılan geçerli bir itiraz kalmadığına göre, itirazın iptali davasının konusuz kaldığı gözetilerek konusuz kalan itirazın iptali davasında karar verilmesine yer olmadığına dair davanın esası hakkında yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Ayrıca UYAP ortamından elektronik imzalı olarak verilen davacı vekilinin 24.01.2023 tarihli ve 31.01.2023 tarihli dilekçeler ile karşı taraftan icra inkar tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığına yönelik beyanları gözetilerek davacı yararına icra inkar tazminatına, yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Sonuç olarak yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 355. Maddesi gereği kamu düzenine aykırılık yönünden yapılan inceleme sonunda kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen karar duruşma açılmasına gerek görülmeksizin ilk derece mahkemesince verilen karar HMK'nın 353/1-b-2. Maddesi gereği kaldırılarak davalılar vekilinin dava konusu ilamsız icra takibine vaki itirazlarından feragat ettiklerine ilişkin söz konusu dilekçeleri gözetilerek konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına dair davanın esası hakkında yeniden aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/2030, K. 2023/69, 9 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama