KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2023/426 E., 2025/1237 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- Esas no
- 2023/426
- Karar no
- 2025/1237
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 11/10/2022
- Numarası
- 2022/307 Esas 2022/584 Karar
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 04/04/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 06/11/2025
Karar Metni
1.417 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat istemli davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik verilen karara karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı.
15/04/2008 düzenleme ve 28/10/2018 vade tarihli, 7.500-TL bedelli, keşidecisinin ..., lehtarının ... olan bononun, ciranta olarak tarafından tahsil için davalı bankaya verildiğini, bononun davalı elinde kaybolduğunu, bononun iptali için dava açılarak iptaline karar verildiğini, iptal kararından sonra senet borçlularına karşı icra takibi başlattığını, bononun zayi olması nedeniyle takip tarihinden sonrası için yıllık adi kanuni faiz işletilerek borçlulardan talep edilerek ana para ve takip tarihinden itibaren işleyen yasal faizin borçlulardan tahsil edildiğini,
senet kaybolmasaydı senedin vade tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edebileceği gibi takip tarihinden önce ve sonrası için işletilecek faizin de reeskont faizi olacağını, bankanın kusuru nedeniyle senedin vade tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faizinden mahrum kaldığı gibi takip tarihinden önce ve sonrası için işletilecek reeskont faizinden de mahrum kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100-TL faiz alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı; söz konusu senedin 07/08/2018 tarihinde ciro edilerek bankanın Hüseyingazi Şubesine verildiğini, senedin fiziken bulunamaması üzerine Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/363 Esasına kayden senede bağlı alacağın ve borçlu olanların korunması için gerekli özeni ve gayreti göstererek ilgiliyi bonoya ilişkin ödeme ve protesto işlemlerinin durdurulması ve nihai olarak bononun iptaline karar verilmesi istemiyle talepte bulunulduğunu, 30/11/2021 tarihinde ilgili bononun TTK m.764 uyarınca iptaline karar verildiğini, bir kıymetli evrakın iptali,
senedin zayi edildiğini ispatlayan hak sahibinin bu hakkını senetsiz bir şekilde iptal kararıyla istemesi hakkı bulunduğunu, söz konusu ziya nedeniyle davacının bir zararının doğmadığını, senet hakkında iptal davası açılmış olmasının borçlunun borcundan kurtulmasına engel teşkil etmediğini, senedi tahsil için teslim aldığını, senedin zayi olmasından sonra senedin iptaline karar verilmesini sağlayarak zarar doğumuna engel olacak tüm tedbirleri kısa sürede aldığını, bankanın sorumluluğuna gidebilmesi için her şeyden önce senedin zayi olmasında kastının veya ağır ihmalinin sonuç oluşacak zararının meydana gelmesi gerektiğini,
senedin geç tahsil edilmesi ile bankanın fiili arasında bu bakımdan bir illiyet bağı bulunmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı, her ne kadar senedin kaybı nedeniyle gerekli faiz alacağının tahsil edilemediğini ve bu nedenle zarar oluştuğunu iddia etmiş ise de, davacının senedin tahsili için başlattığı takipte kendi tercihi ile adi faiz talep ettiği ve işlemiş faiz talep etmediği, icra takibinde alacağı tahsil ederek senede dair borç kalmadığı, davacının, senet borçlulardan talep edip de tahsil edemediği bir alacak bulunmadığı, henüz senedin kaybı nedeniyle bu konuda zarar oluşup oluşmadığının belli olmadığı, davalının kayba ilişkin gerekli tedbirleri aldığı ve senedin kaybının hukuki anlamda hak kaybına neden olmadığı, bu aşamada açılan davanın da erken açılan dava olduğu gerekçesiyle; "davanın reddine" ilişkin karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; senet kaybedilmeseydi yapılacak takibin kambiyo takibi olacağını, senet kaybolduğu için mecburen genel takip yoluna başvurularak yasal faiz istenildiğini, bankanın kusuruyla senedi kaybettiğini, sonrada iptal ettirdiğini, bu şekilde sorumluluktan kurtulamayacağını, belirli bir vade bulunmadığından geçmiş faizi talep edemeyerek zarara uğradığını ileri sürmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, bononun, davalı banka elindeyken kaybı nedeniyle oluşan zararın tahsili istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." halinde duruşma yapılmadan karar verileceği, düzenlemeleri yer almaktadır.
Davacı. 15/04/2008 düzenleme, 28/10/2018 vade tarihli, 7.500-TL bedelli, Keşidecisi ..., Lehtarı ... olan senedi, son cirantacı sıfatıyla tahsil amaçlı 07/08/2018 tarihinde bankaya verdiğini, söz konusu senedin davalı banka elindeyken kaybolması nedeniyle bononun iptali yönünde karar aldırması üzerine temel ilişkiden kaynaklanan haklarını kullanarak senet bedelini yasal faiziyle Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2021/18416 sayılı takibinde tahsil ettiğini,
senedin kaybı nedeniyle vade tarihinden takip tarihine kadar geçen süre için yine takip tarihinden tahsile kadar geçen süre için reeskont faizi talep hakkını kullanamayarak zarara uğradığını ve zararından kusuru nedeniyle davalı bankanın sorumlu olduğunu ileri sürmüş, Davalı banka; senedin zayi nedeniyle karar alındığını, senedin kaybının, davacının talep hakkını etkilemediğini, bir zararı bulunmadığını savunmuş, Mahkemece; senedin kaybının hukuki anlamda hak kaybına neden olmadığı gerekçesiyle; davanın reddine ilişkin karar verilmiştir.
Somut olayda, davalı bankanın Hüseyingazi Şubesine, 07/08/2018 tarihinde tahsil amacıyla ve davacı eliyle teslim edilen 15/04/2008 düzenleme, 28/10/2018 vade tarihli, 7.500-TL bedelli, Keşidecisi ..., Lehtarı ..., davacıdan önceki cirantası ... olan senedin, davalı banka elindeyken kaybolması üzerine bankaca, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/363 Esasında senedin kaybı nedeniyle iptali istemli dava açması ile senedin iptali yönünde mahkemece, 2021/778 Karar sayılı ilamla iptal kararı verildiği, bunun üzerine davacının, senet borçlularına karşı 23/12/2021 tarihinde ilamsız takip başlatarak senette yazılı tutarı takip tarihinden işleyen yasal faiziyle tahsil etmiş olduğu hususları çekişmesiz olup taraflar arasında bu konularda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık; davalı elindeyken kaybolarak hakkında sözü edilen mahkemece iptal kararı verilen senet nedeniyle davacının kambiyo hukukundan ve buna dayalı takip haklarından mahrum kalması nedeniyle bir zararı oluşup oluşmadığı, eş deyişle takip öncesi ve sonrası faiz haklarını reeskont faizi olarak talep edip edemeyeceği, senedin vadesinden takip tarihine kadar faiz talep hakkı bulunup bulunmadığı, faizin türünün reeskont faizi olması ve işlemiş faiz talep hakkının bulunduğunun kabulü halinde takipte tahsil etmiş olduğu tutara nazaran somut bir zararının oluşup oluşmadığı hususlarında toplanmaktadır.
Davacının, Ankara 6. İcra Müdürlüğü’nün 2021/18416 Esas sırasında borçlular ..., ... ve ... aleyhine başlattığı ilamsız takipte; takip talebinde yer alan alacağın, 7.500-TL Asıl alacak olarak gösterildiği, takip öncesi işlemiş faiz talebinde bulunulmadığı, 7.500-TL tutarlı alacağın, takip tarihinden asıl alacağa işleyecek (yıllık adi kanuni faiz) faizi ve takip giderleri ile tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Ne var ki davacı tarafça, sözü edilen bu takip konusu alacağın borçlulardan tahsil edildiği belirtilmiş olmakla birlikte, tahsil edilen asıl alacak tutarı ile işlemiş yasal faiz tutarı somut olarak dosya kapsamına bildirilmemiş, temel ilişkinin niteliğinden söz edilmemiş( adi iş / ticari iş) davacının, işbu dava kapsamında başvurduğu zorunlu arabuluculuk kapsamında senedin vadesinden takip tarihine kadar uğradığı faiz kaybının 3.576-TL olduğunu bildirdiği görülmüştür.
Mahkemece; davacının, senedin tahsili için başlattığı takipte kendi tercihi ile adi faiz talep ederek işlemiş faiz talep etmediği, icra takibinde tahsil bulunup senede dair borç kalmadığı, davacının senet borçlulardan talep edip de tahsil edemediği bir alacak bulunmadığı, henüz senedin kaybı nedeniyle zarar oluşup oluşmadığının belli olmadığı, davalının kayba ilişkin gerekli tedbirleri aldığı ve senedin kaybının hukuki anlamda hak kaybına neden olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine yönelik karar verilmişse de az yukarıda uyuşmazlık bölümünde tespiti yapılan tüm hususlar yönünden mahkemece herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiği anlaşılmaktadır. Eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar verilemez.
Hal böyle olunca, mahkemece yapılması gereken iş; davacı ile dava dışı senedin borçluları arasındaki temel ilişkinin niteliği belirlenerek taraflar arasında adi iş mi yoksa ticari iş mi bulunduğu öncelikle tespit edilerek sonrasında, davacının takipteki talebi( yasal faiz) de göz önünde bulundurulup davacının, sözü edilen ilamsız takiple senet borçlularından tahsil ettiği tutar davacı taraftan ve Ankara 6. İcra Müdürlüğü’nün 2021/18416 Esas sayılı takip dosyasından sorularak tespit edilmeli, davacının,
iptal kararı verilen senet nedeniyle kambiyo hukukundan ve buna dayalı takip haklarından mahrum kalması nedeniyle bir zararı bulunup bulunmadığı, zararı varsa talepte bulunabileceği alacak kalemlerinin neler olabileceği, dava tarihi itibari ile alacağı olup olmadığı,
varsa tutarı hususlarının tereddüte yol açmayacak şekilde tespiti ile gerektiğinde bu hususlarda rapor da alınıp hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmesinden ibaret olup bu anlamda bir tahkikat yapılmaması ve delillerin eksiksiz toplanarak tartışılmaması HMK 353/1-a-6 anlamında esaslı delillerin toplanmaması ve değerlendirilmemesi anlamında olduğundan, Dairemize, bir değerlendirme yapılması da mümkün olmamış, bu eksiklikler aynı zamanda tahkikata ilişkin iki dereceli yargılama hakkına ilişkin bulunmuştur.
Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2023/426, K. 2025/1237, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama