KÜNYE
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/577
- Karar No
- 2024/542
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2024
Karar Metni
1.717 kelime·9 dk okuma·23 bölüm
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/577 Esas 2024/ Karar T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/577
KARAR NO : 2024/542
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/12/2021
NUMARASI
2020/296 Esas 2021/976 Karar
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 13/07/2020
KARAR TARİHİ : 24/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/04/2024
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı borçlu ... İnş.. A.Ş. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, dava dışı şirkete şirkete kredi kullandırıldığını, davalı ... ...'ın sözleşmenin müteselsil kefili olduğunu, kredinin ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, kat ihtarnamesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsiline yönelik olarak Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2019/7965 Esas sayılı dosyasında genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, bu nedenlerle haksız itirazın itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava edilmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, Genel Kredi Sözleşmelerinin çerçeve sözleşmeler olduğu, sözleşmeye istinaden birden çok kredi verildiğini, borçluyu ve kefilleri ağır şartlara tabi tuttuğunu, icra takip dosyasındaki alacak kalemlerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı ile müvekkili arasında imzalanan kefalet sözleşmesinin yasal unsurları barındırmadığından geçersiz olduğunu, kefalet sözleşmesinde kefilin sorumlu olacağı azami kefalet limitinin gösterilmesinin şart olduğunu, müvekkilinin kefaletine eşinin rızasının bulunmadığını,
müvekkilinin sorumlu olduğu azami miktarın da yer almadığını ve yine kefalet tarihinin de kredi sözleşmesinde bulunmadığını, bu nedenle kefalet sözleşmesinde yer alması gereken yasal unsurları taşımadığını, kendi el yazısı ile yazılmış beyanının da bulunmadığını ve kefaletin geçersiz olduğunu, takipte müvekkili aleyhine fahiş ve hukuka aykırı olarak faiz işletildiğini, kefaletin var olduğu kabul edilecek olsa dahi, müvekkilinin ancak kredi limiti ile sınırlı olmak üzere ve ayrıca kendi termerrüdünün sonuçlarından sorumlu tutulabileceğini, fahiş faiz talep edildiğini, asıl borçludan kanunen talep edilemeyen alacağın,
kefilden de talep edilemeyeceğini, asıl borçlu tarafından 26.03.2019 tarihinde konkordato talebinde bulunulduğunu ve 29.03.2019 tarihinde şirkete 3 ay süreyle geçici mühlet verildiği, mühlet bitiminde 2 ay süreyle uzatıldığını ve 28.08.2019 tarihinde 1 yıllık kesin mühlet kararı verildiğini, 10.03.2021 tarihi itibariyle de konkordato tasdik kararı verildiğini, asıl borçlu hakkında verilen konkordato kararı uyarınca, davacı bankanın işbu davaya konu takip alacağının tamamına, konkordato geçici mühlet kararının konkordato kesin mühlet kararını doğuracağı ve faiz işlemesinin duracağını,
kredi sözleşmesinin asıl borçlusundan kanunen talep edilemeyen alacak miktarının, kredi sözleşmesinin kefilinden talep edilmesinin yasaya aykırı olduğu, borçlu şirkete kanunen başlatılamayan icra takibinin müvekkiline yönlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtilerek, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; dava dışı borçlu ... İnşaat Taahhüt Tic. Ve San.
A.Ş. ile davacı banka arasında 31.07.2015 tarihinde, 5.000.000,00 TL ve 11.01.2017 tarihinde 5 000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığı, sözleşmelerin aynı tarihte davalı ... ...' tarafından aynı limitle müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, kefilin adı soyadı kefalet limiti, kefalet tarihi kefaletin türü bölümlerinin el yazısı ile yazılmış olduğu, davalının imza inkarının olmadığı, kefaletlerin yasal şartları taşıdığı, davalının şirket ortağı olması nedeniyle kefalet için eş muvafakati alınmadığı, sözleşme kapsamında kredi kullandırıldığı,
kredi borcunun süresinde ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından 04/04/2019 tarihinde hesabın kat edilerek, asıl borçlu ve davalı kefile borcun ödenmesi için gönderilen muhtıranın 08/04/2019 tarihinde tebliğ edildiği, verilen 24 saat içinde borcun ödenmemesi üzerine, dava dışı asıl borçlu şirket ve davalı kefilin 10/04/2019 tarihinde temerrüte düştüğü, davacı banka tarafından davalı aleyhine 415.000,00 TL asıl alacak, 940,00 TL ihtiyati haciz masrafı ve vekaletname masrafı olmak üzere toplam 415.940,00 TL üzerinden kredi sözleşmesine dayalı olarak icra takibi yapıldığı,
davalı borçlunun yasal sürede borcun tamamına ve ferilerine yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu, bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapora göre, davacı bankanın, takip tarihi itibari ile davalıdan 380.578,89 TL asıl alacak, 25.270,20 TL İşlemiş akdi faiz, 1.263,51 TL BSMV olmak üzere toplam 407.112,60 TL alacağının olduğu, Bilirkişi raporunda ki hesaplamanın dosya kapsamına uygun, denetlenebilir olması sebebi davalının Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2019/7965 Esas sayılı dosyasına yapılan takibe yönelik itirazının kısmen iptali ile,
takibin 380.578,89 TL asıl alacak ve 940 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ve masrafı olmak üzere toplam 381.518,89 TL üzerinden devamına, asıl alacağın 222.657,03 TL BCH ve 9.567,84 TL teminat mektubu kredisi alacağı toplamı olan 232.224,87 TL'sine takip tarihinden itibaren %43,50, 95.363,25 TL KHM ve 52.990,77 TL kredi kartı alacağı toplamı olan 148.354,02 TL'sine takip tarihinden itibaren %31,80 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, davacının alacağının likit olması sebebi ile hükmolunan 381.518,89 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 76.303,77 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
davacının fazlaya ilişkin talebi ile reddedilen kısma yönelik takibin kötüniyetle yapıldığı ispatlanamadığından, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kısmen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece 30/07/2021 tarihli bilirkişi raporu esas alındığını, alınan raporda 407.212,60 TL alacağın varlığının tespit edilmiş olmasına rağmen mahkemece 380.578,89 TL asıl alacağa ve 940,00 TL ihtiyati haciz masrafına hükmedildiğini, müvekkili bankanın davalı borçludan alacağının ise 415.940,00 TL olduğunu, ayrıca bilirkişinin takip tarihinin 12/06/2019 olarak aldığını, takibin 14/06/2019 tarihinde yapıldığını, raporun bu yönüyle de eksik ve hatalı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesine karşı vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; haksız ve yersiz açılan davanın reddini, davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiş, 04/04/2022 UYAP tarihli beyan dilekçesinde ise herhangi bir istinaf taleplerinin bulunmadığını, davacının istinaf başvurusunun reddini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Üsküdar 6. Noterliğinin 04.04.2019 tarih 35005 yevmiye no'lu ihtarnamesinin incelenmesinde; ihtar edenin ... Bankası AŞ, muhataplarının ... İnşaat Taahhüt Tic. Ve San. A.Ş. ve ... ... olup, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının tahsilinin 24 saat içinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin 08/04/2019 tarihinde muhataplara tebliğ edildiği,
Üsküdar 6. Noterliğinin 04.04.2019 tarih 35002 yevmiye no'lu ihtarnamesinin incelenmesinde; ihtar edenin ... Bankası AŞ, muhataplarının ... İnşaat Taahhüt Tic. Ve San. A.Ş. ve ... ... olup, şirket kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının tahsilinin 24 saat içinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin 08/04/2019 tarihinde dava dışı şirkete tebliğ edildiği,
Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2019/7965 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... Bankası AŞ, borçlusunun ... ... olup, toplam 415.940,00 TL alacağının tahsiline yönelik olarak ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür.
Bankacı bilirkişiden alınan raporda özetle; dava dışı borçlu ... İnşaat Taahhüt Tic. Ve San.
A.Ş. ile davacı banka arasında 31.07.2015 tarihinde, 5.000.000,00 TL ve 11.01.2017 tarihinde 5.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığını, sözleşmelerin aynı tarihte davalı ... ...' tarafından aynı limitle müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, kefilin adı soyadı kefalet limiti, kefalet tarihi kefaletin türü bölümlerinin el yazısı ile yazılmış olduğunu, davalının imza inkarının olmadığını, kefaletlerin yasal şartları taşıdığını, davalının şirket ortağı olması nedeniyle kefalet için eş muvafakati alınmadığını, sözleşme kapsamında kredi kullandırıldığı,
kredi borcunun süresinde ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından 04/04/2019 tarihinde hesabın kat edilerek, asıl borçlu ve davalı kefile borcun ödenmesi için gönderilen muhtıranın 08/04/2019 tarihinde tebliğ edildiği, verilen 24 saat içinde borcun ödenmemesi üzerine,
dava dışı asıl borçlu şirket ve davalı kefilin 10/04/2019 tarihinde temerrüte düştüğünü, ayrıca kredi kartı ihtarnamesinin davalıya tebliğ edilmediğinden takip tarihi itibariyle temerrütün oluştuğunu, takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalıdan 380.578,89 TL asıl alacak, 25.270,20 TL temerrüt faizi, 1.261,50 TL BSMV olmak üzere toplam 407.112,60 TL alacağı bulunduğu belirtilmiştir.
Somut olaya gelince; davacı banka ile dava dışı ... İnşaat Taahhüt Tic. Ve San.
A.Ş. arasında genel kredi sözleşmeleri ve ticari kredi kartı sözleşmesi imzalandığı ve dava dışı şirkete kredi kullandırıldığı, davalı borçlu ... ...'ın aynı limitle sözleşmenin müşterek ve müteselsil kefili olduğu, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği, kat ihtarına rağmen borcun ödenmemesi üzerine borçlu ve kefil hakkında Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2019/7965 sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itirazı üzerine takibin durdurulduğu,
bankacı bilirkişiden alınan gerekçeli, denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, asıl borçlu ve davacının 08/04/2019 tarihi itibariyle temerrüte düştüğü, kredi kartı borcu yönünden ise davalıya herhangi bir kat ihtarı tebliğ edilmediğinden takip tarihi itibariyle temerrüte düştüğü dosya kapsamıyla sabittir.
Bilindiği üzere itirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı davalardan olup, temelini oluşturan icra takibine konu edilmeyen hususlarda inceleme yapılamaz. (Emsal mahiyette Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 18/03/2014 tarih ve 2014/2281 esas 2014/5304 karar sayılı içtihatı). Davacı tarafça yapılan ilamsız icra takibinde 415.000,00 TL asıl alacak, 940,00 TL ihtiyati haciz masrafı olmak üzere toplam 415.940,00 TL üzerinden takip yapılmıştır.
Bankaca bilirkişinin raporunda takip tarihi itibariyle 380.578,89 TL asıl alacak, 25.270,20 TL temerrüt faizi, 1.261,50 TL BSMV olmak üzere toplam 407.112,60 TL alacağı bulunduğu belirtilmiş ise de takip talebinde davacının temerrüt faizine yönelik herhangi bir talebinin bulunmadığı gibi temerrüt faizinin kapitalize edilmesinin de mümkün olamayacaktır.
Bu hale göre takibin sıkı sıkıya bağlılığı ilkesi de gözetildiğinde bankacı bilirkişinin raporunda tespit ettiği 25.270,20 TL temerrüt faizi ve 1.261,50 TL BSMV'nin asıl alacağa kapitalize edilmesi de söz konusu olamayacağından ve davacı yanca takip talebinde açıkça asıl alacak talep edildiğinden ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü ile 380.578,89 TL asıl alacak ve 940,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti ve masrafı olmak üzere toplam 381.518,89 TL üzerinden devamına yönelik kararı usul ve yasaya uygundur.
Öte yandan, her ne kadar bankacı bilirkişi tarafından hesaplama yapılırken takip tarihi olarak 12/06/2019 olarak hesaplama yapılmış ve takip tarihinin 14/06/2019 olduğu iddia edilmiş ise de, takip talebinde davacı yanca temerrüt faizi talep edilmediğinden hesaplamada 12/06/2019 tarihinin alınması da sonuca etkili olmadığından buna yönelik istinaf başvurusuna da itibar edilmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabul kısmen reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/577, K. 2024/542, 24 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama