İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/380 K.2024/353

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/380 Esas 2024/ Karar T.C.

Esas2022/380Karar2024/353Tarih6 Mart 2024Okuma11 dk · 2.153 kelime

KÜNYE

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/380
Karar No
2024/353
Karar tarihi
6 Mart 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.153 kelime·11 dk okuma·23 bölüm

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/380 Esas 2024/ Karar T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/380

KARAR NO : 2024/353

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 11/11/2021

NUMARASI

2019/518 Esas 2021/737 Karar

DAVACILAR

VEKİLLERİ

DAVALILAR

DAVA

Tapu İptali ve Tescil - Tazminat

DAVA TARİHİ : 17/10/2019

KARAR TARİHİ : 06/03/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2024

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile davalı ...'ın dava dışı ...nin ortakları olduklarını, davalı ...'ın aynı zamanda şirketin müdürü olduğunu, davalı ...'ın şirketi ve şirket ortağı olan müvekkillerini zarara uğratmak kastı ile şirket adına kayıtlı olup, şirket faaliyetinde kullanılan ...

Parsellerinde kayıtlı olan kargir dükkan vasfındaki taşınmazları müvekkillerin bilgisi dışında 17.04.2019 tarihinde ederinin altında değer göstermek suretiyle ve muvazaalı olarak eşi olan davalı ...”a devrettiğini, davalı ...'ın'ın ev hanımı olduğunu, herhangi bir geliri bulunmadığını, bu işlemin şirket kayıtlarına yansıtılıp yansıtılmadığının da belirsiz olduğunu belirterek anılan taşınmazın dava dışı ... adına tesciline,

bunun mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla taşınmazların değeri olan 1.030.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, TTK'nın Limited Şirkete ilişkin hükümleri gereği ortakların münferiden dava açma hakları bulunmadığını, öncelikle genel kurul yapılması ve Şirket adına dava açma kararının alınması gerektiğini, davalılardan ...'ın Şirket yetkilisi olmasının bu duruma engel teşkil etmediğini, zira, müvekkili ...'ın, dava konusu taşınmazlar bakımından işlemin tarafı olmadığını, müvekkili ...'ın her ne kadar işlemde imzası var ise de.

"Şirket yetkilisi" olarak Şirket nam ve hesabına işlem gerçekleştirdiğini, dolayısıyla müvekkili ...'ın iş bu davada taraf olmaması nedeniyle davanın bu müvekkili yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, dava konusu satış işleminde muvazaa söz konusu olmadığını, müvekkili ...'ın zor durumlarla mücadele edebilmek için oldukça yoğun uğraşlar verdiğini, şirkete finansman kaynağı yaratabilmek için uğraştığını, şirketi kendisinin ve eşinin aktif ve pasif malvarlığı ile desteklemek zorunda kaldığını,

bu bağlamda müvekkili adına kayıtlı Bodrum'da bulunan yazlık niteliğinde 3.500.000,00 TL civarında değeri bulunan taşınmazı sırf hızlıca satılabilmesi için 2.350.000,00 TL'ye sattığını, 500.000,00 TL civarında bir kısım taşınmazın kendi borcuna ödendiğini, 1.750.000,00 TL 'lik kaynağın ...'ya aktarıldığını, bu sebeple şirkete ait taşınmazların, müvekkilleri aileye ait taşınmazın satılarak şirket için ödemiş olduğu paraya karşılık olarak ...'a devredildiğini, müvekkillerinin halen daha şirketin faydasına hareket ederek, ...'a ait olmasına rağmen dava konusu taşınmazlardan iki tanesini ...'nın alacaklıları ...

Şirketlerine teminat olarak verdiğini, görüldüğü üzere müvekkili ... muvazaa gibi kötü bir iddiaya muhatap kalmak bir yana tam tersine yarısı davacılara ait olan şirketi ayakta tutmak ve davacıların zarara uğramalarını engellemek için kendi hayatından, ailesinden ve zamanından fedakarlıklar yaparak emek verdiğini, bu nedenlerle davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacıların aktif, davalı ...'ın pasif husumet ehliyetlerinin bulunduğu, dava dilekçesinin konu ve sonuç bölümünde, tapu iptal ve tescil mümkün olmadığı taktirde taşınmazların değeri olan 1.030.000,00 TL'nin tahsilinin talep edildiğinin açıklandığı,

taşınmazlar dava açıldıktan sonra dava dışı üçüncü kişilere devredilmekle tapu iptali ve tescil talebinin dinlenemeyeceği, dava konusu taşınmazların satış bedeli olan 1.030.000,00 TL'nin davalı ... tarafından şirket hesabına yatırıldığı anlaşılmakla dava dilekçesinin sonuç kısmında belirtilen taleplerin haklı olmadığ, dava dilekçesi içeriğinde taşınmazların düşük bedelle devredilmiş olabilecekleri iddia edilmiş ise de, devir anında taşınmazlar üzerinde 765.853,00 TL şirketin icra borcu nedeniyle de haciz bulunduğu, taşınmazların hacizli olarak devredildikleri, davalı temsilci ...'ın şahsi hesabından, şirketin ...

AŞ'de ki 216.175,00 TL tutarlı kredi kapanmasının yapıldığı, ayrıca davalı ... tarafından 10.06.2020 tarihinde dava dışı ....Ltd Şti'ye satılan taşınmazlar bedeli olarak 400.000,00 TL'nin şirket hesabına yatırıldığı, davalı ... tarafından şahsi bedeli olarak şirkete 1.030.000,00 TL ödeme yapıldığı ve taşınmazların davalı ...'a devir tarihindeki rayiç değerinin 2.019.000,00 TL olarak hesaplandığı gözönüne alındığında, dava dışı şirketin zarara uğramadığı kanaatine varılmakla,

yargılamanın daha fazla uzamaması için usul ekonomisi de gözetilerek dava dışı ...'e yapılan devir bedelinin şirkete ödenmesine ilişkin daha fazla araştırma yapılmasına gerek duyulmadan davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,

Bilirkişi raporuna yönelik yapılan itirazın gerekçe gösterilmeden reddedildiğini, eksik belgelerin dosyaya kazandırılarak taleplerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini, davalı ...'ın şirketi zarara uğratmak yönündeki karar gerekçesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ...'un yükümlülüklerini ve sorumluluklarını kasıtlı olarak ihlal ettiğini, diğer davalı ...'ın da aynı kasıt ve ihlalli davrandığının açık olduğunu, şirketi zarara uğratmak kastıyla hareket ettiklerini, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/164304 Esas sayılı dosyasında hizmet nedeniyle emniyeti suiistimal suçu nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğunu,

ayrıca davalı ... yönünden pasif husumet ehliyeti bulunduğu belirtilmiş olmasına rağmen hükmedilen vekalet ücretinin nispi vekalet ücreti olarak tespit edildiğini, kararın bu yönüyle hatalı olduğunu, davacı müvekkillerinin şirketin ortağı olarak dava açma hakları bulunduğunu, şirket müdürü olarak şirkete ve şirket ortaklarına karşı verilen zararlardan dolayı müdürlerin sorumluluğu bulunup ortakların da dava açma hakkına sahip olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesine karşı vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; muvazaa ve dava dışı şirketin zarara uğratılması nedeniyle tapu iptali ve tescil mümkün olmadığı takdirde dava konusu taşınmazların bedellerinin tahsil edilerek davadışı şirkete ödenmesi istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

... Ada'da kain;

1 Parsele ait tapu kaydının incelenmesinde; 250.000,00 TL bedelle ... .... Ltd.Şti.'ne ait hissenin ...'a,

2 Parsele ait tapu kaydının incelenmesinde; 195.000,00 TL bedelle ... .... Ltd.Şti.'ne ait hissenin ...'a,

3 Parsele ait tapu kaydının incelenmesinde; 195.000,00 TL bedelle ... .... Ltd.Şti.'ne ait hissenin ...'a,

4 Parsele ait tapu kaydının incelenmesinde; 195.000,00 TL bedelle ... .... Ltd.Şti.'ne ait hissenin ...'a,

5 Parsele ait tapu kaydının incelenmesinde; 195.000,00 TL bedelle ... .... Ltd.Şti.'ne ait hissenin ...'a satıldığı, taşınmazların haciz ve ipotek yüklü olarak ... tarafından satın alındığı, satın alınan bu taşınmazlar üzerinde ... A.Ş. lehine 2.360.00,00 TL ipotek ve Ankara 11. İcra Müdürlüğünün 2019/130 Esas 765.853,41 TL bedel ile alacaklı ... Sanayı Ve Tıcaret Limited lehine ipotek ve haciz bulunduğu görülmüştür.

Gayrimenkul değerlendirme uzmanı bilirkişiden alınan raporda özetle; davaya

konu 5 adet taşınmazın 17/04/2019 tarihinde tapuda ... adına satış işleminin gerçekleştirildiğini, emsal satış temin edilemediğinden değer takdiri maliyet yöntemiyle değer tespiti yapıldığını, bu yöntemde dükkanların piyasa maliyet değerleri, arsanın piyasa değerinin bulunduğunu, ikisinin birlikte oluşturacağı değer artışı dikkate alınarak değerinin hesaplandığını, devir tarihi olan 17/04/2019 tarihi itibariyle 1 parselin değerinin 531.000,00 TL, 2,3,4 ve 5 parsellerin değerinin 372.000,00'şer TL olacağı belirtilmiştir.

Mali müşavir bilirkişiden alınan 22.02.2021 tarihli raporda özetle; dosya kapsamında yer alan belgelerden, davacı ... ile ...'ın, 26.03.2018 tarihli karar ile şirkete ortak oldukları ... .... Ltd.Şti.ne ait 1,2,3,4 ve 5 nolu kargir dükkanın 17.04.2019 tarihinde ...a satışının yapıldığı, söz konusu dükkanların tapu kaydı üzerinde “Ankara 11. İcra Dairesinin 28.01.2019 tarih 2019/130 Esas sayılı Haciz Yazısı sayılı yazıları ile 765.853,41 TL bedel ile alacaklı ...

Sanayı Ve Tıcaret Limited Lehine Hacız İşlenmiştir” şeklinde şerhin mevcut olduğu, 4,5 nolu taşınmazların 16.10.2019 tarihinde ...'e (... A.Ş. yönetim kurulu Başkanı, şirket temsilcisi) devredildiği, 1,3,4 ve 5 nolu dükkanların satış işlemleri sonrasında haciz şehrinin kaldırıldığı, 2 nolu dükkan tapu kaydı üzerinde ise şerhin devam ettiğinin görüldüğü, ... .... Ltd.Şti. kaşe ... ve ... A.Ş. kaşe ve imzasının yer aldığı 02.04.2019 tarihli belgede; “... ....

Ltd.Şti.ne ait 15.03.2019 vadeli 7012471 no.lu 200.000,00 TL, 15.03.2019 vadeli 7011703 nolu 100.000,00 TL, 31.03.2019 vadeli 7012470 no.lu 200.000,00 TL, 31.03.2019 vadeli 7012468 no.lu 100.000,00 TL, tutarlarındaki karşılıksız çeklere istinaden ... Bodrum'da bulunan yazlık evini satılığa çıkarttığını ve evini satar satmaz en kısa sürede yukarıda belirtilen karşılıksız çeklerine istinaden ödeme yapacağının taahhüt ve beyan edildiği, keşidecisi ... .... Ltd.Şti., lehtarı ...

A.Ş. olan 31.05.2019 ve 30.04.2019 düzenleme tarihli her biri 350.000,00 TL tutarında iki adet çek düzenlendiği, çekler üzerinde ... ve ...'ın avalimdir şeklinde isim ve imzalarının mevcut olduğu, 24.04.2019 tarihinden ...'ın ... hesabından ... .... Ltd.Şti.nin ...

Bankasındaki hesabına “1,2,3,4,5 no.lu dükkan bedeli” açıklaması ile 1.030.000,00 TL aktarıldığı, yine 24.10.2019 tarihinde ... hesabından, şirketin ...'taki 216.175,00 TL tutarlı kredi kapamasının yapıldığı, 24.04.2019 işlem tarihli ... dekontunun incelenmesinden, ... hesabından, ...'a ait hesabı 100.000,00 TL havale yapıldığının tespit edildiği, dava dışı şirkete ait ticari defterlerin 6102 Sayılı yeni TTK'nun 64. maddesi uyarınca sahibi lehine delil olma özelliğine “haiz olduğu”, şirketin ticari defter kayıtlarında davacılar tarafından şirkete aktarılan herhangi bir para kaydına rastlanılmadığı,

24.04.2019 işlem tarihli ... dekontunun incelenmesinden, ...'ın kişisel hesabından, ...'a ait hesabı 100.000,00 TL havale yapıldığının tespit edildiği, davalılar ... ve ... tarafından kendi kişisel hesaplarından, dava dışı şirkete aktarılan nakit para tutarı 1.246.175,00 TL olduğu, yine şirket hissedarlarından davalı ... tarafından kendi kişisel banka hesabından, şirket hissedarı olan davacılardan ...'ın banka hesabına 100.000,00 TL havale yaptığı,

Mali müşavir bilirkişiden alınan ek raporda özetle; taraflar arasındaki cari ilişki içerisinde 31.05.2019 tarih 7011225 çek no.lu 350.000,00 TL tutarlı ve 30.04.2019 düzenleme tarihli 7011224 çek no.lu 350.000,00 TL tutarlı çeklere ilişkin bir kaydın yer almadığı, yine 4 ve 5 no.lu taşınmazların ...'e devredildiği 16.10.2019 tarihinde, ... A.Ş. borcuna mahsuben devredildiğine ilişkin şirket kayıtlarında bir kayda rastlanılmadığı belirtilmiştir.

Somut olaya gelince, davacı yanca muvazaalı işlemler nedeniyle davalıların dava dışı şirkete zarara uğrattıklarından bahisle tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde taşınmazların bedelinin davalılardan tahsili ile dava dışı şirkete ödenmesine yönelik olarak eldeki dava açılmıştır.

Her ne kadar ıslah dilekçesinde davacı yanca açılan davanın tazminat davasına dönüştürüldüğü, taşınmaz bedellerinin davalılardan tahsili ile davacı yana ödenmesi talep edilmiş ise de, dava dilekçesinin dava dilekçesinin konu ve sonuç bölümünde, tapu iptal ve tescil mümkün olmadığı taktirde taşınmazların değeri olan 1.030.000,00 TL'nin tahsili ile davalı şirkete ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği, davaya konu taşınmazların dava açıldıktan sonra dava dışı üçüncü kişilere devredildiği,

davacı yanca da yargılama sırasında sunulan ıslah dilekçesi ile davaya tazminat davası olarak devam edilmesinin talep edildiğinden tapu iptali ve tescil isteminin dinlenmesinin söz konusu olamayacağı, tazminata yönelik talep yönünden ise dosya kapsamında alınan gayrimenkul değerlendirme uzmanının raporuna göre dava konusu taşınmazların tapudaki satış tarihi itibariyle değerinin 2.019.000,00 TL olduğu, dava konusu taşınmazların davalı ...'a devredildiği tarih itibariyle dava konusu taşınmazlar üzerinde ...

A.Ş. lehine 2.360.00,00 TL ipotek ve Ankara 11. İcra Müdürlüğünün 2019/130 Esas 765.853,41 TL bedel ile alacaklı ... lehine ipotek ve haciz bulunduğu, taşınmazların ipotek ve haciz yükümlülüğü ile birlikte davalı ...'a 1.030.000,00 TL bedelle devredildiği, dosya kapsamında alınan mali müşavir bilirkişinin rapor ve ek raporuna göre davalıların ortak hesabından şirket hesabına 1,2,3,4 ve 5 no'lu dükkan bedeli olarak 1.030.000,00 TL aktarıldığı gibi 24/10/2019 tarihinde de ... hesabından şirketin ...

AŞ'den kullanmış olduğu kredinin kapatılması için 216.175,00 TL para gönderildiği, ayrıca davalı ... tarafından 10.06.2020 tarihinde dava dışı ....Ltd Şti'ye satılan taşınmazlar bedeli olarak 400.000,00 TL'nin şirket hesabına yatırıldığı, bu hale göre davaya konu taşınmazların üzerinde bulunan haciz ve ipotekler dikkate alındığında tapudaki satış bedelinin makul olduğu, dava dışı şirketin herhangi bir zararının bulunmadığı anlaşılmakla açılan davanın bu nedenlerle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.

Öte yandan, eldeki davada muvazaa ve dava dışı şirketin zarara uğratılması nedeniyle tapu iptali ve tescil mümkün olmadığı takdirde dava konusu taşınmazların bedellerinin tahsil edilerek davadışı şirkete ödenmesi istemine ilişkin dava açılmış olup, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş ve kendisini vekil ile temsil ettriren davalılar yararına 68.550,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/4 maddesinde: maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin, bu tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağı, düzenlenmiş olup,

düzenleme ve eldeki davanın da maddi tazminat davası olduğu gözetildiğinde açılan davanın tümüyle reddine karar verilmiş olmakla karar tarihindeki tarife hükümleri dikkate alındığında davalılar lehine maktu vekalet ücreti yerine nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır (Emsal mahiyette Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/11/2022 ve 2021/6661 Esas 2022/7860 Karar sayılı içtihatı).

Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden KABULÜNE,

2-Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/11/2021 tarih ve 2019/518 Esas 2021/737 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince vekalet ücreti yönünden KALDIRILMASINA,

B)1-Davanın REDDİNE,

2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 17.589,83 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.162,23 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,

3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Davalılar kendisilerini vekil ile temsil ettirdiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödemesine,

5-Kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

C)1-İstinafa başvuran davalı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf maktu karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacı tarafa iadesine,

2-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kararın kaldırma gerekçesi gözetilerek üzerinde bırakılmasına,

3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/03/2024

Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/380, K. 2024/353, 6 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Ankara
  4. Bölge Adliye Mahkemesi
  5. Esas No : 2022/380
  6. Karar No : 2024/353
  7. Türk Milleti Adına
  8. Karar
  9. İncelenen Dosyanın
  10. Mahkemesi : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
  11. Tarihi : 11/11/2021
  12. Numarası
  13. Davacılar
  14. Vekilleri
  15. Davalılar
  16. Dava
  17. Dava Tarihi : 17/10/2019
  18. Karar Tarihi : 06/03/2024
  19. Gerekçeli Kararın
  20. Yazıldığı Tarih : 06/03/2024
  21. Dava
  22. Cevap
  23. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  24. İstinaf Sebepleri
  25. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  26. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/380
Karar No
2024/353
Tarih
6 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/380 K.2024/248
  • Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/381 K.2024/203
  • Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/381 K.2024/100
  • Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/381 K.2024/276
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/383 K.2024/645
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/385 K.2024/200

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.