KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2024
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/232 - 2024/239
- Esas no
- 2022/232
- Karar no
- 2024/239
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/09/2021
- Numarası
- 2019/524 Esas 2021/588 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalılar
- —
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Yazılma tarihi
- 29/02/2024
Karar Metni
982 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 10.08.2018 tarihinde, davacı adına kayıtlı, dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca, davalı ... Sigorta AŞ nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olan davalı ...'nın maliki olduğu ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın çarpması sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davacı şirkete ait araçta hasar meydana geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00 TL değer kaybı,
10,00 TL hasar tazminatının kaza tarihi olan 10.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile 10,00 TL araç mahrumiyeti tazminatının sadece davalı araç malikinden kaza tarihi olan 10.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile tahsiliyle davacıya ödenmesine karar verilmesini talep talep etmiş, ıslah dilekçesi ile toplam tazminat talebini 11.315,01 TL artırmıştır.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacı tarafından davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davalı şirket tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazada davalının kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; trafik uzmanı bilirkişiden alınan kusur raporunda, dava konusu trafik kazasında kırmızı ışık ihlalinde bulunan tarafın mahkemece belirlenmesi durumda, kırmızı ışık ihlalinde bulunan sürücünün tam kusurlu, diğer araç sürücüsünün kusursuz olacağı, aracın hasar bedelinin 16.150,00TL olduğu, araçta 2.500,00 TL değer kaybı olacağının belirtildiği,
İstanbul ATK Trafik ihtisas dairesinden alınan raporda ise, davalı sürücü ...'nın yeşil ışıkta geçiş yaptığının kabulü halinde, davalı sürücü ...'nın kusursuz, sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olacağı, aksi durumda is sürücü ...'ın yeşil ışıkta geçiş yaptığının kabulü halinde davalı sürücü ...'nın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, sürücü ...'ın kusursuz olacağının bildirildiği, her ne kadar Yerleşik Yargıtay İçtihatlarına göre kusurun kimde olduğunun tam olarak tespit edilemediği durumlarda tarafların yarı yarıya kusurlu olduklarının kabul edileceği ilkesi benimsense de, taraflardan sadece davalı ...'in tanık deliline başvurduğu,
29/04/2021 tarihli duruşmada davalı tanıkları ... ve ... beyanlarında, davalı araç sürücüsü ...'nın yeşil ışıkta geçtiğini, davacı şirketin maliki olduğu ... plakalı araç sürücüsünün kırmızı ışıkta geçtiği esnada davaya konu trafik kazasının meydana geldiğini beyan ettikleri, davacı tarafın tanık deliline dayanmadığı gibi kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kırmızı ışıkta geçtiği ve kusurlu olduğuna dair her hangi bir belgeyi de dosyaya sunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, tanık ...’nın verilecek kararda menfaati olduğundan ifadesini kabul etmediklerini, diğer tanığın ise olayı tam olarak görmediğini, sadece tanık beyanlarına göre kusur belirlemesi yapılamayacağını, hangi aracın kırmızı ışık ihlali yaptığı tespit edilemiyorsa en azından tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı vekili, davalı ... idaresindeki, davalı şirket nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın davacı şirkete ait araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu belirterek hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı talep etmektedir.
Dava konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında, kazanın ışık kontrollü kavşakta meydana geldiğinin, iki araç sürücüsünün de yeşil ışıkta geçtiğini iddia ettiği belirtilerek kusur tespiti yapılamadığı görülmüştür.
Mahkemece, kusur oranlarının belirlenmesi için makine mühendisi bilirkişiden alınan raporda, dosya kapsamından hangi aracın kırmızı ışıkta geçtiğinin anlaşılamadığı, kırmızı ışık ihlali yapan sürücünün belirlenmesi halinde tam kusurlu olduğunun kabulü gerektiğinin mütalaa edildiği, tarafların itirazı üzerine Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alındığı, bu raporda da, hangi aracın kırmızı ışık ihlali yaptığının anlaşılamadığı, kırmızı ışıkta geçen aracın belirlenmesi halinde bu araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun kabulü gerektiğinin mütalaa edildiği görülmüştür.
Davalı ... vekilinin delil olarak iki tanık ismi bildirdiği, dinlenen tanık ...’nun, kaza anında olay yerinde yaya olarak bulunduğunu, yaya geçidinden geçerken kazayı gördüğünü, davalının sürücüsü olduğu aracın yeşil ışıkta geçtiğini, diğer aracın kırmızı ışık ihlali yapması sonucu kazanın meydana geldiğini beyan ettiği, tanık ...’nın ise, kaza anında davalı ... idaresindeki araçta yolcu olarak bulunduğunu, arka koltukta oturduğunu, davalının oğlunun düğününe gittiklerini, kavşakta kendilerine yeşil ışık yanması üzerine geçtikleri esnada diğer aracın gelerek araçlarına çarptığını,
kendisinin yaralandığını beyan ettiği görülmüş olup davalı ...’nın yeşil ışıkta geçtiği savunmasını tanık beyanları ile ispat ettiği, davacı tarafın davalının kırmızı ışıkta geçtiğine dair dosyaya bir delil sunmadığı, dosya kapsamı ve alınan kusur raporlarına göre yeşil ışıkta geçen araç sürücüsünün kusursuz olduğunun kabulü gerektiğinden mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/232, K. 2024/239, 16 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama