İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/644 K.2026/202

Taraflar arasındaki ticari şirket istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği…

Esas2023/644Karar2026/202Tarih27 Şubat 2026Okuma10 dk · 2.007 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2023/644 E., 2026/202 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi

Karar tarihi
27 Şubat 2026
Esas no
2023/644
Karar no
2026/202
Başkan
... ...
Üye
... ...
Üye
... ...
Katip
... ...
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
28/11/2022
Numarası
2020/271 Esas 2022/711 Karar
Dava
Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı
Dava tarihi
03/07/2020
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
27/02/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.007 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki ticari şirket istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile davalılar arasında imzalanan 30/08/2012 tarihli “Hisse Devir Vaadi Sözleşmesi” ile ... Elektrik Üretim Ve Ticaret Limited Şirketinde” bulunan müvekkillerine ait tüm hisselerin, 2 (iki) payının davalı ...'e, 98 (doksan sekiz) payının davalı ... Otomotiv Tic. San.

A.Ş'ye devrediceği, hisse devir bedelinin toplam 575,000,00 USD olduğu, 100.000,00 USD'nin sözleşmenin imzalanması ve devredenlerin ödemeye ilişkin istenilen teminatın verilmesini takip eden 1 iş günü içinde vekil ... hesabına ödeneceği, 75.000,00 USD'nin devralanlar tarafından yapılacak inceleme sonucunda hisselerin devralınmasın kabul edilmesi üzerine ödeneceği, bakiye 400.000,00 USD tutarın da ...

HES'in mevcut proje formülasyonu ve yürüyen prosedür içinde ÇED raporunun alınmasından sonra ödeneceği ve mevcut formülasyon ile ÇED raporu alınamaz ise formülasyon değişikliği yapılarak ÇED raporunun alınmasından sonra ödeneceği konusunda anlaştıklarını, Ankara 58. Noterliğinin 28/09/2012 tarihli 24487, 24486 ve 24485 yevmiye numaralı Hisse Devir Sözleşmeleri ile müvekkillerine ait hisselerin davalılara devredildiğini ve davalılar tarafından da 175,000,00 USD tutarın müvekkillerine ödendiğini, ancak, ...

HES projesi için ÇED raporu alınmasına ve proje faaliyete geçirilmesine rağmen sözleşme uyarınca ödenmesi taahhüt edilen 400.000,00 USD'nin müvekkillerine ödenmediğini, hisse devir sözleşmelerinde, devreden tarafın ediminin hisselerin devralana geçişinin gerçekleştirilmesi için gerekli hukuki ve usulü işlemlerin yapılması,

devralanın ediminin de hisse devir bedelinin ödenmesi olduğu dikkate alındığında ÇED raporu alındığı ve faaliyete geçildiği halde üzerinde anlaşılan hisse devir bedelinin tamamının müvekkillerine ödenmemiş olmasının edimin ihlali niteliğinde olduğunu, müvekkillerinin ÇED raporu alınması konusunda üzerlerine düşen destek görevlerini yerine getirdiğini, bakiye alacağın gerek elektronik posta, gerekse de sözlü olarak davalılarla iletişime geçilmiş ise de müvekkilinin iyi niyetli girişimlerinin sonuçsuz kaldığını, müvekkilleri tarafından ihtarname keşide edildiğini, ihtarnameye cevap verilmediği gibi,

sözleşme konusu bedelin bakiye kısmının da ödenmediğini iddia ederek fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 30.08.2012 tarihli Hisse Devir Vaadi Sözleşmesinden kaynaklanan şimdilik 100.000,00 TL tutarın ÇED raporunun alındığı tarihten itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte müvekkillere ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar vekilince, taraflar arasında imzalandığı ileri sürülen 30.08.2012 tarihli hisse devir vaadi sözleşmesinin (J) maddesi uyarınca bir asıl nüsha olarak imzalandığı, sözleşmeden doğabilecek damga vergisi ve sair mali yükümlülüklerin satın alanlar tarafından karşılanacağı yazılı olduğu için bu tek nüshanında müvekkiller elinde olduğunun iddia edildiğini, taraflar arasında imzalanmış bir hisse devir vaadi sözleşmesi bulunmadığından hisse devrinin doğrudan doğruya 28.09.2012 tarihli noter işlemleriyle yapıldığını, bu sebeple bir hisse devir vaadi sözleşmesi de bulunmadığını,

