İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/129 K.2025/1164

Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik verilen karara karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği…

Esas2023/129Karar2025/1164Tarih27 Ekim 2025Okuma11 dk · 2.283 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2023/129 E., 2025/1164 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi

Karar tarihi
27 Ekim 2025
Esas no
2023/129
Karar no
2025/1164
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Karar tarihi
28/09/2022
Numarası
2020/694 Esas 2022/714 Karar
Dava
Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan
Dava tarihi
30/12/2020
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
27/10/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.283 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik verilen karara karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı; tarafların birlikte ... Ltd. Şirketinin tüm hisselerini devralarak şirketin ticaret ünvanını " ... " olarak değiştirdiklerini, tarafların ayrı ayrı %50 hissedar ve aynı zamanda şirket müdürü olduğunu, şirketi devraldıktan 1 ay sonra Şirkete ait ... şubesini açtıklarını, davalı şirket müdürünün anılan şirketin ...Şubesi ve ...

Şubesi nezdindeki hesaplarını tek başına yönettiğini, söz konusu hesaplardan davalı ortak adına bir çok kez para transferi ve para çekme işlemi yapıldığını, ayrıca davalının, şirket hesaplarından kendi kredi kartı harcamalarını ve şirket harcamaları ile ilgisi olmayan harcamalar gerçekleştirerek şirketi zararlandırıcı nitelikte iş ve işlemlerde bulunduğunu, davalı şirket müdürünün eyleminin şirketi doğrudan, kendisini ise dolaylı olarak zarara uğrattığını, davalının eylemleri ile ilgili olarak yaptıkları suç duyurusu üzerine Ankara CBS'nin 2019/147747 soruşturma sayılı dosyası bulunduğunu beyanla;

belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000-TL'nin işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile ...Şirketine verilmesine ilişkin karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı; şirket hesaplarından şahsi hesaplarına para aktarmadığını, banka kayıtlarından bunun görüleceğini, dilekçesinde numaralarını belirttiği 2 adet kredi kartının ticari kredi kartı olup söz konusu kartlardan yapılan harcamaların şirket harcamaları olduğunu, yine bu harcamalara ait hesap ekstreleri incelendiğinde şirketin iş ve işlemleri için zorunlu harcamalar olduğunun görüleceğini, davacının iddiasının aksine şirkete 163.120-TL ödünç para verdiğini, bu nedenle şirketten, dava tarihi itibariyle 162.780-TL alacaklı olduğunu, şirketin yapılandırma talep edilen borçları ve yapılandırma dışında kalan SGK ve vergi borçları olduğunu, şirkete karşı davacının yükümlülüklerini yerine getirmeyerek işleyişine katkı sağlamadığını beyanla haksız davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacı şirket ortağı tarafından, davalı aleyhine müdürlük görevini kötüye kullanmak suretiyle şirkete zarara uğrattığı iddiasıyla oluştuğu ileri sürülen şirket zararının tazmini talep edilmiş ise de; bilirkişi raporuna göre, davalı şirket müdürünün kendi kredi kartı harcamalarını ve şahsi giderlerini tarafların ortağı olduğu şirketin banka hesaplarından finansa ettiği iddiasının kanıtlanamadığı,

yine davalı şirket müdürüne şirket hesabından aktarılan ve şirketin 431-Ortaklara borçlar hesabında muhasebeleştirilen ödemenin davalı tarafından raporda belirtilen tarihlerde şirkete hesaben ve tamamen iade edilerek davalının şirkete olan borcunu tamamen ödediğinin sabit olduğu, bu durumda şirket müdürünün görevinin gereklerine ve şirketin menfaatlerine aykırı nitelikli haksız eylemi ile şirketi zararlandırdığı iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle; "davanın reddine" ilişkin karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verildiğini, şirket kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığını, fatura ve harcamalara ilişkin kayıtların ticari defterlere işlenmediğini, bilirkişi tarafından yerinde inceleme yapılmayarak PDF olarak sunulan belgelerin incelenmesi ile yetinildiğini, buna dayalı raporun yetersiz olduğunu, yeni rapor alınması gerektiğini, davalının, şirketi şahsi amaçları için kullandığını, banka hesaplarını takip etmesinin engellendiğini, davalının şirket hesabına olan borçlarını derhal değil sonradan ödediğini, bu nedenle faiziyle ödemesi gerektiğini, davalının eylemlerinin cezai sorumluluk içerip güveni kötüye kullanmak suçundan Ankara CBS de 2019/147747 sayılı soruşturma dosyası bulunduğunu ileri sürmüştür.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; yöneticinin sorumluluğuna dayalı TTK'nın 555. maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Hemen belirtmek gerekirse TTK'nın 553. maddesi kapsamına göre, şirket yöneticisinin, TTK ve şirket esas sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini kusuruyla yerine getirmemesi halinde kusurları nedeniyle oluşan zararlardan kişisel bakımdan sorumlu olacaklardır. Bu konuda davalı şirket müdürünün kusurlu olduğunun iddia eden davacı ortağın, davalı yanın kusurunu ve zararın tutarını da kanıtlaması gerekmektedir.

Yasa ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri gereği gibi yerine getirmeyen şirket yöneticileri bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur. Yönetici aleyhine açılacak sorumluluk davasında asıl dava hakkı ortaklığa aittir. Ancak, zarar gören ortakların da yöneticiler aleyhine dava açma hakkı bulunmaktadır.

Yöneticinin, ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların da dolaylı zarar görmesine yol açar. Şirket yöneticisi hakkında ortakların ve şirket alacaklılarının tazminat davası açma hakkını düzenleyen 6102 sayılı TTK'nın 555. maddesi gereğince; şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibinin isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilecektir.

Davacı; dava dışı şirket ortağı ve müdürü davalı ...’ın şirkete karşı görevlerini

yerine getirirken gerekli özeni göstermediğini, dürüstlük kurallarını ihlal ederek şirketi ve dolaylı

olarak da kendisini zarar uğrattığını, şirkete ait banka hesaplarından davalı adın para

transferleri yapıldığını, yine bu hesaplardan şirket harcamaları ile ilgisiz para çekme işlemleri,

davalıya ait kredi kartı ödemeleri yapıldığını, davalının görev ve yükümlülüklerini dürüstlük kuralları

çerçevesinde yerine getirmemesi ve kusurlu davranışları sebebiyle şirket karının azaldığını belirterek dava dışı

şirketin uğradığı zararların karşılığı olarak şimdilik

1.000-TL'nin ticari faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, Davalı; iddiaların doğru olmadığın savunarak davanın reddini dilemiş, Mahkemece; yazılı olduğu üzere şirket müdürünün görevinin gereklerine ve şirketin menfaatlerine aykırı eylemleriyle şirketi zararlandırdığı iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine yönelik karar verilmiştir.

Somut dosya kapsamında davacı talebinin, “davalının, idare ve temsil yetkisini, gerekli özeni göstermeksizin ve dürüstlük kurallarına aykırı şirketin menfaatleri çerçevesinde kullanmaması nedeniyle şirketi zarara uğrattığı, şirketin uğradığı zararın dava dışı ... ... Ltd. Şti’ye, TTK'nın 555. Maddesi uyarınca ödenmesi” şeklinde olduğu anlaşılmaktadır.

Dosya kapsamında mevcut 07/04/2016 tarihli, 9049 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarında; Ankara 18.

Noterliği 01/04/2016 tarih ve ... yevmiye no’lu kararı ile dava dışı ...

Ltd. Şti.’nin tüm hisselerinin %50-%50 oranında taraflara devredildiği, şirket unvanının ...

Şti. olarak değiştirildiği, davacı ...’ün Müdürler Kurulu Başkanı, davalı ...’ın

Müdür olarak atandığı ve her iki tarafın da şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğu,

yine 03/05/2016 tarihli, 9067 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi kayıtlarının incelenmesinde; Ankara 18.

Noterliği 27/04/2016 tarih ve ... yevmiye no’lu kararı ile dava dışı ... Ltd. Şti.

... Şubesi’nin 28/04/2016 tarihinde tescil edildiği, davacı ... ile davalı ...

’ın Şube Müdürü olarak atandığı ve her iki tarafın da şubeyi münferiden temsil ve ilzama yetkili

olduğu görülmüş olup bu hususta taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır.

O halde davacının, dava konusu şubenin tescil tarihinden(28/04/2016), dava tarihine( 31/12/2020) kadar geçen sürede, istediği zaman banka hesaplarına ve şirket muhasebe kayıtlarına ulaşarak bizzat kontrol etmesi mümkün olduğu gibi davacının, TTK hükümleri çerçevesinde özel denetim isteme hakkına da sahip bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle davacının, şirket ve banka kayıtlarına ulaşamadığı, bilgi verilmediği yönündeki iddiaları yerinde görülmemiştir.

Dava dışı, tarafların ortağı oldukları şirketin sunulan ticari defter ve belgeleri üzerinde mahkemece, tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilerek bilirkişi ön raporu ile asıl raporun alındığı, eksik belgelerin 05/01/2022 tarihli raporda belirtilmesi ile ikmali sonrası düzenlenen 19/07/2022 tarihli raporda bilirkişi kurulunun;" Dava dışı şirketin 2018 ve 2019 yılına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının

süresinde yapıldığı, ticari defterlerin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64.maddesi ve Hukuk

Muhakemeleri Kanunu’nun 222.maddelerinde ifade edilen kanuni şartlara uygun olarak tutulduğu,

Davacı ... tarafından davaya konu edilen ... Şubesi ...

numaralı hesabından davalı ... tarafından ve ... adına yapılan 200.106,33-TL

işlemlerden, 125.600-TL’lik kısmının dava dışı şirketin kasa hesabına alındığı, geri kalan 74.506,33-

TL’nin ise dava dışı şirket kredi kartlarından, şirket ortağı davalı ... adına düzenlenen ...

Bankası ve ... A.Ş.’ye ait kredi kartı borcu ödemelerinin yapıldığı, dava dışı şirketin ticari defter

kayıtlarına göre davalı ...’ın ise 2019 yılında dava dışı şirkete 77.230-TL ödeme yaptığı, bu

tespitler esas alınmak suretiyle hesaplama yapıldığında davalı ...’ın ortaklar hesabına borç

kaydı yapılan 74.506,33-TL’nin tamamını dava dışı şirkete ödediği, bu şekilde davacı tarafından

davaya konu edilen ve yine davacı tarafından davalı ... hakkında Ankara Cumhuriyet

Başsavcılığı’na 23/09/2019 tarihinde yapılan suç duyurusu ekinde yer alan ...

Şubesi ... numaralı hesabından davalı ... tarafından ve ... adına

yapılan 200.106,33-TL işlemden dolayı bir zararın oluşmadığı,

Dava dışı şirketin ticari defterlerinde 31/12/2019 tarihli 431-Ortaklara Borçlar hesabının

196.621,60-TL, 31/12/2020 tarihli 431-Ortaklara Borçlar hesabının ise 259.470,63-TL alacak

bakiyesinin kayıtlı olduğu, başka bir anlatımla dava dışı şirket ortaklarının dava dışı şirketten

31.12.2020 tarihi itibariyle 259.470,63-TL alacağının kayıtlı olduğu,

Dava dışı ... Şirketinin 31/12/2020 tarihli kayıtlı değer

bilançosuna göre, şirket varlıklarının, şirket borçlarını %127,50 oranında karşıladığı, şirketin

öz varlığının (+) durumda ve varlık/borç oranı 1’in üstünde çıkan sonucuna göre, dava dışı ...Şirketi varlıklarının şirket borçlarını karşılamaya yettiği, dava dışı şirketin

ticari defter kayıtları ve 31.12.2020 tarihli kayıtlı değer bilançosuna göre davalı ...’ın kusurlu

hareketleri sonucunda dava dışı şirketi zarara uğrattığına ilişkin bir tespitin yapılamadığı, "" Dava dışı şirketin 2018 ve 2019 yılına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının

süresinde yapıldığı, ticari defterlerin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 64.maddesi ve Hukuk

Muhakemeleri Kanunu’nun 222.maddelerinde ifade edilen kanuni şartlara uygun olarak tutulduğu,

Davacı ... tarafından davaya konu edilen ... Şubesi ...

numaralı hesabından davalı ... tarafından ve ... adına yapılan 200.106,33-TL

işlemlerden, 125.600-TL’lik kısmının dava dışı şirketin kasa hesabına alındığı, geri kalan 74.506,33-

TL’nin ise dava dışı şirket kredi kartlarından, şirket ortağı davalı ... adına düzenlenen ...

Bankası ve ... A.Ş.’ye ait kredi kartı borcu ödemelerinin yapıldığı, dava dışı şirketin ticari defter

kayıtlarına göre davalı ...’ın ise 2019 yılında dava dışı şirkete 77.230-TL ödeme yaptığı, bu

tespitler esas alınmak suretiyle hesaplama yapıldığında davalı ...’ın ortaklar hesabına borç

kaydı yapılan 74.506,33-TL’nin tamamını dava dışı şirkete ödediği, bu şekilde davacı tarafından

davaya konu edilen ve yine davacı tarafından davalı ... hakkında Ankara Cumhuriyet

Başsavcılığı’na 23/09/2019 tarihinde yapılan suç duyurusu ekinde yer alan ...

Şubesi... numaralı hesabından davalı ... tarafından ve ... adına

yapılan 200.106,33-TL işlemden dolayı bir zararın oluşmadığı,

Dava dışı şirketin ticari defterlerinde 31/12/2019 tarihli 431-Ortaklara Borçlar hesabının

196.621,60-TL, 31/12/2020 tarihli 431-Ortaklara Borçlar hesabının ise 259.470,63-TL alacak

bakiyesinin kayıtlı olduğu, başka bir anlatımla dava dışı şirket ortaklarının dava dışı şirketten

31.12.2020 tarihi itibariyle 259.470,63-TL alacağının kayıtlı olduğu,

Dava dışı ... Şirketinin 31/12/2020 tarihli kayıtlı değer

bilançosuna göre, şirket varlıklarının, şirket borçlarını %127,50 oranında karşıladığı, şirketin

öz varlığının (+) durumda ve varlık/borç oranı 1’in üstünde çıkan sonucuna göre, dava dışı ...

Şirketi varlıklarının şirket borçlarını karşılamaya yettiği, dava dışı şirketin

ticari defter kayıtları ve 31.12.2020 tarihli kayıtlı değer bilançosuna göre davalı ...’ın kusurlu

hareketleri sonucunda dava dışı şirketi zarara uğrattığına ilişkin bir tespitin yapılamadığı," hususlarında görüş ve kanaat belirtildiği görülmüş, mahkemece, denetime elverişli ve gerekçeli hazırlanan bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. Bilirkişi raporu Dairemizce de denetime ve hükme elverişli bulunmakla davacı tarafın bilirkişi raporuna yönelik itirazları yerinde bulunmamıştır.

Bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen ön raporda; " Tarafların ortağı bulunduğu Dava dışı ... Şirketinin.

1-Dava Dışı Şirketin 2018 ve 2019 yıllarına ait Yevmiye, Kebir ve Envanter defterleri, 2-Dava Dışı Şirketin 2018 ve 2019 yıllarına ait 100 Kasa,102 Banka ,108 Diğ.Hazır Değ.(Pos hesapları) 131,231,331 ve 431 Ortaklar Borç Alacak hesapları,300,303 ,400, Banka Kredileri, ile Kredi kartlarının izlendiği 309 ve 409 gibi hesaplara ilişkin Muavin defter dökümleri (Fiziki ve Elektronik ortamında EXCEL Formatında) 3-2018 ve 2019 yıllarına ait Ayrıntılı Mizanları (Fiziki ve Elektronik ortamında EXCEL Formatında) 4-2018 ve 2019 yıllarına ait Kurumlar Vergisi Beyannameleri, 5-Dava dışı şirketin; ...

Şubesi ... no.lu hesap ekstresi, ... Bankasına ait ... numaralı kredi kartı ekstresi ile ... A.Ş ... no.lu kredi kartı hesap ekstresinin dosyaya sunulması halinde rapor düzenlenebileceği," hususları belirtilmiş olup bilirkişi kurulu tarafından talep edilen bilgi ve belgelerin sunulmasıyla hükme esas alınan raporun usulünce tanzim edildiği anlaşılmakta olup davacı tarafın, bilirkişi raporunun düzenlenmesiyle rapor kapsamına yönelik itirazları yerinde değildir.

Davacı yanın şikayeti üzerine Ankara CBS de 2019/147747 sayılı soruşturma dosyası kapsamında; şirkete ait defter ve belgeleri şirket yetkilisi müştekiye (Davacı yan) göstermeyerek güveni kötüye kullanmak suçunun işlendiğinden bahisle, yürütülen soruşturma sonunda düzenlenen iddianamenin, Asliye Ceza Mahkemesi tarafından, soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla alınan şirket mali müşaviri beyanları ile dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporu kapsamı göz önünde bulundurularak 09/11/2023 tarihinde Ankara CBS'ye iadesine yönelik karar verildiği,

bu karar sonrası Ankara CBS tarafından, mali müşavir İbrahim Güzelgöz hakkında "Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak" suçundan yeniden 2024/5958 sayılı iddianame ile 05/02/2024 tarihinde kamu davası açıldığı, Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesince, yapılan yargılama sonucunda 11/09/2025 tarihli, 2024/77 Esas 2025/585 Karar sayılı ilamla sanık hakkında beraat kararı verildiği, bu kararın müşteki ... tarafından istinaf edilmesi üzerine,

Dairemizce yapılan inceleme tarihi itibariyle Ankara BAM 10 Ceza Dairesi tarafından 2025/2543 Esas sırasında yürütülen istinaf incelemesinin henüz sonuçlanmadığı UYAP sistemi ile dosya kapsamındaki belgelerden anlaşılmış, esasen işbu yöneticinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemli davada, ceza yargılamasının içerdiği suç konusu ile sanığı yönünden bekletici mesele yapılmasına gerek bulunmadığı Dairemizce değerlendirilerek bu yöne ilişkin davacı istinaf istemi yerinde bulunmamıştır.

Hal böyle olunca hükme esas alınan ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu kapsamına göre dava dışı ...

Şirketi varlıklarının şirket borçlarını karşılamaya yeterli olduğu, dava dışı şirketin

ticari defter kayıtları ve 31/12/2020 tarihli kayıtlı değer bilançosuna göre davalı ...’ın kusurlu

hareketleri sonucunda dava dışı şirketi zarara uğrattığına ilişkin bir tespitin yapılamadığı, dava dışı şirketin ticari defter

kayıtlarına göre davalı ...’ın 2019 yılında dava dışı şirkete 77.230-TL ödeme yaptığı ve davalının ortaklar hesabına borç

kaydı yapılan 74.506,33-TL’nin tamamını dava dışı şirkete kısa bir sürede geri ödemiş olduğunun rapor kapsamıyla anlaşıldığı, şirket kayıtlarında bu yönde bir uygulama tespit edilmemekle şirkete yapılacak geri ödemenin faiziyle yapılması gerektiği yönündeki davacı yan itirazının yerinde olmadığı, dava dışı şirket ortaklarının dava dışı şirketten

31/12/2020 tarihi itibariyle 259.470,63-TL alacağının kayıtlı olduğu da anlaşılmış olup davalı şirket müdürünün kusurlu olduğunu iddia eden davacı ortağın, davalı yanın kusurunu ve zararın tutarını da kanıtlayamadığının kabulü ile mahkemece, ispatlanamayan davanın reddine yönelik karar verilmesinde Dairemizce bir isabetsizlik görülmemiştir.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40-TL harçtan peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/10/2025

Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2023/129, K. 2025/1164, 27 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/129
Karar No
2025/1164
Tarih
27 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/129 K.2025/170
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2023/130 K.2025/1263
  • İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/131 K.2025/191
  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/133 K.2025/633
  • İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/134 K.2025/256
  • İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/136 K.2025/224

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.