İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/227 K.2024/280

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya…

Esas2022/227Karar2024/280Tarih21 Şubat 2024Okuma18 dk · 3.537 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/227 E., 2024/280 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
21 Şubat 2024
Esas no
2022/227
Karar no
2024/280
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
14/10/2021
Numarası
2019/497 Esas 2021/723 Karar
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Dava
İtirazın İptali
Dava tarihi
24/09/2019
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
22/02/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.537 kelime·18 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı lehdar ... Ltd. Şti. - .... Şti. Ortak Girişimi arasında C grubu illeri için 21.04.2016 tarihinde imzalanan ve 24.04.2019 tarihi itibariyle sona eren özel güvenlik hizmet işine dair sözleşme kapsamında lehdar ... Ltd. Şti. lehine davalı T.C. ...

A.Ş. tarafından düzenlenen 04.05.2016 tarihli ve 2.500.000,00 TL bedelli, 26.05.2016 tarihli ve 365.000 TL bedelli kesin teminat mektuplarının söz konusu iş kapsamında teminat olarak müvekkiline sunulduğunu, söz konusu teminat mektuplarının lehdar ile müvekkili Kuruluş arasında akdedilen 2016/2883 İKN nolu ihale kapsamında, 4734 sayılı Kanun'un 62/e bendi kapsamında personel çalıştırılmasına dayalı bir hizmet alımı olarak gerçekleştirildiğini ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında verildiğini,

bu türdeki kesin teminat mektuplarının aksi mektup metninde belirtilmediği için ilk talepte ödeme kayıtlı teminat mektuplarından olduğu için bu nitelikleri gereğince şartsız olarak ödenmesi gereken, lehdar ile muhatap arasındaki temel ilişkiden bağımsız mektuplar olduğunu, davalı Bankaya daha detaylı bir başvuru yapılarak,

mektuplara konu rismin teminata konu iş kapsamında ve hangi sebeplerle gerçekleştiği SGK borç bildirim yazısı da eklenmek suretiyle 20.08.2019 tarihli ve 2883 sayılı yazıyla bildirildiğini, nakde çevrilme talebinin davalı tarafından reddedildiğini, bunun üzerine mektupların nakde çevrilmesini teminen Ankara 2. İcra Müdürlüğü'nün 2019/11438 Esas sayılı dosyasında takibe konulduğunu, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile,

takibe konu 04.05.2016 tarihli ve 2.500.000 TL bedelli, 26.05.2016 tarihli ve 365.000 TL bedelli teminat mektuplarının (04.05.2016 tarihli ve 2.500.000 TL bedelli mektuba istinaden 19.09.2019 tarihinde ödenen 1.600.000 TL düşüldükten sonra) tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla yapılan kısmi ödeme de dikkate alınarak takibe bakiye miktar üzerinden devam edilmesini, davalıya ilk başvuru tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faizi ile takip tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek temerrüt faiziyle birlikte ödenmesini,

takibe itirazdan sonra ancak davadan önce davalı tarafça ödenen 1.600.000 TL'nin takip tarihi olan 26.08.2019 tarihinden ödeme tarihi olan 19.09.2019 tarihine kadar işlemiş olan temerrüt faizinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, dava dışı ... Ltd. Şti. - ... Ltd. Şti. ortak girişimi ile davacı... A.Ş. Genel Müdürlüğü arasında 21.04.2016 tarihinde imzalandığı ve 24.04.2019 tarihi itibariyle sona erdiği belirtilen özel güvenlik hizmet işine dair sözleşme kapsamında müvekkili banka tarafından dava dışı ... Ltd.

Şti. lehine 04.05.2016 düzenleme tarihli 31.12.2019 vadeli 2.500.000 TL bedelli ve 26.05.2016 düzenleme tarihli 31.12.2019 vadeli 365.000 TL bedelli kesin teminat mektuplarının düzenlendiğini, teminat mektuplarının muhatabı olan davacı tarafından 07.08.2019 tarih ve 41696177-850.01 sayılı yazı ile dava dışı firmaların SGK prim borcunun bulunmasından dolayı taraflar arasındaki sözleşmeye konu işin sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği ve 4735 sayılı Yasaya aykırı hareket edildiği iddiası ile düzenlenen teminat mektuplarının tamamen nakde çevrilmesinin talep edildiğini,

müvekkili banka tarafından davacı kuruma gönderilen 08.08.2019 tarih ve 5163-1438 sayılı cevap yazısında bankanın teminat mektubundan kaynaklanan sorumluluğunun mektup konusu iş ile sınırlı olduğu, riskin gerçekleşmesi halinde sorumluluğun risk tutarı ile sınırlı olduğu hususlarının belirtildiğini ve gerçekleşen riskin üzerinde tazmin talebinde bulunulması halinde haksız tazminin söz konusu olacağının iletildiğini, tazmin talebinde gerçekleşen risk olarak belirtilen hususun mektup konusu işten kaynaklanıp kaynaklanmadığının net olarak belirtilmediği için tazmin talebinin reddedildiğini,

davacı kurum ile müvekkili banka arasındaki yazışmalarda uzlaşmaya varılamadığından banka aleyhine icra takibi başlatıldığını, banka teminat mektuplarının garanti fonksiyonu bulunmakla birlikte bu fonksiyonun soyut bir borç ikrarı anlamına gelmediğini, bankanın, teminat mektubu ile belirli ve bağımsız bir riski garanti ettiğini, bu riskin gerçekleşmesi halinde mektup bedelinin tamamının değil yalnızca gerçekleşen risk bedelini karşılamakla yükümlü olduğunu, teminat mektubunun tazminin talebi halinde, sadece geçerli tazmin taleplerinin değerlendirilebileceğini,

davacı Kurumun muhatap olduğu teminat mektuplarında “ yüklenicinin taahhüdünü anılan Kanunlar ile ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine göre kısmen veya tamamen yerine getirmediği takdirde " denilerek mektubun tazminin hangi halde mümkün olacağının belirtildiğini, "Bir teminat mektubu tazmine konu edilirken, mektup konusu riskin gerçekleştiğinin talepte belirtilmesi ve eğer gerçekleşen riskin mektup bedelinden daha az tutarlı olması halinde tamamen değil, kısmen tazminin talep edilmesi gerektiğini, bu durumda,

teminat mektubunun riski karşılayan kısmının muhataba ödeneceğini ve kalan tutar üzerinde mektubun geçerlilik süresinin sonuna kadar düzenleyenin sorumluluğunun devam edeceğini, teminat mektuplarının tazmin edilmemesi üzerine başlatılan icra takibine konu edilen 2.878.422,33 TL alacağın davacı Kurumun gerçek alacağını yansıtmadığını, tazmin talebine konu edilmesi gereken ve gerçekleştiği iddia edilen riskin, lehine teminat mektubu düzenlenen firmanın ve iş ortağının SGK'ya olan borcu kadar olup, mektup bedellerinin toplamından az olduğunu,

davacının da bu hususu dava dilekçesinde “ ... ihaleyi üstlenen iş ortaklığı müvekkile muhatap 12.04.2019 tarihli dilekçesiyle SGK'ya ödenmemiş 1.403.000 TL prim borçlarının bulunduğu ...” şeklinde ifade edildiğini ve gerçekleştiği iddia edilen riskin tutarının mektup bedelinden az olduğunu ikrar ettiğini, davacı Kurum tarafından Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2019/11438 Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine itirazlarının haklı olduğundan davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davalı bankanın, 19/09/2019'da 1.600.000 TL ödeme yaptığı tarafların kabulünde olduğu, takibe ve davaya konu teminat mektupları incelendiğinde, metninde; “yüklenici taahhüdünü anılan kanunlar ile ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine göre kısmen veya tamamen yerine getirmediği takdirde, protesto çekmeye, hüküm ve adı geçenin iznini almaya gerek kalmaksızın ve ... Ltd.

Şti. ile idareniz arasında ortaya çıkacak herhangi bir uyuşmazlık ve bunun akıbet ve kanuni sonuçları dikkate alınmaksızın, yukarıda yazılı tutarı ilk yazılı talebiniz üzerine derhal ve gecikmeksizin idarinize nakden ve tamamen ödeneceği” şeklinde yer alan ibarelerden, teminat mektuplarının “ ilk talepte ödeme kaydına havi” nitelikte oldukları, ilk talepte ödeme kaydına havi teminat mektuplarında, banka kural olarak kendisine yapılan başvuru sonucunda ödeme yapmakla yükümlü olup, bu tür teminat mektuplarında bankanın inceleme yükümlülüğünün yalnızca (tazmin talebinde bulunan kişinin gerçek hak sahibi olup olmadığı,

teminat mektubunun sahte olup olmadığı gibi) şekli unsurlarla sınırlı olup, bunun dışında, riskin gerçekten doğup doğmadığını araştırma yükümlülüğü ve yetkisi bulunmadığı, bu durumun tek istisnasının, muhatabın ödeme talebinin hakkın kötüye kullanımı oluşturması ve bu hususun da geçerli, açık ve tartışmaya mahal bırakmayacak delillerle kanıtlanmış olması halinde söz konusu olduğu, bu bağlamda, takibe ve davaya konu teminat mektuplarının “ilk talepte ödeme kaydına havi" nitelikte olması ve bu tür teminat mektubu için davalı bankanın inceleme yetkisinin yalnızca şekli unsurlarla sınırlı bulunması hususları dikkate alınarak,

davalı bankanın davacı Kuruma yazdığı yazılarda konu ettiği “tazmini istenen riskin belgelendirilmesi gerektiği” yönündeki talebi yerinde görülmediği, davacının, teminat mektubu tazmin taleplerinde “ Şirketimiz ile ... Hiz. Ltd.

Şti. arasında imzalanan 04.05.2016 tarihli C Gurubu İller İçin: 372 Özel Güvenlik Görevlisi, Güvenlik Görevlisi Çalıştırılmasına İlişkin Hizmet Alımı İşine Ait Sözleşme kapsamında ilgili firmanın Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne borçlarından dolayı ...” şeklinde yer alan beyanla tazmin talebinde bulunduğu, tazmin talebinde; riskin lehtar firma ile akdedilen sözleşme kapsamında gerçekleştiği, gerçekleşen riskin lehtar firmanın teminat mektubu ile garanti edilen işe ait Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü borçlarına ilişkin olduğu hususları açık bir şekilde ve yazılı olarak belirtildiği için geçerli bir tazmin talebi bulunduğu,

buna göre davacının, teminat mektuplarının tazminini istemekte haklı olduğu, davalının, riskin gerçekleşmediği ve tazmini istenen bedelin risk bedelinin üstünde olduğuna ilişkin savunması, teminat mektuplarında yer alan "ilk yazılı talep üzerine derhal ve gecikmeksizin, nakden ve tamamen ödeneceği” şeklinde yer alan ibareye göre, teminat mektuplarının “ ilk talepte ödeme kaydına havi” nitelikte olduklarından itibar edilmediği, bu sebeple dosya kapsamına uygun, denetlenebilir bilirkişi raporundaki hesaplamaya göre, davacının takip tarihi itibariyle, takip talebindeki miktar gibi.

2.500.000,00 TL asıl alacak, 11.712,33 TL geçmiş gün faizi, 365.000,00 TL Asıl alacak, 1.710,00 TL geçmiş gün faizi olmak üzere, toplam 2.878.422,33 TL alacağı olduğu, kural olarak takipten sonra, davadan önce yapılan ödemelerde TBK'nun 100. maddesine göre ödenen miktarın, önce faiz ve fer'ilerden, kalan kısmın asıl alacaktan düşülmesi gerekmekte ise de, davacı dava dilekçesinde, takipten sonra davalı banka tarafından yapılan 1.600.000,00 TL ödemenin takip toplamından düşülmesini talep etmesi sebebi ile HMK'nun 26. maddesi gereğince taleple bağlı kalınarak, ödeme takip toplamından düşülerek,

bakiye 1.278.422,33 TL üzerinden takibin devamına, takip tarihi itibariyle tespit edilen 2.501.710 TL asıl alacağa takip tarihinden kısmi ödeme tarihi olan 19/09/2019 tarihine kadar avans faizi işletilmesine, kısmi ödeme tarihi olan 19/09/2019 tarihinden sonra bakiye kalan 1.278.422,33 TL'nin tahsil tarihine kadar işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, icra giderleri ve icra vekalet ücreti bakımından takip tarihinden asıl alacak tutarının icra müdürlüğünce esas alınmasına,

alacağın likit olması sebebiyle davacı yararına dava değeri olan 1.278.422,33 TL asıl alacak tutarının %20'si üzerinden hesaplanan 255.684,45 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Mahkemece, 20/12/2021 tarihinde davacı vekilinin hüküm kısmının 1 no'lu maddesinde de belirtildiği üzere takip tarihi olan 26/08/2019 tarihi itibariyle alacaklarının (asıl alacak ve takip öncesi faiz olmak üzere) 2.865.000,00 TL + 13.422,33 TL olmak üzere 2.878.422,33 TL olduğunu, bu alacağın 2.865.000,00 TL'sinin asıl alacak kalemi olduğunu, ancak devamında asıl alacak olarak 2.501.710 TL yazıldığını ve tereddüt oluştuğundan 2.501.710,00 TL asıl alacağın 2.865.000,00 TL olarak tavzihinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince HMK'nun 305/2.maddesi gereğince tavzih yoluyla hükmedilen asıl alacak miktarının değiştirilmesi talebi yerinde görülmediğinden reddine karar verildiği görülmüştür.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin tavzih taleplerinin reddine yönelik ek kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,

Takip tarihi itibariyle alacaklarının 2.878.422,33 TL olduğunun, bunun 2.865.000,00 TL'sinin asıl alacak ve 13.422,33 TL'sinin ise takip öncesi faizden oluştuğu konusunda bir ihtilaf bulunmadığını, gerekçeli karardaki, "takip tarihi itibariyle tespit edilen 2.501.710 TL asıl alacağa..." dair ifadenin, takibe konu edilen asıl alacak miktarı yönünden, sehven 2.501.710 TL yazılmak suretiyle kararın icrası aşamasında tereddüt uyandıracak nitelikte olup alacaklı olan şirketimiz aleyhine hatalı, eksik faiz hesaplaması yapılması sonucunu doğuracağını ve hak kaybına sebep olacağını,

Takip tarihi itibariyle müvekkilinin alacak miktarının iki kalem asıl alacak ve takip öncesi faizlerinden ibaret olup, 2.500.000,00 TL + 365.000,00 TL olmak üzere toplam 2.865.000,00 TL asıl alacak ve toplam 13.422,33 TL takip öncesi faizlerinden oluştuğunu, bu hususun gerekçeli kararın muhtelif kısımlarında, bilirkişi raporunda ve taraflar arasında ihtilafsız olarak yer aldığını,

Hüküm kısmının 1 no'lu maddesinde de belirtildiği üzere, takip tarihi olan 26/08/2019 tarihi itibariyle alacaklarının (asıl alacak ve takip öncesi faiz olarak: 2.865.000,00 + 13.422,33 ) toplam 2.878.422,33 TL olduğunu, bu alacağın 2.865.000,00 TL'sinin asıl alacak kalemi olup, hükümdeki cümlenin devamında asıl alacak olarak 2.501.170 TL yazılarak tereddüt oluşturulduğunu, ve açıkça hata yapıldığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini ve ayrıca davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,

Mektup metninde ilk yazılı talep üzerine derhal ödeme kaydı bulunması, mektubu düzenleyen bankayı kayıtsız ve şartsız bir borç ödeme yükümlülüğü altına sokamayacağını, müvekkili bankanın mektupları hiç tazmin etmeyeceğini beyan etmediğini, mektup konusu iş kapsamında gerçekleşen risk tutarında ödeme yapabileceğini beyan ettiğini, davacı şirketin dava dilekçesinde lehtar firmanın SGK'ya 1.403.000,00 TL borcu bulunduğunu bildirdiğini, 1.403.000,00 TL'nin faizi ile birlikte müvekkili banka tarafından ihtirazi kayıtla davacı şirkete 1.600.000,00 TL ödeme yapıldığını,

dava dışı lehtarın SGK'ya borcu 1.403.000,00 TL olmasına ve davacının dava dilekçesinde bu hususu beyan etmesine rağmen her iki teminat mektubunun da tamamının tazminin talep edilmesinin açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini, bilirkişi incelemesi yapılmadan önce teminat mektupları konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması yönünde beyanları bulunduğunu, bilirkişi heyetine teminat mektubu konusunda uzman bir bilirkişinin tayin edilmediğini, eksik inceleme sonucu karar verildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; teminat mektubundan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Ankara 2. İcra Müdürlüğü'nün 2019/11438 esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının... A.Ş., borçlusunun ... A.Ş. olup, teminat mektubundan kaynaklanan 2.500.000,00 TL asıl alacak, 11.712,33 TL işlemiş faiz ve 365.000,00 TL asıl alacak, 1.710,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.878.422,33 TL alacağının tahsiline yönelik olarak ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür.

Bankacılık alanında uzman ve Nitelikli Hesap uzmanı bilirkişiden oluşan heyetten alınan rapor ve ek raporda özetle; davaya konu teminat mektuplarının 2.500.000,00 TL ve 365.000,00 TL bedelli olduğunu, davacının tazmin talebinin 07/08/2019 tarihi olduğunu, ödeme yapılmaması üzerine 26/08/2019 tarihi itibariyle takip yapıldığını, takipten sonra davadan önce davalı yanca 19/09/2019 tarihinde 1.600.000,00 TL ödeme yapıldığını, takibe ve davaya konu teminat mektuplarının ilk talepte ödeme kaydına havi olduğunu, davalı bankanın bu nedenle ancak şekli manada inceleme yetkisi bulunduğunu,

davalı bankanın teminat mektubu riskinin gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmemiş ise ne miktarda gerçekleştiğiyle gerçekleşen riskin belgelendirilmesi gibi hususlar yönünden inceleme yapma yetkisinin bulunmadığını, teminat mektuplarının teminata konu iş kapsamında kaldığını, davacı kurumun ihale konusu işe ait SGK primleri nedeniyle 03/04/2019 tarihi itibariyle hesaplanmış 1.403.000,00 TL ve 10/09/2019 tarihi itibariyle bildirime konu ettiği gecikme cezası olmak üzere 1.575.352,30 TL olduğunu, firmanın vergi borcunun 129.772,29 TL olarak bildirildiğini,

ayrıca davacı şirketle ilgili açılan işe iade davasında mahkemece 59.082,91 TL'ye hükmedildiğini, davacı idarenin 2.500.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun nakde çevrilmesi sonucu elde edilecek para ile mevcut riskleri karşılamakla birlikte zamanla başka risklerin doğabileceği ve teminat mektuplarının süresinin de 31/12/2019 tarihi olduğu dikkate alındığında davaya konu 365.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun da nakde çevrilmesinin imkan dahilinde ve usulüne uygun bir tazmin talebi olacağını, davacı bankanın takip tarihi itibariyle 2.500.000,00 TL Asıl Alacak, 11.712,33 TL Geçmiş gün faizi (07.08.2019 -26.08.2019 Adi Kanuni Faiz),

365.000,00 TL Asıl Alacak, 1.710,00 TL Geçmiş gün faizi (07.08.2019 - 26.08.2019 Adi Kanuni Faiz) olmak üzere, toplam 2.878.422,33 TL alacaklı olduğunu, davalı bankanın 19.09.2019 tarihinde yaptığı 1.600.000 TL tutarındaki ödemenin tenzil edilmesi ile birlikte dava tarihi itibariyle alacağın 1.278.422,33 TL olduğu belirtilmiştir.

Uyuşmazlık, dava konusu teminat mektuplarının lehtarının ve mektuplarda teminat altına alınan riski için mi tazmin edilip edilmediği ve dava dışı lehdar şirketin SGK prim borcu bulunmasının, teminat mektubunun tazminini gerektirip gerektirmediği ile mektup bedellerinin tam olarak tazmini gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.

Hukukumuzda banka teminat mektupları konusunda açık bir düzenleme bulunmamakta, 6098 sayılı TBK’nun 128. maddesinde düzenlenen üçüncü kişinin fiilini üstlenme kapsamında bir tür garanti sözleşmesi olarak değerlendirilmektedir.

Kesin teminat mektuplarında garanti edilen risk “işin sözleşme ve eklerine göre gereği gibi ve zamanında yapılmaması halinde" ortaya çıkmakta olup, bu tür teminat mektuplarında muhatabın “ işin sözleşmeye uygun olarak yerine getirilmediğini” bildiren tazmin talebi üzerine Banka kural olarak ödeme yapmakla yükümlüdür. Bu tür teminat mektuplarında Bankanın inceleme yükümlülüğü yalnızca tazmin oluşturması ve bu hususun da geçerli, açık ve tartışmaya mahal bırakmayacak delillerle kanıtlanmış olması halinde söz konusu olabilmektedir.

Kesin teminat mektupları ilk talepte ödeme emrine havi olduğu için, muhatap öngörülen riskin gerçekleşmesiyle birlikte temel ilişkiden kaynaklanan hiçbir defi ile karşılaşmadan bankanın ödeme yapmasını talep edebilmektedir. Zira doktrin ve mahkeme kararlarında, böyle bir taahhüt ile garanti veren bankanın asli ve bağımsız bir yükümlülük altına girdiği ve bu kayıtla def'i ve itiraz hakkından feragat ettiği kabul edilmektedir. Gerçekten de ilk talepte ödeme kaydının taşıyan banka teminat mektuplarında banka, muhatabın talebi üzerine herhangi bir itiraza mahal vermeden, def'i ileri sürmeden ve talebin haklılığına ilişkin ispat araçları talep etmeden muhatabın ilk talebi neticesinde ödeme yapmayı taahhüt etmektedir.

Yukarıdaki açıklamalarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde, davacı yanca, dava dışı iş ortaklığı ile yapılan "Özel Güvenlik İşine Dair Sözleşme" kapsamında, davalı banka tarafından, dava dışı ... Ltd. Şti. lehine kesin teminat mektupları düzenlenerek davacı yana verildiği, dava dışı firmaların SGK prim borcunun bulunmasından dolayı davacı yanca teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin talep edildiği, davalı yanca tazmin talebinin reddedilmesi üzerine teminat mektuplarının bedellerinin tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, yapılan takibe itiraz üzerine takibin durdurulduğu ve süresi içerisinde itirazın iptali için işbu eldeki dava açılmıştır.

Dava ve takibe konu teminat mektuplarının incelenmesinde, “...yüklenicinin taahhüdünü anılan kanunlar ile ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine göre kısmen veya tamamen yerine getirmediği takdirde, protesto çekmeye, hüküm ve adı geçenin iznini almaya gerek kalmaksızın ve ... LTD. ŞTİ. ile idareniz arasında ortaya çıkacak herhangi bir uyuşmazlık ve bunun akıbet ve kanuni sonuçları dikkate alınmaksızın, yukarıda yazılı tutarı ilk yazılı talebiniz üzerine derhal ve gecikmeksizin idarinize nakden ve tamamen ödeneceği” belirtilmiş olup, bu durumda teminat mektuplarının ilk taleple birlikte ödeme kaydına havi şekilde düzenlendiği açıktır.

İlk derece mahkemesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere, ilk talepte ödeme kaydına havi teminat mektuplarında, banka kural olarak kendisine yapılan başvuru sonucunda ödeme yapmakla yükümlü olup, bu tür teminat mektuplarında bankanın inceleme yükümlülüğü yalnızca şekli unsurlarla sınırlı olup, bunun dışında, riskin gerçekten doğup doğmadığını araştırma yükümlülüğü ve yetkisi bulunmamaktadır.

Davacı yan, teminat mektubu tazmin taleplerinde; şirketleri ile dava dışı ... Hiz. Ltd.

Şti. arasında imzalanan 04.05.2016 tarihli C Grubu İller İçin: 372 Özel Güvenlik Görevlisi, Güvenlik Görevlisi Çalıştırılmasına İlişkin Hizmet Alımı İşine Ait Sözleşme kapsamında ilgili firmanın Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne borçlarından ötürü... teminat mektuplarının tazminini talep ettiği, tazmin talepleri ve içeriği dikkate alındığında tazmin talebinde riskin lehtar firma ile akdedilen sözleşme kapsamında gerçekleştiği,

gerçekleşen riskin lehtar firmanın teminat mektubu ile garanti edilen işe ait Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü borçlarına ilişkin olduğu hususları açık bir şekilde ve yazılı olarak belirtilmek suretiyle geçerli bir tazmin talebinde bulunmuş olup, davacı yan, teminat mektuplarının tazminini istemekte haklı olup, dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyetinin rapor ve ek raporuna göre de takip tarihi itibariyle 2.500.000,00 TL Asıl Alacak, 11.712,33 TL Geçmiş gün faizi, 365.000,00 TL Asıl Alacak, 1.710,00 TL Geçmiş gün faizi olmak üzere, toplam 2.878.422,33 TL alacağı olduğu,

davalı yanca takipten sonra davadan önce 1.600.000,00 TL ödeme yapıldığı gözetildiğinde davacı yanın da talebi de gözetilerek yapılan ödemenin takip talebinde talep edilen toplam alacak üzerinden düşülmesi sonucu davacı yanın davalıdan dava tarihi itibariyle 1.278.422,33 TL alacağı kaldığı anlaşılmakla davacının davasının kabulü ile davalı yanın Ankara 2. İcra Müdürlüğü'nün 2019/11438 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 1.278.422,33 TL üzerinden devamına, 1.278.422,33 TL asıl alacağa 19/09/2019 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına,

takip tarihi itibariyle tespit edilen 2.865.000,00 TL asıl alacağa takip tarihinden kısmi ödeme tarihi olan 19/09/2019 tarihine kadar avans faizi işletilmesine, icra giderleri ve icra vekalet ücreti bakımından takip tarihinden asıl alacak tutarının icra müdürlüğünce esas alınmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Öte yandan, davacı yanın, alacağının miktarı likit ( bilinebilir - belirlenebilir - hesap edilebilir) nitelikte olduğundan İcra İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi gereğince davacı yararına dava değeri olan 1.278.422,33 TL asıl alacak tutarının %20'si üzerinden hesaplanan 255.684,45 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine yönelik ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygundur (Emsal mahiyette Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 09/02/2017 tarih 2016/12900 esas 2017/994 karar sayılı içtihatı).

Diğer yandan, davalı yanın, riskin gerçekleşmediği ve tazmini istenen bedelin risk bedelinin üstünde olduğuna ilişkin savunmasının davaya ve takibe konu teminat mektuplarında yer alan "ilk yazılı talep üzerine derhal ve gecikmeksizin, nakden ve tamamen ödeneceği" şeklinde yer alan ibare gözetildiğinde, teminat mektuplarının "ilk talepte ödeme kaydına havi" nitelikte olduğundan davalı yanın buna yönelik iddiasına da Dairemizce itibar edilmemiştir.

Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

A)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Davalıdan alınması gerekli olan 87.329,03 TL harçtan peşin alınan 26.629,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 60.699,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Davalı yanca yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

B)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile,

Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/10/2021 tarih ve 2019/497 Esas 2021/723 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

2-Davanın KABULÜ ile

Ankara 2. İcra Müdürlüğü'nün 2019/11438 Esas sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazın İPTALİ ile,

Takip tarihi itibariyle tespit edilen 2.865.000,00 TL asıl alacağa takip tarihinden kısmi ödeme tarihi olan 19/09/2019 tarihine kadar avans faizi işletilmesine,

Davalı yanın bakiye kalan 1.278.422,33 TL'ye yönelik itirazının iptali ile takibin bu miktar üzerinden kaldığı yerden devamına, asıl alacak olan 1.278.422,33 TL'ye kısmi ödeme tarihi olan 19/09/2019 tarihinden avans faizi uygulanmasına,

3-İcra giderleri ve icra vekalet ücreti bakımından takip tarihinden asıl alacak tutarının icra müdürlüğünce esas alınmasına,

4-Alacağın likit olması sebebiyle davacı yararına dava değeri olan 1.278.422,33 TL asıl alacak tutarının %20'si üzerinden hesaplanan 255.684,45 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 87.329,03 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 7.440,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 79.888,88 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

6-Davacı tarafça yatırılan 44,40 TL başvurma harcı, 7.440,15 peşin harç olmak üzere toplam 7.484,55 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Davacı tarafça yapılan 209,50 TL tebligat ve posta gideri, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.209,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

8-Davanın kabul edilen kısmı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 77.544,78 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

9-HMK 333. Maddesi gereğince mahkemece yatırılan avansın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip yatırana iadesine,

C)1-Davacı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 21.832,26 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,

2-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile dosyanın istinafa gönderim giderinin 54,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 274,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/02/2024

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/227, K. 2024/280, 21 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/227
Karar No
2024/280
Tarih
21 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/227 K.2024/59
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/227 K.2024/164
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/230 K.2024/231
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi E.2022/232 K.2024/239
  • Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/233 K.2024/25
  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/233 K.2024/72

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.