müvekkillerinin davacılardan söz konusu şirket hisselerinin Ankara 58. Noterliği'nin 24486, 24487 ve 24485 yevmiye sayılı işlemlerle aldığını, imzalanan hisse devir sözleşmelerinden de anlaşılacağı üzere devir bedellerinin davacılar tarafından tahsil edildiğini, müvekkillerine bu hususta yüklenebilecek bir sorumluluk bulunmadığını, davacılar tarafından hisse devir vaadi sözleşmesinin varlığı iddia ediliyorsa, en azından ellerinde kendileri tarafından onaylanmış bir örneğinin bulunacağını, davacı tarafından sözleşmenin sunulmaması durumunda davanın reddi gerektiğini, davanın 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu,

davacılardan ...'nun 50 adet payının davalı şirkete, ...'nun 48 payını davalı şirkete ve 2 adet payının davalılardan ...'e devrettiğinin açık olması karşısında, davalılar arasında müşterek bir sorumluluğun bulunmadığı da gözetildiğinde, her bir davalıdan olan alacak isteminin miktar olarak gösterilmeden dava açılmasının usule uygun olmadığını, davacılardan ... tüm payını davalı şirkete devrettiğine göre müvekkillerden ... aleyhine açmış olduğu davada aktif dava ehliyeti bulunmadığından adı geçen davacının müvekkillerinden ... aleyhine açtığı davanın sırf bu nedenle dahi reddine karar vermek gerektiğini,

müvekkillerinin sözleşmeden kaynaklanan edimlerinin ... Elektrik Üretim ve Ticaret Limited Şirketindeki hisselerinin davalılara hukuka uygun şekilde her türlü ayıptan ve taahhütten ari olarak devredilmesi, şirkete ait tüm belge ve evrakların davalılara teslim edilmesi, devir, tescil ve lisanslar için gerekli olan tüm belgelerin imzalanması ve gerekli görülürse ÇED raporu alınmasına ilişkin işlemlerde davalılara destek verilmesi olarak tanımlandığı, müvekkillerince ... Müh.

Ltd.

Şti'ne 4.007 MW kurulu güç olarak hazırlatılan fizibilite raporunun DSİ tarafından onaylandığını, satın alma sözleşmesinden sonra davalılarca yaptırılan Revize Fizibilite Raporuyla da kurulu gücün 5.84 MW'm-5.140 Mwe ile yılda11.95 Gwh enerji üretilmesinin planlandığı, müvekkillerinin sorumluluğunun belirlenmesi noktasında projenin davalıların sözleşmeyi imzaladığı ve hisse devrinin gerçekleştirildiği tarihteki durumunun dikkate alınması gerektiği belirtilmekte ise de, durumumun davacıların iddialarındaki gibi olmadığını, 18.06.2008 tarihli ...

Hidroelektrik Santrali Projesi Revize Fizibilite Raporundan da açıkça görüleceği üzere söz konusu projenin yıllık ortalama toplam akımı 221,26 hm3 olarak belirtilmişken Eylül 2014 tarihli ...

Regülatörü ve HES Revize Yapılabilirlik Raporunda gerçek durum ortaya çıktığını ve söz konusu projede esasen Yıllık Toplam Doğal Akım 124.95 hm3 olarak tespit edildiğini, davacılar tarafından tamamen sahte hayal ürünü bir projenin müvekkillerin iradesinin sakata uğratılarak satıldığını, davacılar vekilince ısrarla sözleşmenin devir tarihindeki tespitlerin dikkate alınmasının gerektiğinin vurgulanmasının sebebinin bu olduğunu, davaya konu hisse devrinden beklenilen faydanın HES projesi olduğu gerçeği karşısında belirtilen miktarda su olmayan bir projenin müvekkillerine satışının kötü niyetin açık bir görüntüsü olduğunu,

müvekkillerince hisse devir almaktaki amacın, projenin bir HES projesi olması karşısında davacılarca hazırlatılan ve müvekkillerinin iradesini sakatlayan fizibilite raporundaki sahte ortalama su debisi olduğunu, davacılarca durum çok iyi bilindiğinden sözleşmeden caymadıklarını, projenin devreye alınarak hayata geçirildiği söylenmek suretiyle müvekkillerinin durumu kabul ettiklerini vurgulamaya çalıştıklarını, müvekkillerinin projeyi satın aldıktan sonra projenin hayata geçirilmesini teminen yaklaşık 11.000.000,00 USD yatırım yaptığını ancak kaynakla yeteri kadar su olmaması nedeniyle yatırımdan beklediği faydayı sağlayamadığını,

tam tersine zarar etmiş olduğunu ve bu duruma tümüyle davacıların sahte raporlarla müvekkillerini yanıltmasının neden olduğunu, onca yatırım yapıldıktan sonra hisse devrinden dönülmesinin mümkün olmadığını bildirerek davanın reddine, davanın tümüyle reddinin mümkün görülmemesi halinde davacının ağır kusuru gözetilerek bedelden ayıp oranında tenkis yapılmasına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; eldeki davada; davacı yanlar, davalılarla imzalandığını ileri sürdükleri 30.08.2012 tarihli hisse devir vaadi sözleşmesini ve sözleşmeden kaynaklanan bakiye alacağının varlığını ispatlamak yükümlüdür. Dosya kapsamında davacı yanların ... Elektrik Üretim ve Ticaret Limited Şirketinde bulunan hisselerini Ankara 58. Noterliği'nin 24486, 24487 ve 24485 yevmiye sayılı işlemleri ile davalı yanlara devrettiği ve devir bedellerini nakden aldıkları anlaşılmaktadır.

Noterde yapılan hisse devir sözleşmesinin aksi davacı yanlarca ispat edilemediği gibi, davacılar tarafından dosyaya fotokopisi sunulan 30.08.2012 tarihli hisse devir vaadi sözleşmesi davalı yanlarca kabul edilmemiş, davacıların sözleşme aslının davalı yanlarda olduğunu bildirilmesi üzerine, HMK'nın 220. maddesine göre davalı yana yemin teklif edildiği, davalı yan yeminini eda ederek sözleşmenin varlığını inkar ettiği, bu aşamadan sonra davacıların dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı anlaşılmakla, iddianın ispatı faaliyeti kapsamında, vekaletnamesinde yetkisi bulunan davacı vekiline yemin delilinin hatırlatıldığı,

davacı vekilinin 27.06.2022 tarihli dilekçesi ile davalılara yemin teklif etmeyeceklerini bildirdiği, böylece, davacılar 30.08.2012 tarihli hisse devir vaadi sözleşmesinin varlığını ispat edemedikleri gibi, davalı yanların da sözleşmenin varlığını kabul etmedikleri, mahkemece hatırlatılmasına rağmen davacı yanların yemin deliline başvurmadıkları anlaşıldığından, ispatlanamayan davanın reddi gerektiği; her ne kadar 15.02.2021 tarihli celsenin 3 nolu ara kararı ile; davalı yanların zamanaşımı defii reddedilmiş ise de, TBK'nın 147/4. maddesi uyarınca;

bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki bir ortağın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacakların beş yıllık zamanaşımı süresine tabidir.

Bu bağlamda, mahkemece davacı yanların 30.08.2012 tarihli sözleşmenin varlığını ispat edemediği kabul edildiğinden, davacıların hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan bakiye bedel alacağı taleplerinin taraflar arasında akdedilen Ankara 58. Noterliğinin 17.09.2012 tarih 24486, 24487 ve 24485 yevmiye sayılı hisse devir sözleşmeleri esas alınarak belirlenmesi gerekmektedir.

Somut olayda, hisse devir sözleşmeleri 17.09.2012 tarihinde yapılmış ve 28.09.2012 tarihinde de pay defterine işlenmiş olup, dava tarihi itibari ile davacıların alacak taleplerine ilişkin 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği ve davalılar tarafından süresinde zamanaşımı def'inde bulunulduğu anlaşılmakla zamanaşımına uğrayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, hem usulden hem esastan red kararı verilemeyeceğinin Yargıtay içtihatlarıyla açık olmasına rağmen gerekçeli kararda davanın hem usulden hem esastan reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece esasa ilişkin yapılan değerlendirmelerin de hatalı olduğunu, davanın zamanaşımına uğramadığını, mahkemece ara kararda zamanaşımı def'i reddedilmiş olmasına rağmen hükümde zamanaşımı nedeniyle davanın reddedilmiş olmasının usuli kazanılmış hak ile çeliştiğini, sunulan delillerin yeterince değerlendirilmediğini, davanın ispatlandığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava, limited şirket hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

6100 sayılı HMK'nun 297. maddesinde, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiği açıklanmıştır.

Buna göre; bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir. Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır.

Hâkim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini resen araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar (Arslan, Ramazan/Yılmaz, Ejder/Taşpınar Ayvaz, Sema/Hanağası, Emel. Medeni Usul Hukuku, Ankara, 2018, s. 474.).

Anayasa'nın 141. maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup, gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.

Kanun’un aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.

Tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve istinaf ve temyiz sırasında hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.

Nitekim 07/06/1976 tarihli ve 1976/3-4 Esas 1976/3 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde yer alan "Gerekçenin ilgili bilgi ve belgelerin isabetle takdir edildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması aranmalıdır. Gerekçenin bu niteliği yasa koyucunun amacına uygun olduğu gibi kararı aydınlatmak, keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek niteliği de tartışma götürmez bir gerçektir." şeklindeki açıklama ile de aynı ilkeye vurgu yapılmıştır.

Öte yandan mahkeme kararlarının taraflar, bazen de ilgili olabilecekleri başka hukuki ihtilaflar yönünden etkili ve bağlayıcı kabul edilebilmeleri, başka bir dava yönünden kesin hüküm, kesin veya güçlü delil oluşturup oluşturamayacağı gibi hukuksal değerlendirmeler de bu kararların yukarıda açıklanan nitelikte bir gerekçeyi içermesiyle mümkündür.

Somut olayda, davacı yanca limited şirket hisse devir bedellerinden bakiye kısmın ödenmediği iddiasıyla alacak davası açılmış, mahkemece davanın ispatlanamadığı ve zamanaşımına uğradığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bu durumda mahkemece davanın hem esasa ilişkin hem de zamanaşımı nedeniyle gerekçe oluşturularak davanın reddine hükmedilmiş olup, mahkemenin hangi gerekçeyle davayı reddettiği açıkça anlaşılamamaktadır. Hem esastan hem de zamanaşımı nedeniyle süreden ret kararı verilmesi HMK'nun 297. maddesi ile Anayasanın 143. maddesine aykırıdır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 31/01/2019 tarih ve 2017/11-149 Esas 2019/49 Karar sayılı ilamı). Bu nedenle kamu düzeni gözetilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir.

Tüm bu nedenlerle kamu düzeni gözetilerek 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6.maddesi gereğince davanın heyetçe yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni gözetilerek 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,

2-Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/11/2022 tarih ve 2020/271 Esas 2022/711 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

4-Davacılar tarafından yatırılan 6.831,00-TL nispi istinaf karar harcı ile 179,90 TL başvuru harcı ve 492,00 TL istinaf başvuru harcı olmak üzere toplam 7.502,90 TL'nin talep halinde davacı tarafa iadesine,

5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6.maddesi uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/02/2026

Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2023/644, K. 2026/202, 27 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/644
Karar No
2026/202
Tarih
27 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/648 K.2026/239
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/649 K.2026/253
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/653 K.2026/248
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/655 K.2026/242
  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/659 K.2026/158
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/659 K.2026/195

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.