KÜNYE
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/774 E., 2024/132 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2024
- Dosya no
- 2022/774
- Karar no
- 2024/132
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/01/2022
- Numarası
- 2021/340 Esas 2022/69 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalılar
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/04/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 13/02//2024
Karar Metni
1.909 kelime·10 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki itirazı iptaline ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalıların icra takibine itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; kredinin yönetmeliğe aykırı olarak kullandırıldığını, davanın zaman aşımına uğradığını, talep edilen ana para ve işletilen faizin hukuka aykırı şekilde hesaplandığını, temerrüt faizine ilişkin yasal koşulların oluşmadığını, davacının hukuki yararının bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile davacının takip tarihi itibarıyla davalılardan talep edebileceği alacak miktarının tespit edildiği, asıl alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların icra takip dosyasında 70.000,00 TL asıl alacak, 66.294,58 TL işlemiş faiz, 1.088,90 TL ihtiyati haciz masrafı olmak üzere toplam 137.383,48 TL alacağa yönelik itirazlarının, asıl alacak miktarına takipten itibaren %9 faiz işletilmek suretiyle tahsile imkan verecek şekilde iptaline, asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 14.000,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ... arasında genel ticari kredi sözleşmesi imzalandığını, davalıların kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalılar tarafından itiraz edildiğini, yargılamada gerekli bilgi ve belgeler toplandıktan sonra alacak tutarının hesaplanması için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiğini, bilirkişice hazırlanan raporun eksik ve hatalı hesaplamalar doğrultusunda hazırladığını, yeni bir bilirkişiden yeni rapor aldırılmasını talep etmiş olmalarına rağmen,
dosyanın aynı bilirkişiye ek rapor hazırlaması için tekrar tevdi edildiğini, bilirkişi tarafından hazırlanan ek bilirkişi raporunda, faiz konusunda kanaatinin değişmediğini beyan ederek %9 faiz uygulanması gerektiği şeklinde görüş bildirildiğini, eksik ve hatalı hazırlanan bilirkişi raporunu ve ek bilirkişi raporlarını kabul etmediklerini, yeni bir bilirkişi raporu talep etmiş olmalarına rağmen mahkemece bu talepleri dikkate alınmadan alınan bilirkişi raporuna göre hüküm tesis edildiğini, müvekkilinin hak kaybı yaşamaması adına talepleri doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini,
mahkemenin davanın kısmen kabulüne karar vererek reddedilen kısım üzerinden davalıya vekalet ücretine takdir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyada yer alan bilirkişi raporlarındaki eksiklikler giderilmeden ve gerekli belgeler doğrultusunda inceleme yapılmadan karar verildiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, davacı tarafından yürütülen işlemlerin tarımsal amaçlı kooperatiflere kullandırılacak kredilere ilişkin yönetmelikte belirlenen esaslara aykırı olduğunu, kredinin yönetmeliğe aykırı şekilde kullandırıldığını, talep edilen ana para ve işletilen faizin hukuka aykırı şekilde hesaplandığını, işletilen temerrüt faizini kabul etmediklerini, yasal koşulları oluşmadan temerrüt faizi talep edildiğini, fahiş düzeyde talep edilen faizin hukuki dayanağı olmadığının bilirkişi raporuyla da kanıtlandığını, davacının davada hukuki yararının bulunmadığını,
müvekkillerinin davacıya borçlu olmadıklarını, kooperatif yönetim kurulunda görevli olan müvekkillerini sınırlı sorumlu olan tarım kredi kooperatifinin borçlarından sorumlu olmadığını, borçlu kooperatifin kendi hesabına taşınır ve taşınmaz malları bulunduğunu, davacının kooperatife ait taşınır ve taşınmaz mallarıyla kooperatif alacaklarından takibe konu borcu fazlasıyla tahsil edebilecek düzeyde bulunduğunu, davanın hakkaniyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu bildirerek davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davalılar vekilinin davacı vekilinin istinaf başvurusuna itirazlarını içerir süresinde verdiği istinafa cevap dilekçesinde karara karşı itirazlarını da ileri sürdüğünden anılan dilekçenin katılma yoluyla istinaf dilekçesi olduğu kabul edilmiş, davalılar vekili tarafından da eksik istinaf harçları ikmal edildiğinden taraf vekillerinin istinaf itirazları kapsamında Dairemizce istinaf incelemesi yapılmıştır.
Eskişehir 1. İcra Müdürlüğünün 2021/1707 sayılı icra takip dosyası sureti, genel kredi sözleşmesi sureti, hesap kat ihtarı, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 30/07/2021 tarihli kök, 08/11/2021 tarihli ek rapor, Eskişehir 4. İcra Müdürlüğünün 2021/1774 sayılı takip dosyası sureti, Dairemizce anılan icra müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevap, tahsilat ve reddiyat makbuzları dosya içerisinde yer almaktadır.
Dava konusu Eskişehir 1. İcra Müdürlüğünün 2021/1707 sayılı icra takip dosyası ile, davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine toplam 228.960,35 TL alacağın tahsili istemi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlular ... ve ...'ya 26/03/2021 tarihinde tebliğ edildiği, diğer davalıya bila tebliğ olduğu, davalıların 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde olacak şekilde 02/04/2021 tarihinde takibe konu borca itiraz ettiği, işbu itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin alacaklı yana tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 21/04/2021 tarihinde açıldığı dosya içeriği ile sabittir.
Davacı banka ile dava dışı ... arasında 28/11/2011 tarihli 70.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalıların müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmede imzalarının yer aldığı, kefaletin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan mülga BK'nun 484 vd. maddelerindeki şekil koşullarına uygun olduğu görülmüştür.
Yargılama aşamasında alınan bilirkişi kök raporunda, temerrüt faizinin %9 oranı üzerinden uygulanacağı, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 70.000,00 TL anapara, 68.759,58 TL işlemiş faiz, 178,90 TL ihtiyati haciz masrafı, 910,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 139.848,48 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Alınan ek raporda ise, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 70.000,00 TL asıl, 66.294,58 TL işlemiş faiz, 178,90 TL ihtiyati haciz masrafı, 910,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 137.383,48 TL alacaklı olduğu yönünde kanaat bildirilmiştir.
Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraf vekillerinin istinaf itirazları incelendiğinde, dosya taraf vekillerinin istinaf başvurusu ile Dairemize geldikten sonra davalılar vekili 26/09/2023 tarihli dilekçe ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takip sonucu ipoteklerin satılarak borcun ödendiği bildirilmiştir. Dilekçe ekinde Eskişehir İcra Müdürlüğünün 2021/1174 sayılı takip dosyasına ilişkin alacaklısı ... A.Ş., borçlusu ..., borç miktarı toplam 227.871,45 TL olan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe ilişkin icra emrine sunmuştur.
Anılan dilekçe üzerine, Dairemizce Eskişehir İcra Müdürlüğüne yazılan müzekkereye Eskişehir 4. İcra Müdürlüğünce 22/11/2023 tarihinde verilen 2021/1774 sayılı müzekkere cevabında, dosyanın 08/09/2022 tarihinde infazen kapatıldığı belirtilerek 23/08/2022 tarihli 158.000,00 TL bedelli, 23/08/2022 tarihli 200.000,00 TL bedelli, 23/08/2022 tarihli 600.000,00 TL bedelli tahsilat makbuzları ile 08/09/2022 tarihli alacaklı bankaya 297.852,23 TL'den harçlar kesilerek 267.363,03 TL ödendiğini gösterir reddiyat makbuzu gönderilmiştir.
Davalılar vekilinin istinaf aşamasında sunduğu dilekçe üzerine, Eskişehir 4. İcra Müdürlüğüne Dairemizce yazılan müzekkere üzerine verilen cevaptan davacı banka tarafından genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için dava dışı asıl borçlu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığı, işbu istinaf incelemesine konu davada verilen karar tarihinden sonra, 23/08/2022 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla borcun tahsil edildiği, 08/09/2022 tarihinde davacı bankaya harçlar kesildikten sonra 267.363,03 TL ödenerek icra dosyasının infazen kapatıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda ise ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takip dosyasında davacı alacaklının tahsil ettiği bedel karşısında işbu dava konusu icra takibine ilişkin borç da sona erdiğinden itirazın iptali davası gelinen aşamada konusuz kalmıştır.
Konusuz kalan davada dava tarihi itibarıyla haklılık durumunun tespiti gerekir. Dava ve karar tarihinden sonra ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibinde ipotekli taşınmazın satışı ile davacı alacaklıya ödenen bedel karşısında işbu dava konusu icra takibine konu borç da sona ermiştir. Yargılama aşamasında alınan denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi ek raporu ile davacının davalı kefilden takip tarihi itibarıyla alacaklı olduğu miktar tespit edilmiştir.
Bu durumda açılan işbu itirazın iptali davasında davacının bilirkişi ek raporu ile tespit edilen miktar yönünden dava açmakta haklıdır. Bir başka anlatımla harç, arabuluculuk ücreti, yargılama gideri, vekalet ücretinin dava değeri ile bilirkişi ek raporunda tespit edilen alacak miktarı karşılaştırılmak suretiyle tespit edilen alacak miktarına isabet eden kısım yönünden davalı üzerinde, fazlaya ilişkin kısım yönünden ise davacı üzerinde bırakılması gerekir.
Hal böyle olunca, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, karar tarihinden sonra davanın konusuz kaldığı, davacının bilirkişi ek raporu ile tespit edilen miktar yönünden dava açmakta haklı olduğu, davacının dava tarihi itibarıyla dava açmakta haklı olduğu miktar yönünden dava konusuz kalmış ise de, alacağın likit bulunduğu, davacı yararına İİK'nun 67. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, aleyhe istinaf itirazı bulunmadığından dava tarihinde dava açmakta haklı olunan asıl alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatı miktarının hesaplanacağı gözetilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,
konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, harç, arabuluculuk ücreti, yargılama gideri, vekalet ücretinin dava değeri ile bilirkişi ek raporunda tespit edilen alacak miktarı karşılaştırılmak suretiyle tespit edilen alacak miktarına isabet eden kısım yönünden davalı üzerinde, fazlaya ilişkin kısım yönünden ise davacı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/774, K. 2024/132, 29 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama