KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2022/925 E., 2024/1622 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Vekili Davalı
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2024
- Esas no
- 2022/925
- Karar no
- 2024/1622
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/01/2022
- Numarası
- 2021/263 Esas 2022/10 Karar
- Davacı
- —
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 30/04/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 27/12/2024
Karar Metni
1.691 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine Ankara 4. İcra Dairesi 2018/15476 Esas dosyası üzerinden rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yine Ankara 4. İcra Dairesi 2018/15479 dosyası üzerinden de genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, her iki takibin dayanağı da alacaklı tarafından üzerine rehin kurulmuş ...
Plakalı 2017 model ... marka araç için tesis edilen rehne bağlı borcun ödenmemesi dolayısıyle yapılan takipler olduğunu, İcra İflas Kanununun 45. maddesindeki emredici hükmüne rağmen alacaklı yan 31.12.2018 tarihinde 2 dakika ara ile önce rehnin paraya çevrilmesi sonra da genel haciz yolu ile takibi başlatıldığını iddia ederek davacının dava tarihi itibarıyla, asıl alacak takip tarihine kadar işlemiş ve takipten dava tarihine kadar işlemiş faiz ve tahsil harcı ve vekalet ücreti, BSMV ve masraflar toplamı olan 101.603,00 TL için Ankara 4. İcra Dairesi 2018/15479 dosyasında borçlu olmadığının tespitine,
%20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı-borçlu ... ile müvekkil arasında imzalanan 21.03.2018 tarihli Ticari Kredi ve Rehin sözleşmesini gereği borçluya kredi verildiğini, borçlu borcunu ödemediğinden Ankara 4. İcra Müdürlüğü’nün 2018/15476 esas sayılı dosyası ile rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yine Ankara 4. İcra Müdürlüğü’nün 2018/15479 esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ilamsız takip başlatıldığını, davanın zaman aşımına uğradığını, belirtilen ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla açılan her iki icra dosyasının da 31/12/2018 tarihli takip taleplerinde yer alan takip tutarları 56.681,50 TL olup,
o dönemdeki araç fiyatları düşünüldüğünde rehin konusu aracın yakalansa dahi rehin alacağını karşılamayacağını, zira Ankara 4. İcra Müdürlüğü’nün rehnin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan 2018/15476 esas sayılı dosyasından, rehne konu aracın satışı için Doğanhisar İcra Müdürlüğü 2019/21 Talimat sayılı dosyasına talimat yazılmış olup, rehin konusu araç 19/06/2019 tarihinde 38.750,00 TL bedelle icrada satılarak paraya çevrildiğini, takip tutarının 56.681,50 TL olduğu düşünüldüğünde aracın satış bedeli takip tutarının dahi çok altında kaldığını, rehin konusu aracın satışı sonrası neredeyse bir araç bedeli daha borç kaldığını,
müvekkiline olan borcunu karşılamadığını, Ankara 4. İcra Müdürlüğü’nün 2018/15476 esas sayılı dosyasına talepte bulunduklarını, talepleri gereği rehin açığı belgesi düzenlendiğini, davaya konu Ankara 4. İcra Müdürlüğü’nün 2018/15479 esas sayılı dosyası, yine aynı icra müdürlüğünün bahse konu 2018/15476 Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı açılmış olup, rehin açığı belgesi ile bakiye borç tutarı belirlendiğini, davaya konu takip dosyasında borçlunun hiç bir ödemesi mevcut olmadığını, dava konusu icra takibi rehin açığı belgesindeki tutar üzerinden devam ettiğini,
davacı borçlu vekilinin iş bu davayı açmakta hiç bir hukuki yararı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; alacak rehinle temin edilmesine ve alacaklının elinde genel haciz yoluyla takibin yapıldığı tarihte rehin açığı belgesi olmamasına rağmen davacı alacaklı hakkında genel haciz yoluyla takip başlatılmasının usul ve yasaya uygun olmadığı, yine emsal Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 23/01/2019 tarih 2018/2286 esas 2019/402 sayılı kararında da benzer nitelikte davalının rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yaptıktan 3 gün sonra ilamsız takip yapmasının yasaya aykırı olduğu bu hususun kamu düzenine ilişkin olduğunun belirtildiği, Ankara 4. İcra Dairesinin 2018/15479 esas sayılı dosyası yönünden davacının muaccel bir alacağı bulunmadığı,
davalının kötü niyetli olduğunun tespit ve ispat edilemediği gerekçeleriyle davanın kabulü ile davacının Ankara 4. İcra müdürlüğünün 2018/15479 sayılı icra dosyasında borçlu olmadığının tespitine, kötü niyeti tazminatının şartları oluşmadığından davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafından başlatılan takibin kötü niyetli olduğunu, bu nedenle kötü niyet tazminat talebinin reddinin hatalı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; zaman aşımının def'ilerinin mahkemece değerlendirilmediğini, dava konusu icra takibinin tahsilde tekerrür edilmemek kaydıyla yapılmış olup, takibin davalı itiraz etmediğinden kesinleştiğini, bu nedenle bu davanın açılmasında hukuki yararı bulunmadığını, her iki icra dosyasının da 31/12/2018 tarihli takip taleplerinde yer alan takip tutarlarının 56.681,50 TL olup, bu dönemdeki araç fiyatları düşünüldüğünde rehin konusu aracın rehin alacağını karşılamayacağının açık olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; ticari araç kredisi ve rehin sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun vadesinde geri ödenmemesi üzerine rehnin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan ilamsız icra takibi ile aynı gün bakiye kredi alacağı nedeni ile başlatıldığı ileri sürülen genel haciz yoluyla başlatılan ilamsız icra takibi nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Taraflar arasında akdedilen ticari kredi sözleşmesi, hesap ekstreleri, hesap kat ihtarnamesi, rehin açığı belgesi ve sair deliller dosya arasında mevcuttur.
Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2018/15476 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... ... Kredi Finansman A.Ş, borçlusunun ... olup, 31/12/2018 tarihinde 56.120, 82 TL asıl alacak üzerinden taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığı, Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2018/15479 Esas sayılı takip dosyası ile ödemede tekerrür olmamak kaydıyla talepte bulunulduğu, dosyada taşınırın 19/06/2019 tarihinde 38.750,00 TL’ye satıldığı, geriye kalan 43.437,19 TL alacak tutarı için rehin açığı belgesi verildiği anlaşılmıştır.
Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2018/15479 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ... ... Kredi Finansman A.Ş, borçlusunun ... olup, 56.120, 82 TL asıl alacak üzerinden genel haciz yoluyla takip yapıldığı, Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2018/15476 Esas sayılı takip dosyası ile ödemede tekerrür olmamak kaydıyla talepte bulunulduğu anlaşılmıştır.
Beyoğlu 18. Noterliğinin 21/12/2018 tarih ve 29718 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı kredi kuruluşu tarafından davacı borçluya 56.120,82 TL’nin ödenmesi gerektiğinin ihtar edildiği, ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamından, davacı ile davalı arasında 21/03/2018 tarihinde ticari kredi sözleşmesi akdedildiği, sözleşme kapsamında davacı tarafından 61.625, 40 TL kredi çekildiği ve kredi borcunun teminatını teşkil etmek üzere kredi konusu ... marka kamyonetin üzerinde rehin tesis edildiği, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek davalı tarafından davacı hakkında aynı borca ilişkin olarak her ikisi de 31/12/2018 tarihinde olmak üzere Ankara 4. İcra Dairesinin 2018/15476 esas sayılı dosyası ile rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ve Ankara 4. İcra Dairesi 2018/15479 dosyası ile de genel haciz yoluyla takip başlatıldığı anlaşılmaktadır.
İK'nun 45. maddesi gereğince alacağı rehinle temin edilmiş olan alacaklı, öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmak zorundadır. Rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmadan ilamlı veya ilamsız icra takibi ve borçlu iflasa tabi kimselerden ise iflas yolu ile takip yapamaz. Rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takip sonunda, alacaklı alacağın karşılanmayan kısmı için ilamlı veya ilamsız takip yapabilir. Bu maddede yer alan rehin ibaresi hem taşınır hem de taşınmaz rehinlerini kapsar (İİK. m. 23/1-3).
Anılan hüküm asıl borçlulara ilişkin düzenlenmiş olup, buna göre alacağı rehinle temin edilen bir kimsenin borcu rehinle temin edilen hakkında doğrudan doğruya genel haciz yolu ile takibe geçilmesini önlemekte ve rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğine ilişkin bulunmaktadır (Emsal; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 18/11/2009 tarih ve 2009/19-426 Esas 2009/543 Karar).
Davacı borçlunun borcu taşınır rehni ile teminat altına alındığından 31/12/2018 tarihinde aynı miktar alacağın tahsili için rehnin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatılmış iken, davalı alacaklı banka bununla yetinmeyip yine borçlu hakkında iş bu davaya konu 31/12/2018 tarihinde genel haciz yolu ile ayrı bir icra takibi başlatmıştır. Genel haciz ve rehnin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibinin aynı anda yapılması ancak, rehin borcu karşılamıyor, yada karşılamadığı açık ise alınan rehin açığı belgesi ile mümkündür.
Her ne kadar dava konusu genel haciz yolu ile başlatılan icra takibinden sonra, taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte 26/02/2020 tarihinde rehin açığı belgesi alınmış ise de, alınan rehin açığı belgesinin tarihi 31/12/2018 tarihinde başlatılan genel haciz yoluyla yapılan takipten çok sonra olduğu anlaşılmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında buna göre alacak rehinle temin edilmesine ve alacaklının elinde genel haciz yoluyla takibin yapıldığı tarihte rehin açığı belgesi olmamasına rağmen davacı alacaklı hakkında genel haciz yoluyla takip başlatılmasının usul ve yasaya uygun olmadığı, yine emsal Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 23/01/2019 tarih 2018/2286 esas 2019/402 sayılı kararında da benzer nitelikte davalının rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yaptıktan 3 gün sonra ilamsız takip yapmasının yasaya aykırı olduğu bu hususun kamu düzenine ilişkin olduğunun belirtildiği anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
Davacı vekilinin istinaf itirazları yönünden yapılan değerlendirmede ise, davacı vekilinin istinaf başvuru tarihinden sonra, 03/07/2023 UYAP tarihli dilekçesi gelinen aşamada istinaf incelemesi henüz yapılmadığından istinaf kanun yoluna başvurudan feragat ettiğini beyan etmiştir.
Feragat, 6100 Sayılı HMK'nın 307. maddesi ve genel hükümler uyarınca istemde bulunanın talep sonucundan vazgeçmesidir. Dosyada mevcut davacı vekilinin Ankara 40. Noterliğinden verilen 01/10/2024 tarih ve 26510 yevmiye numaralı vekaletnamesinde davadan veya kanun yollarından feragat yetkisinin olduğu anlaşılmıştır.
Başvuru hakkından feragati düzenleyen HMK'nın 349/2. maddesinde; "Başvuru yapıldıktan sonra feragat edilirse, dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir. Dosya, Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur." hükmüne yer verilmiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun istinaf başvurusundan feragati nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/925, K. 2024/1622, 27 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama