İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/452 K.2025/1298

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraflar vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi,…

Esas2023/452Karar2025/1298Tarih13 Kasım 2025Okuma14 dk · 2.777 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2023/452 E., 2025/1298 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi

Karar tarihi
13 Kasım 2025
Esas no
2023/452
Karar no
2025/1298
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
28/04/2022
Numarası
2016/40 Esas 2022/317 Karar
Dava
İtirazın İptali
Dava tarihi
19/01/2016
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
13/11/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.777 kelime·14 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraflar vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil banka ile davalı ... Dış Ticaret ve İnş. A.Ş. arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerine istinaden adı geçen firmaya kullandırılan kredilerin çekilen ihtarnameye rağmen ödenmemesi üzerine, asıl borçlu şirket ve sözleşmede kefaleti olan davalılar hakkında Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün 2015/25819 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibine başlandığını, ancak davalıların haksız itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla, itirazın iptaline ve itiraz toplamı 466.711,50 TL'nin %20'sinden az olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; asıl borçlu ile birlikte kefil olduğu iddia edilen müvekkile çekilen ihtarnamenin hukuka aykırı olduğunu, alacağın önce asıl kredi borçlusundan talep edilmesi gerektiğini, kat ihtarnamesinde müvekkilin 25/01/2013 tarihli 1.000.000 TL limitli genel kredi sözleşmesine göre sorumlu olduğunun belirtildiğini, ancak asıl borçlu ve diğer kefiller ile davacı banka arasında 10.000.000 TL limitli yeni bir kredi sözleşmesi akdedildiğini, talep edilen alacağın kaideten 20/08/2015 tarihli bu sözleşmeden doğmuş olması gerektiğini,

müvekkilin söz konusu sözleşmede kefil olarak imzası bulunmadığından borçtan sorumluluğunun da olmadığını, ayrıca müvekkilinin eşinin kefalet sözleşmesine rızasının alınmadığını, keza davalılardan ...'nın da kefalet sözleşmesine eş rızasının alınmadığının, dolayısıyla kefaletinin geçersiz olduğunu, aynı şekilde kefil ... İnşaat Tic. San.

A.Ş.'nin kefalet beyanının olduğu kısımda şirket kaşesi ve unvanının bulunmadığını, bu sebeple bu şirketinde kefalet sorumluluğu olmadığını, bu durumda müvekkilinin de kefalet borcundan kurtulduğunu, uygulanan faiz oranının mevzuata aykırı ve fahiş olduğunu, faize ilişkin sözleşmeki hükmün genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu ve müvekkille müzakere edilmediğini, borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte faizden kaynaklı sorumluluğunun ancak TBK 120. maddesi çerçevesinde olacağını beyanla müvekkili yönünden davanın reddini ve lehine %20 tazminata hükmedilmesini istemiştir.

Diğer davalılar usulüne uygun tebligata rağmen cevap vermemişlerdir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacı banka ile davalılar arasında genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan akdi ilişki bulunduğu, asıl borçlu şirkete kullandırılan kredinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine yapılan itirazla takibin durduğu, dosya kapsamına uygun, denetlenebilir bilirkişi raporundaki hesaplamaya göre, davanın kısmen kabulü ile davacının takip tarihi itibari ile 439.724,64 TL asıl alacağı olduğundan, kefiller yönünden kefalet limitinde kaldığından,

iflas eden davalılar dışındaki davalılar yönünden bu miktar üzerinden takibin devamına, asıl alacağın 254.935 TL'sine takip tarihinden itibaren %28 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV, 184.789,64 TL'sine takip tarihinden itibaren %30,24 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV uygulanmasına, iflas eden davalılar ... A.Ş. Ve ... İnşaat A.Ş.

Yönünden iflas tarihi itibari ile 439.724,64 TL asılı alacak ve 439.877,95 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 879.602,59 TL'nin davalılar iflas masasına tahsilde tekerrür olmamak üzere kayıt kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine, gayri nakdi alacak yönünden taraflarca takip edilmeyen davanın ise HMK 150/5 uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; BCH kredisi yönünden uygulanan faiz oranının hatalı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece müvekkili 22/09/2011 tarihli genel kredi sözleşmesinden sorumlu tutulmuş ise de bu sözleşmeden kaynaklanan borcun kapatıldığını, bu hususun bankanın da kabulünde olduğunu, 17/11/2015 tarihli hesap kat ihtarnamesinde de davalı ...'in 25/01/2013 tarihli 1.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesine istinaden kefalet miktarı kadar sorumlu olduğunun bildirildiğini, dolayısıyla 22/09/2011 tarihli 10.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesinden sorumlu olmadığını, dava konusu takip dayanağının da 25/01/2013 tarihli genel kredi sözleşmesi olduğunun belirtildiğini,

mahkemece banka tarafından talep edilmeyen ve ileri sürülmeyen bir husus ve davalı ...'in sorumlu tutulmadığı bir sözleşmenin karara gerekçe yapıldığını, icra takibinin dayanağı ile itirazın iptali davasının konusunun farklı olduğunu, 25/01/2013 tarihli genel kredi sözleşmesinde davalı ...'in eşinin rızası bulunmadığından kefaletin zaten geçersiz olduğunu, 25/01/2013 tarihinden öncesine ait 1932 nolu kredi kartından dolayı borç bulunmadığından davalı ...'in kredi kartı borcundan da sorumlu tutulamayacağını, faiz oranının fahiş olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmeleri, hesap kat ihtarnamesi, hesap ekstreleri, icra dosyası, bilirkişi raporu, Ticaret Sicil Kayıtları, Adli Tıp Kurumu raporu vs deliller dosya arasında mevcuttur.

Ankara 11.İcra Müdürlüğünün 2015/25819 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalılara karşı toplam 455.911,50 TL nakdi alacağın tahsili, 100.800,00 TL nakdi alacağın depo edilmesi istemiyle başlatılan ilamsız icra takibinin davalıların ödeme emrine süresinde itirazları üzerinde durduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK'nun 67.maddesinde ön görülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.

Davacı banka ile davalı ... Dış Tic.ve İnş, A.Ş arasında 22/09/2011 tarihli 10.000.000,00 TL limitli, 25/01/2013 tarihli 1.000.000,00 TL limitli, 20/08/2015 tarihli 5.500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri akdedildiği, davalı ...'in 22/09/2011 tarihli ve 25/01/2013 tarihli genel kredi sözleşmelerinde aynı limitlerle müteselsil kefalet imzasının bulunduğu anlaşılmıştır.

Davacı tarafından davalılara hitaplı Ankara 20. Noterliğince düzenlenmiş 17/11/2015 tarihli 18238 yevmiye nolu ihtarnamede, asıl borçlu şirket ile banka arasında imzalanan Taahhütnameler/Sözleşmeler gereğince kullandırılan ...... 8401 nolu ticari artı para kredisi, .......0010 nolu işlek kredi, ...... 1932 nolu biz.card, ....... 7989 nolu biz.card, .......1429 nolu biz.card kredilerinden dolayı toplam 452.026,54 TL nakit alacağın ödenmesi, toplam 100.800,00 TL çek bedeli kredisinin depo edilmesinin talep edildiği, 1 günlük atifet süresi verildiği, davalı ...'in kefalet sorumluluğunun 1.000.000,00 TL olarak belirtildiği, ihtarnamenin tüm davalılara 18/11/2015 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.

Grafolog bilirkişi tarafından düzenlenen 23/01/2019 tarihli raporda ve Adli Tıp Kurumu'nun 15/03/2021 tarihli raporunda, 22/01/2013 tarihli "MUVAFAKATNAME" başlıklı belgedeki imzanın ... ...'in eli ürünü olmadığı bildirilmiştir.

26/08/2016 tarihli kök, 18/12/2016 tarihli, 15/10/2017 tarihli, 07/12/2017 tarihli ve 20/09/2021 tarihli ek bilirkişi raporlarında özetle; davacı banka tarafından asıl borçlu ... Dış Tic. İnş.

A.Ş'ye 18/07/2014 tarihinde 250.000,00 TL limitli bir adet BCH kredisi açıldığı, tahsilat sağlanamaması üzerine 10/04/2015 tarihinde aynı limit üzerinden yeni bir BCH hesabı açılmak suretiyle söz konusu hesabın kapatıldığı, ana para tahsilatının sağlanamaması üzerine hesabın 31/12/2015 tarihinde kapatılarak takip hesabına aktarıldığı, takip tarihi itibariyle BCH nedeniyle davacının 254.935,00 TL ana para 1.489,25 TL işlemiş faiz ve 74,46 TL BSMV olmak üzere toplam 256.498,71 TL alacağının bulunduğu; takipte talep edilen kredi kartı alacaklarından son 4 hanesi 1932 olan kredi kartının 22/09/2011 tarihli kredi sözleşmesine istinaden verildiği,

söz konusu kredi kartının ilk hesap kesim tarihinin 30/11/2011 olduğu, diğer iki kredi kartının 25/01/2013 tarihli kredi sözleşmesine istinaden verildiği, diğer iki kredi kartından son dört hanesi 1429 olanın ilk hesap kesim tarihin 30/04/2014, son dört hanesi 7989 olanın ilk hesap kesim tarihinin 28/02/2015 olduğu, dava konusu takipte son dört hanesi 1932 olan kredi kartından dolayı talep edilen banka alacağının tamamının 25/01/2013 tarihli 1.000.000,00 TL limitli sözleşmeden sonraki hesap kesim tarihli ekstrelere dayanmakta olup, 25/01/2013 tarihinden öncesine ait ödenmemiş ekstre borcunun bulunmadığı,

taraflar arasında ayrıca akdedilmiş bir kredi kartı sözleşmesi bulunmadığından ve davalı asıl borçlunun kredi kartı kullanımı genel kredi sözleşmelerine isnat ettiğinden, davacı bankanın dava konusu takipte son dört hanesi 1932 nolu kredi kartı nedeniyle 22/09/2011 tarihli kredi sözleşmesine dayalı bir alacağının bulunmadığı; ticari artı para kredisinin 22/09/2011 tarihli kredi sözleşmesine istinaden açıldığı, sonraki kredi sözleşmesinin akdedildiği, 25/01/2013 tarihi itibariyle borç bulunmadığı, hesabın 5.055,83 TL artı bakiye verdiği,

söz konusu krediden kaynaklı banka alacağının 25/01/2013 tarihli 1.000.000,00 TL limitli sözleşmeden sonraki kullandırılmalardan kaynaklandığı, özetle 22/09/2011 tarihli kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan tüm nakdi kredilerin tahsil edilmiş olup, dava konusu takipte talep edilen banka nakdi alacaklarının 25/01/2013 tarihli sözleşmeye dayandığı bildirilmiştir.

Dosya kapsamından, davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında 22/09/2011 tarihinde 10.000.000 TL, 25/01/2013 tarihinde 1.000.000 TL limitli genel kredi sözleşmeleri akdedildiği, sözleşmelerin davalılardan ... ve ... (...) tarafından müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında ayrıca 20/08/2015 tarihinde 5.500.000,00 TL limitli bir genel kredi sözleşmesi daha akdedildiği, söz konusu sözleşmenin davalılardan ..., ... ve ...

İnşaat Ticaret ve San.

A.Ş. tarafından müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, davalılar ..., ... (...) ve ...'in asıl borçlu şirketin ortağı ve yöneticisi oldukları, sözleşmeler kapsamında asıl borçlu şirkete BCH, KMH kredileri ve kredi kartları kullandırıldığı, kredi borcunun süresinde ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından 17/11/2015 tarihinde düzenlenen noter sözleşmesi ile hesap kat edilerek, toplam 452.026,54 TL nakdi alacağın bir gün içinde ödenmesi ve 100.800 TL gayri nakdi alacağın ise aynı sürede depo edilmesinin bildirildiği,

ihtarnamenin tüm davalılara 18/11/2015 tarihinde tebliğ edilmiş, tüm davalılar yönünden temerrüdün 20/11/2015 tarihinde oluştuğu, davalılarca borcun ödenmemesi üzerine davacı tarafından Ankara 11. İcra Müdürlüğü'nün 2015/25819 E. Sayılı Dosyası ile toplam 455.911,50 TL nakdi alacak, 100.800,00 TL gayri nakdi alacak olmak üzere toplam 556.711,50 TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalı borçluların itirazı ile takibin durduğu, yargılama sırasında davalılar asıl borçlu şirket ...

A.Ş. ve kefil ... İnş.

A.Ş. hakkında Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 04/12/2019 tarihinde iflas kararı verildiği, davacı bankanın iflas masasına yaptığı başvurunun reddedilmesi üzerine bu davalılar yönünden davaya kayıt kabul davası olarak devam edildiği, mahkemece alınan ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli kök ve ek bilirkişi raporları ile takip tarihi itibariyle davacı bankanın genel toplamda 439.724,64 TL asıl alacak, 4.670,12 TL işlemiş faiz ve 233,51 TL faizin %5'i tutarında BSMV olmak üzere toplam 444.628,27 TL nakit alacağının bulunduğu,

ancak davacı banka alacağını temlik ederek davadan çekildiğinden ve temlik alan davacı şirket BSMV yükümlüsü olmadığından 233,51 TL BSMV tutarının söz konusu toplam tutardan düşülmesi gerektiği, gayri nakit riskler temlik konusu olmadığından ve banka kayıtlarında izlenmeye devam olunduğundan, temlik alan davacının depo talebinde bulunamayacağı, temlik alan davacı şirketin davalı asıl borçlu firmadan 04/12/2019 iflas tarihi itibariyle 439.724,64 TL asıl alacak ve 439.877,95 TL faiz olmak üzere toplam 879.602,59 TL alacağı bulunduğu,

davacı yanca BCH kredisi yönünden fiilen uygulanan faiz oranının bilirkişi raporunda tespit ve uygulanan faiz oranından daha yüksek olduğuna dair delil sunulmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.

Davalı ...'in istinaf itirazlarının incelenmesine gelince;

Davalı ...'in davalı asıl borçlu ... Dış Tic. İnş. A.Ş ile davacı banka arasında akdedilen 22/09/2011 tarihli 10.000.000,00 TL limitli ve 25/01/2013 tarihli 1.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmelerinde müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı, 22/09/2011 tarihli sözleşmedeki kefaletinin imzalandığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri gereğince geçerli olduğu uyuşmazlık konusu olmayıp, davalı ...'in sorumluluğunun tespiti açısından takip konusu borcun hangi kredi sözleşmesinden kaynaklanığı, adı geçen davalı 25/01/2013 tarihli genel kredi sözleşmesindeki kefaletinin geçerli olup olmadığının tartışılması gereklidir.

13/01/2013 tarihli genel kredi sözleşmesinin incelenmesinde; davacı banka ile davalı dışı... Dış Tic. İnş. A.Ş arasında akdedildiği, davalı ...'in müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladığı, eş rızasına dair beyan ve imzanın bulunmadığı, davacı yanca eş rızasına dair 22/01/2013 tarihli "MUVAFAKATNAME" başlıklı belgenin ibraz edildiği anlaşılmıştır.

