KÜNYE
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/535 E., 2024/570 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2024
- Dosya no
- 2022/535
- Karar no
- 2024/570
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/12/2021
- Numarası
- 2019/652 Esas 2021/993 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Dava
- Tazminat (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/11/2019
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 03/05/2024
Karar Metni
1.606 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait aracın davalı tarafından kasko sigorta poliçesiyle teminat altına alındığını, aracın seyir halinde bulunduğu sırada yağ hortumunun patlaması nedeniyle aracın arka kısmının alev aldığını, yangının şirket çalışanları ve araç sürücüsü tarafından kontrol altına alındığını, yangın nedeniyle sigortalı araçta maddi hasar meydana geldiğini, davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen hasar bedelinin ödenmediğini belirterek şimdilik 17.458,14 TL'nin hakkın doğum tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, davacının geçerli bir başvurusu bulunmadığını, kusur oranının tespiti gerektiğini, talep edilen tutarın fahiş olduğunu, hasara ilişkin beyanları ispatlar belge bulunmadığını, müvekkilinin faizden sorumluluğunun sınırlı olup, başvuru tarihinden itibaren ancak yasal faizle sorumlu tutulabileceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, olayın kasko poliçesi teminatı altında bulunduğu, şantiye sahasında meydana gelen sigortalı araç yangınına resmi bir makamın müdahale etmediği, resmi bir makamın düzenlediği görgü ve tespite dayalı yangın raporu bulunmadığı, jandarmanın yangın söndürüldükten bir gün sonra tutanak düzenlediği, yangının çıkış sebebi bilirkişi raporlarında farklı şekilde değerlendirilmiş ise de araştırma raporunda da yangının açıklandığı şekilde olduğu, herhangi bir kasıt, sabotaj iddiası bulunmadığından davalının zarardan sorumlu olduğu, bilirkişi raporunda hasar miktarının belirlendiği,
davacı yan davalıya 02/07/2019 tarihinde telefonla ihbarda bulunulduğunu beyan etmiş ise de, bu konuda yazılı delil sunmadığı, araştırma raporunda ihbar tarihi olarak 05/07/2019 tarihi yazıldığı, Sigorta Genel Şartlarına göre temerrüt tarihi 24/07/2019 olarak belirlenmiş, bu tarihten itibaren aracın ticari araç olması ve tarafların tacir olmasına göre avans faizine hükmedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 17.458,14 TL'nin 24/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu yangın hadisesinin davacının belirtmiş olduğu şekilde meydana gelmediğinin bilirkişilerce belirlenmesine karşılık mahkeme tarafından müvekkili aleyhine hüküm kurulduğunu, dava konusu olayda davacı tarafından beyan yükümlülüğü ihlal edilmiş olmakla birlikte, işbu kapsamda müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, karara esas olarak alınan bilirkişi değerlendirmesi ile birlikte yangın hadisesi neticesinde hasara uğrayan sigortalı aracın sigortalının belirttiği şekilde hasara uğramasının mümkün olmadığının tespit edildiğini,
mahkeme tarafından dikkate alınmaksızın müvekkili aleyhine hüküm tesis edildiğini, davacı tarafça beyan yükümlülüğünün kasten ihmal edildiğinin açık olmakla birlikte müvekkilinin hasar kapsamında herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, sigortalı tarafından söz konusu beyan yükümlülüğüne aykırı davranıldığı açık olmakla birlikte yapılan tespitler neticesinde dava konusu hasara sebebiyet veren hadisesinin belirtilen şekilde meydana geldiğinin ispat külfetinin davacı yana geçtiğini, müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Kasko sigortalı aracın hasarlı fotoğrafları, araç ruhsatı, kasko sigorta poliçesi, yargılama aşamasında makine mühendisi bilirkişiden alınan 14/10/2020 tarihli rapor, sigorta bilirkişiden alınan 16/10/2020 tarihli raporu, makine mühendisi ve sigorta uzmanı bilirkişi heyetinden alınan 27/10/2021 tarihli rapor, Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı tarafından düzenlenen 30/04/2021 tarihli rapor, hasar faturası, sigortalı araç şoförü ve davacı çalışanın davalı sigorta şirketine verdiği yazılı beyan ve kolluk ifadeleri, kolluk tarafından tutulan 02/07/2019 tarihli olay tespit tutanağı, davalı sigortanın 05/08/2019 tarihli iç yazışması, 29/07/2019 tarihli araştırma raporu dosya içerisinde yer almaktadır.
Kolluk tarafından düzenlenen olay tespit tutanağı, dava konusu yangın olayından bir gün sonra tutulmuş olup, tutanakta aracın kupa kısmıyla dorse arasında yangın tüpü tozu olabileceği değerlendirilen beyaz renkli toz kaplı bölge bulunduğu, dıştan görünen bazı kablo ve plastik bölümlerinde erime izleri olduğu belirtilmiştir.
Davalının 05/08/2019 tarihli iç yazışmasında, sigortalı aracın trafiğe çıkış tarihinden itibaren harici bir müdahale olmadan yangının çıkmasının, aracın üretim hatasından kaynaklandığını düşündürdüğü, sigortalı araçta çıkan yangının sebebinin araştırılması amacıyla bilirkişi tespiti yapılmasına yönelik işlem başlatılması gerektiğine yer verilmiştir.
Düzenlenen araştırma raporunda ... yetkili serviste sigortalı araçta inceleme yapıldığı, incelemeyle aracın kupa ile damper arasında kalan kısmında yanmanın başladığı, yanma sonucunda aracın elektrik sisteminin de hasar tespit listesinde yer alan parçaların tamamının tamamen zarar gördüğünün belirlendiği, hasarlı parçalar üzerindeki hasar karakterinin olayın meydana gelme şekline uygun olduğunun gözlendiği, hasar tarihi itibarıyla 5 günlük olan aracın kasko poliçesi ile bir önceki poliçe arasında 13 günlük boşluk bulunduğu,
bu durumu aracın ilgilileri şirketin mali durumuna bağlayıp, o süre zarfında ödeme durumlarının olmadığını ifade ettikleri, hadisenin belirtilen tarihten önce gerçekleştiği görüşünün hasıl olduğu, olay günü kolluk kuvvetlerinin aranmaması, şirket yetkilisinin olayı bir gün sonra öğrendiğini iddia etmesi, şirketin muhasebecisi olan şahsın olayı aynı gün öğrendiğini, daha sonra ifadesini değiştirerek olayı bir gün sonra öğrendiğini ifade etmesi,
talep edilen ilgili şahıslara ait telefon kayıtlarını göndermemeleri, izah edilmesine rağmen olay yeri fotoğraflarının özellikle whatsapp formatında göndermeleri, poliçe düzenlenmeden önceki araca ait hasarsız resimlerin ibraz edilmemesi, poliçe vade yakınlığı da göz önüne alınarak söz konusu hadisenin belirtilen tarihten önce gerçekleştiği görüşünün hasıl olduğu, raporun olumsuz olarak kapatıldığı belirtilmiştir.
Yargılama aşamasında alınan makine mühendisi bilirkişi raporunda, araçtaki yangının kupa ile damper arasında ve şanzımanın üst kısmındaki elektrik kablolarından başladığı, çıkan yangının elektrik kablosunu dış kısmının bağlı olduğu şaseye sürtmesi sonucu kablonun dış kısmının yırtılarak kablo iletkeninin şaseye temas etmesiyle meydana gelen kısa devre sonucu plastik aksamlardan başlayarak diğer yanıcı malzemelerin yandığı kanaatini güçlü kıldığı, buna göre yangının çıkma nedeninin bakım hatası olarak değerlendirildiği, hasar faturasındaki parçalar ve işçilik bedellerinin rayiç değerde olduğu, sigortalı araçta 17.458,14 TL hasar oluştuğu yönünde kanaat bildirilmiştir.
Alınan sigorta bilirkişi raporunda, davacının tazminat talebinin kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında olup, zararın davalı tarafından karşılanması gerektiği tespit edilmiştir.
İtirazlar üzerine alınan bilirkişi heyeti raporunda da, sigortalı araçtaki yangının harici bir yanıcı maddenin etkimesiyle başladığı, araçta oluşan 17.458,14 TL hasarın kasko kapsamında bulunduğu yönünde kanaat bildirilmiştir.
Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda, meydana geliş tarzı itibarıyla salt trafik kazası mahiyetinde olmayan olay için kusur değerlendirmesi yapmanın trafik ihtisas dairesinin görev alanı dışında kaldığı belirtilerek işlem yapılmamıştır.
Davacı yan kasko sigortalı araçta çıkan yangın sonucu hasara uğradığını, oluşan hasar bedelinden davalının sorumlu olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise davacının usulüne uygun bir başvurusu bulunmadığını, alınmış bir yangın raporu bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alınan aracının yangın sonucu hasara uğradığı, hasar bedelinin davalı tarafından ödenmediği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, kasko sigortalı araçta meydana gelen hasarın kasko poliçesi teminatı kapsamında bulunup bulunmadığı, teminat kapsamında ise sigortalı araçta meydana gelen hasar miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davalı vekilinin istinaf itirazı incelendiğinde; davacı tarafından işbu dava konusu hasara ilişkin olarak davalıya yapılan ihbar üzerine davalı tarafından davacı sigortalının beyan yükümlülüğünü kasten ihlal ettiği, hasardan sigorta şirketinin sorumlu olmadığı bildirilerek davalı tarafından davacıya hasar ödemesi yapılmamıştır.
6102 sayılı TTK'nun 1421. maddesinde, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu, anılan yasanın 1409. maddesinde, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir.
Davalı yanın aşamalardaki savunması, davacının beyan yükümlülüğünü kasten ihlal ettiği, hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında kalmadığına yöneliktir.
Rizikonun sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükü davalı sigorta şirketine aittir. Bir başka anlatımla davalı sigortacı kazanın ihbar edilen şekilde gerçekleşmediğini, meydana gelen hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamı dışında bulunduğunu usulüne uygun delillerle ispatlamakla yükümlüdür.
Dosya içerisinde yer alan yangından bir gün sonra tutulan kolluk olay tespit tutanağında sigortalı aracın dıştan görünen bazı kablo ve plastik bölümlerinde erime izleri olduğu, aracın kupa kısmında dorse arasında yangın tüpü tozu olabileceği değerlendirilen beyaz renkli toz kaplı bölge olduğu belirtildiği gibi, sigortalı araca ait fotoğraflardan da sigortalı araçta yangın sonucu hasar oluştuğu anlaşılmaktadır.
Davalı tarafından sigortalının doğru beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı, bu nedenle hasarın teminat kapsamında bulunmadığına ilişkin somut bir bilgi ve belgede dosya içerisine ibraz edilmemiştir.
Yargılama aşamasında alınan bilirkişi heyeti raporuyla da kasko sigortalı araçta meydana gelen hasar miktarı tespit edilerek araçta oluşan 17.458,14 TL hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında bulunduğu tespit edilmiştir. Anılan rapor ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte olduğu gibi, sigortalı araç hasar fotoğrafları, kolluk tarafından tutulan tutanak ile de uyumludur.
Hal böyle olunca, mahkemece yargılama aşamasında alınan bilirkişi heyeti raporunun ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalının hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmadığını usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, sigortalı araçta meydana gelen hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında bulunduğu gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/535, K. 2024/570, 30 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama