KÜNYE
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/380
- Karar No
- 2024/353
- Karar tarihi
- 6 Mart 2024
Karar Metni
2.153 kelime·11 dk okuma·23 bölüm
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/380 Esas 2024/ Karar T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/380
KARAR NO : 2024/353
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/11/2021
NUMARASI
2019/518 Esas 2021/737 Karar
DAVACILAR
VEKİLLERİ
DAVALILAR
DAVA
Tapu İptali ve Tescil - Tazminat
DAVA TARİHİ : 17/10/2019
KARAR TARİHİ : 06/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2024
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile davalı ...'ın dava dışı ...nin ortakları olduklarını, davalı ...'ın aynı zamanda şirketin müdürü olduğunu, davalı ...'ın şirketi ve şirket ortağı olan müvekkillerini zarara uğratmak kastı ile şirket adına kayıtlı olup, şirket faaliyetinde kullanılan ...
Parsellerinde kayıtlı olan kargir dükkan vasfındaki taşınmazları müvekkillerin bilgisi dışında 17.04.2019 tarihinde ederinin altında değer göstermek suretiyle ve muvazaalı olarak eşi olan davalı ...”a devrettiğini, davalı ...'ın'ın ev hanımı olduğunu, herhangi bir geliri bulunmadığını, bu işlemin şirket kayıtlarına yansıtılıp yansıtılmadığının da belirsiz olduğunu belirterek anılan taşınmazın dava dışı ... adına tesciline,
bunun mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla taşınmazların değeri olan 1.030.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, TTK'nın Limited Şirkete ilişkin hükümleri gereği ortakların münferiden dava açma hakları bulunmadığını, öncelikle genel kurul yapılması ve Şirket adına dava açma kararının alınması gerektiğini, davalılardan ...'ın Şirket yetkilisi olmasının bu duruma engel teşkil etmediğini, zira, müvekkili ...'ın, dava konusu taşınmazlar bakımından işlemin tarafı olmadığını, müvekkili ...'ın her ne kadar işlemde imzası var ise de.
"Şirket yetkilisi" olarak Şirket nam ve hesabına işlem gerçekleştirdiğini, dolayısıyla müvekkili ...'ın iş bu davada taraf olmaması nedeniyle davanın bu müvekkili yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, dava konusu satış işleminde muvazaa söz konusu olmadığını, müvekkili ...'ın zor durumlarla mücadele edebilmek için oldukça yoğun uğraşlar verdiğini, şirkete finansman kaynağı yaratabilmek için uğraştığını, şirketi kendisinin ve eşinin aktif ve pasif malvarlığı ile desteklemek zorunda kaldığını,
bu bağlamda müvekkili adına kayıtlı Bodrum'da bulunan yazlık niteliğinde 3.500.000,00 TL civarında değeri bulunan taşınmazı sırf hızlıca satılabilmesi için 2.350.000,00 TL'ye sattığını, 500.000,00 TL civarında bir kısım taşınmazın kendi borcuna ödendiğini, 1.750.000,00 TL 'lik kaynağın ...'ya aktarıldığını, bu sebeple şirkete ait taşınmazların, müvekkilleri aileye ait taşınmazın satılarak şirket için ödemiş olduğu paraya karşılık olarak ...'a devredildiğini, müvekkillerinin halen daha şirketin faydasına hareket ederek, ...'a ait olmasına rağmen dava konusu taşınmazlardan iki tanesini ...'nın alacaklıları ...
Şirketlerine teminat olarak verdiğini, görüldüğü üzere müvekkili ... muvazaa gibi kötü bir iddiaya muhatap kalmak bir yana tam tersine yarısı davacılara ait olan şirketi ayakta tutmak ve davacıların zarara uğramalarını engellemek için kendi hayatından, ailesinden ve zamanından fedakarlıklar yaparak emek verdiğini, bu nedenlerle davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacıların aktif, davalı ...'ın pasif husumet ehliyetlerinin bulunduğu, dava dilekçesinin konu ve sonuç bölümünde, tapu iptal ve tescil mümkün olmadığı taktirde taşınmazların değeri olan 1.030.000,00 TL'nin tahsilinin talep edildiğinin açıklandığı,
taşınmazlar dava açıldıktan sonra dava dışı üçüncü kişilere devredilmekle tapu iptali ve tescil talebinin dinlenemeyeceği, dava konusu taşınmazların satış bedeli olan 1.030.000,00 TL'nin davalı ... tarafından şirket hesabına yatırıldığı anlaşılmakla dava dilekçesinin sonuç kısmında belirtilen taleplerin haklı olmadığ, dava dilekçesi içeriğinde taşınmazların düşük bedelle devredilmiş olabilecekleri iddia edilmiş ise de, devir anında taşınmazlar üzerinde 765.853,00 TL şirketin icra borcu nedeniyle de haciz bulunduğu, taşınmazların hacizli olarak devredildikleri, davalı temsilci ...'ın şahsi hesabından, şirketin ...