Asıl borçlu ... Dış Tic. İnş. A.Ş'nin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde, asıl borçlu şirketin 17/06/2011 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetisine tescil ile kurulduğu, kurucularının davalılar ... ve Medine ... olduğu, davalı ...'in 25/01/2013 tarihli sözleşme tarihinde şirketin ortak ve yöneticisi olduğu görülmüştür.

Yine davalı ...'in nüfus kaydının incelenmesinde, 13/01/2013 kefalet tarihinde evli olduğu anlaşılmıştır.

6098 sayılı TBK'nın "Eş Rızası" başlıklı 584/1.maddesinde; "Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı bulunmadıkça yasal olmayan ayrı yaşama hakkı doğmadıkça ancak diğerinin yazılı rızasına kefil olan olabilir, bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır" hükmü düzenlenmiştir.

Aynı maddeye 28/03/2013 tarihli 6455 sayılı yasanın 77.maddesi ile eklenen 3.fıkrasında ise "ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak yada yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkarlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkarlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi,

tarım satış ve esnaf ve sanatkarlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz", hükmü eklenmiştir.

Buna göre eşin kefalet akdine vereceği rızada kefalet akdi gibi yazılı olmalı, sorumlu olunacak azami miktar ve tarihi de içermelidir. Rızanın kefalet sözleşmesinin kurulmasından önce ya da en geç sözleşmenin kurulması sırasında alınması gerekir. Sözleşme kurulduktan sonra diğer eş tarafından sözleşmeye icazet verilmesi imkanı tanınmamıştır.

İsviçre Federal Mahkeme kararlarında istikrarla belirtildiği üzere şekil noksanı ile sözleşmenin butlanını ileri süren taraf hakkını kötüye kullanmış olmaz. Butlanı ileri süren tarafın böyle bir ithamdan kurtulabilmesi, sözleşmeyi yerine getirmeden kaçınmada korunmaya değer bir menfaati bulunduğunu ispata bağlı değildir.

Aksine somut olayda butlanı ileri sürme hakkının kullanılmasını dürüstlük kaidelerine açıkça aykırı bir hale koyan durumların varlığını butlanın ileri sürülmesine kabul etmeyen diğer tarafın ispatlaması gerekir. Hakkın kötüye kullanılmasından söz edebilmek için şekil noksanı ile sakatlanmış bir muamalenin muteberliğine taraflardan birinin itirazda bulunması yeterli değildir; ayrıca özel durumlar sebebi ile onun itirazının dürüstlük kaidelerine açıkça aykırı görünmesi gerekir.

(Medeni Hukukun Genel Teorisi ve Şahıslar Hukuku ile ilgili İsviçre Federal Mahkeme Karraları 1961-1965, Prof. Dr. Aytekin Ataay)

Kanunun aradığı geçerlilik şekil sakatlığının sonradan ileri sürülmesi başlı başına kötüniyet olarak kabul edilemez. Ancak her somut olayın ayrı ayrı irdelenmesi gerekir. Bir hakkın kullanılması bu hakkın gayesine (amacına) aykırı düştüğü taktirde açıkça kötüye kullanma mevcuttur.

Somut olayda, yukarıda açıklandığı üzere davalı ...'in 25/01/2013 tarihli genel kredi sözleşmesinde kefaleti yönünden eş rızasının bulunmadığı, 25/01/2013 tarihli genel kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte henüz 6098 sayılı TBK'nun 584.maddesine 28/03/2013 tarihli 6455 sayılı yasanın 77.maddesi ile eklenen 3.fıkranın eklenmediği, dolayısıyla 25/01/2013 tarihli genel kredi sözleşmesinin imza tarihinde asıl borçlu şirketin ortağı ve yöneticisi olsa da anılan sözleşmenin davalı ... yönünden geçerli olabilmesi için eş rızasının gerekli olduğu,

ancak davacı bankaca eş rızasının bulunduğuna dair ibraz edilen 22/01/2013 tarihli " Muvafakatname" başlıklı belgedeki imzanın davalı ...'in eşi ... ...'in eli ürünü olmadığının grafolog bilirkişi tarafından düzenlenen 23/01/2019 tarihli rapor ile Adli Tıp Kurumu'nun 15/03/2021 tarihli raporunda tespit edildiği, dolayısıyla davalı ...'in 25/01/2013 tarihli genel kredi sözleşmesindeki kefaletinin kanunun aradığı yasal şartları taşımadığı, dosyadaki bilgilere göre kredinin açılmasının salt davalı kefilin kefaletinin güçlülüğünden kaynaklandığı,

anılan kefalet taahhütü olmaması halinde kredinin açılamayacağı ve kredinin kullandırılmasının salt kefilin davranışları ile uyandırdığı kefalete dayalı bulunduğu ispatlanamamıştır Bu durumda davalı ...'in şekil noksanlığını ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanılmak vasfında olduğu da davacı bankaca açıkça ortaya konulamadığından davalı ...'in 25/01/2013 tarihli sözleşmedeki kefaletinin geçersizliğinin kabulü gereklidir.

Mahkemece alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında ayrıntılı olarak tespit edildiği üzere davalı ...'in geçerli kefaletinin bulunduğu 22/09/2011 tarihli kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan tüm nakdi kredilerin tahsil edilmiş olup, dava konusu takipte talep edilen banka nakdi alacakların davalı ...'in kefaletinin geçersiz olduğu 25/01/2013 tarihli sözleşmeden kaynaklandığı,

davalı ...'in anılan sözleşmedeki kefaleti geçersiz olmakla takip konusu borçlunun sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi ve 25/01/2013 tarihli genel kredi sözleşmesi yönünden eş rızası bulunduğuna dair sunulan 22/01/2013 tarihli "Muvafakatname" başlıklı belgedeki imzanın davalı ...'in eşi ...'a ait olmadığını ve takip konusu borcun 22/09/2011 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmadığını bilebilecek olan davacı bankanın takipte haksız ve kötüniyetli olduğunun kabulü ile davalı ...'in talebinin bulunduğu da gözetilerek davalı ... yararına kötüniyet tazminatına

hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı olduğundan davalı ...'in istinaf itirazları yerinde görülmüştür.

Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine, davalı ...'in istinaf itirazlarının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının davalı ... yönünden kaldırılmasına, davanın davalı ... yönünden reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

B)1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,

2-Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/04/2022 tarih 20216/40 Esas 2022/317 Karar sayılı kararının Davalı ... yönünden KALDIRILMASINA,

3-Davalı ... hakkında açılan davanın REDDİNE,

4-Takipte talep edilen 455.911,50 TL nakit alacağın %20'si oranında hesaplanan 91.182,30 TL kötüniyet tazminatının temlik alan ... A.Ş'den alınarak davalı ...'e verilmesine,

5-Davacı tarafından davalı ... yönünden yapılan yargılama masraflarının üzerinde bırakılmasına,

6-Davalı ... tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesap ve takdir edilen 72.945,84 TL avukatlık ücretinin temlik alan ... A.Ş ve temlik eden ... A.Ş'den HMK'nın 125.maddesi gereğince müteselsilen alınarak anılan davalıya verilmesine,

8-Gider avansından arta kalan masrafın talepleri halinde yatıran tarafa iadesine,

C)1-Davalı ... tarafından yatırılan 7.510,00 TL nispi istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalıya iadesine,

2-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yatırılan 492,00 TL istniaf kanun yoluna başvurma harcının temlik alan ... A.Ş ve temlik eden ... A.Ş'den HMK'nın 125.maddesi gereğince müteselsilen tahsili ile anılan davalıya verilmesine,

3-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/11/2025

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2023/452, K. 2025/1298, 13 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/452
Karar No
2025/1298
Tarih
13 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/453 K.2025/756
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/455 K.2025/929
  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/455 K.2025/798
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/455 K.2025/732
  • Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/456 K.2025/826
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/456 K.2025/815

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.