İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/90 K.2025/978

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi,…

Esas2023/90Karar2025/978Tarih25 Eylül 2025Okuma10 dk · 2.009 kelime

KÜNYE

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2023/90 E., 2025/978 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
25 Eylül 2025
Esas no
2023/90
Karar no
2025/978
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
05/10/2022
Numarası
2021/81 Esas 2022/731 Karar
Dava
İtirazın İptali
Dava tarihi
05/02/2021
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
06/10/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.009 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisinin ticari işlemlerini yürütmek adına davalı bankada hesabı ve yatırım hesapları bulunduğunu, bu hesaplar yönünden bankadan yatırımcı ile sürekli olarak ilgilenmesi için özel bankacılık şubesinde görevli tek bir kişinin atandığını, bankanın atadığı personel ile yatırımcı murisin sürekli görüştüğünü, banka işlemlerinin gerçekleştirildiğini, davalı banka personeli tarafından müvekkilinin hesaplarında yanlış bilgilendirme suretiyle hatalı bakiyeler yaratıldığını, davacının yetkilendirmesi haricinde usulsüz işlemler yapılmak suretiyle müvekkilinin zarara uğratıldığını,

uğranılan zararın tespiti ve tazmini amacıyla belirsiz alacak davası açıldığını, yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları doğrultusunda müvekkilinin zararının 546.490,50 TL olarak belirlendiğini, mahkemece bu zararın davacının talimatı sonucu oluştuğu, bankanın sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddedildiğini, karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine istinaf aşamasında alınan bilirkişi raporunda, davacının banka nezdindeki varlığı hakkında yanlış bilgilendirilmesine davalının engel olmadığı,

davacıyı zarara uğrattığı, zararın tamamından sorumlu olduğu belirtilerek davacının 419.129,00 TL zarara uğradığının tespit edildiğini, istinaf yargılaması sırasında müvekkilinin %40 kusurlu, davalının ise %60 kusurlu bulunduğu kabul edilerek davalının 251.477,40 TL'den sorumlu olduğunun tespit edildiğini, ancak dava 100.000,00 TL üzerinden açıldığından istinaf başvurusunun kabul edildiğini, istinaf kararına karşı temyiz kanun yoluna başvurulduğunu, davalının güven kuruluşu olması sebebiyle %100 kusurlu olduğunu, davacının 419.129,00 TL zararının tamamından sorumlu bulunduğunu,

bu zararın 100.000,00 TL'lik kısmı ana davada talep edilip istinaf mahkemesince hüküm altına alındığından kalan 319.129,00 TL asıl alacak, 315.828,42 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 634.957,42 TL alacağın tahsili talebiyle davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının icra takibine itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, ana davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, açılan davanın sebepsiz zenginleşmeye yönelik olduğunu, davacılar murisinin talimatı ve bilgisi dışında müvekkili tarafından yapılmış hiçbir işlem bulunmadığını, sermaye piyasası işlemlerinin risklerine her zaman müşterinin katlanmak zorunda olduğunu, bu hususa yasa ve mevzuat hükümlerinde açıkça yer verildiğini, zarar iddiasının kabul edilemeyeceğini, tüm işlemler öncesinde davacı ile paylaşıldığını, işlemlerin bilgisi ve onayı dahilinde yapıldığını bildirerek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacıların murisi olan ... ile davalı arasında davacının banka şubesindeki yatırım hesaplarında sermaye piyasasında yatırım araçları ile işlem yapılmasına yönelik olarak sermaye piyasası işlemleri risk bildirim formu imzalandığı, davacı tarafından davalı banka çalışanın kendisini bilgi ve talimatı haricinde e-mail ortamında gerekli bilgilendirme yapmaksızın işlem yapması sonucunda maddi zarara uğradığının ileri sürüldüğü, işbu dava konusu icra takibinden önce açılan davada verilen ve yukarıda değinilen Ankara 6.ATM kararının istinafı üzerine Ankara 21.H.D.

Başkanlığı’nın ilamında davalı bankanın saptanan kusuruna karşılık tazminle sorumlu olduğu davacı yatırımcı zararının 251.477,40 TL olduğu, söz konusu zarar miktarının Yargıtay denetiminden geçmekle kesinleşen kesinleşen karar ile saptanması nedeni ile dosya yönünden kesin hüküm ve Ankara 6.ATM’nin 2014/874 Esas 2016/647 Karar sayılı dosyası içeriğindeki delillerin de kesin delil teşkil ettiğinin kabulü gerektiği, bu durumda ise istinaf ilamında saptanan davacı zararının mahkemece araştırmaya gerek görülmeksizin davacı lehine hüküm altına alınmasının zorunlu olduğu,

ancak davacının 05/10/2022 tarihli celsedeki imzalı beyanı ile dava konusu alacağın 151.477,40-TL’lik kısmının takip tarihine kadar işlemiş faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ederek dava konusu alacağın 151.477,40 TL kısmın haricindeki alacak yönünden davayı atiye terk beyanlarına (davayı geri alma) davalı vekilinin HMK 185.m. gereğince vekilinin muvafakat etmediği dikkate alındığı,

dava konusu 151.477,40 TL asıl alacağa istinaf ilamında saptanan davalının temerrüt tarihi olan 06/08/2012 tarihinden icra takip tarihi olan 31/01/2020 tarihine kadar değişen oranlarda avans faizi işletilmesi gerektiği, yapılan hesaplama sonucu takip tarihi itibarıyla 146.629,09 TL işlemiş faiz alacağı bulunduğunun tespit edildiği, alacağın varlığının ve miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiği,

likit olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline, takibin 151.477,40 TL asıl alacak ile takip tarihine kadar değişen oranlarda işlemiş 146.629,09 TL faiz ile birlikte toplam 298.106,49 TL alacak yönünden (asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki koşullarda işleyecek faizi ile birlikte) devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; zaman aşımı itirazlarının değerlendirilmediğini, mirasçılar tarafından açılan davanın sebepsiz zenginleşmeye yönelik olarak ikame edildiğini, davacılar murisinin talimatı ve bilgisi dışında müvekkili tarafından yapılmış hiçbir işlem bulunmadığını, sermaye piyasası işlemlerinin risklerine her zaman müşterinin katlanmak zorunda olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla talimat dışı işlemlerden bile zarar edilse dahi imzalanmış olan sözleşmeler uyarınca zararın tüm sonuçlarına da müşterinin katlanmak zorunda olacağını, sermaye piyasası işlemleri riskleri açık olup,

bu hususu mudinin ön görmesi gerektiğini, murisin risk bildirim formunu imzaladığını, iddiaların varsayımsal bir zarar üzerine oturtulduğunu, davacılar murisi zarar ettiyse de söz konusu talimatları kendisinin verdiğini, müvekkilince yapılan tüm işlemler öncesinde davacıyla paylaşıldığını, işlemlerin bilgisi ve onayı dahilinde yapıldığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; davalı banka çalışanının yanlış e-posta gönderdiği ve bu suretle yatırım hesabında uğranılan zararın tazmini için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2020/1467 sayılı icra takip dosyası, davacılar murisi tarafından davalıya gönderilen 31/07/2012 tarihli ihtarname sureti, muris ...'ın mirasçılık belgesi, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/874 Esas 2016/647 Karar sayılı karar sureti, Dairemizin 2017/833 Esas 2020/339 Karar sayılı kararı ile anılan dosyada Dairemizce SPK denetçisi ve bankacı bilirkişiden alınan 15/10/2019 tarihli bilirkişi heyeti raporu, Dairemiz kararının taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince onanmasına ilişkin 2020/2384 Esas 2022/2316 Karar sayılı karar sureti dosya içerisinde yer almaktadır.

Dava konusu Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2020/1467 sayılı icra takip dosyası ile, davacı mirasçılar murisi ... tarafından davalı borçlu aleyhine toplam 634.957,42 TL nakit alacağın tahsili istemi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 03/02/2020 tarihinde tebliğ edildiği, 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde davalının 05/02/2020 tarihinde borca itiraz ettiği, işbu itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin alacaklı yana tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 05/02/2021 tarihinde açıldığı dosya içeriği ile sabittir.

Davacılar murisi ... tarafından davalıya gönderilen ihtarname ile eksik bilgilendirmeler nedeniyle 2011 şubat başından itibaren davacı hesabında bulunması gereken varlığın gerçek durumunu yansıtmadığı, davacının zarara uğradığı, hesapta bulunması gereken 1.000.000,00 TL farkın 3 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği görülmüştür.

Davacılar murisi tarafından davalı banka aleyhine Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/874 Esas sayılı tazminat davası açılarak şimdilik 100.000,00 TL'nin davalıdan tahsili talep edilmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda 2016/647 Karar sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiştir. Anılan karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine istinaf incelemesi Dairemizin 2017/833 Esas sayılı dosyası üzerinden duruşmalı olarak yapılmıştır.

İstinaf yargılaması aşamasında SPK denetçisi ve bankacı bilirkişiden alınan 15/10/2019 tarihli bilirkişi heyeti raporuyla, davalı banka tarafından yapılan iş ve işlemler sonucu 419.129,00 TL zarara uğradığı tespit edilmiştir.

Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonunda yapılan iş ve işlemlerde davalı bankanın %60, davacının %40 kusurlu bulunduğu, banka teftiş kurulu raporunda da belirtilen 419.129,00 TL zarar nedeniyle davalının %60 kusuruna isabet eden 251.477,40 TL davacı zararından sorumlu olduğu, davacının talebinin 100.000,00 TL'nin tazminine yönelik bulunduğu, taleple bağlı kalındığı, temerrüt tarihinin 06/08/2012 olduğu gerekçesiyle 2020/339 Karar sayılı karar ile, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,

davanın kabulüne, 100.000,00 TL'nin 06/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Dairemizin anılan kararına karşı taraf vekillerince temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince 2020/2384 Esas 2022/2316 Karar sayılı karar ile Dairemiz kararının onanmasına karar verilerek Dairemiz kararı kesinleşmiştir.

Davacı vekili 05/07/2022 tarihli yazılı beyan dilekçesi ile, alacağın 251.477,40 TL olduğunun kesinleştiğini, kesinleşen karardaki 100.000,00 TL'nin mahsubuyla takipte talep edilen zararın 151.477,40 TL olduğunun kesinleştiğini, bu miktar ve işlemiş faiz yönünden davaya devam edilerek kalan meblağın HMK'nun 123. maddesi uyarınca atiye bırakılmasını talep etmiştir.

Davalı vekili 05/10/2022 tarihli celsede, davanın geri alınmasına muvafakat etmediklerini bildirmiştir.

Davacı yan davalı bankada bulunan hesabından yatırım işlemleri yapıldığını, yatırım hesapları ve işlemlerle ilgili davalı banka personeli tarafından yanlış bilgilendirildiğini, banka personelinin müvekkilinin yetkilendirmesi haricinde usulsüz işlemler yaptığını, hatalı bakiyeler yarattığını, yapılan iş ve işlemler nedeniyle zarara uğradığını, uğranılan zararın tazmini için başlatılan icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise yapılan iş ve işlemlerde kusurunun bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda kısmi davaya ilişkin kesinleşen hüküm gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Taraflar arasında davacının davalı bankada hesabı bulunduğu, banka hesabı üzerinde iş ve işlemler yapıldığı, davacının banka personeli tarafından yapılan iş ve işlemler nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü zararın tazmini için icra takibi başlattığı, davalının icra takibine itiraz ettiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.

Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan tazminini talep edebileceği bir zararı bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, davalının icra takibine itirazının haksız olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.

Davalı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, davacı tarafından işbu dava konusu davalı banka personeli tarafından yapılan iş ve işlemler nedeniyle uğradığı zararın tazmini talebiyle davalı banka aleyhine Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde kısmi dava açılmış, anılan mahkemece yapılan yargılama sonunda 2014/874 Esas 2016/647 Karar ile davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin 2017/833 Esas 2020/339 Karar sayılı kararıyla davacının davalının kusuruna isabet eden 251.477,40 TL zararını davalıdan talep edebileceği, davadaki talebin 100.000,00 TL olduğu, taleple bağlı kalınacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Anılan karar Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.

İşbu dava konusu icra takibi ile tahsili talep edilen bakiye zarar miktarı banka teftiş kurulu raporuyla ve istinaf incelemesinde alınan bilirkişi heyeti raporuyla belirlenen, Dairemizce de kusur takdiri yapılarak davalının %60 kusuruna isabet eden zarar miktarının tespitine esas alınan 419.129,00 TL'den kök davada talep edilen ve hüküm altına alınan 100.000,00 TL'nin mahsubuyla bakiye 319.129,00 TL asıl alacaktır. Kesinleşen Dairemiz kararı ile ise, davacının davalının kusuruna isabet eden ve davalıdan tazminini talep edebileceği zararın 251.477,40 TL olduğu tespit edilmiştir. Kök davada 100.000,00 TL'nin hüküm altına alındığı gözetildiğinde işbu dava konusu icra takibi ile davacının davalıdan tahsilini talep edebileceği bakiye asıl alacağa ilişkin zarar miktarı 151.477,40 TL'dir.

Hal böyle olunca, mahkemece kök davada Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen Dairemiz kararıyla davacının davalıdan talep edebileceği zarar miktarının tespit edildiği, kök davada taleple bağlı kalınarak hüküm altına alınan zarar miktarı mahsup edilerek davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla talep edebileceği asıl alacak kalemiyle kesinleşen kararda temerrüt faiz tarihi olarak belirlenen 06/08/2012 tarihi ile takip tarihi arasında değişen oranlarda avans faizi işletilmek suretiyle takip tarihi itibarıyla işlemiş faiz alacağının tespit edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Öte yandan, davalı vekili cevap dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde davanın zaman aşımına uğradığını ileri sürmüş ise de, davacının davalıdan talep edebileceği zarar miktarının Dairemizin 09/03/2020 tarihli kararıyla tespit edildiği, anılan kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesince 23/03/2022 tarihinde onanarak kesinleştiği, davacının zararın miktarını öğrendiği tarihin kesinleşme tarihi olarak kabulü gerektiği, davacının ise kesinleşme tarihinden önce 03/02/2020 tarihinde dava konusu icra takibini başlattığı gözetildiğinde davanın zaman aşımına uğramadığı anlaşılmış olup, davalı vekilinin zaman aşımına yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.

Tüm bu nedenlerle davanın ksmen kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmediğinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Davalıdan alınması gerekli olan 20.363,65 TL harçtan peşin alınan 5.091,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.272,65 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/09/2025

Başkan - Üye Üye - Zabıt Katibi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2023/90, K. 2025/978, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/90
Karar No
2025/978
Tarih
25 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/90 K.2025/646
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2023/90 K.2025/1483
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/91 K.2025/689
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/91 K.2025/974
  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/92 K.2025/654
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/95 K.2025/1204

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.