KÜNYE
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/1124 E., 2024/1138 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi İhtiyati Haczin Kaldırılmasını Talep
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2024
- Esas no
- 2024/1124
- Karar no
- 2024/1138
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/06/2023 (Ara Karar) - 22/07/2024 (Ara Karar
- Numarası
- 2022/957 Esas
- Eden davalılar
- —
- Vekili
- —
- Diğer davalılar
- —
- Talep
- İhtiyati Haczin Kaldırılması
- Talep tarihi
- 23/01/2023 - 13/09/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 31/10/2024
Karar Metni
1.580 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasındaki ihtiyati haciz kararına itiraz istemine ilişkin talebin yapılan yargılaması sonunda 08/07/2024 tarihli ara karar ile davalı ..., ... ve ... vekillerinin taleplerinin reddine, davalı ... vekilinin talebinin kısmen kabulüne, anılan davalının emekli maaşındaki ihtiyati haczin kaldırılmasına yönelik olarak verilen hükme karşı davalı ... vekili ve ... vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine,
22/07/2024 tarihli ara karar ile 08/07/2024 tarihli ara kararla davalı ...'un talebinin kısmen kabulüne, anılan davalının emekli maaşına konulan ihtiyati haciz kaldırılması ara kararına yönelik itirazın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı lehine ihtiyati haciz kararı verilen davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TALEP
İhtiyati haczin kaldırılmasını talep eden davalılar ..., ... ve ... vekilleri 12/06/2024 tarihli duruşmada, mahkemece verilen 15/09/2022 tarihli ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesini, davalı ... vekili ise, müvekkilinin taşınmazları üzerine konulan ve müvekkilinin emekli maaşı hesabındaki ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Lehine ihtiyati haciz kararı verilen davacı vekili talep dilekçesinde özetle; mahkemece 08/07/2024 tarihli ara karar ile davalı ...'un talebinin kısmen kabulüne, anılan davalının emekli maaşı hesabındaki ihtiyati haczin kaldırılması kararının yerinde olmadığını belirterek ihtiyati haczin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece ihtiyati haczin kaldırılmasını talep eden davalılar ..., ..., ... ve ... vekillerinin talebi değerlendirilerek 08/07/2024 tarihli ara karar ile, 15/09/2022 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılması talebinin İİK'nun 265. maddesi uyarınca duruşmalı olarak değerlendirilmesine karar verildiği, 26/10/2022 tarihli duruşmada değerlendirme yapıldığı, dosya içerisine sunulan ağır ceza mahkemesi dosyaları, 07/07/2017 vergi müfettişi raporu incelendiğinde, yapılan işlemler sonucunda davacı Hazinenin zarara uğradığı,
davalıların dava dışı şirketin hissedarları olması hasebiyle bundan faydalandıkları yönünde geçici hukuki koruma yollarından biri olan ihtiyati hacizde yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmiş olduğu, alacağın varlığı ve muaccel olduğunun yaklaşık olarak ispat edildiği kanaatiyle ihtiyati haciz kararının verildiğinin görüldüğü, ihtiyati hacze itiraz edenler tarafından sunulan itirazların ise bu aşamada yargılamayı gerektirdiği,
dosyanın esası ile ilgili deliller toplandıktan özellikle bilirkişi raporu geldikten sonra bu iddiaların toplanan diğer delillerle tartışılacağı, dolayısıyla bu aşamada ihtiyati haciz kararının verilmesindeki sebebi ortadan kaldıracak tarzda olmadığı, ihtiyati haciz kararı verilmesindeki yaklaşık ispatın sağlandığı yönündeki kanaatin devam ettiği, durum ve koşullarda değişiklik olmadığı da gözetilerek davalı vekillerinin ihtiyati haczin kaldırılması taleplerinin reddine, davalı ... vekilinin emekli maaşı hesabındaki ihtiyati haczin kaldırılması talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece lehine ihtiyati haciz kararı verilen davacı vekilinin talebi değerlendirilerek 22/07/2024 tarihli ara karar ile, her ne kadar davacı taraf emekli maaşı yönünden ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına itiraz etmiş ise de, davalı ...'un geçimini sağlamak üzere almış olduğu emekli maaşı üzerine konulan ihtiyati hacizin kaldırılmasının davacı alacağına bir halel getirmeyeceği, ihtiyati haczin diğer malvarlıkları üzerinde devam ettiği gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haczin kaldırılmasını talep eden ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, İİK'nun 257. maddedeki hiçbir şarta uymadığını, verilen kararla teminatsız olarak müvekkilinin tüm mal varlığına haciz konulduğunu, müvekkili hakkında yürütülen ceza kovuşturmasının beraat ile sonuçlandığını, müvekkilinin öncelikle borçlu sıfatını henüz almadığını, verilen bir karar bulunmadığını, aleyhe yapılan bir icra takibi olmadığını, müvekkilinin borçlu olduğunu gösterir bir kıymetli evrak veya adi bir evrak da olmadığını, müvekkilinin ikametgah sahibi olup, iş insanı olduğunu,
mahkemece müvekkilinin ikametgahının Uyap sistemi üzerinden sorgulanabileceğini, müvekkilinin kaçak veya gaip olmadığını, mal kaçırmadığını veya kaçırmaya teşebbüs etmediğini, mahkemenin müvekkilinin tüm malvarlığına ihtiyati haciz uygulamasının hakkaniyet ile bağdaşmadığını belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
İhtiyati haczin kaldırılmasını talep eden ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; işbu dosyada alınan bilirkişi raporuna göre sermaye azaltımı konusundaki kararın henüz yasal sürecini tamamlayıp tamamlamadığı konusunda dosyada herhangi bir delilin söz konusu olmadığı tespitinin yapıldığını, sermaye azaltımı konusunda kesinleşmiş ve işleme konulmuş bir karar olup olmadığı yönünde, bilirkişi tarafından herhangi bir tespit dahi yapılamadığı bu aşamada mahkemece davacının iddialarının yaklaşık ispat koşulunu taşıdığı iddiası ile ihtiyati haciz karar vermesinin hukuka aykırı bir durum olduğunu,
nakit olarak çekildiği iddia olunan 944.739,05 TL bakımından müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu olmadığını, buradaki sorumlular ve muhatapların paraları bizzat çeken ..., ... ve ... olduğunun tespitinin yapıldığını, müvekkilinin para çekme eyleminde bulunmadığı hususunun bilirkişi tarafından tespit edildiğini, bu meblağ üzerinden müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığının da ifade edildiğini,
davacının sermaye azaltımı iddiasına ilişkin dosyada herhangi bir delil olmamasına rağmen ve 2. iddiası bakımından da müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı tespitinin yapılmış olmasına rağmen mahkemece ihtiyati haciz kararının kaldırılması talebinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporu ile davacının iddialarının soyut olduğu,
net olarak delilleri ile ortaya konulamayan asparagas iddialar ile işbu davanın ikame edildiğini ispatladığını, kaldı ki en kötü ihtimalde dahi davacı tarafın hisse oranında sorumluluk talebinde bulunuyor olmasına rağmen mahkemece davacının tüm talebini kapsayacak şekilde müvekkili aleyhine ihtiyati haciz kararı verdiğini, gerek yaklaşık ispat koşullarının karşılanmadığı ve gerekse davacının talebinin de üzerinde müvekkili aleyhine ihtiyati haciz kararı verildiğini,
yaklaşık ispat koşulu oluşmamasına rağmen sanki oluşmuş gibi müvekkili aleyhine hüküm altına alınan ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Lehine ihtiyati haciz kararı verilen davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, mahkemenin ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtiyati haczin devamına karar verilmesi gerektiğini, sermaye azaltımına ilişkin işlemin mal kaçırmaya yönelik olduğu ve sermaye azaltımına dair yapılan işlemle ortaklara geri verilen 1.000.000,00 TL sermaye tutarının ve şirket ortakları tarafından şirket hesabından çekilen 944.739,05 TL’nin geri alınması gerektiğini,
sermayenin fiilen azaltıldığına ilişkin başka bir ifadeyle sermaye azaltılışının gerçekleştiğine ilişkin ticaret sicil gazetesinde ilan şartı gerçekleşmediğini, o halde şirket ortakları tarafından şirket hesaplarından çekilen paraların tekrar yatırılmadığını veya şirket kasasında muhafaza edilmediğini, söz konusu taşınmaza ilişkin yatırılan paraların şirket ortak ve yetkilileri tarafından hemen çekildiğini, söz konusu çekişlerin sermaye azaltımı ile kapatılmak istenildiğini, ancak 15 Temmuz darbe girişimi nedeniyle sermaye azaltımına ilişkin son tescil ve ilanın yapılamadığını, ...
Eğitim Yayın A.Ş.’nin yasal defter ve belgelerine ulaşılamadığını, bununla birlikte 2015 yılı beyannamesinin Gıbıntranet sisteminden sorgulandığını, bilançosunda ortaklardan alacaklar hesabının 0,00 TL olarak yer aldığının tespit edildiğini, davalı ...'un banka hesabında yer alan miktarların emekli maaşından kaynaklı olup olmadığının ilgili bankaya müzekkere yazılarak sorulmasını ve buna ilişkin yazı cevabına göre ihtiyati haczin devamına karar verilmesini talep ettiklerini belirterek ilk derece mahkemesinin 22/07/2024 tarihli ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep; ihtiyati haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
HMK'nun "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341. maddesinin 1. fıkrası, "İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilir: a)Nihai kararlar. b)İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar." hükmünü içermektedir.
Somut olayda, davalılar ..., ..., ... ve ... vekillerinin ihtiyati haciz kararının kaldırılması talebi üzerine mahkemece 08/07/2024 tarihli ara karar ile davalı ..., ... ve ... vekilinin taleplerinin reddine, davalı ... vekilinin talebinin kısmen kabulüne, anılan davalının emekli maaşı hesabındaki ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Anılan ara karar üzerine lehine ihtiyati haciz kararı verilen davacı vekili davalı ...'un emekli maaşı üzerindeki ihtiyati haczin kaldırılması kararının yerinde olmadığını, ihtiyati haczin devamına karar verilmesi üzerine mahkemece 22/07/2024 tarihli ara karar ile davacı vekilinin talebinin reddine hükmedilmiştir.
Mahkemece verilen 08/07/2024 ve 22/07/2024 tarihli ara kararlar HMK'nun 341/1. maddesi kapsamında düzenlenen esas hakkında nihai karar niteliğinde olmadığı gibi, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddi, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararı, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itiraz üzerine verilen karar niteliğinde de değildir.
Ara karar niteliği itibarı ile durum ve koşulların değişmesine dayalı ihtiyati haczin kaldırılması talebi olup, kıyasa uygulanan itiraza HMK'nun 394-396. maddelerine göre değerlendirme yapılması gerektiği, bu anlamda HMK'nun 396/2. maddesinde 394/5. maddesine atıf yapılmadığından davalı ... ve ...'un ihtiyati haciz kararının kaldırılması talebinin reddine ilişkin 08/07/2024 tarihli ara karara ve davalı ...'un emekli maaşı üzerindeki ihtiyati haciz kararının kaldırılması kararına yönelik itirazın reddine ilişkin 22/07/2024 tarihli ara karara karşı istinaf kanun yolu açık değildir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen ara kararlar HMK'nun 341/1 maddesinde düzenlenen istinaf yoluna başvurulabilen kararlar niteliğinde olmadığından, 08/07/2024 tarihli ara karara karşı ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep eden ... ve ... vekillerinin, 22/07/2024 tarihli ara karara karşı lehine ihtiyati haciz kararı verilen davacı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı usulden reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2024/1124, K. 2024/1138, 24 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama