KÜNYE
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/654 E., 2024/744 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2024
- Esas no
- 2022/654
- Karar no
- 2024/744
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/01/2022
- Numarası
- 2015/13 Esas 2022/39 Karar
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 07/01/2015
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 27/06/2024
Karar Metni
2.726 kelime·14 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin 11.05.2007 tarihine kadar ortağı olduğunu, 11.05.2007 tarihinde davalı şirketteki hissesini devrettiğini, şirket alacaklarından 95.535,00 TL'nin müvekkiline ödenmesine tüm ortakların katılımı ile yapılan ortaklar kurulu toplantısında karar alındığını, davalının müvekkiline 17.000,00 TL ödediğini, ... plakalı aracın müvekkiline verilmesi nedeniyle de 23.500,00 TL daha ödeme yapıldığını, müvekkilinin söz konusu ortaklar kurulu kararı gereğine bakiye 55.035,00 TL daha alacağının kaldığını,
müvekkilinin davalı şirketten olan alacaklarına ilave şirketin mevcut aktiflerinin/karın bölüştürülmesi nedeniyle de alacağının bulunduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 55.035,00 TL'nin 08.10.2006 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
08/10/2006 tarihli ortaklar kurulu kararında yer verilen şirketin borç-alacak tutarları, başlarında yaklaşık ifadesine yer verilerek karar altına alındığını, başka bir dosyada şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesiyle şirketin mevcutlarına ortaklar kurulu kararında yer alan tutarlara kıyasla daha düşük çıkarken yapılan borç ödemelerinin ise oldukça yüksek olduğunun görüldüğünü, müvekkili şirketin müdürünün şirketten olan alacağının tamamı ödenmeden diğer ortakların şirketten olan alacaklarının dağıtılmayacağına ilişkin 29/09/2006 tarihli ortaklar kurulu kararı bulunduğunu,
davacının kar payı alacağı bulunduğuna ilişkin iddialarının yerinde olmadığını, tarafların serbest iradeleriyle aldıkları kararın dışına çıkılarak kar payı hesaplanamayacağını, davacının muaccel hale gelmiş bir alacağı bulunup bulunmadığının tespitinde ortaklar kurulu kararının dikkate alınması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacının noterde akdedilen hisse devir sözleşmesi ile hisselerini devrettiği, davalı şirketin ortaklarının 29/09/2006 tarihinde yaptıkları ortaklar kurulu toplantısında davacıya 95.535,00 TL'nin ödenmesine karar verdikleri, davalı şirketin 17.000,00 TL ödeme yaptığı, ... plakalı aracı davacıya vererek 23.500,00 TL daha ödeme yaptığı, davacının toplam 55.035,00 TL alacağının kaldığının iddia edildiği, şirket ortakları tarafından 08/10/2006 tarihli ortaklar kurulu kararı ile davacıya 95.535,00 TL ödeneceğinin karar altına alındığı, dosyaya sunulan ödeme belgesinde davacıya 36.500,00 TL ödeme ile ... plakalı aracın satın alındığı,
17.000,00 TL senet ile ödeme yapıldığı, ödemelerin şirket yetkilisi ... tarafından yapıldığı, davacı ve davalı şirket yetkilisinin imzalarının bulunduğu, davacı alacağının 53.500,00 TL'sinin ödendiği, 08/10/2006 tarihli ortaklar kurulu kararında 95.535,00 TL'nin davacıya ödenmesi kabul edildiğinden ve bu ortaklar kurulu kararı da iptal edilmediğinden, ortaklar kurulu kararı ve yapılan ödemeler dikkate alınarak davacının davalıdan dava tarihi itibarıyla 42.035,00 TL alacağının bulunduğu,
davacının davalıyı dava tarihinden önce temerrüde düşürdüğüne dair dosyada belge bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 42.035,00 TL'nin dava tarihi olan 06/01/2015 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın sebebini oluşturan 08/10/2006 tarihli ortaklar kurulu toplantısında alınan kararda şirketin alacaklarının yaklaşık 580.000,00 TL olduğunu, bu alacaklardan öncelikle kararda miktarları yaklaşık olarak belirtilen borçların ödenmesi, bu ödemelerden sonra kalan bakiye durumuna göre ortaklara ödeme yapılması,
ancak tahmini olarak belirlenen kalan alacak bakiyesinin belirlenen miktarlara denk gelmemesi halinde bu tutarlardan garameten indirim yapılmak suretiyle ortaklara ödeme yapılması yönünde karar altına alındığı halde bilirkişi heyeti şirketin 2004, 2005, 2006 ve 2007 tarihli defterlerindeki kayıtları incelediğini, şirketin 08/10/2006 tarihli bilançosunu belirleyerek şirketin ticari defter ve kayıtlarında belirtilen borç ve alacak miktarları ile ortaklar kurulu kararlarında belirtilen borç ve alacak miktarlarının birbirlerini teyit etmediğini,
ticari defterlerin ortaklar kurulu kararında yazılı olan borç ve alacakları bire bir göstermemesi nedeniyle alacakların tamamının tahsil edilip edilmediğini, borçların tamamının ödenip ödenmediğinin tespitinin yapılamadığını, 08/10/2006 tarihli ortaklar kurulu toplantısında şirketin alacak ve borçlarının tahmini olarak belirlendiğini,
tahmini olarak belirlenen alacakların tahsil edilip ve yine tahmini olarak belirlenen borçların ödenmesini müteakip kalan bakiye durumuna göre ortaklara garameten ödeme yapılmasının kararlaştırıldığı dikkate alındığında bilirkişilerin öncelikle 08/10/2006 tarihi itibariyle şirketin gerçekte ne kadar alacaklı ve borçlu olduğunu belirlemesi, daha sonra ise dava tarihi itibariyle şirketin alacaklarının ne kadarının tahsil edilerek ne kadarının ödendiğini tespit etmesi,
tahsil edilen tutardan ödenen/ödenecek borçlar düşüldükten sonra kalan meblağa göre de garameten indirim yapmak suretiyle davacının dava tarihi itibariyle alacağının doğup doğmadığını belirlemesi gerektiğini, raporda eksik ve hatalı hesaplama yapıldığını, bilirkişilerin hesaplama yönteminin doğru olduğuna kanaat getirilse dahi bilirkişilerce şirketin 08/10/2006 tarihli ortaklar kurulu toplantısı tarihi itibariyle ticari alacak tutarının 580.000,00 TL olmadığını, 558.304,61 TL olduğunu, ayrıca şirket kasasının 80.000,00 TL eksi bakiye verdiğini,
ticari borçların ise 349.446,15 TL olduğunu tespit ettiği dikkate alındığında şirket alacak mevcudunun ortaklar kurulu kararında belirtildiği gibi 628.433,80 TL olmayıp, 558.304,61 TL - 80.000,00 TL = 478.304,61 TL olduğu, 349.446,15 TL şirket borçlarının düşülmesi halinde ise dağıtılmasına karar verilecek tutarında 128.858,46 TL olacağını, buna göre ortaklara dağıtılacak tutarın 242.687,85 TL olmayıp, 128.858,46 TL olacağından garameten indirim yapılması halinde davacıya ödenmesi gereken tutarın 50.724,63 TL olacağını,
davacıya 53.500,00 TL'sinin ödendiği dikkate alındığında da davacının bir alacağının kalmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından 08/10/2006 tarihli ortaklar kurulunda zaten ödenmesi kararlaştırılan araç kiralama bedelinin ayrıca mükerrer şekilde müvekkilinin alacağından mahsup edilmek suretiyle hakkaniyete aykırı şekilde hüküm kurulduğunu, mahkemece yargılama aşamasında dosyaya sunulan bilirkişi raporlarına itirazları değerlendirilmeksizin hüküm kurulmasının hatalı olup, müvekkiline ödenmesi gereken toplam tutarın 55.035,00 TL olduğunu, davalı şirketin 08/10/2006 tarihli ortaklar kurulunda müvekkiline ödenmesine karar verilen toplam tutarın 95.535,00 TL olduğunu,
yargılama aşamasında dosyaya alınan bilirkişi raporlarında söz konusu rakamdan müvekkilinin senet ile ödenen 17.000,00 TL'nin araç için ödenen 23.500,00 TL ile şirket araç kiralama bedeli olan 13.000,00 TL'nin mahsubu ile toplam 42.035,00 TL bakiye alacak bulunduğuna dair kanaat belirtildiğini, hesaplamanın hatalı yapıldığını, raporlarda müvekkilinin alacağının eksik hesaplandığını, bilirkişi raporlarına itirazların sunulduğunu, mahkemece itirazlarına konu raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu,
bilirkişi raporlarında davalı şirketin 08/10/2006 tarihli ortaklar kurulunda da ayrıca ödenmesi kararlaştırılan araç kiralama bedeli ayrıca 13.000,00 TL olmak üzere müvekkilinin alacağından düşüldüğünü, oysa ortaklar kurulunun 2. maddesinde yaklaşık 115.345,00 TL şirketin araç kiralayacağı firmaya ödenmesine şeklinde olduğunu, müvekkilinin alacağının söz konusu ödemenin yapılmasından bağımsız olarak artan kısım olan alacağının ödenmesine ilişkin bulunduğunu,
müvekkili aracın kira tutarı olan 13.000,00 TL ile 23.500,00 TL'nin de şirketten alacaklarına mahsuben toplam 36.500,00 TL ödenmesi suretiyle alınan araca ilişkin belgenin hatalı değerlendirildiğini, şirketin borcu olan ve kurul kararında da ödeneceği kararlaştırılan araç kira bedeli olan 13.000,00 TL'nin müvekkilinin alacağından ayrıca mahsup edilmesinin hakkaniyete de açıkça aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin davalıdan alacaklarına mahsuben mükerrer bir mahsuba gidildiği sabit olup söz konusu hukuka aykırılığın giderilmesi gerektiğini,
mahkemece faiz talebi ile ilgili dava tarihinden itibaren olmak üzere hüküm kurulmuş ise de müvekkilinin alacağının muaccel hale geldiği tarih olan 08/10/2006 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile tahsiline dair hüküm kurulması gerektiğini, alacak muaccel hale geldikten sonra temerrüt faizi istenebileceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; limited şirket eski ortağının şirketten olan alacağının ve kar payı alacağının tahsili istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davalı şirketin 08/10/2006, 29/09/2006 tarihli genel kurul kararı, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi sureti, davalı şirketin ünvan değişikliğine dair Eskişehir Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere cevabı, bila tarihli ödeme belgesi, 11/05/2007 tarihli hisse devir sözleşmesi, davalı şirket ana sözleşmesi, ... plakalı araca ilişkin kiralama şirketi ile davalı arasında kira sözleşmesi olmadığına ilişkin müzekkere cevabı, anılan araca ilişkin kira bedelinin davalı tarafından yatırıldığına dair hesap ekstreleri, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/346 Esas 2018/731 Karar sayılı karar sureti, yargılama aşamasında 3 kişilik mali müşavir bilirkişi heyetinden alınan 02/01/2019 tarihli kök, 29/04/2019 tarihli ek rapor dosya içeresinde yer almaktadır.
Dosya içerisinde bulunan davalı şirketin 29/09/2006 tarihli genel kurul kararıyla, ortakların şirketten alacaklarının en kısa sürede ödenmesi için şirket müdürüne yetki verilmesine, bu ödemelerde en çok alacağı olan ortaktan başlanarak eşitlik sağlanana dek ödeme yapılmasına karar verildiği görülmüş, 08/10/2006 tarihli genel kurul kararıyla da, şirketin tahakkuk edip tahsili gereken yaklaşık 580.000,00 TL ile mevcutları toplamı 48.433,80 TL toplamıyla oluşan 628.433,80 TL alacağın yaklaşık 114.717,15 TL'sinin şirketin önceden keşide ettiği çeklerin ödenmesine, yaklaşık 58.000,00 TL'sinin şirketin mali yükümlülüklerine ödenmesine,
yaklaşık 115.345,00 TL'sinin şirketin araba kiraladığı firmaya ödenmesine, yaklaşık 15.250,00 TL'sinin şirketin ...'ın feshedilen sözleşmesi gereği maaş ve prim olarak ödenmesine, yaklaşık 23.000,00 TL'sinin şirketin ...'ın şirket emtiası satın alırken borçlandığı kredi kartlarına ödenmesine, yaklaşık 11.000,00 TL'sinin şirketin personelin 01/11/2006 tarihi itibarıyla maaşlarına ödenmesine, bakiye kalacak tahmini 242.687,85 TL için ortakların şirketten alacaklarından 95.535,00 TL'si ortak ...'a, 65.750,00 TL'si ortak ...'a, 21.547,00 TL'si ortak ...'e, 112.615,00 TL'si ortak ...'e ödenmesine,
ödemenin denk gelmemesi halinde ortakların alacaklarından garameten indirim yapılmasına, ...'ın şirkete karşı açtığı dava giderlerine mahsuben 4.886,00 TL, diğer dava gideri olarak 5.012,20 TL ödenmesine tüm ortakların oy birliğiyle karar verildiği görülmüştür.
Davacının davalı şirketteki hisselerini dava dışı ...'a tüm hak ve sorumluluklarıyla birlikte 11/05/2007 tarihli noterde akdedilen hisse devir sözleşmesi ile devrettiği, davalı şirketin 11/05/2007 tarihli genel kurul kararıyla anılan pay devrini kabul ettiği, 06/06/2007 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde pay devrinin tescil edildiğinin ilan edildiği, anılan pay devri ile davacının davalı şirket ortaklığından ayrıldığı dosya içeriğiyle sabittir.
Davalı şirketin yetkili müdürü olan dava dışı ... ile davacının imzalarının yer aldığı bila tarihli ödeme belgesinde, şirketçe kiralanmış araçlardan ... plakalı aracın kirası 13 ay erken sonlandırılarak kira tutarı olarak şirketçe ayrılmış tutardan 13.000,00 TL ile 23.500,00 TL şirketten olan alacağa mahsuben toplam 36.500,00 TL'nin adına ödenmek suretiyle aracın şahsı adına satın alındığı, bunun dışında alacağına karşılık 17.000,00 TL başka bir tutarın da senetle tahsil edildiği, bu ödemelerin 08/10/2006 tarihinden sonra şirket yetkilisi ... tarafından şirket adına yapıldığı belirtilmiştir.
Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/346 Esas 2018/731 Karar sayılı kararında, davacı ... (şirketin ortağı) tarafından davalı ... ... Ltd.
Şti. aleyhine işbu davaya dayanak yapılan 08/10/2006 tarihli genel kurul kararında belirtilen şirket ortağının şirketten olan alacağının tahsili talebiyle dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda aynı genel kurul kararında ortağa ödenmesi kabul edilen miktarın, ortaklar kurulu kararı herhangi bir şekilde iptal edilmediğinden kararında yer alan şirketin ortağı olan borcundan, ortağa yapılan ödemeler mahsup edilmek suretiyle bakiye alacak miktarı üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verildiği, temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 18/11/2019 tarih 2019/318 Esas 2019/7296 Karar sayılı kararıyla hükmün onandığı,
anılan dairenin 16/06/2021 tarih 2020/1290 Esas 2021/5151 Karar sayılı kararıyla karar düzeltme talebinin reddine karar verilerek hükmün kesinleştiği görülmüştür.
Yargılama aşamasında alınan ve davalı şirket ticari defterler üzerinde yapılan incelemeyi içerir bilirkişi heyeti kök raporunda, davacının 08/10/2006 tarihli ortaklar kurulu kararına göre 95.535,00 TL alacaklı olduğu, davalı şirketin davacıya 53.500,00 TL ödediği, davacının ödeme belgesinde imzasının bulunduğu, davacının davalıdan bakiye 42.035,00 TL alacaklı olduğu, muacceliyet tarihinin belli olmadığı, genel kurulda belirlenen diğer tüm ödeme şartlarının yerine getirilip getirilmediğinin tümüyle tespit edilemediği yönünde kanaat bildirilmiştir.
İtiraz üzerine alınan ek raporda, kök rapordaki görüş tekrar edildikten sonra davacının imzasının bulunduğu ödeme belgesi göz önüne alındığında davacının davalı şirketten olan kalan alacağının 42.035,00 TL, ödeme belgesi kabul edilmez ise davacı alacağının 55.035,00 TL olduğu, alacağın dava tarihinde muaccel hale geldiği, davalı defterlerine göre alacakların tamamının tahsil edilip edilmediği, borçların tamamının ödenip ödenmediğinin tespitinin yapılamadığı tespit edilmiştir.
Davacı yan, davalı şirketin eski ortağı olduğu, şirket genel kurul kararıyla belirlenen bakiye alacağının ödenmediğini, şirketten kar payı alacağı bulunduğunu iddia etmiş, davalı yan ise davacının davalıdan talep edebileceği bir alacağı bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yukarıda özetlenen şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmişti.
Taraflar arasında davacının davalı şirketteki hisselerini tüm hak ve sorumluluklarıyla devrettiği, davalı şirketin eski ortağı olduğu, şirket ortağı olduğu dönemde alınan genel kurul kararında, şirketin tahsili gereken yaklaşık alacaklarıyla mevcut toplamı belirleyip, borç miktarları yaklaşık olarak belirlenip, ödendikten sonra kalacak tahmini bedelden karar tarihinde şirket ortağı olan davacının da aralarında bulunduğu 4 ortağın şirketten olan alacak miktarlarının belirlenerek bu miktarların ödenmesine karar verildiği, davacıya genel kurul kararında belirtilen alacaklarına karşılık olmak üzere senetle 17.000,00 TL, araç alınması sonucu 23.500,00 TL ödeme yapıldığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, davacının davalı şirketten bakiye bir alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, davacının bakiye alacağının ödenmesini davalıdan talep edip edemeyeceği, davacı adına satın alınan araç için davacıya ödenen 13.000,00 TL kira bedelinin davacı alacağından mahsubu gerekip gerekmediği, faiz başlangıç tarihi hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davalı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, davalı şirketin 08/10/2006 tarihli genel kurul toplantısında davalı şirketin alacaklarından borçlarının mahsubu sonucu bakiye kalacak tahmini bedelden şirket ortağı olan ve davacının da aralarında bulunduğu ortakların şirketten olan alacak miktarlarının ödenmesine karar verilmiştir. Anılan kararda şirket ortaklarının şirketten olan alacak miktarları ayrı ayrı belirtilmiştir. Buna göre davacının eski ortağı olduğu davalı şirketten olan alacağı 95.335,00 TL'dir.
Davalı yan cevap dilekçesinde, aşamalarda ve istinaf dilekçesinde, genel kurul kararında yer alan alacakların yaklaşık olarak belirtildiğini, gerçek durumda şirketin alacaklarının kararda belirtilen miktarın altında, şirket ortakları dışında üçüncü kişilere olan borçların mahsubundan sonra kalan miktarın ortaklara olan borçları karşılamaya yetmediğini ileri sürerek şirket kayıtlarına göre alacak miktarlarının, tespit edilerek ticari borçların ödenip ödenmediğinin tespitinden sonra ortaklara borçların ödenebileceğini belirtmiştir.
Yargılama aşamasında alınan bilirkişi kök ve ek raporlarıyla, davalı şirketin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak genel kurulda belirlenen tüm ödeme şartlarının yerine getirilip getirilmediğinin tümüyle tespit edilemediği, alacakların tamamının tahsil edilip edilmediğinin, borçların tamamının ödenip ödenmediğinin tespitinin yapılamadığı belirtilmiştir.
İşbu davaya dayanak 08/10/2006 tarihli genel kurul kararında davacının davalı şirketten 95.535,00 TL alacaklı olduğu açıkça belirtilmiştir. Genel kurul kararının iptal edildiğine ilişkin davalı yanın bir savunması bulunmadığı gibi, buna dair dosyaya sunulan herhangi bir bilgi ve belgede bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 18/11/2019 tarih 2019/318 Esas 2019/7296 Karar sayılı kararıyla onanan, anılan dairenin 16/06/2021 tarih 2020/1290 Esas 2021/5151 Karar sayılı kararıyla karar düzeltme talebinin reddine ilişkin kararıyla kesinleşen Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/346 Esas 2018/731 Karar sayılı kararı da gözetildiğinde mahkemece davacının davalıdan alacaklı olduğu miktarın genel kurul kararında açıkça belirtildiği, yapılan ödemelerin mahsubundan sonra bakiye alacağın davacı tarafından davalıdan talep edilebileceği, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, davacının imzasını inkar etmediği bila tarihli ödeme belgesinden, davalı tarafından davacıya 17.000,00 TL senet karşılığı, kira olarak ayrılan tutardan 13.000,00 TL ile 23.500,00 TL şirketten olan alacağına mahsuben olmak üzere toplam 36.500,00 TL'nin davalı tarafından davacı adına ödenmek suretiyle aracın davacı adına satın alındığı anlaşılmıştır.
Davalı yan kira olarak ayrılan tutardan davacı adına araç alımı için ödenen 13.000,00 TL'nin davacıya yapılan ödeme olduğunu ileri sürerken davacı yan anılan ödemenin 08/10/2006 tarihli genel kurul kararında şirket borçları arasında yer alan araç kira bedeline ilişkin yapılan bir ödeme olduğunu, şirketten olan alacağının karşılığı olarak yapılan bir ödeme olmadığını ileri sürmüştür.
İşbu davaya dayanak genel kurul kararında, yaklaşık 115.345,00 TL'nin şirketin araba kiraladığı firmaya ödenmesine karar verilmiştir. Anılan kira kapsamında yer alan araç davalı tarafından ödeme yapılmak suretiyle davacı adına satın alınmıştır. 13.000,00 TL bedel davalı tarafından davacı adına araç satın alınması için yapılan ödeme niteliğinde olup, yapılan bu ödemenin kiralama için ödenecek miktardan yapıldığının belgede belirtilmiş olması davacı adına davalı tarafından yapılan ödeme niteliğini ortadan kaldırmayacaktır.
Öte yandan, davaya dayanak genel kurul kararında davacı ortağı davalı şirketten alacağının ödenme tarihine ilişkin herhangi bir vade belirtilmediği gibi, dava tarihinden önce davacı tarafından anılan bedelin ödenmesi için davalıya gönderilen herhangi bir ihtarda bulunmamaktadır. Anılan alacak yönünden davalı dava tarihi itibarıyla temerrüte düşmüştür.
Hal böyle olunca, mahkemece ödeme belgesinde yer alan 13.000,00 TL'nin davacıya yapılan ödeme niteliğinde bulunduğu, davalının dava tarihinde temerrüte düştüğü gözetilerek yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/654, K. 2024/744, 6 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama