İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/495 K.2023/1862

Taraflar arasındaki alacağa ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekili süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Esas2022/495Karar2023/1862Tarih27 Aralık 2023Okuma10 dk · 2.058 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/495 E., 2023/1862 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Vekili

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
27 Aralık 2023
Dosya no
2022/495
Karar no
2023/1862
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
30/11/2021
Numarası
2014/404 Esas 2021/779 Karar
Davacı
—
Davalılar
—
Vekili
—
Dava
Alacak
Dava tarihi
26/08/2005
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
29/12/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.058 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki alacağa ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekili süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların ... San ve Tic. A.Ş. firmasına usulsüz kredi kullandırılmak suretiyle banka zararına sebebiyet verdiklerini; kredi kullandırımının bankacılık genel mevzuatına, banka iç mevzuatına ve bankacılık ilke ve teamüllerine aykırı olduğunu; belirtilen nedenlerle ... San ve Tic. A.Ş.'ye usulsüz kredi kullandırılmak suretiyle bankanın zararına neden olunduğu gerekçesiyle teminatsız olmasından dolayı tahsil kabiliyeti bulunmayan 3.561.490.130.000 eski TL olarak ... hesabına aktarılan alacağın değişen temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini, talep ve dava edilmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili, işbölümü itirazının yanı sıra davanın zamanaşımına uğradığını; müvekkillerinin hukuka aykırı eylemlerinin bulunmadığını, ve ibra edildiğini; dava konusu işlem zamanında memur statüsünde çalıştıklarını bu sebeple, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Davalı ... vekili; ... A.Ş.'deki görevinden 22/09/1997 tarihinden itibaren izinli olmak üzere, 01/10/1997 tarihinde istifaen ayrılmış olduğunu ve bu tarihten sonra da herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını; işbölümü ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, dava konusu kredilerin yasal mevzuata uygun olarak tahsis edildiğini; bu nedenle, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Davalı ... vekili; aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, dava açmakta hukuki yarar bulunmadığını, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmeleri nedeniyle borcun sona erdiğini, dava konusu kredilerin yönetim kurulunun kararını gerektiren, merkez şubenin yetkilerini aşan krediler olduğunu, kusurun bulunmadığını, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Davalı ... vekili; ... A.Ş.'ye kullandırılan kredilerden birinin Fon Kredileri Müdürlüğüne diğerinin Sanayi Kredileri Müdürlüğüne ait olduğunu, ilgili dönemde Fon Kredileri Müdürü olarak görev yaptığını; kredilerin yönetim kurulunun yetki ve sorumluluğunda olduğunu, istihbarat raporlarının olumsuzluğu iddiasının doğru olmadığını, kredilerin açılmasında ve kullandırılmasında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, teminatın yeterli olduğunu; bu sebeple, davanın reddine karar verilmesi dilemiştir.

Davalı ... vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, kullandırılan kredilerde hukuka aykırılık bulunmadığını, kredilerin olumlu istihbarat raporlarına dayandığını; davacı bankanın ... Şubesinde 3,5 aydan kısa süreyle müdür yardımcısı olarak görev yaptığını; unvan ve yetkisi açısından sorumluluğunun bulunmadığını; bu nedenle davanın reddini istemiştir.

Davalı Kenan vekili; davacı bankanın ... Şubesinde 10/01/1995-01/10/1999 tarihleri arasında müdür olarak görev yaptığını; davaya ticaret mahkemesinin bakması gerektiğini, genel müdürlük yetkisinde kullandırılan ve sorumluluk açısından zamanaşımına uğrayan krediler nedeniyle dava edilmesinin hukuka aykırı olduğunu; memur statüsünde görev yaptığını, husumet yöneltilemeyeceğini, ibra nedeniyle borcun sona erdiğini, bu sebeple davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; dava dışı firmaya açılan kredi ile ilgili olarak istihbarat raporunun alınmış olduğu, kredinin miktarı itibariyle yönetim kurulunun görevinde olduğu, yönetim kurulundan gizlenen yahut eksik araştırılan husus bulunmadığının, kredinin yeterli teminata bağlanarak kullandırılmış olduğu hususları bilirkişilerin dosyaya, bilgi ve belgelere dayanak tespitlerinden anlaşılmış, kredinin hukuka aykırı kredi kullandırıldığı ispatlanamadığından davanın reddine karar vermiştir

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; firma hakkında 30.09.1997 tarihinde müvekkili bankaca düzenlenen istihbarat raporunda, aktifin %15,68'inin özkaynak, %84,32'sinin yabancı kaynaklardan oluştuğu, dönen varlıkların kısa vadeli yabancı kaynakları karşılamadığı, işletme sermayesinin negatif bakiye verdiği, cari ve likidite rasyolarının arzulanan seviyenin altında olduğu hususları, 21.11.1997 tarihli istihbarat raporunda ise aktifin %18,71'inin özkaynak, %81,29'unun yabancı kaynaklardan oluştuğu, dönen varlıkların kısa vadeli yabancı kaynakları karşılamadığı, işletme sermayesinin negatif olduğunu, hususları yer almaktadır.

Bu hususların bir firmaya kredi tahsis edilmesin engel teşkil edecek nitelikte olduğunun şüpheye mahal vermeyecek derecede açık olduğunu, mali oranları kabul edilebilir seviyelerin altında olan, işletme sermayesi negatif bakiye arz eden ve dönen varlıkları kısa vadeli yabancı kaynakları karşılamayan yani öz varlığının çok üzerinde borcu bulunan firmaya, bu olumsuzlukları nedeniyle önce kredi taleplerinin reddedilmesi, ancak daha sonra kredi tahsisi yapılması ve kredilerin tahsil edilememesi,

doğal olarak bankanın zararının gerçekleşmesine neden olan, kredi kullandırımları öncesinde vakıf olunan ve TTK'da tanımlanan basiretli tacir gibi davranma ilkeleri ile de bağdaşmayan son derece açık ve net olan noktalar olduğunu, diğer yandan karara dayanak bilirkişi raporunda yer alan çoğu düşünceler hem maddi hataya hem de subjektif değerlendirmeye de dayalı bulunduğunu rapora itirazlarının bu hususta gerekli açıklamalar ve itirazların yapılmış olmasına karşın mahkemece dikkate alınmadığını, borcun taahhütte belirtilen tarih ve tutarlara aynen uyularak ödenmesi gerekirken,

taahhütte belirtilen taksit tarihlerinden sonra gecikmeli ödemeler yapıldığını, bu fiili durum icra taahhüdün hukuken ihlal edilmesi sonucu doğurduğunu, bilirkişi raporu eksik ve yetersiz incelemeye dayalı olduğunu, rapordaki tespitler de tümüyle hatalı ve çelişkili bulunduğundan, raporun davalılar hakkında verilecek hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda dosya kapsamında daha önce alınan bilirkişi raporlarına atıf yapıldığını ve ancak bu raporlardaki tespitlere ilişkin çelişki giderilmeden mahkemece hüküm kurulduğunu,

davalılar tarafından bankaya verilen zararın tazmininin hukuki gerekçelerinin yerel mahkemece nazara alınmadığını, dava dışı firmaya kredi kullandırımının bankacılık genel mevzuatı, müvekkili banka iç mevzuatı ve bankacılık ilke ve teammüllerine açıkça aykırı olduğunu, kredilerin teminatlarının yetersiz olduğu,

başbakanlık yüksek denetleme kurulu raporlarında ve ayrıca bankalar yeminli murakıplarınca düzenlenen olumsuz istihbarat raporlarında ödeme güçlüğü içindeki firmaya müvekkili bankaca kredi kullandırılmamasının bildirildiği ve ayrıca T.C Devlet Denetleme kurulunca olumsuz istihbarat raporlarına rağmen işletme sermayesi yetersiz firmaya teminatsız kredi kullandırıldığının tespit edilmiş olduğu dosya kapsamından açıkça belli olduğu halde mahkemece hiç bu hususlara değinilmemiş olduğundan karar bu yönleri ile de eksik incelemeye dayalı bulunduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak,

yargılıma giderleri ve vekalet ücretinin aynı koşullarla davalılardan hükmen alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava, banka eski yöneticilerinin, banka şube müdürlerinin ve çalışanlarının usulsüz kredi kullandırdıkları iddiasıyla uğranılan zararın tahsili istemine yönelik dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 320, 341. Ve BK'nın 528. Maddelerine dayalı olarak banka denetçileri tarafından açılan sorumluluk davası kapsamında tazminat istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.

6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Davalı ... davacı bankanın genel müdürü,Ticari Krediler Müdürü ..., davacı bankanın yönetim kurulu üyeleri ise; ... ve ...'den oluşmakta olup,davalı ... ... fon kredileri müdürü ,davalı Kenan Kotan şube müdürü,... ise şube müdür yardımcısıdır.

Yargılama aşamasında davalı ... vefat etmiş olup sunulan veraset belgesine göre mirasçılarından mirası reddeden ...'nun haricinde geriye kalan ... davaya dahil edilmiştir.

İlk derece mahkemesince alınan 15/02/2008 tarihli bilirkişi raporunda özetle; usulsüz kullandırıldığı iddia olunan kredilerin tesisi aşamasında düzenlenen inceleme (istihbarat) raporlarının olumlu tespitlerin yanı sıra bir takım olumsuzluklar da içermesine karşın kredilerin yeterli teminata bağlanmış olduğu bu nedenle davalıların sorumlu olmadığı belirtilmiştir.

Yargılama sırasında bilirkişiler ...'nin düzenlediği 09/07/2009 tarihli kök ve 28/10/2010 tarihli ek raporda özetle, davalılar tarafından, malî analiz sonuçlarına göre kredibilitesi bulunmayan bir firmaya kredi açıldığını ve kusurlu olduklarını; firmanın malî yapısının kredi açılmasına uygun bulunmaması nedeniyle kredinin vadesinde ödenmediğini; borçlu ... A.Ş. Firması tarafından imzalanan 06/05/2004 tarihli icra taahhüdü gereğince 2004,2005,2006 ve 2007 yıllarında ödemeler yapıldığını, firma borcuna mahsup edilen taşınmazın 6.500.000,00 TL bedelle ... Şirketine satıldığını ve paranın tahsil edildiğini; davacı bankanın herhangi bir zararının kalmadığı belirtiliştir.

Yargılama sırasında bilirkişiler ... tarafından düzenlenen 06/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı bankanın ... Şubesince dava dışı ... San. Ve Tic.

A.Ş.'ye kullandırılan 6 adet krediden 2 adedinin tahsil edildiğini, 4 adedinin tahsil olunmadığını, bunlara ilişkin istihbarat raporları, kredi teklifi, önergeler, önergelerin yönetim kurulu tarafından değerlendirilmesi ve onay şartları ile bilgi ve belgelerin irdelendiğini; kredilerin yönetim kurulu kararıyla açılıp kullandırılması nedeniyle yönetim kurulu üyeleri dışındaki alt kademede yer alan davalıların kredi teklif edilmesi ve önerge düzenlenmesi dolayısıyla herhangi bir ihmal, hata ve kusurlarının bulunmadığını; yönetim kurulu üyesi olan davalılar yönünden ise;

kredilerden bazılarının yatırım finansmanı, bir kısmının yatırımın tamamlanmasını takiben işletme ihtiyaçları için kullandırılması, firmanın dava konusu kredileri kullanım aşamasında, yatırım sürecinde veya yatırımı henüz tamamlamış vaziyette olduğunu, dolayısıyla bilançonun bu açıdan değerlendirilmesinin gerektiğini, rasyoların istenilen seviyede olmamasının kredi verilemez derecede olumsuzluk olarak görülmemesi gerektiğini, zira, yatırım aşamasındaki firmanın mali rasyoların ötesinde, proje ve yatırımların sonucu itibariyle de değerlemeye tabi tutulacağı, başka söyleyişle,

yatırım tamamlandığında yaratabileceği fon/kaynaklar da gözetilerek karar verilebileceğini, bu nedenle, bankanın yönetim ve karar organı olan yönetim kurulunun bu kredilerin verilmesinde takdir hakkını kullanarak verdiği kararların bankacılık mevzuatına aykırılık teşkil etmediğini, usulsüzlük bulunmadığını, tahsis edilen krediler için teminat da alınmış olduğunu; kredi kullanan ...

Şirketinin 17 Ağustos depreminden de etkilenmiş olduğunu, en nihayetinde takibe intikal edilen kredilerin alınan teminatlar dolayısıyla yapılan protokol sonucunda tesfiye edilmiş olduğunu, davacı Halk Bankasına 2.200.000,00 YTL'ye ihale edilmiş olan fabrika binasının dava dışı borçlu şirkete 6.500.000,00 YTL'ye geri satılmış olmasının ve ayrıca tesis edilen ticarî işletme rehnine konu makineler de hesaba katıldığında, kredinin risk teminat dengesinin sağlanmış olarak açıldığının göstergesi olduğunu, bu nedenle, yönetim kurulu üyelerinin ve diğer davalıların ihmal, hata ve kusurlarının olmadığı belirtilmiştir.

Davalılar hakkında Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davada davalıların beraatlerine karar verilmiş, temyiz üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesi tarafından verilen kredinin usulsüz olup olmadığı, hakimlik mesleğinin gerektiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olmadığı, bilirkişi heyeti oluşturularak rapor aldırılması gerektiği gerekçesiyle bozulduğu, 2.Ağır Ceza Mahkemesince bu dosyanın 2013/35 esas sayılı dosya ile birleştirildiği, bu dosya üzerinden mahkemece vefat eden sanıklar yönünden davanın düşürülmesine diğer sanıklar yönünden ise zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine karar verildiği, temyiz üzerine Yargıtay'ca eldeki dava dosyasının davalıları yönünden kararın onandığı anlaşılmıştır.

Genel olarak yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu TTK'nın 320. Ve 336. Maddelerine göre belirlenir.

TTK'nın 320. Maddesine göre;İdari meclis azalarının şirket işlerinde gösterecekleri dikkat ve basiret hakkında Borçlar Kanunu'nun 528. Maddesinin 2. Fıkrası hükmü tatbik olunur.

818 sayılı BK'nın 528/2. Maddesine göre; Şirket işlerini ücretle idare eden şerik tıpkı bir vekil gibi sorumlu olur.

Banka yönetim kurulu üyeleri ile banka arasında bir vekalet akdi ilişkisi bulunduğundan üyeler bankaya vekil gibi sorumlu olurlar.

Bilirkişi kurulu raporunda,dava dışı firmaya tahsis edilen ve kullandırılan kredilere ve alınan teminatlara toplu olarak bakıldığında;25.000.000.000 TL (200.000 USD) kredisi olduğu, söz konusu krediye teminat olarak 112.408.000.000,00 TL bedelinde gayrimenkul ipoteği alındığı,

teminat yeterliliğinin sağlandığı,dava dışı şirkete kullandırılan 48.000,000,000 TL (200.000 USD)kredi,20.000.000.000 TL teminat mektubu kredisi 120.000.000,000.-TL (500.000 USD) 240,000.000,000.-TL (1.000.000 USD) kredisine ve 95.000.000.000.-TL (500.000 USD)döviz kredisi, 1.190,000.000.000.-TL(1.000.000 USD)ithalat kredisi ve 20.000.000.000 TL olmak üzere toplam 305.090.000.000.-TL için 1.191.709.000.000 TL gayrimenkul ipoteği alındığı,davacı banka tarafından, kredi tahsisi yapılırken alınan teminatların yetersiz olduğu ve banka zararına sebebiyet verildiği iddia edilmiş ise de,

Yönetim Kurulu kararı ile tahsis edilen kredilerin teminatı olarak ekspertiz değerleri toplamı 1.304.117.000.000 TL olan gayrimenkuller üzerine ipotek tesis edildiği, ipotek bedelinin teminat yeterliliğinin sağlandığı,kullandırılan 835.000 DM için şart koşulan ipotek ve ticari işletme rehninden önceki ipotek ve rehinler düşüldüğünde marj kalmadığı,

ancak kredinin %25 fazlasıyla alınması şart koşulan çek/senet dikkate alındığında kredinin teminatlı olarak tahsis edilmiş olduğu,dava konusu kullandırılan 500.000 USD kredisi için ipotek alınacak taşınmazın ekspertiz değerinde marj kalmadığı ancak ticari işletme rehni alınacak makinelerin net değeri ve tahsile alınacak çeklerin kredi tutarının üzerinde olduğu ayrıca davacı ...

Bankasına 2.200.000,00 YTL'ye ihale edilmiş olan fabrika binasının dava dışı borçlu şirkete 6.500.000,00 YTL'ye geri satıldığı ayrıca tesis edilen ticarî işletme rehnine konu makineler de hesaba katıldığında, kredinin risk teminat dengesinin sağlanmış olarak açıldığı,davalıların,dava dışı asıl borçlu şirkete açılan krediler sebebiyle özen gösterme borcuna aykırı fiilleri tespit edilemediği gibi usulsüz işlemlerinin de bulunmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Her ne kadar davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalıların mal kaçırma ihtimaline binaen menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiş ise de,davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığından şartları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili ilk derece mahkemesince davalılar lehine nispi vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek 02.03.2023 tarihli ek istinaf dilekçesi sunmuş ise de, HMK'nın kabul ettiği sebebe dayalı istinaf sisteminden (HMK 355) ek istinaf dilekçesi ile yeni istinaf nedenleri ileri sürülemeyeceğinden ve kamu düzeni ile ilgisi bulunmadığından vekalet ücreti ile ilgili karar verilmemiştir.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddine dair kararında isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 269,85 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/12/2023

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/495, K. 2023/1862, 27 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/495
Karar No
2023/1862
Tarih
27 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2022/496 K.2023/1238
  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/496 K.2023/1346
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/496 K.2023/960
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/496 K.2023/791
  • İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/497 K.2023/503
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi E.2022/497 K.2023/1239

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.