KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2023/1049 E., 2026/372 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Mart 2026
- Esas no
- 2023/1049
- Karar no
- 2026/372
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 17/01/2023
- Numarası
- 2020/189 Esas 2023/21 Karar
- Dava
- İtrazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/04/2020
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 03/04/2026
Karar Metni
1.837 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankaya ait Şaşmaz Şubesi tarafından imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden borçlu dava dışı ... Endüstri Makine Tesisleri İmalat Montaj San. ve Tic. Ltd.
Şti. lehine taksitli ticari kredi ve çek taahhüt kredisi hesabı açıldığını ve ilgili kredilerin kullandırıldığını, davalının ise iş bu kredilere müştekeren ve müteselsilen kefil olduğunu, kredi ödemelerinin aksaması üzerine davalılara Kahramanmaraş 7. Noterliğinin 09/09/2019 tarih ve 010356 yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen davalıların ödemeleri yapmaması üzerine icra takibine başlanıldığını, davalılar tarafından takibe itiraz edilerek takibin durdurulduğunu beyan ederek,
Ankara 1. İcra Müdürlüğünün 2019/13095 Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; bahse konu genel kredi sözleşmesine istinaden müvekkili tarafından kefil sıfatıyla imzalanan sözleşmenin, kefalete ilişkin şekil şartlarını sağlamadığından geçersiz olup, müvekkilinin işbu borçtan ötürü herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını bildirerek davanın reddine, davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca davacı bankanın icra takip tarihi itibariyle 163.516,31 TL asıl alacak, 3.023,93 TL işlemiş faiz, 151,20 TL BSMV, 787,61 TL ihtarname gideri, 2.291,95 TL kat öncesi işlemiş faiz, 11460 TL kat öncesi işlemiş BSMV olmak üzere toplam, 169.885,60 TL Toplam talep edebileceği, taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi'nde Madde 23: Nakit ve/veya Gayri Nakit Kredinin Depo Edilmesi;
“..... nakit ve/veya gayri nakit kredi alacaklarının (meri mektup, vadeli akreditif, aval, çek kanunlarındaki çek yaprağı sorumluluk tutarı gibi) bedellerini nakdi teminat olarak bankaya depo etmesini, müşteriden ve müşterek borçlu ile müteselsil kefillerden talep edebilir.” hususunun kararlaştırıldığı, buna göre davalının gayri nakdi alacaklar yönünden de sorumluluğu bulunduğu,
davacı bankanın çek yapraklarından kaynaklı banka sorumluluk bedelinin 9 adet çek x 2.030,00 TL - 18.270,00 TL olduğu ve davalıdan depo edilmesini talep edebileceği anlaşılmakla, davalının Ankara 1 İcra Müdürlüğünün 2019/13095 Esas sayılı takip dosyasında yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 163.516,31 TL Asıl Alacak, 3.023,93 TL Kat Trh.den Sonra İşlemiş Faiz, 151,20 TL BSMV, 787,61 TL İhtarname Gideri, 2.291,95 TL Kat Öncesi işlemiş faiz, 114.60 TL Kat Öncesi işlemiş BSMV olmak üzere toplam 169.885,60 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık 34.80 temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV faizi işletilmesine,
9 adet çek yaprağı için toplam 18.270,00-TL depo bedelinin davalı tarafından bankada açılacak faizsiz bir hesapta depo edilmesine imkan verecek şekilde icra takibinin devamına, İcra inkar tazminat talebinin kabulü ile 33.819,60 TL davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda temerrüt faizinin oranının yanlış belirlendiğini, bankanın temerrüt tarihinde Borçlu Cari Hesap kredilerine uyguladığı faiz oranı esas alınarak % 34,80 temerrüt faiz oranı ile hesaplama yapılmışsa da işbu hesaplama hatalı olup %45 temerrüt faiz oranı uygulanması gerektiğini, işbu sebeple faiz ve BSMV alacağına ilişkin hükmün eksik olduğunu, Yerel mahkeme ilamında aleyhlerine hükmedilen yargılama giderleri, harç, vekalet ücreti ve arabuluculuk ücreti yönünden kararın hatalı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nun 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Dava konusu Ankara 1. İcra Müdürlüğünün 2019/13095 sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı borçlu aleyhine 163.516,31 TL asıl alacak, 3.023,93 TL işlemiş faiz, 151,20 TL BSMV, 2.499,34 TL kat öncesi işlemiş faiz, 124,97 TL BSMV'nin tahsili ile 18.270,00 TL gayri nakit alacak deposu talebi ile icra takibi başlatıldığı, takipte talep edilen temerrüt faiz oranının % 45 olduğu, davalının süresi içerisinde ödeme emrine itirazı üzerine takibin durduğu, işbu itirazın iptali davasının İİK'nun 67. maddesi uyarınca, itiraz dilekçesinin alacaklı/vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya içeriğiyle sabittir.
Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ......Ltd. Şti arasında 03/04/2017 tarihli 1.500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi tanzim edildiği, davalı ...'in iş bu sözleşmeye aynı limitle kefil olduğu görülmüştür.
Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 163.516,31 TL asıl alacak, 3.023,93 TL kat tarihinden sonra işlemiş faiz,151,20 TL faizin %5 gider vergisi, 787,60 TL ihtarname gideri, 2.291,95 TL kat öncesi işlemiş faiz, 1.146,00 TL kat öncesi işlemiş BSMV olmak üzere toplam 169.885,60 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yukarıda açıklandığı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacı banka ile davalı arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan icra takip dayanağı genel kredi sözleşmeleri nedeniyle talep edebileceği alacak bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, uygulanması gereken temerrüt faiz oranı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davacı vekilinin istinaf itirazı temerrüt faiz oranına ve aleyhlerine hükmedilen veklaet ücreti ve yargılama giderlerine yöneliktir.
Taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinin 22. maddesinde düzenlenen
" Temerrüt Faizi ve Diğer Mali Yükümlülükler " başlıklı maddesi uyarınca, “Müşteri, muaccel olan veya muaccel sayılan kredi borcuna temerrüt faizi uygulanacağını, temerrüt faizinin ise sözleşmede farklı bir oran belirtilmediği sürece, kredi borcunun muaccel olduğu tarihte cari olan “bankanın T.C.M.B.'ye uygulayacağını bildirdiği en yüksek kredi faiz oranına bu oranın yüzde yüzünün ilavesiyle bulunacak oran” üzerinden hesaplanacak oran olduğunu” hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre temerrüt faizi, davacı bankaca temerrüt tarihinde davalı asıl borçluya kullandırılan kredilere uygulanan en yüksek faiz oranının %100 ilavesi olabilecektir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı bankaca dava dışı asıl borçlu firmaya kullandırılan nakdi kredilere uygulanan en yüksek kredi faiz oranının %1,40, temerrüt faizinin %100 fazlası yıllık %34,80 olarak uygulanabileceği tespit edilmiş olup, bilirkişi tarafından davacı bankaca başka kredilere de uygulanan fiili faiz oranı tespit edilememesi hukuka aykırı olmakla birlikte istinafa gelenin sıfatına göre bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir. Davacı bankaca da bilirkişinin belirlediği orandan daha yüksek fiili faiz oranını ispatlayamadığından , davacı bankanın bu yöndeki istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece yargılama aşamasında alınan denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca hesaplanan %34,80 temerrüt faiz oranı esas alınmak suretiyle davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan alacaklı olduğu tespit edilen miktar üzerinden hüküm kurulmasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.
Yine davacı vekilince mahkemece davacının davasının toplam 188.155,60 TL üzerinden kabul edildiği, 217,76 TL yönünden red edildiği, buna göre ilk derece mahkemesince vekalet ücreti ile kabul red oranı esas alınarak yargılama giderinin yanlış hesaplandığı ileri sürülmüştür.
Davacının istinaf itirazı doğrultusunda somut olay irdelendiğinde;
Davacının davasının toplam 188.373,36 TL üzerinden harçlandırmak suretiyle açtığı, söz konusu harçlandırılan bedelin 18.270,00 TL'si gayri nakit alacağı deposuna ilişkin olup bakiye 170.103,36 TL'nin nakit alacak istemine ilişkin olduğu ihtilaf konusu değildir.
Mahkemece davacının 169.885,60 TL nakdi, 18.270,00 TL gayri nakdi alacağa yönelik talebinin kabulüne, 217,76 TL nakdi alacağa ilişkin isteminin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' nin 13/(2) maddesi uyarınca hükmedilen vekalet ücreti kabul veya reddedilen miktarı geçemeyecektir.
Hal böyle olunca, mahkemece davanın nakdi alacak yönünden reddedilen kısmının 217,76 TL olduğu dikkate alınarak, davanın reddedilen kısmı yönünden kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine AAÜT' nin 13/ (2) maddesi uyarınca 217,60 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine yönelik hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Yerel mahkemece davacının talebinin %99,88'lik kısmı yönünden kabul kararı verilmiş olmasına rağmen, mahkemece yargılama gideri ve arabuluculuk ücreti hesaplanırken dikkate alınan kabul oranının %90,18 olarak esas alınarak davalı aleyhine eksik yargılama gideri hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Tüm bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kısmen kaldırılmasına ve davacının davasının reddine, AAÜT 13/(2) madde uyarınca 217,60 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2023/1049, K. 2026/372, 27 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama