KÜNYE
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ Bölge Adliye Mahkemesi 21. HUKUK DAİRESİ 2022/214 E., 2024/669 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Vekili Davalılar
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2024
- Esas no
- 2022/214
- Karar no
- 2024/669
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/09/2020
- Numarası
- 2019/63 Esas 2020/412 Karar
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 8.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/10/2020
- Numarası
- 2019/63 Esas 2020/412 Karar
- Davacı
- —
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 12/02/2019
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 16/05/2024
Karar Metni
1.630 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki İtirazın İptali . istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu ... Ltd.
Şti. lehine ve diğer davalılar ... ve ...ın müşterek ve müteselsil kefaleti ile müvekkili banka nezdinde genel kredi sözleşmesi imzalandığını ve sözleşmeye istinaden adı geçen şirkete kredi kullandırıldığını, müvekkili bankaca keşide edilen Ankara 54. Noterliğinin 03.1 1.2017 tarih 45090 yevmiye no.lu ihtarname ile borçlulara 798 YV012151 sayılı Diğer-Ticari Kredi Hesabı açılarak kredi kullandırıldığını, kredi hesabı nedeni ile 31.10.2017 tarihi itibariyle 77.827,28 TL borcun işleyecek faiz, fon, gider vergileri ve noter masrafı ile birlikte ödenmesinin ihtar edildiğini,
ihtarnameye rağmen herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine davalılar aleyhine Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2018/2025 E. sayılı dosyasından başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu iddia ederek davalıların Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2018/2025 E. sayılı dosyasına yapılan itirazlarının iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kefaletinin geçerli olmadığını, müvekkili ile davacı banka arasında yeniden yapılandırma yapıldığını ve bir protokol imzalandığını, bu protokol ile borcun yenilendiğini, davacının eski borca dayanarak icra takibi yaptığını, bu nedenle takip dosyasının muaccel olmayan bir alacağa dayandığını, davacının, icra takibinde talep ettiği anapara ile işlemiş faizlerin gerçek alacağı yansıtmadığını, davacının henüz vadesi gelmemiş taksitleri de icra takibine konu ettiğini ve fahiş faiz işlettiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Diğer davalılara usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermemişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davalıların davacı bankayla aralarındaki kredi sözleşmesi, kefalet sözleşmesi ve bu sözleşmeler kapsamında belirlenen ve aynı nitelikteki kredilere fiilen uygulanan faiz oranları esas alınarak belirlenen faiz oranları gereğince denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülen bilirkişi raporuna göre, davacının takip tarihi itibariyle 77.782,35 TL asıl alacak, 6.454,92 TL işlemiş temerrüt faizi, 322,75 TL faizin % 5'i BSMV, 258,14 TL noter masrafı olmak üzere 84.818,16 TL alacaklı bulunduğu,
bu itibarla borçluların yukarıda belirtilen miktar yönünden itirazlarının haksız olduğu ve haksız itiraza göre icra inkar tazminatından da sorumlu oldukları gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile, davalı borçluların Ankara 23. İcra Dairesi'nin 2018/2025 sayılı dosyasında 77.782,35 TL asıl alacak, 6.454,92 TL işlemiş temerrüt faizi, 322,75 TL faizin % 5'i BSMV, 258,14 TL noter masrafı olmak üzere 84.818,16 TL üzerinden itirazlarının iptaline, bu miktar yönünden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
asıl alacağa % 32,83 oranında temerrüt faizi ve BSMV işletilmesine,16.963,63 TL icra inkar tazminatının davalı borçlulardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takip konusu asıl alacağın eksik hesaplandığını, müvekkil banka ile davalılar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi gereği faiz hesaplaması müvekkil bankanın mevzuat gereğince TCMB'ye bildirdiği kredi faiz oranlarından muacceliyat tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın %30 (yüzde otuz) ilavesi şeklinde yapılması gerektiğini, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi hükümleri açık ve anlaşılır olup sözleşmenin her iki tarafının da sözleşmeyi hür iradesi ile kabul ettiğini ve imzaladığını,
tarafların sözleşme hükümlerinin geçersizliğine dair bir itirazları da bulunmadığını, davanın reddedilen bölümü için davalı ...'e vekalet ücreti verilmesi hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını, toplam 1.198,90 TL yargılama giderinin red kabul oranına göre hesaplanan 1.103,94 TL'nin davalılara kalan kısmın ise davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin davalılar ile müvekkili banka arasında yapılan sözleşmeye uygun olmadığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi, ödeme planları, hesap ekstreleri, ticaret sicil kayıtları, icra dosyası vs deliller dosya arasında mevcuttur.
Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2018/2025 E. Sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalılara karşı toplam 92.108,33 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin davalıların süresinde itirazları üzerine durduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
21/10/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı bankanın Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2018/2025 E. sayılı dosyasından başlatmış olduğu takipte davalı asıl borçlu ... Ltd. Şti. ve davalı kefiller ... ve ...'den ayrı ayrı olmak üzere (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) 07.02.2018 takip tarihi itibariyle toplam 90.922,80 TL olduğu, sözleşme uyarınca takipten itibaren asıl alacağa uygulanacak temerrüt faiz oranının yıllık %62,40 olduğu bildirilmiştir.
06/04/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; davacı bankanın Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2018/2025 E. sayılı dosyasından başlatmış olduğu takipte davalı asıl borçlu ... Ltd. Şti. ve davalı kefiller ... ve ...’den ayrı ayrı olmak üzere (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) 07.02.2018 takip tarihi itibariyle asıl alacak 77.782,35 TL, işlemiş temerrüt faizi 4.600,83 TL, faizin %5 BSMV’si 230,04 TL, noter masrafı 258,14 TL olmak üzere toplam 82.871,36 TL alacaklı olduğu, sözleşme ve mevzuat uyarınca takipten itibaren asıl alacağa uygulanacak temerrüt faiz oranının yıllık %23,40 olduğu bildirilmiştir.
Dosya kapsamından, davacı banka ile davalı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde diğer davalıların müteselsil kefil sıfatıyla yer aldıkları, sözleşme kapsamında kullandırılan kredinin ödenmemesi üzerine davacı bankaca hesabın kat edilerek gönderilen ihtarnamenin davalılara 06/11/2017 tarihinde tebliğ edildiği, verilen 24 saatlik atıfet süresi sonunda davalıların 18/11/2017 tarihinde temerrüde düştükleri, davalıların davacı bankayla aralarındaki kredi sözleşmesi,
kefalet sözleşmesi ve bu sözleşmeler kapsamında belirlenen ve aynı nitelikteki kredilere fiilen uygulanan faiz oranları esas alınarak belirlenen faiz oranları gereğince denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülen bilirkişi raporuna göre, davacının takip tarihi itibariyle 77.782,35 TL asıl alacak, 6.454,92 TL işlemiş temerrüt faizi, 322,75 TL faizin % 5'i BSMV, 258,14 TL noter masrafı olmak üzere 84.818,16 TL alacaklı bulunduğu, bu itibarla borçluların yukarıda belirtilen miktar yönünden itirazlarının haksız olduğu,
alacağın likit olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davalıların belirtilen miktardan sorumlu olduğuna ilişkin kabulünde ve fiilen uygulanan faiz oranı dikkate alınarak yapılan hesaplamanın esas alınmasında, ayrıca reddedilen miktar üzerinden yargılamada kendisini vekille temsil ettiren davalı ... yararına vekalet ücretine hükmedilmesinde ve yine kabul ve red oranı dikkate alınarak 1.198,90 TL masrafın davacı üzerinde bırakılmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 355.maddesinde, istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, bölge adliye mahkemesinin kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bu re'sen gözeteceği düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 297/2. maddesi "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." düzenlemesini içermektedir. Hükmün infazda tereddüt oluşturup oluşturmadığının incelenmesi kamu düzeni ile ilgilidir.
Somut olayda, ilk derece mahkemesi kararında davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına karşın hükümde asıl alacağın hangi tarihten itibaren faiz işletileceği açıkça yazılmamış olup, bu yönüyle HMK'nun 297. maddesi kapsamında taraflara yüklenen borç ve tanınan haklar hakkında, tereddüt uyandırmayacak şekilde infazı kabil bir hüküm niteliği taşımamaktadır. Kararın infaz edilecek kısmı hüküm bölümü olup, infazda tereddüt yaratmayacak şekilde hüküm tesisi zorunlu olduğundan kararın kamu düzeni gözetilerek bu yönden kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kamu düzeni gözetilerek kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi-... · ... ... ... ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/214, K. 2024/669, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama