İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/1216 K.2024/739

Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, duruşma…

Esas2023/1216Karar2024/739Tarih4 Haziran 2024Okuma14 dk · 2.718 kelime

KÜNYE

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2023/1216 E., 2024/379 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Vekili

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
4 Haziran 2024
Esas no
2023/1216
Karar no
2024/739
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
27/03/2018
Numarası
2014/1021 Esas 2018/189 Karar
Davacı
—
Davalı
—
Dava
Menfi Tespit
Dava tarihi
07/01/2014
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
04/06/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.718 kelime·14 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, duruşma açılmasına karar verildi.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında ... Şubesi tarafından Ankara 2.İcra Müdürlüğü'nün 2008/19269 sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, daha sora alacağın ... AŞ'ye devredildiğini, takibin yenilenerek 2013/6892 sayısını aldığını, müvekkilinin 07/10/2013 tarihli muhtıra tebliği suretiyle takipten haberdar olduğunu, alacağın dava dışı borçlu ... Diyaliz Merkezi Ltd.

Şti. ile banka arasında imzalanmış olan genel kredi sözleşmesine dayalı olup sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla müvekkilinin adının yer aldığını, ancak sözleşmedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, bu nedenle Ankara 2.İcra Müdürlüğü'nün 2013/6892 sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığını, yapılacak imza incelemesi ile bu durumun anlaşılacağını, öte yandan takip talebinde 17.336,00 TL asıl alacak 4.262,00 TL işlemiş faizden bahsedildiğini, müvekkili temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talebinin haksız olduğunu,

bunun dışında talep edilen %118 faiz oranının fahiş olduğunu iddia ederek Ankara 2.İcra Müdürlüğü'nün 2013/6892 sayılı dosyası nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, bu talep kabul görmez ise iddia edilen kadar borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 26/03/2015 tarihli dilekçesinde; müvekkili tarafından takip dosyasına 13/01/2014 tarihinde 3.518,85 TL, 14/01/2014 tarihinde 78.754,00 TL olmak üzere toplam 82.272,85 TL ödenerek takip borcunun kapatıldığını belirterek ödenen tutarın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalıdan istirdadına karar verilmesini istemiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, dava dışı ...

Diyaliz Merk….Ltd Şti ile ... arasında imzalanan 26/09/2007 tarihli genel kredi taahhütnamesini davacının müteselsil kefil olarak imzaladığını, asıl borçlu ve kefiller hakkında Ankara 2.İcra Müdürlüğü'nün 2008/19269 sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, daha sonra dosya yenilenerek 2013/6892 sayılı esas numarasını aldığını, davacının icra takibinden haberdar olduğunu, davacının takipten 6 yıl sonra böyle bir dava açmasının kötü niyete dayalı olduğunu,

davanın 21.860,00 TL üzerinden açıldığını halbuki dava tarihi itibariyle alacağın ulaştığı tutarın 130.000,00 TL olup harcın bu tutar üzerinden yatırılması gerektiğini belirterek davanın reddine ve müvekkili yararına %40 icra tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin "V) Temerrüt Faizi" başlıklı maddesinde; hesabın kat edilmesi durumunda kat tarihinden temerrüt tarihine kadar bankaca uygulanan cari en yüksek ticari işlek kredi faizinin işletileceği, temerrüt tarihinden itibaren ise nakdi kredi borçları için bankaca uygulanan en yüksek kredi faiz oranının iki katı oranda faiz işletileceğinin öngörüldüğü, 10/03/2015 tarihli bilirkişi, 07/12/2016 tarihli ve 28/11/2017 tarihli ek bilirkişi raporlarında; imza incelemesine ilişkin Adli Tıp Kurumu raporu uyarınca sözleşmedeki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği,

bu açıdan davacının sözleşme ile bağlı olduğu, asıl borçlu dışında müteselsil kefillere tebliğ edilmiş hesap kat ihtarı olmadığından davacının takip tarihine kadar işlemiş temerrüt faizinden sorumlu tutulamayacağı, takip tarihi itibariyle davacının 17.336,16 TL asıl alacak ve 49,21 TL ihtarname gideri olmak üzere 17.385,37 TL alacaktan sorumlu olacağı, icra takibinden sonra dava dışı müteselsil kefil tarafından 26/12/2013 tarihinden 50.000,00 TL, davacı tarafından 13/01/2014 tarihinde 3.518,85 TL, yine davacı tarafından 14/01/2014 tarihinde 78.754,00 TL ödeme yapıldığı,

davacının sorumluluğunun 14/01/2014 tarihinde yaptığı ödeme ile son bulduğu, davacının 428,91 TL fazla ödemesi olduğu ancak asıl borçlu yönünden sorumluluğun devam ettiği, 28.11.2017 tarihli bilirkişi ek raporunda yapılan hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğu, bu miktar için davacının istirdat talebinin yerinde olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, 428,91 TL alacağın 14/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın takipli olarak açılmasına rağmen mahkemece asıl talep yönünden hüküm kurulmadığını, imza incelemesine ilişkin olarak alınan bilirkişi raporu ile adli tıp raporu arasındaki çelişkinin giderilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, adli tıp kurumunun imza incelemesi yönünden son merci olmadığını, feri talepleri yönünden bir değerlendirme yapılmadığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu sözleşmedeki kefalet imzası davacıya ait olduğundan kefaletinin geçerli olduğunu, bilirkişi raporundaki hesaplamaların hatalı olduğunu, takip tarihine kadar temerrüt faizi olmasa da akdi faizin uygulanması gerektiğini, yapılan ödemenin davacı tarafından yatırılmadığını ve bu ödemenin asıl kredi borçlusunun kredi borcu hesaplanarak mahsup edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, mahkemece kötüniyet tazminatı yönünden olumlu/ olumsuz bir karar verilmediğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; Ankara 2.İcra Müdürlüğü'nün 2008/19269 sayılı (yenilenmekle 2013/6892) sayılı takip dosyası nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve istirdat istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Takip konusu 26/09/2007 tarihli genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi, hesap ekstreleri, faiz cetvelleri, 07/01/2010 tarihli temlik sözleşmesi, ödeme dekontları vs.deliller dosya arasında mevcuttur.

Ankara 2.İcra Müdürlüğünün 2008/19269 sayılı (yenilenmekle 2013/6892) sayılı takip dosyasının incelenmesinde; temlik eden ... .... tarafından gelen kredi taahhütnamesinden kaynaklı alacağın tahsili talebi ile 02.12.2008 tarihinde davacı ve dava dışı diğer borçlular aleyhine başlatılan ilamsız icra takibinde 17.336,16 TL asıl alacak, 4.262,12 TL %118 işlemiş faiz, 213,10 TL BSMV, 49,21 TL ihtarname masrafı olmak üzere 21.860,59 TL alacağın tahsilinin talep edildiği, ödeme emrinin davacının adreste bulunmaması sebebiyle mahalle muhtarına 02.01.2009 tarihinde tebliğ edildiği davacı tarafça borca itiraz edilmemesi üzerine takibin kesinleştiği görülmüştür.

04.08.2014 tarihli grafolog bilirkişi raporunda özetle; imza incelemesine konu Genel Kredi Taahhütnamesinin 3.ve 25. sayfalarında davacı ... adına atılı bulunan imzaların her ne kadar başlangıç hareketleri itibariyle benzerlik görülse de mevcut mukayese imzalar bakımından farklılıklar tespit edildiği bu nedenle sözleşmedeki imzanın davacıya ait olduğunun söylenemeyeceği belirtilmiştir.

14.01.2016 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda özetle; inceleme konusu Genel Kredi taahhütnamesindeki "..." isim yazısı ve imzası ile ...'in mukayese yazı ve imzaları arasında benzerlikler saptandığından "..." isim yazısı ve imzanın davacının eli ürünü olduğu bildirilmiştir.

28.08.2008 tarihli hesap kat ihtarının incelenmesinde; ticari artı para kredisinden kaynaklanan (16.335,06 TL ana para + 754,64 TL akdi faiz + 37,73 TL KKDF)= 17.127,43 TL'nin 7 gün içinde ödenmesi ihtar olunduğu, ihtarnamenin kredi borçlusu ...…Ltd Şti'ne 10.09.2008 tarihinde tebliğ edildiği, davacı ve diğer müteselsil kefillere tebliğine ilişkin dosyaya her hangi bir belge sunulmadığı görülmüştür.

Davacı yan davalı tarafça Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2013/6892 sayılı icra takibine konu genel kredi sözleşmesinde adına atfen atılı kefalet imzasını kendisine ait olmadığına icra dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve icra dosyasına ödenen miktarın istirdadı istemiyle eldeki davayı açmış, mahkemece grafolog bilirkişi ve adli tıp kurumundan imza incelemesine ilişkin raporlar alınarak 27/03/2018 tarihli karar ile imzanın davacıya ait olduğu gerekçesiyle ve bankacı bilirkişi raporlarındaki hesaplamalar doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesi kararına karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizce 05/07/2021 tarih 2018/1937 Esas 2021/925 Karar sayılı karar ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, Dairemizce alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dairemiz kararının davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21/02/2023 tarih ve 2021/6001 Esas 2023/1007 Karar sayılı bozma ilamında; "...Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa yönelik başlatılan icra takibi sebebiyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de hükme esas alınan bilirkişi raporu yeterli incelemeyi ihtiva etmediği gibi denetime açık mahiyette de değildir.

Davalı banka tarafından temerrüt faiz oranı %118 olarak belirtilmiş, ancak bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada %23,04 temerrüt faiz oranı üzerinden hesaplama yapılmıştır. Bilirkişi raporunda akdi faiz ve temerrüt faizi oranlarının neye dayanarak ve nasıl hesaplandığı denetlenememiştir.

Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin "Temerrüt Faiz Oranı" başlıklı V/a bölümünde; temerrüt faiz oranının, nakdi ticari kredilere uygulanan en yüksek faizin 2 katı olarak belirleneceği düzenlenmiştir.

Buna göre mahkemece yapılması gereken iş, konusunda uzman bankacı bilirkişi görevlendirilmek suretiyle, banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılarak, davalı bankanın aynı nitelikteki ticari kredilere uyguladığı cari faiz oranı belirlenip bu oran üzerinden sözleşme hükümlerine göre temerrüt faiz oranı tespit edilerek, takip ve dava konusu kredi alacaklarının, takip tarihi olan 02.12.2008 ve dava tarihi olan 07.01.2014 tarihi itibarıyla hesaplattırılarak,

denetime açık bilirkişi raporu da değerlendirilmek suretiyle sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile tanzim edilen rapora göre yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiş, usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmuştur.

Bozma ilamı doğrultusunda banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmış, 22/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda; gerek temerrüdün oluştuğu tarihten itibaren işbu raporun yazım tarihine kadarki süreç içinde 15 yıla yakın bir süre geçtiği gerekse de alacağın yaklaşık 13 yıl öncesinden ... Şirketine devir edilmiş olması nedeniyle takibe konu ticari kredili mevduat hesabına ilişkin olarak ilgili şubede yapılacak yerinde inceleme ile faiz oranları noktasında bir tespit yapma imkanı bulunmadığı belirtilerek, davalı banka tarafından dava konusu krediye uygulanan faiz oranları tespit edilerek hesaplama yapılmıştır.

Hal böyle olunca, bozma ilamından sonra yapılan incelemede davalı bankanın aynı nitelikteki ticari kredilere uyguladığı ticari faiz oranı tespit edilemediğinden bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalara itibar edilmemiş,

dosyada mevcut davalı bankanın 18/05/2021 tarihli yazısı ekinde gönderilen faiz listelerinde bildirilen en yüksek faiz oranı ve taraflar arasındaki sözleşmenin V/a maddesinde yer alan temerrüt faizinin söz konusu oranın 2 katı olarak uygulanacağına ilişkin hüküm dikkate alınarak takip konusu kredili mevduat hesabından kaynaklanan borç için temerrüt tarihi olan ( takip tarihinden önce davacıya hesap kat ihtarnamesinin tebliğine ilişkin dosyada bilgi belge bulunmadığından temerrüdün takip tarihinde oluştuğu anlaşılmakla) 02/12/2008 tarihi ile ( 02/08/2013 tarih ve 28726 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6495 sayılı Torba Kanun ile 5464 sayılı

Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunun "Kurumsal Kredi Kartları" başlıklı 43. maddesinde yapılan değişiklik ile, kurumsal kredi (şirket) kartları faiz oranlarının TCMB'nin belirlediği kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami akdi ve azami gecikme oranı sınırlamalarına tabi hale getirildiği,

ticari kredili mevduat hesabı faiz oranlarının ise TCMB tarafından 25/05/2013 tarih ve 28657 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kar ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ ( sayı: 2006/1) 'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (sayı: 2013/8)" ile TCMB'nin yayımladığı Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğ'e tabii hale getirildiği,

bu suretle kredili mevduat hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faizi oranlarının kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranlarını geçemeyeceğine ilişkin yasal düzenlemeler dikkate alınarak) takip tarihi olan 27/05/2013 arasındaki dönem için %36 oranında faizi, 27/05/2013 takip tarihinden itibaren de TCMB tarafından belirlenen faiz oranları esas alınmak suretiyle hesaplama yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır.

Buna göre, takip konusu alacağın kredili mevduat hesabından kaynaklandığı ve icra dosyasına mahsuben dava dışı müteselsil kefil ... tarafından 26/12/2013 tarihinde haricen 50.000,00 TL ödeme yapıldığı, gerek ilk derece mahkemesince alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında, gerekse Dairemizce alınan 04/05/2020 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olmakla, dava dışı kefil ... tarafından 26/12/2013 tarihinde yapılan 50.000,00 TL'lik ödeme mahsup edilmek suretiyle ve takip konusu borcun kredili mevduat hesabından kaynaklanmakta olup,

25/05/2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak 27/05/2013 tarihinde yürürlüğe giren 2013/8 sayılı Tebliğ gereğince kredili mevduat hesabına 27/05/2013 tarihinden itibaren TCMB tarafından ilan edilen akdi ve temerrüt faizlerinin, bu tarihten önce ise yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı şekilde tespit olunan %36 temerrüt faizi uygulanması suretiyle Dairemizce re'sen yapılan hesaplama sonucunda;

Takip tarihi itibarı ile :17.127,43 TL AA 1.621,70 TL işlemiş faiz 81,08 TL BSMV 49.21 TL masraf 18.879,42 TL olduğu,

TCMB tebliğinin yürürlük tarihine kadar %36 faiz oranı üzerinden yapılan hesaplama ile; 17.127,43x%36/365X1637 gün (02,12,2008 ila 27,05,2013 tarihleri arası)= 27.653,52 TL faiz ve 1.382,67 TL Bsmv tutarlarına; bilirkişice TCBM tebliğine ilişkin döneme ati hesaplama ile bulunan tutarların eklenmesi ile; Dönem Faiz Bsmv 02/12/2008 - 27/05/2013 27.653,52 1.382,67 27/05/2013 - 01/07/2013 536,07 26,80 01/07/2013 - 01/10/2013 1.357,28 67,86 01/10/2013 - 26.12.2013 1.234,52 61,72 30.781,39 1.539,05 Ödeme tarihi olan 26/12/2013 günü esas alınarak;

18.879,42 + 30.781,39 + 1.539,05 =51.199,86 TL alacaktan 50.000,00 TL ödeme düşüldüğünde bakiye 1.199,86 TL daha alacağın kaldığı; dava tarihi olan 07/01/2014 günü ile olan 11 günlük fark için 10,93 TL faiz (1,199,86x%30,24/365x11=) ve 0,54 TL BSMV toplamı olan 1.211,33 TL borç gözetildiğinde davacıdan 13.01./2014 tarihide tahsil edilen 3.518,85 TL ve 14.01.2014 tarihinde tahsil edilen 78.754,00 TL toplamı olan 82.272,85 TL'den bu tutarın düşümü ile bulunan 81.061,52 TL'nin fazla tahsil edildiği hesaplanarak bu tutar üzerindren davanın kabulüne karar verilmiştir.

Takip borcunun tamamı sona ermesine rağmen davalı bankaca davacıdan 13/01/2014 tarihinde 3.518,85 TL ve 14/01/2014 tarihinde 77.542,67 TL olmak üzere toplam 81.061,52 TL'nin haksız olarak tahsil edildiği, böylelikle davacının istirdat talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiş, davalının bu yönlere ilişkin istinaf itirazları ise yerinde görülmemiştir.

Davalının diğer temyize itirizarlarının incelenmesine gelince; Davacı yan davalı tarafça Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2013/6892 sayılı icra takibine konu genel kredi sözleşmesinde adına atfen atılı kefalet imzasını kendisine ait olmadığına icra dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve icra dosyasına ödenen miktarın istirdadı istemiyle eldeki davayı açmış, mahkemece grafolog bilirkişi ve adli tıp kurumundan imza incelemesine ilişkin raporlar alınarak imzanın davacıya ait olduğu gerekçesiyle ve bankacı bilirkişi raporlarındaki hesaplamalar doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Ne var ki, ilk derece mahkemesince alınan 04/08/2014 tarihli grafolog bilirkişi raporunda imzaların davacının elinden çıktığının kabulünün mümkün görülmediği belirtilmiş olmasına rağmen 14/01/2016 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda imzaların davacının eli ürünü olduğunun belirtilmesi nedeniyle her iki rapor arasında çelişki oluşmuş ve mahkemece de çelişki giderilmeden hüküm kurulması nedeniyle Dairemizce dava konusu icra takibinin dayanağı olan 26/09/2007 tarihli genel kredi taahhütnamesindeki kefalet imzalarının davacının eli ürünü olup olmadığı hususunda adli belge incelemeleri uzmanı bilirkişilerden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden

alınan 17/03/2020 tarihli raporda imzaların davacının elinden çıktığı tespit edilmiş olmakla davacının takip konusu sözleşme nedeniyle kefalet sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmış, ilk derece mahkemesince imza incelemesine ilişkin raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğundan ve Dairemizce yapılan inceleme sonucu söz konusu çelişki giderildiğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulü gerekmiştir.

Dava menfi tespit talebi ile açılmış ve dava açılırken 21.860,59 TL üzerinden harç yatırılmış olup, davacı vekilince 26/03/2015 tarihinde toplam 82.272,85 TL'nin istirdadı talep edilmiş ise de bu miktar yönünden harç ikmal edilmediğinden davacı yararına vekalet ücreti harcı yatan 21.860,59 TL üzerinden takdir edilmiştir. Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise Dairemizce yapılan imza incelemesi nedeniyle gerekçe yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

A) 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalının istinaf başvurusunun gerekçe yönünden KABULÜNE,

2-Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/03/2018 gün 2014/1021 Esas 2018/189 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

B)1-Davanın kısmen kabulü ile 81.061,52 TL'nin aşağıda belirtilen faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bu tutarın 3.518,85 TL'na 13/01/2014 tarihinden ve 77.542,67 TL 14/01/2014 tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

4-Tarafların kötü niyet tazminatı isteminin reddine,

5-Alınması gereken 5.537,38 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 373,25 TL harcının mahsubu ile bakiye 5.164,13 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

6-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 373,25 nispi harç, ile 25,20 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 398,45 TL harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

7-Davacı tarafından yapılan 3.287,50 TL posta ve tebligat gideri 1.500,00 TL bilirkişi ücreti, 260,00 TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 5.047,00 TL yargılama giderinin davanın red/kabul oranına göre 4.972,75 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kaldırma gerekçesi gözetilerek üzerinde bırakılmasına,

9-Davanın kabul edilen kısmı yönünden, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

10-Davanın red edilen kısmı yönünden, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 1.211,33 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

11-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve istekleri halinde davacıya iadesine,

C)1-Davacı tarafından istinaf karar harcı olarak yatırılan 35,90 TL maktu istinaf karar harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

2-Davalı tarafından istinaf karar harcı olarak yatırılan 373,35 TL nispi istinaf karar harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde anılan davalıya iadesine,

3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 98,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 250,00 TL bilirkişi ücreti, 77,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 425,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davalının istinaf aşamasında yaptığı yargılama giderinin kararın kaldırma gerekçesi gözetilerek üzerinde bırakılmasına,

5-İstinaf incelemesi sırasında açılan duruşma bozma ilamı gereği olduğundan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04/03/2021 tarih ve 2021/2-96 Esas 2021/205 Karar sayılı emsal içtihadı da gözetilerek taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nın 361. maddesi uyarınca uyuşmazlık konusu miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/06/2024

Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2023/1216, K. 2024/739, 4 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1216
Karar No
2024/739
Tarih
4 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1217 K.2024/684
  • Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1218 K.2024/637
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1226 K.2024/595
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1231 K.2024/595
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1233 K.2024/632
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi E.2023/1236 K.2024/612

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.