İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/43 K.2023/1803

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi,…

Esas2022/43Karar2023/1803Tarih14 Aralık 2023Okuma11 dk · 2.216 kelime

KÜNYE

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/43 E., 2023/1803 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
14 Aralık 2023
Dosya no
2022/43
Karar no
2023/1803
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
08/07/2021
Numarası
2020/626 Esas 2021/427 Karar
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Dava
İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
07/03/2019
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
10/01/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.216 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalıların icra takibinde 500.000,00 TL alacağa yönelik itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Dava dilekçesi davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalılar yasal süre içerisinde davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacı ile dava dışı ......Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, davalıların sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu, davalıların asıl borçlu şirketin ortağı oldukları, bu suretle kefalet sözleşmesinin TBK.

584. maddesi uyarınca geçerli olduğu gibi, kanuni şekil şartlarına haiz bulunduğu, genel kredi sözleşmesine istinaden davacının dava dışı asıl borçlu şirkete kredi kullandırdığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği, kat ihtarnamesinin dava dışı asıl borçlu şirket ile davalılara ayrı ayrı 02/04/2016 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamedeki 7 günlük atıfet süresi gözetildiğinde her iki davalının 10/04/2016 tarihinde temerrüte düştüğü, akdedilen sözleşme çerçevesinde davacının BCH kredisi için yıllık %54 temerrüt faizi talep edebileceği, takip tarihinden sonra dava tarihinden önce davacı tarafından yapılan tahsilatlar olduğu,

takip tarihinden sonra yapılan tahsilatlar yönünden davacının dava açmakta hukuki menfaati olmadığı, dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarının tespiti gerektiği, davacının takipten sonra yapmış olduğu tahsilatların tamamını faizden değil asıl alacaktan mahsup ettiği, talep ile bağlı kalınarak yapılan tahsilatların ana paradan düşülmesi gerektiği, bu kabulden hareketle yapılan hesaplamaya istinaden ibraz edilen bilirkişi kök raporuna göre davacının dava tarihi itibariyle davalılardan alacaklı olduğu miktarın tespit edildiği, alacak miktarının kefalet limiti ve teminatı kapsamında kaldığı,

davalıların likit olan alacağa haksız olarak itiraz ettikleri gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalılar arasında tahsilde tekerrüre yol açmamak üzere davalıların icra takip dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin 70.972,87 TL asıl alacak, 383.065,40 TL işlemiş faiz, 19.153,27 TL BSMV ve asıl alacağa dava tarihi olan 07/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %54 temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, İİK.

67. maddesi gereğince 94.638,30 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işbu davanın 500.000,00 TL tutar üzerinden kısmi olarak açıldığını, bilirkişi raporu ile alacaklarının bu tutara ulaştığının açıkça belgelendirilmesine rağmen davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dosyadaki son rapor olan bilirkişi ek raporunda müvekkilinin davalı kefillerden 499.999,05 TL alacağının olduğunun tespit edildiğini, 95 kuruşluk bir eksiklik sebebiyle davanın kısmen kabulüne karar vermenin ve müvekkili banka aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu,

gerekçeli kararda yapılan tahsilatların anaparadan düşüldüğünün belirtilerek bu kabulden hareketle asıl alacak tutarından yapılan tahsilatlar düşülerek asıl alacak tutarının 70.972,87 TL olarak belirlendiğini, oysa takip talebinde de belirtildiği üzere müvekkilinin tahsilatları dilediği alacaktan düşme hakkının bulunduğunu, söz konusu tutarların faiz alacağından düşülerek alacak tutarının belirlendiğini, bilirkişi ek raporunda da takip talebine konu asıl alacak tutarının talep edilebileceğinin açıkça belirtildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2016/8906 sayılı icra takip dosyası sureti, genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarı, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 08/03/2021 tarihli kök, 08/06/2021 tarihli ek rapor dosya içerisinde yer almaktadır.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda 21/11/2019 tarih 2019/126 Esas 2019/972 Karar sayılı karar ile HMK'nun 119/1-ğ, 119/2.

Maddeleri uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 01/10/2020 tarih 2020/689 Esas 2020/904 Karar sayılı kararı ile " davacı tarafından dava konusu ilamsız icra takibinde talep olunan toplam 934.266,17 TL alacağın HMK'nın 109/1. maddesine göre kısmi dava olarak açılan eldeki itirazın iptali davasında sadece 500.000,00 TL lik kısmına itirazın iptali talep edilmiştir.

Eldeki itirazın iptali davasında dava konusu ilamsız icra takibinde nakdi ve gayri nakdi kredi alacağı ile birlikte nakdi kredi alacağının ferileri olan işlemiş faiz alacağı ve BSMV talep edilmiş olup davacı tarafça 500.000,00 TL üzerinden harçlandırılarak açılan kısmi dava açılmıştır.

İlk derece mahkemesince HMK'nın 31. maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü çerçevesinde davacıya harçlandırılan kısmın takipte talep olunan alacak kalemlerinin hangilerine ilişkin olduğu hususu davacı tarafa açıklattırılması gerekir.

Bu bağlamda davacıya açıklama yapması hususunda süre verirken davada talep olunan kalemler açıklanmadığı takdirde davaya asıl alacak üzerinden mi? yoksa takip talebindeki diğer kalemler de dahil edilerek oranlama yapılarak mı? karar verileceği hususu davacı tarafa usulüne uygun olarak ihtar edililmelidir.

Ayrıca ihtarda yapılan açıklamanın yeterli görülmemesi halinde davanın açıldığı 500.000,00 TL'lik kısmın hangi kaleme ilişkin olduğunun mahkemece takdir edilmek suretiyle yargılamaya devam olunacağının da yer alması zorunludur.

Anılan çerçevede işlem yapılmaksızın ve harcı yatırılan tutar için açılmış bir dava olduğu gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme sonucunda usule aykırı bir şekilde davacı tarafa ihtar çıkarılarak talep sonucunun açık olmadığından bahisle yazılı şekilde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Dairemizin anılan kararından sonra mahkemece 24/12/2020 tarihli ara karar ile davacı vekiline 500.000,00 TL dava değerinin ne kadarının asıl alacak ne kadarının temerrüt faizi, ne kadarının BSMV'den kaynaklandığı hususunu açıklaması için iki hafta kesin süre verilmiş, kesin süre içerisinde açıklama yapılmaması halinde 500.000,00 TL'nin tamamının asıl alacağa ilişkin olarak kabul edileceği ihtar edilmiştir.

Davacı vekilince, mahkemece verilen kesin süre içerisinde, 07/01/2021 tarihli dilekçesi ile takibe konu alacağın BCH'dan kaynaklandığı, 07/01/2021 tarihi itibarıyla işleyecek faiz vb. hariç olmak üzere davalı borçlulardan 1.165.478,83 TL alacaklı olduğu, mahkeme ara kararı gereğince işbu davaya konu edilen 500.000,00 TL alacağın 97.781,28 TL'sinin asıl alacak, 383.065,40 TL'sinin temerrüt faizi, 19.153,27 TL'sinin BSMV alacağı olduğunu beyan etmiştir.

Dava konusu Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2016/8906 sayılı icra takip dosyası ile, davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine toplam 934.266,17 TL nakit, 35.197,50 TL gayri nakit olmak üzere toplam 969.463,67 TL alacağın tahsili istemi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlulara tebliğ tarihinin 23/05/2016 olarak düzeltilmesine, Ankara 3. İcra Hukuk Mahkemesince karar verildiği, davalıların düzeltilen ödeme emri tebliğ tarihine göre 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde 24/05/2016 tarihinde borca itiraz ettikleri, işbu itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin alacaklı yana tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 07/03/2019 tarihinde açıldığı dosya içeriği ile sabittir.

Davacı banka ile dava dışı ... ... Ltd. Şti. arasında 15/01/2015 tarihli 2.500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalıların anılan sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının yer aldığı, davalıların sözleşme tarihinde asıl borçlu şirketin ortağı olmaları nedeniyle TBK'nun 584. maddesi uyarınca eş rızalarının alınmadığı, kefaletin, kefalet tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 583 vd. maddelerindeki şekil koşullarına uygun olduğu dosya içeriğiyle sabittir.

Davacı tarafından davalılara gönderilen ve toplam 931.491,57 TL nakdi borcun 7 gün içinde ödenmesi, 22.410,00 TL gayri nakdi alacağın 7 gün içende depo edilmesi ihtarını içerir 31/03/2016 tarihli hesap kat ihtarnamesinin dava dışı asıl borçlu ve davalılara 02/04/2016 tarihinde tebliğ edildiği, 7 günlük atıfet süresinin sonunda dava dışı asıl borçlu ile davalıların 10/04/2016 tarihinde temerrüte düştükleri görülmüştür.

Yargılama aşamasında alınan bankacı bilirkişi kök raporunda, takip tarihinden sonra 15/04/2016-20/06/2018 tarihleri arasında tahsilat yapıldığı, asıl borçlu ve davalı kefillerin 10/04/2016 tarihinde temerrüte düştüğü, davacının takipte talep ettiği %54 temerrüt faizinin makul olduğu, dava tarihi itibarıyla davacının davalılardan 70.972,87 TL asıl alacak, 1.050.505,72 TL işlemiş faiz, 52.525,29 TL BSMV olmak üzere toplam 1.174.003,88 TL alacaklı olduğu, davacının talebi aşılamayacağından talep gözetildiğinde davacının dava tarihi itibarıyla davalılardan 70.972,87 TL asıl alacak, 383.065,40 TL işlemiş faiz, 19.153,27 TL BSMV olmak üzere toplam 473.191,54 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.

Davacı vekilinin itirazı üzerine alınan bilirkişi ek raporunda ise, davacının beyanına istinaden davacının davalılardan dava tarihi itibarıyla 97.781,28 TL asıl alacak, 383.065,40 TL işlemiş faiz, 19.153,27 TL BSMV olmak üzere toplam 499.999,95 TL nakit alacağı bulunduğu, davacı tarafından yapılan tahsilatlar ana paradan düşüldüğü için kök raporda da tahsilatların ana paradan düşüldüğü, ek raporda ise verilen görev doğrultusunda yapılan tahsilatların TBK'nun 100 vd. maddeleri uyarınca faiz ve masraflardan düşülerek hesaplama yapıldığı yönünde kanaat bildirilmiştir.

Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağı bulunduğunu, davalıların icra takibine itirazının haksız olduğunu iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bankacı bilirkişiden alınan kök rapor hükme esas alınarak davacı talebi de gözetilmek suretiyle yukarıda özetlenen kararda belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Taraflar arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalıların sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı bankanın kredi hesabını kat ederek alacağın tahsili için icra takibi başlattığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.

Uyuşmazlık, dava tarihinden önce, takip tarihinden sonra yapılan ödemelerin ana paradan mı yoksa işlemiş faiz ve masraflardan mı mahsup edileceği, davacı kayıtlarında yapılan tahsilatların ana paradan düşülmüş olmasının bu mahsup noktasında belirleyici olup olmadığı, yapılan tahsilatlar nedeniyle dava tarihi itibarıyla davacının davalılardan alacağı bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, davalıların icra takibine itirazlarının haksız olup olmadığı, hususlarından kaynaklanmaktadır.

Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, davacı yan dava konusu icra takibinde toplam 969.463,67 TL alacağın tahsilini talep etmiş ise de, işbu davada dava dilekçesinde harca esas değeri 500.000,00 TL olarak gösterip, 500.000,00 TL alacağa yönelik itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, dava dilekçesinde 500.000,00 TL alacağın ne kadarının asıl alacak, ne kadarının temerrüt faizi, ne kadarının BSMV'den kaynaklandığına ilişkin alacak kalemlerini ise açıklamamıştır.

İlk derece mahkemesince davacı vekiline alacak kalemlerini açıklamak üzere verilen kesin süreye rağmen alacak kalemlerinin açıklanmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, Dairemizin yukarıda açıklanan kaldırma kararı ile de hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü gereğince davacıya açıklama yapması hususunda süre verilirken davada talep olunan kalemler açıklanmadığı takdirde asıl alacak üzerinden mi yoksa kalemler de dahil edilerek oranlama yapılarak mı karar verileceğinin ihtarının gerektiği,

ihtarda yapılan açıklamanın yeterli görülmemesi halinde davanın açıldığı 500.000,00 TL'lik kısmın hangi kaleme ilişkin olduğunun mahkemece takdir edilmek suretiyle yargılamaya devam olunacağının belirtilmesi gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Dairemizin kaldırma kararı üzerine mahkemece bu kez, davacı vekiline dava dilekçesindeki 500.000,00 TL'ye ilişkin alacak kalemlerini açıklaması, aksi halde 500.000,00 TL'nin tamamının asıl alacak olarak kabul edileceği ihtar edilmek suretiyle kesin süre verilmiş, verilen kesin süre içerisinde davacı vekili dava konusu 500.000,00 TL alacağa ilişkin alacak kalemlerini ayrı ayrı bildirmiştir.

Yargılama aşamasında alınan bilirkişi kök raporunda, takip tarihinden sonra, dava tarihinden önce yapılan ödemeler davacı banka tarafından kayıtlarında ana paradan düşülmesi nedeniyle yapılan tahsilatlar ana paradan düşülmek suretiyle davacının davalılardan dava tarihi itibarıyla alacaklı olduğu miktar tespit edilmiş, ek raporda ise mahkemece verilen görev kapsamında yapılan ödemeler TBK'nun 100 vd. maddeleri uyarınca faiz ve masraflardan düşülerek dava tarihi itibarıyla davacının davalılardan alacaklı olduğu miktar tespit edilmiştir.

Taraflar arasında dava tarihinden önce, takip tarihinden sonra ödeme yapıldığı ve ödenen miktar hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Burada tartışılması gereken husus, yapılan ödemelerin TBK'nun 100 vd. maddeleri gözetilerek öncelikle faiz ve masraflardan mı yoksa davacının kayıtlarında yaptığı şekilde anaparadan mı mahsup edileceği hususudur.

Alınan bilirkişi raporundan da açıkça anlaşılacağı üzere davacı banka kayıtlarında taraflar arasında ihtilaf konusu olmayan ödemeleri ana paradan mahsup etmiştir. Her ne kadar davacı bankanın yapılan ödemeleri TBK'nun 100 vd. maddeleri uyarınca faiz ve masraflardan mahsup etme hakkı bulunmakta ise de, kendi kayıtlarında mahsup yaparken yasadan kaynaklanan hakkını kullanmayıp, tercihini ödemelerin ana paradan mahsup edilmesi yönünde kullanmıştır. Davacı yanın anılan tercihi davalı lehine olup, gelinen aşamada kendi kayıtlarında ödemeleri ana paradan mahsup eden bankanın açtığı itirazın iptali davasında hesaplamada TBK'nun 100 vd. maddelerinin gözetilmesi gerektiğini ileri sürmesi dinlenemeyecektir.

Öte yandan, takip talebinde toplam 969.463,67 TL alacağın tahsili talep edildiği halde dava dilekçesinde 500.000,00 TL'ye itirazın iptali talep edilmiştir. Yargılama aşamasında davacı vekili mahkemece verilen kesin süre içerisinde alacak kalemlerini tek tek açıklamıştır. Bilirkişi hesaplamaları sırasında davacı vekilince açıklanan bu alacak kalemleri tek tek gözetilerek davacı talebinin aşılamayacağı gerekçesiyle hesaplama yapılması da isabetlidir.

Hal böyle olunca, mahkemece davacı kayıtlarında dava tarihinden önce takip tarihinden sonra yapılan ödemelerin ana paradan mahsup edilmesi nedeniyle yapılan hesaplamada ödemeleri ana paradan mahsup ederek, davacının 500.000,00 TL dava değerine ilişkin açıkladığı alacak kalemleri de taleple bağlı kalınması kuralı çerçevesinde gözetilerek hesaplama yapan bilirkişi kök raporunun ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 269,85 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 14/12/2023

Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/43, K. 2023/1803, 14 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/43
Karar No
2023/1803
Tarih
14 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/44 K.2023/828
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/45 K.2023/876
  • İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/46 K.2023/139
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/46 K.2023/942
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/47 K.2023/2133
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/48 K.2023/860

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.