AŞ'de ki 216.175,00 TL tutarlı kredi kapanmasının yapıldığı, ayrıca davalı ... tarafından 10.06.2020 tarihinde dava dışı ....Ltd Şti'ye satılan taşınmazlar bedeli olarak 400.000,00 TL'nin şirket hesabına yatırıldığı, davalı ... tarafından şahsi bedeli olarak şirkete 1.030.000,00 TL ödeme yapıldığı ve taşınmazların davalı ...'a devir tarihindeki rayiç değerinin 2.019.000,00 TL olarak hesaplandığı gözönüne alındığında, dava dışı şirketin zarara uğramadığı kanaatine varılmakla,
yargılamanın daha fazla uzamaması için usul ekonomisi de gözetilerek dava dışı ...'e yapılan devir bedelinin şirkete ödenmesine ilişkin daha fazla araştırma yapılmasına gerek duyulmadan davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
Bilirkişi raporuna yönelik yapılan itirazın gerekçe gösterilmeden reddedildiğini, eksik belgelerin dosyaya kazandırılarak taleplerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini, davalı ...'ın şirketi zarara uğratmak yönündeki karar gerekçesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ...'un yükümlülüklerini ve sorumluluklarını kasıtlı olarak ihlal ettiğini, diğer davalı ...'ın da aynı kasıt ve ihlalli davrandığının açık olduğunu, şirketi zarara uğratmak kastıyla hareket ettiklerini, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/164304 Esas sayılı dosyasında hizmet nedeniyle emniyeti suiistimal suçu nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğunu,
ayrıca davalı ... yönünden pasif husumet ehliyeti bulunduğu belirtilmiş olmasına rağmen hükmedilen vekalet ücretinin nispi vekalet ücreti olarak tespit edildiğini, kararın bu yönüyle hatalı olduğunu, davacı müvekkillerinin şirketin ortağı olarak dava açma hakları bulunduğunu, şirket müdürü olarak şirkete ve şirket ortaklarına karşı verilen zararlardan dolayı müdürlerin sorumluluğu bulunup ortakların da dava açma hakkına sahip olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesine karşı vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; muvazaa ve dava dışı şirketin zarara uğratılması nedeniyle tapu iptali ve tescil mümkün olmadığı takdirde dava konusu taşınmazların bedellerinin tahsil edilerek davadışı şirkete ödenmesi istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
... Ada'da kain;
1 Parsele ait tapu kaydının incelenmesinde; 250.000,00 TL bedelle ... .... Ltd.Şti.'ne ait hissenin ...'a,
2 Parsele ait tapu kaydının incelenmesinde; 195.000,00 TL bedelle ... .... Ltd.Şti.'ne ait hissenin ...'a,
3 Parsele ait tapu kaydının incelenmesinde; 195.000,00 TL bedelle ... .... Ltd.Şti.'ne ait hissenin ...'a,
4 Parsele ait tapu kaydının incelenmesinde; 195.000,00 TL bedelle ... .... Ltd.Şti.'ne ait hissenin ...'a,
5 Parsele ait tapu kaydının incelenmesinde; 195.000,00 TL bedelle ... .... Ltd.Şti.'ne ait hissenin ...'a satıldığı, taşınmazların haciz ve ipotek yüklü olarak ... tarafından satın alındığı, satın alınan bu taşınmazlar üzerinde ... A.Ş. lehine 2.360.00,00 TL ipotek ve Ankara 11. İcra Müdürlüğünün 2019/130 Esas 765.853,41 TL bedel ile alacaklı ... Sanayı Ve Tıcaret Limited lehine ipotek ve haciz bulunduğu görülmüştür.
Gayrimenkul değerlendirme uzmanı bilirkişiden alınan raporda özetle; davaya
konu 5 adet taşınmazın 17/04/2019 tarihinde tapuda ... adına satış işleminin gerçekleştirildiğini, emsal satış temin edilemediğinden değer takdiri maliyet yöntemiyle değer tespiti yapıldığını, bu yöntemde dükkanların piyasa maliyet değerleri, arsanın piyasa değerinin bulunduğunu, ikisinin birlikte oluşturacağı değer artışı dikkate alınarak değerinin hesaplandığını, devir tarihi olan 17/04/2019 tarihi itibariyle 1 parselin değerinin 531.000,00 TL, 2,3,4 ve 5 parsellerin değerinin 372.000,00'şer TL olacağı belirtilmiştir.
Mali müşavir bilirkişiden alınan 22.02.2021 tarihli raporda özetle; dosya kapsamında yer alan belgelerden, davacı ... ile ...'ın, 26.03.2018 tarihli karar ile şirkete ortak oldukları ... .... Ltd.Şti.ne ait 1,2,3,4 ve 5 nolu kargir dükkanın 17.04.2019 tarihinde ...a satışının yapıldığı, söz konusu dükkanların tapu kaydı üzerinde “Ankara 11. İcra Dairesinin 28.01.2019 tarih 2019/130 Esas sayılı Haciz Yazısı sayılı yazıları ile 765.853,41 TL bedel ile alacaklı ...
Sanayı Ve Tıcaret Limited Lehine Hacız İşlenmiştir” şeklinde şerhin mevcut olduğu, 4,5 nolu taşınmazların 16.10.2019 tarihinde ...'e (... A.Ş. yönetim kurulu Başkanı, şirket temsilcisi) devredildiği, 1,3,4 ve 5 nolu dükkanların satış işlemleri sonrasında haciz şehrinin kaldırıldığı, 2 nolu dükkan tapu kaydı üzerinde ise şerhin devam ettiğinin görüldüğü, ... .... Ltd.Şti. kaşe ... ve ... A.Ş. kaşe ve imzasının yer aldığı 02.04.2019 tarihli belgede; “... ....
Ltd.Şti.ne ait 15.03.2019 vadeli 7012471 no.lu 200.000,00 TL, 15.03.2019 vadeli 7011703 nolu 100.000,00 TL, 31.03.2019 vadeli 7012470 no.lu 200.000,00 TL, 31.03.2019 vadeli 7012468 no.lu 100.000,00 TL, tutarlarındaki karşılıksız çeklere istinaden ... Bodrum'da bulunan yazlık evini satılığa çıkarttığını ve evini satar satmaz en kısa sürede yukarıda belirtilen karşılıksız çeklerine istinaden ödeme yapacağının taahhüt ve beyan edildiği, keşidecisi ... .... Ltd.Şti., lehtarı ...
A.Ş. olan 31.05.2019 ve 30.04.2019 düzenleme tarihli her biri 350.000,00 TL tutarında iki adet çek düzenlendiği, çekler üzerinde ... ve ...'ın avalimdir şeklinde isim ve imzalarının mevcut olduğu, 24.04.2019 tarihinden ...'ın ... hesabından ... .... Ltd.Şti.nin ...
Bankasındaki hesabına “1,2,3,4,5 no.lu dükkan bedeli” açıklaması ile 1.030.000,00 TL aktarıldığı, yine 24.10.2019 tarihinde ... hesabından, şirketin ...'taki 216.175,00 TL tutarlı kredi kapamasının yapıldığı, 24.04.2019 işlem tarihli ... dekontunun incelenmesinden, ... hesabından, ...'a ait hesabı 100.000,00 TL havale yapıldığının tespit edildiği, dava dışı şirkete ait ticari defterlerin 6102 Sayılı yeni TTK'nun 64. maddesi uyarınca sahibi lehine delil olma özelliğine “haiz olduğu”, şirketin ticari defter kayıtlarında davacılar tarafından şirkete aktarılan herhangi bir para kaydına rastlanılmadığı,
24.04.2019 işlem tarihli ... dekontunun incelenmesinden, ...'ın kişisel hesabından, ...'a ait hesabı 100.000,00 TL havale yapıldığının tespit edildiği, davalılar ... ve ... tarafından kendi kişisel hesaplarından, dava dışı şirkete aktarılan nakit para tutarı 1.246.175,00 TL olduğu, yine şirket hissedarlarından davalı ... tarafından kendi kişisel banka hesabından, şirket hissedarı olan davacılardan ...'ın banka hesabına 100.000,00 TL havale yaptığı,
Mali müşavir bilirkişiden alınan ek raporda özetle; taraflar arasındaki cari ilişki içerisinde 31.05.2019 tarih 7011225 çek no.lu 350.000,00 TL tutarlı ve 30.04.2019 düzenleme tarihli 7011224 çek no.lu 350.000,00 TL tutarlı çeklere ilişkin bir kaydın yer almadığı, yine 4 ve 5 no.lu taşınmazların ...'e devredildiği 16.10.2019 tarihinde, ... A.Ş. borcuna mahsuben devredildiğine ilişkin şirket kayıtlarında bir kayda rastlanılmadığı belirtilmiştir.
Somut olaya gelince, davacı yanca muvazaalı işlemler nedeniyle davalıların dava dışı şirkete zarara uğrattıklarından bahisle tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde taşınmazların bedelinin davalılardan tahsili ile dava dışı şirkete ödenmesine yönelik olarak eldeki dava açılmıştır.
Her ne kadar ıslah dilekçesinde davacı yanca açılan davanın tazminat davasına dönüştürüldüğü, taşınmaz bedellerinin davalılardan tahsili ile davacı yana ödenmesi talep edilmiş ise de, dava dilekçesinin dava dilekçesinin konu ve sonuç bölümünde, tapu iptal ve tescil mümkün olmadığı taktirde taşınmazların değeri olan 1.030.000,00 TL'nin tahsili ile davalı şirkete ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği, davaya konu taşınmazların dava açıldıktan sonra dava dışı üçüncü kişilere devredildiği,
davacı yanca da yargılama sırasında sunulan ıslah dilekçesi ile davaya tazminat davası olarak devam edilmesinin talep edildiğinden tapu iptali ve tescil isteminin dinlenmesinin söz konusu olamayacağı, tazminata yönelik talep yönünden ise dosya kapsamında alınan gayrimenkul değerlendirme uzmanının raporuna göre dava konusu taşınmazların tapudaki satış tarihi itibariyle değerinin 2.019.000,00 TL olduğu, dava konusu taşınmazların davalı ...'a devredildiği tarih itibariyle dava konusu taşınmazlar üzerinde ...
A.Ş. lehine 2.360.00,00 TL ipotek ve Ankara 11. İcra Müdürlüğünün 2019/130 Esas 765.853,41 TL bedel ile alacaklı ... lehine ipotek ve haciz bulunduğu, taşınmazların ipotek ve haciz yükümlülüğü ile birlikte davalı ...'a 1.030.000,00 TL bedelle devredildiği, dosya kapsamında alınan mali müşavir bilirkişinin rapor ve ek raporuna göre davalıların ortak hesabından şirket hesabına 1,2,3,4 ve 5 no'lu dükkan bedeli olarak 1.030.000,00 TL aktarıldığı gibi 24/10/2019 tarihinde de ... hesabından şirketin ...
AŞ'den kullanmış olduğu kredinin kapatılması için 216.175,00 TL para gönderildiği, ayrıca davalı ... tarafından 10.06.2020 tarihinde dava dışı ....Ltd Şti'ye satılan taşınmazlar bedeli olarak 400.000,00 TL'nin şirket hesabına yatırıldığı, bu hale göre davaya konu taşınmazların üzerinde bulunan haciz ve ipotekler dikkate alındığında tapudaki satış bedelinin makul olduğu, dava dışı şirketin herhangi bir zararının bulunmadığı anlaşılmakla açılan davanın bu nedenlerle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Öte yandan, eldeki davada muvazaa ve dava dışı şirketin zarara uğratılması nedeniyle tapu iptali ve tescil mümkün olmadığı takdirde dava konusu taşınmazların bedellerinin tahsil edilerek davadışı şirkete ödenmesi istemine ilişkin dava açılmış olup, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş ve kendisini vekil ile temsil ettriren davalılar yararına 68.550,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/4 maddesinde: maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin, bu tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağı, düzenlenmiş olup,
düzenleme ve eldeki davanın da maddi tazminat davası olduğu gözetildiğinde açılan davanın tümüyle reddine karar verilmiş olmakla karar tarihindeki tarife hükümleri dikkate alındığında davalılar lehine maktu vekalet ücreti yerine nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır (Emsal mahiyette Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/11/2022 ve 2021/6661 Esas 2022/7860 Karar sayılı içtihatı).
Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/380, K. 2024/353, 6 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama